سورة النحل
16. Nahl suresi
128 Ayet
1
أَتَىٰٓ
أَمْرُ
ٱللَّهِ
فَلَا
تَسْتَعْجِلُوهُ ۚ
سُبْحَـٰنَهُۥ
وَتَعَـٰلَىٰ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Allah'ın emri geldi. Artık onda acele etmeyin. O, onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir[1] ve yücedir.
Detay ve Kelime Analizi
2
يُنَزِّلُ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ
بِٱلرُّوحِ
مِنْ
أَمْرِهِۦ
عَلَىٰ
مَن
يَشَآءُ
مِنْ
عِبَادِهِۦٓ
أَنْ
أَنذِرُوٓا۟
أَنَّهُۥ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّآ
أَنَا۠
فَٱتَّقُونِ
"Benden başka ilah yoktur, öyleyse bana karşı takva[1] sahibi olun." uyarısında bulunmaları için kullarından dilediğine emrinden ruh[2] ile melekleri[3] indirir.
Detay ve Kelime Analizi
3
خَلَقَ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضَ
بِٱلْحَقِّ ۚ
تَعَـٰلَىٰ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Gökleri ve yeryüzünü hakikat ile yarattı. O, onların şirk[1] koştuklarından yücedir.
Detay ve Kelime Analizi
4
خَلَقَ
ٱلْإِنسَـٰنَ
مِن
نُّطْفَةٍۢ
فَإِذَا
هُوَ
خَصِيمٌۭ
مُّبِينٌۭ
İnsanı bir nutfeden[1] yarattı. Böyleyken bir de bakarsın, o apaçık bir düşmandır.[2]
Detay ve Kelime Analizi
5
وَٱلْأَنْعَـٰمَ
خَلَقَهَا ۗ
لَكُمْ
فِيهَا
دِفْءٌۭ
وَمَنَـٰفِعُ
وَمِنْهَا
تَأْكُلُونَ
Hayvanları, sizin için O yarattı. Isınma ve birçok yararları yanında, onlardan yiyecekler de elde edersiniz.
Detay ve Kelime Analizi
6
وَلَكُمْ
فِيهَا
جَمَالٌ
حِينَ
تُرِيحُونَ
وَحِينَ
تَسْرَحُونَ
Akşamları yayılmaktan gelirlerken de sabahları yayılıma gönderirken de onlarda sizin için bir güzellik vardır.[1]
Detay ve Kelime Analizi
7
وَتَحْمِلُ
أَثْقَالَكُمْ
إِلَىٰ
بَلَدٍۢ
لَّمْ
تَكُونُوا۟
بَـٰلِغِيهِ
إِلَّا
بِشِقِّ
ٱلْأَنفُسِ ۚ
إِنَّ
رَبَّكُمْ
لَرَءُوفٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Zorlukla ulaşabileceğiniz yerlere yüklerinizi taşırlar. Kuşkusuz, Rabb'iniz Çok Şefkatli'dir, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Detay ve Kelime Analizi
8
وَٱلْخَيْلَ
وَٱلْبِغَالَ
وَٱلْحَمِيرَ
لِتَرْكَبُوهَا
وَزِينَةًۭ ۚ
وَيَخْلُقُ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır.
Detay ve Kelime Analizi
9
وَعَلَى
ٱللَّهِ
قَصْدُ
ٱلسَّبِيلِ
وَمِنْهَا
جَآئِرٌۭ ۚ
وَلَوْ
شَآءَ
لَهَدَىٰكُمْ
أَجْمَعِينَ
Doğru yolu göstermek Allah'a aittir. Yolun eğrisi de vardır. Eğer O dileseydi,[1] hepinizi hidayete erdirirdi.
Detay ve Kelime Analizi
10
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنزَلَ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءًۭ ۖ
لَّكُم
مِّنْهُ
شَرَابٌۭ
وَمِنْهُ
شَجَرٌۭ
فِيهِ
تُسِيمُونَ
Gökten su indiren O'dur. İçme sularınız O'ndandır. Hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler de O'ndandır.
Detay ve Kelime Analizi
11
يُنۢبِتُ
لَكُم
بِهِ
ٱلزَّرْعَ
وَٱلزَّيْتُونَ
وَٱلنَّخِيلَ
وَٱلْأَعْنَـٰبَ
وَمِن
كُلِّ
ٱلثَّمَرَٰتِ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَتَفَكَّرُونَ
O su ile sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve her türlü meyveden bitiriyor. Kuşkusuz, düşünen bir halk için elbette bir ayet[1] vardır.
Detay ve Kelime Analizi
12
وَسَخَّرَ
لَكُمُ
ٱلَّيْلَ
وَٱلنَّهَارَ
وَٱلشَّمْسَ
وَٱلْقَمَرَ ۖ
وَٱلنُّجُومُ
مُسَخَّرَٰتٌۢ
بِأَمْرِهِۦٓ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَـٰتٍۢ
لِّقَوْمٍۢ
يَعْقِلُونَ
O, geceyi ve gündüzü, Güneş'i ve Ay'ı yararlanmanıza sundu. Yıldızlar da O'nun buyruğu ile boyun eğdirilmiştir. Bunda aklını kullanan bir halk için ayetler[1] vardır.
Detay ve Kelime Analizi
13
وَمَا
ذَرَأَ
لَكُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
مُخْتَلِفًا
أَلْوَٰنُهُۥٓ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَةًۭ
لِّقَوْمٍۢ
يَذَّكَّرُونَ
Yeryüzünde, rengarenk şeyleri, sizin için üretip çoğalttı.[1] Bunda öğüt alan bir halk için elbette ayet[2] vardır.
Detay ve Kelime Analizi
14
وَهُوَ
ٱلَّذِى
سَخَّرَ
ٱلْبَحْرَ
لِتَأْكُلُوا۟
مِنْهُ
لَحْمًۭا
طَرِيًّۭا
وَتَسْتَخْرِجُوا۟
مِنْهُ
حِلْيَةًۭ
تَلْبَسُونَهَا
وَتَرَى
ٱلْفُلْكَ
مَوَاخِرَ
فِيهِ
وَلِتَبْتَغُوا۟
مِن
فَضْلِهِۦ
وَلَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Taze et yemeniz ve takındığınız süs eşyası çıkarmanız için denizi yararlanmanıza sunan O'dur. Lütfundan rızık aramanız için, onun içinde suları yararak giden gemiler görürsün. Umulur ki şükredersiniz.
Detay ve Kelime Analizi
15
وَأَلْقَىٰ
فِى
ٱلْأَرْضِ
رَوَٰسِىَ
أَن
تَمِيدَ
بِكُمْ
وَأَنْهَـٰرًۭا
وَسُبُلًۭا
لَّعَلَّكُمْ
تَهْتَدُونَ
O, sizi sarsar diye yeryüzüne ağır baskı koydu. Yolunuzu bulmanız için nehirler ve yollardan izler bıraktı;
Detay ve Kelime Analizi
16
وَعَلَـٰمَـٰتٍۢ ۚ
وَبِٱلنَّجْمِ
هُمْ
يَهْتَدُونَ
Ve işaretler. Onlar, yıldızla yol bulurlar.
Detay ve Kelime Analizi
17
أَفَمَن
يَخْلُقُ
كَمَن
لَّا
يَخْلُقُ ۗ
أَفَلَا
تَذَكَّرُونَ
O halde yaratan ile yaratmayan bir midir? Hala tezekkür[1] etmez misiniz?
Detay ve Kelime Analizi
18
وَإِن
تَعُدُّوا۟
نِعْمَةَ
ٱللَّهِ
لَا
تُحْصُوهَآ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَغَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Eğer Allah'ın nimetlerini sayacak olsanız, onu hesaplayamazsınız. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Detay ve Kelime Analizi
19
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
مَا
تُسِرُّونَ
وَمَا
تُعْلِنُونَ
Allah, gizlediğiniz şeyleri de açığa vurduğunuz şeyleri de bilir.
Detay ve Kelime Analizi
20
وَٱلَّذِينَ
يَدْعُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
لَا
يَخْلُقُونَ
شَيْـًۭٔا
وَهُمْ
يُخْلَقُونَ
Onların, Allah'ın yanı sıra dua1 ettikleri, bir şey yaratamazlar. Kendileri yaratılmışlardır.
Detay ve Kelime Analizi