سورة آل عمران
3. Âl-i İmrân suresi
200 Ayet
121
وَإِذْ
غَدَوْتَ
مِنْ
أَهْلِكَ
تُبَوِّئُ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
مَقَـٰعِدَ
لِلْقِتَالِ ۗ
وَٱللَّهُ
سَمِيعٌ
عَلِيمٌ
Hani! Sen, Mü'minleri savaş düzenine sokmak için, sabah erkenden ailenden ayrılmıştın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
122
إِذْ
هَمَّت
طَّآئِفَتَانِ
مِنكُمْ
أَن
تَفْشَلَا
وَٱللَّهُ
وَلِيُّهُمَا ۗ
وَعَلَى
ٱللَّهِ
فَلْيَتَوَكَّلِ
ٱلْمُؤْمِنُونَ
Hani! İçinizden iki grup korkuya kapılıp, geri çekilmeye yeltenmişti. Halbuki Allah, onların velisiydi.[1] Mü'minler yalnız Allah'a tevekkül[2] etsinler.
Detay ve Kelime Analizi
123
وَلَقَدْ
نَصَرَكُمُ
ٱللَّهُ
بِبَدْرٍۢ
وَأَنتُمْ
أَذِلَّةٌۭ ۖ
فَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
لَعَلَّكُمْ
تَشْكُرُونَ
Ant olsun! Çok zayıf olduğunuz Bedir'de de Allah size yardım etmişti. O halde, Allah'a karşı takvalı[1] olun ki şükretmiş[2] olasınız.
Detay ve Kelime Analizi
124
إِذْ
تَقُولُ
لِلْمُؤْمِنِينَ
أَلَن
يَكْفِيَكُمْ
أَن
يُمِدَّكُمْ
رَبُّكُم
بِثَلَـٰثَةِ
ءَالَـٰفٍۢ
مِّنَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
مُنزَلِينَ
Hani! Sen Mü'minlere: "Rabb'inizin, indirilmiş üç bin melekle yardım etmesi size yetmez mi?" diyordun.
Detay ve Kelime Analizi
125
بَلَىٰٓ ۚ
إِن
تَصْبِرُوا۟
وَتَتَّقُوا۟
وَيَأْتُوكُم
مِّن
فَوْرِهِمْ
هَـٰذَا
يُمْدِدْكُمْ
رَبُّكُم
بِخَمْسَةِ
ءَالَـٰفٍۢ
مِّنَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
مُسَوِّمِينَ
Evet! Sabreder ve takvalı davranırsanız, düşman size hemen saldırsa bile, Rabb'iniz, size, seçilmiş beş bin melekle yardım eder.
Detay ve Kelime Analizi
126
وَمَا
جَعَلَهُ
ٱللَّهُ
إِلَّا
بُشْرَىٰ
لَكُمْ
وَلِتَطْمَئِنَّ
قُلُوبُكُم
بِهِۦ ۗ
وَمَا
ٱلنَّصْرُ
إِلَّا
مِنْ
عِندِ
ٱللَّهِ
ٱلْعَزِيزِ
ٱلْحَكِيمِ
Allah, bununla sevinmenizi ve kalplerinizin yatışmasını dilemiştir. Çünkü yardım ancak Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Allah'ın yanındadır.
Detay ve Kelime Analizi
127
لِيَقْطَعَ
طَرَفًۭا
مِّنَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوٓا۟
أَوْ
يَكْبِتَهُمْ
فَيَنقَلِبُوا۟
خَآئِبِينَ
Bu yardım, Kafirlerin bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.
Detay ve Kelime Analizi
128
لَيْسَ
لَكَ
مِنَ
ٱلْأَمْرِ
شَىْءٌ
أَوْ
يَتُوبَ
عَلَيْهِمْ
أَوْ
يُعَذِّبَهُمْ
فَإِنَّهُمْ
ظَـٰلِمُونَ
Bu konuda senin yapabileceğin bir şey yoktur. O, ya onların tevbelerini kabul edecek ya da onlara azap edecek. Çünkü onlar, zalim kimselerdir.
Detay ve Kelime Analizi
129
وَلِلَّهِ
مَا
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَمَا
فِى
ٱلْأَرْضِ ۚ
يَغْفِرُ
لِمَن
يَشَآءُ
وَيُعَذِّبُ
مَن
يَشَآءُ ۚ
وَٱللَّهُ
غَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. O hak edeni[1] bağışlar, hak edene[1] azap eder. Allah Çok Affedici ve Çok Bağışlayıcı'dır.
Detay ve Kelime Analizi
130
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
لَا
تَأْكُلُوا۟
ٱلرِّبَوٰٓا۟
أَضْعَـٰفًۭا
مُّضَـٰعَفَةًۭ ۖ
وَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
لَعَلَّكُمْ
تُفْلِحُونَ
Ey İman Edenler! Kat kat artırarak riba[1] yemeyin. Allah'a karşı takva sahibi olun. Umulur ki kurtuluşa erersiniz.
Detay ve Kelime Analizi
131
وَٱتَّقُوا۟
ٱلنَّارَ
ٱلَّتِىٓ
أُعِدَّتْ
لِلْكَـٰفِرِينَ
Kafirler için hazırlanmış ateşten korunmak için takva sahibi olun.
Detay ve Kelime Analizi
132
وَأَطِيعُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱلرَّسُولَ
لَعَلَّكُمْ
تُرْحَمُونَ
Allah'a ve Resul'e itaat edin ki size merhamet edilsin.[1]
Detay ve Kelime Analizi
133
وَسَارِعُوٓا۟
إِلَىٰ
مَغْفِرَةٍۢ
مِّن
رَّبِّكُمْ
وَجَنَّةٍ
عَرْضُهَا
ٱلسَّمَـٰوَٰتُ
وَٱلْأَرْضُ
أُعِدَّتْ
لِلْمُتَّقِينَ
Rabb'inizin bağışlaması ve muttakiler için hazırlanmış, yer ile gök arası kadar geniş olan Cennet için yarışın.
Detay ve Kelime Analizi
134
ٱلَّذِينَ
يُنفِقُونَ
فِى
ٱلسَّرَّآءِ
وَٱلضَّرَّآءِ
وَٱلْكَـٰظِمِينَ
ٱلْغَيْظَ
وَٱلْعَافِينَ
عَنِ
ٱلنَّاسِ ۗ
وَٱللَّهُ
يُحِبُّ
ٱلْمُحْسِنِينَ
Onlar,[1] bollukta da darlıkta da infak ederler. Öfkelerini yenerler, insanların kusurlarını bağışlarlar. Allah muhsin[2] olanları sever.
Detay ve Kelime Analizi
135
وَٱلَّذِينَ
إِذَا
فَعَلُوا۟
فَـٰحِشَةً
أَوْ
ظَلَمُوٓا۟
أَنفُسَهُمْ
ذَكَرُوا۟
ٱللَّهَ
فَٱسْتَغْفَرُوا۟
لِذُنُوبِهِمْ
وَمَن
يَغْفِرُ
ٱلذُّنُوبَ
إِلَّا
ٱللَّهُ
وَلَمْ
يُصِرُّوا۟
عَلَىٰ
مَا
فَعَلُوا۟
وَهُمْ
يَعْلَمُونَ
Ve onlar, kötü bir şey yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri[1] zaman, Allah'ı hatırlayıp, suçlarının bağışlanması için O'na yalvarırlar. Zaten Allah'ın dışında kim suçları bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıkları kötülüklerde bile bile ısrar etmezler.
Detay ve Kelime Analizi
136
أُو۟لَـٰٓئِكَ
جَزَآؤُهُم
مَّغْفِرَةٌۭ
مِّن
رَّبِّهِمْ
وَجَنَّـٰتٌۭ
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ
خَـٰلِدِينَ
فِيهَا ۚ
وَنِعْمَ
أَجْرُ
ٱلْعَـٰمِلِينَ
İşte onların yaptıklarının karşılığı, Rabb'lerinin bağışlaması ve içinden ırmaklar akan ve içinde sürekli kalacakları Cennetlerdir. Böyle yapanlara verilen karşılık, ne güzeldir.
Detay ve Kelime Analizi
137
قَدْ
خَلَتْ
مِن
قَبْلِكُمْ
سُنَنٌۭ
فَسِيرُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
فَٱنظُرُوا۟
كَيْفَ
كَانَ
عَـٰقِبَةُ
ٱلْمُكَذِّبِينَ
Sizden önce de yasalar uygulandı.[1] Yeryüzünü dolaşın[2] da yalanlayanların sonları nasıl oldu görün.
Detay ve Kelime Analizi
138
هَـٰذَا
بَيَانٌۭ
لِّلنَّاسِ
وَهُدًۭى
وَمَوْعِظَةٌۭ
لِّلْمُتَّقِينَ
Bu; insanlar için bir açıklama, takva sahipleri için bir hidayet[1] ve öğüttür.
Detay ve Kelime Analizi
139
وَلَا
تَهِنُوا۟
وَلَا
تَحْزَنُوا۟
وَأَنتُمُ
ٱلْأَعْلَوْنَ
إِن
كُنتُم
مُّؤْمِنِينَ
Gevşemeyin, üzülmeyin! Eğer, gerçekten iman etmişseniz, üstün olan sizsiniz.
Detay ve Kelime Analizi
140
إِن
يَمْسَسْكُمْ
قَرْحٌۭ
فَقَدْ
مَسَّ
ٱلْقَوْمَ
قَرْحٌۭ
مِّثْلُهُۥ ۚ
وَتِلْكَ
ٱلْأَيَّامُ
نُدَاوِلُهَا
بَيْنَ
ٱلنَّاسِ
وَلِيَعْلَمَ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَيَتَّخِذَ
مِنكُمْ
شُهَدَآءَ ۗ
وَٱللَّهُ
لَا
يُحِبُّ
ٱلظَّـٰلِمِينَ
Eğer size bir sıkıntı isabet ederse, başka halklara da benzeri sıkıntı isabet etmiştir. Bu günleri, insanlar arasında döndürüp dururuz. Bu, Allah'ın içinizdeki gerçek iman edenleri ayırt etmesi ve gerçeğin tanıklarını belli etmesi içindir. Allah, zalimleri sevmez.
Detay ve Kelime Analizi