سورة يس
36. Yâsîn suresi
83 Ayet
61
وَأَنِ
ٱعْبُدُونِى ۚ
هَـٰذَا
صِرَٰطٌۭ
مُّسْتَقِيمٌۭ
Bana kulluk[1] edin. Dosdoğru yol budur.
Detay ve Kelime Analizi
62
وَلَقَدْ
أَضَلَّ
مِنكُمْ
جِبِلًّۭا
كَثِيرًا ۖ
أَفَلَمْ
تَكُونُوا۟
تَعْقِلُونَ
Ant olsun ki sizden birçoklarını saptırdı. Sizde bunu anlayacak akıl yok muydu?
Detay ve Kelime Analizi
63
هَـٰذِهِۦ
جَهَنَّمُ
ٱلَّتِى
كُنتُمْ
تُوعَدُونَ
İşte, uyarılmış olduğunuz Cehennem budur.
Detay ve Kelime Analizi
64
ٱصْلَوْهَا
ٱلْيَوْمَ
بِمَا
كُنتُمْ
تَكْفُرُونَ
Kafir olduğunuz için bugün oraya girin!
Detay ve Kelime Analizi
65
ٱلْيَوْمَ
نَخْتِمُ
عَلَىٰٓ
أَفْوَٰهِهِمْ
وَتُكَلِّمُنَآ
أَيْدِيهِمْ
وَتَشْهَدُ
أَرْجُلُهُم
بِمَا
كَانُوا۟
يَكْسِبُونَ
Bugün onların ağızlarını kapatırız. Bize elleri konuşur, ayakları da kazandıkları şeylere tanıklık eder.
Detay ve Kelime Analizi
66
وَلَوْ
نَشَآءُ
لَطَمَسْنَا
عَلَىٰٓ
أَعْيُنِهِمْ
فَٱسْتَبَقُوا۟
ٱلصِّرَٰطَ
فَأَنَّىٰ
يُبْصِرُونَ
Eğer dileseydik, elbette gözlerini kör ederdik de yol bulmak için koşuşturup dururlardı. Yollarını nasıl bulacaklardı ki?
Detay ve Kelime Analizi
67
وَلَوْ
نَشَآءُ
لَمَسَخْنَـٰهُمْ
عَلَىٰ
مَكَانَتِهِمْ
فَمَا
ٱسْتَطَـٰعُوا۟
مُضِيًّۭا
وَلَا
يَرْجِعُونَ
Eğer dileseydik, oldukları yerde sabit bir şekle dönüştürürdük[1], ileri gitmeye de geri dönmeye de güç yetiremezlerdi.
Detay ve Kelime Analizi
68
وَمَن
نُّعَمِّرْهُ
نُنَكِّسْهُ
فِى
ٱلْخَلْقِ ۖ
أَفَلَا
يَعْقِلُونَ
Kimin ömrünü uzatırsak, zamanla yaratılış olarak onu tersine çeviririz[1]. Buna rağmen hala akıllarını kullanmayacaklar mı?
Detay ve Kelime Analizi
69
وَمَا
عَلَّمْنَـٰهُ
ٱلشِّعْرَ
وَمَا
يَنۢبَغِى
لَهُۥٓ ۚ
إِنْ
هُوَ
إِلَّا
ذِكْرٌۭ
وَقُرْءَانٌۭ
مُّبِينٌۭ
Biz ona şiir öğretmedik. Ve bu, ona yakışmaz da. O, yalnızca bir Öğüt ve apaçık Kur'an'dır.
Detay ve Kelime Analizi
70
لِّيُنذِرَ
مَن
كَانَ
حَيًّۭا
وَيَحِقَّ
ٱلْقَوْلُ
عَلَى
ٱلْكَـٰفِرِينَ
O, diri olanları uyarmak[1] ve Kafirlerin üzerine Söz'ün[2] hak olması içindir.
Detay ve Kelime Analizi
71
أَوَلَمْ
يَرَوْا۟
أَنَّا
خَلَقْنَا
لَهُم
مِّمَّا
عَمِلَتْ
أَيْدِينَآ
أَنْعَـٰمًۭا
فَهُمْ
لَهَا
مَـٰلِكُونَ
Ellerimizin[1] yaptıklarından, onlara sahip oldukları hayvanlar yarattığımızı görmüyorlar mı?
Detay ve Kelime Analizi
72
وَذَلَّلْنَـٰهَا
لَهُمْ
فَمِنْهَا
رَكُوبُهُمْ
وَمِنْهَا
يَأْكُلُونَ
Bu hayvanları yararlanmalarına sunduk. Kimine biniyor, kimini de yiyorlar.
Detay ve Kelime Analizi
73
وَلَهُمْ
فِيهَا
مَنَـٰفِعُ
وَمَشَارِبُ ۖ
أَفَلَا
يَشْكُرُونَ
Bu hayvanlarda onlar için yararlar[1] ve içecek[1] şeyler vardır. Hala şükretmeyecekler mi?
Detay ve Kelime Analizi
74
وَٱتَّخَذُوا۟
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
ءَالِهَةًۭ
لَّعَلَّهُمْ
يُنصَرُونَ
Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerinden yardım umdukları ilahlar edindiler.[1]
Detay ve Kelime Analizi
75
لَا
يَسْتَطِيعُونَ
نَصْرَهُمْ
وَهُمْ
لَهُمْ
جُندٌۭ
مُّحْضَرُونَ
Oysa bu ilahlar onlara yardım etmeye güç yetiremezler. Ne var ki kendileri[1] onlar için[2] hazır askerlerdir.
Detay ve Kelime Analizi
76
فَلَا
يَحْزُنكَ
قَوْلُهُمْ ۘ
إِنَّا
نَعْلَمُ
مَا
يُسِرُّونَ
وَمَا
يُعْلِنُونَ
Artık onların[1] sözleri seni üzmesin. Biz, onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da biliyoruz.
Detay ve Kelime Analizi
77
أَوَلَمْ
يَرَ
ٱلْإِنسَـٰنُ
أَنَّا
خَلَقْنَـٰهُ
مِن
نُّطْفَةٍۢ
فَإِذَا
هُوَ
خَصِيمٌۭ
مُّبِينٌۭ
İnsan, onu bir nutfeden[1] yarattığımızı düşünmüyor mu? Şimdi de Bize apaçık düşman oldu.
Detay ve Kelime Analizi
78
وَضَرَبَ
لَنَا
مَثَلًۭا
وَنَسِىَ
خَلْقَهُۥ ۖ
قَالَ
مَن
يُحْىِ
ٱلْعِظَـٰمَ
وَهِىَ
رَمِيمٌۭ
Nasıl yaratıldığını dikkate almayarak, bir de Bize örnek veriyor: "Kemiklerimiz çürüyüp gitmişken, kim onlara can verecek?" diyor.
Detay ve Kelime Analizi
79
قُلْ
يُحْيِيهَا
ٱلَّذِىٓ
أَنشَأَهَآ
أَوَّلَ
مَرَّةٍۢ ۖ
وَهُوَ
بِكُلِّ
خَلْقٍ
عَلِيمٌ
De ki: "Onu ilk defa inşa[1] eden, ona hayat verecek. Ve O, yaratmayı çok iyi bilendir."
Detay ve Kelime Analizi
80
ٱلَّذِى
جَعَلَ
لَكُم
مِّنَ
ٱلشَّجَرِ
ٱلْأَخْضَرِ
نَارًۭا
فَإِذَآ
أَنتُم
مِّنْهُ
تُوقِدُونَ
Size yemyeşil ağaçtan ateş çıkaran O'dur. Siz, ondan yakıp duruyorsunuz.
Detay ve Kelime Analizi