سورة آل عمران
3. Âl-i İmrân suresi
200 Ayet
1
الٓمٓ
Elif. Lam. Mim.
Detay ve Kelime Analizi
2
ٱللَّهُ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
هُوَ
ٱلْحَىُّ
ٱلْقَيُّومُ
Allah, kendisinden başka ilah olmayandır. O, Mutlak Diri'dir, Varlığı Koruyup Yöneten'dir.
Detay ve Kelime Analizi
3
نَزَّلَ
عَلَيْكَ
ٱلْكِتَـٰبَ
بِٱلْحَقِّ
مُصَدِّقًۭا
لِّمَا
بَيْنَ
يَدَيْهِ
وَأَنزَلَ
ٱلتَّوْرَىٰةَ
وَٱلْإِنجِيلَ
Kendinden öncekilerini onaylayan Kitap'ı Hakk olarak sana indiren O'dur. Tevrat'ı ve İncil'i de O indirmişti.
Detay ve Kelime Analizi
4
مِن
قَبْلُ
هُدًۭى
لِّلنَّاسِ
وَأَنزَلَ
ٱلْفُرْقَانَ ۗ
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
بِـَٔايَـٰتِ
ٱللَّهِ
لَهُمْ
عَذَابٌۭ
شَدِيدٌۭ ۗ
وَٱللَّهُ
عَزِيزٌۭ
ذُو
ٱنتِقَامٍ
Daha önce insanlara doğru yolu göstermek için Furkan'ı[1] indirdi. Kuşkusuz, Allah'ın ayetlerini küfredenler[2] için şiddetli bir azap vardır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, Suçlulara Hak Ettikleri Cezayı Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
5
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يَخْفَىٰ
عَلَيْهِ
شَىْءٌۭ
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَلَا
فِى
ٱلسَّمَآءِ
Kuşkusuz, yerde ve gökte hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz.
Detay ve Kelime Analizi
6
هُوَ
ٱلَّذِى
يُصَوِّرُكُمْ
فِى
ٱلْأَرْحَامِ
كَيْفَ
يَشَآءُ ۚ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
هُوَ
ٱلْعَزِيزُ
ٱلْحَكِيمُ
Sizi, rahimlerde dilediği gibi şekillendiren O'dur. O'ndan başka ilah yoktur. Mutlak Üstün Olandır, En Doğru Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
7
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنزَلَ
عَلَيْكَ
ٱلْكِتَـٰبَ
مِنْهُ
ءَايَـٰتٌۭ
مُّحْكَمَـٰتٌ
هُنَّ
أُمُّ
ٱلْكِتَـٰبِ
وَأُخَرُ
مُتَشَـٰبِهَـٰتٌۭ ۖ
فَأَمَّا
ٱلَّذِينَ
فِى
قُلُوبِهِمْ
زَيْغٌۭ
فَيَتَّبِعُونَ
مَا
تَشَـٰبَهَ
مِنْهُ
ٱبْتِغَآءَ
ٱلْفِتْنَةِ
وَٱبْتِغَآءَ
تَأْوِيلِهِۦ ۗ
وَمَا
يَعْلَمُ
تَأْوِيلَهُۥٓ
إِلَّا
ٱللَّهُ ۗ
وَٱلرَّٰسِخُونَ
فِى
ٱلْعِلْمِ
يَقُولُونَ
ءَامَنَّا
بِهِۦ
كُلٌّۭ
مِّنْ
عِندِ
رَبِّنَا ۗ
وَمَا
يَذَّكَّرُ
إِلَّآ
أُو۟لُوا۟
ٱلْأَلْبَـٰبِ
Bu Kitap'ı sana indiren O'dur. O'nun bir kısım ayetleri muhkemdir[1] ki bunlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetler de muteşabihtir.[2] Böyleyken kalbinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve kendi anlayışlarına uydurmak için muteşabih ayetlere yönelirler. Oysa onun en doğru te'vilini[3] ancak Allah bilir. İlimde[4] derinleşmiş olanlar: "Biz ona iman ettik, bütün ayetler Rabb'imizdendir." derler. Bunu ancak selim akıl[5] sahibi olanlar düşünüp öğüt alır.
Detay ve Kelime Analizi
8
رَبَّنَا
لَا
تُزِغْ
قُلُوبَنَا
بَعْدَ
إِذْ
هَدَيْتَنَا
وَهَبْ
لَنَا
مِن
لَّدُنكَ
رَحْمَةً ۚ
إِنَّكَ
أَنتَ
ٱلْوَهَّابُ
Onlar derler ki: "Rabb'imiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize katından rahmet bağışla. Çünkü bağışlayıcı olan yalnız Sen'sin."
Detay ve Kelime Analizi
9
رَبَّنَآ
إِنَّكَ
جَامِعُ
ٱلنَّاسِ
لِيَوْمٍۢ
لَّا
رَيْبَ
فِيهِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يُخْلِفُ
ٱلْمِيعَادَ
"Rabb'imiz! Sen, geleceği kesin olan günde, insanları toplayacaksın. Mutlak gerçek şudur ki Allah sözünden dönmez."
Detay ve Kelime Analizi
10
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
لَن
تُغْنِىَ
عَنْهُمْ
أَمْوَٰلُهُمْ
وَلَآ
أَوْلَـٰدُهُم
مِّنَ
ٱللَّهِ
شَيْـًۭٔا ۖ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمْ
وَقُودُ
ٱلنَّارِ
Kuşkusuz Kafirlerin ne mallarının ne de evlatlarının Allah'ın yanında bir yararı olacaktır. Onlar ateşin yakıtıdırlar.
Detay ve Kelime Analizi
11
كَدَأْبِ
ءَالِ
فِرْعَوْنَ
وَٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِمْ ۚ
كَذَّبُوا۟
بِـَٔايَـٰتِنَا
فَأَخَذَهُمُ
ٱللَّهُ
بِذُنُوبِهِمْ ۗ
وَٱللَّهُ
شَدِيدُ
ٱلْعِقَابِ
Onların durumu, tıpkı Firavuncuların ve onlardan önceki kimselerin durumu gibidir. Ayetlerimizi yalanladılar; Allah da onları suçları nedeniyle yakaladı. Allah'ın cezası çok çetindir.
Detay ve Kelime Analizi
12
قُل
لِّلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
سَتُغْلَبُونَ
وَتُحْشَرُونَ
إِلَىٰ
جَهَنَّمَ ۚ
وَبِئْسَ
ٱلْمِهَادُ
Kafirlere de ki: "Yakında yenileceksiniz ve Cehennem'e sürüleceksiniz. Orası ne kötü bir yerdir."
Detay ve Kelime Analizi
13
قَدْ
كَانَ
لَكُمْ
ءَايَةٌۭ
فِى
فِئَتَيْنِ
ٱلْتَقَتَا ۖ
فِئَةٌۭ
تُقَـٰتِلُ
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
وَأُخْرَىٰ
كَافِرَةٌۭ
يَرَوْنَهُم
مِّثْلَيْهِمْ
رَأْىَ
ٱلْعَيْنِ ۚ
وَٱللَّهُ
يُؤَيِّدُ
بِنَصْرِهِۦ
مَن
يَشَآءُ ۗ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَعِبْرَةًۭ
لِّأُو۟لِى
ٱلْأَبْصَـٰرِ
İki topluluğun karşılaşmasında kesinlikle sizin için bir gösterge vardır: Topluluğun birisi Allah yolunda savaşan, diğeri de Kafirlerdendi.[1] Kafirler, onları[2] kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. Allah, dilediğini yardımı ile destekler. Kuşkusuz, basiret[3] sahipleri için bunda bir ders vardır.
Detay ve Kelime Analizi
14
زُيِّنَ
لِلنَّاسِ
حُبُّ
ٱلشَّهَوَٰتِ
مِنَ
ٱلنِّسَآءِ
وَٱلْبَنِينَ
وَٱلْقَنَـٰطِيرِ
ٱلْمُقَنطَرَةِ
مِنَ
ٱلذَّهَبِ
وَٱلْفِضَّةِ
وَٱلْخَيْلِ
ٱلْمُسَوَّمَةِ
وَٱلْأَنْعَـٰمِ
وَٱلْحَرْثِ ۗ
ذَٰلِكَ
مَتَـٰعُ
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا ۖ
وَٱللَّهُ
عِندَهُۥ
حُسْنُ
ٱلْمَـَٔابِ
Kadınlara, çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir. Bunlar, dünya hayatının geçimlikleridir. Oysa asıl iyi olan sonuç Allah'ın yanındadır.
Detay ve Kelime Analizi
15
قُلْ
أَؤُنَبِّئُكُم
بِخَيْرٍۢ
مِّن
ذَٰلِكُمْ ۚ
لِلَّذِينَ
ٱتَّقَوْا۟
عِندَ
رَبِّهِمْ
جَنَّـٰتٌۭ
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ
خَـٰلِدِينَ
فِيهَا
وَأَزْوَٰجٌۭ
مُّطَهَّرَةٌۭ
وَرِضْوَٰنٌۭ
مِّنَ
ٱللَّهِ ۗ
وَٱللَّهُ
بَصِيرٌۢ
بِٱلْعِبَادِ
De ki: "Size bundan daha hayırlısını haber vereyim mi? Takva[1] sahipleri için, Rabb'lerinin katında, içinde sürekli kalacakları, içinden nehirlerin aktığı Cennetler, arındırılmış eşler ve Allah'ın rızası vardır." Kuşkusuz, Allah, kullarını Hakkıyla Gören'dir.
Detay ve Kelime Analizi
16
ٱلَّذِينَ
يَقُولُونَ
رَبَّنَآ
إِنَّنَآ
ءَامَنَّا
فَٱغْفِرْ
لَنَا
ذُنُوبَنَا
وَقِنَا
عَذَابَ
ٱلنَّارِ
Bu kimseler: "Rabb'imiz! Biz, Sana iman ettik. Suçlarımızı bağışla, ateşin azabından bizi koru." derler;
Detay ve Kelime Analizi
17
ٱلصَّـٰبِرِينَ
وَٱلصَّـٰدِقِينَ
وَٱلْقَـٰنِتِينَ
وَٱلْمُنفِقِينَ
وَٱلْمُسْتَغْفِرِينَ
بِٱلْأَسْحَارِ
Bunlar: Sabreden, dürüst olan, gönülden bağlı olan, infak eden ve seher vaktinde bağışlanma dileyenlerdir.
Detay ve Kelime Analizi
18
شَهِدَ
ٱللَّهُ
أَنَّهُۥ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
هُوَ
وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
وَأُو۟لُوا۟
ٱلْعِلْمِ
قَآئِمًۢا
بِٱلْقِسْطِ ۚ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
هُوَ
ٱلْعَزِيزُ
ٱلْحَكِيمُ
Kendisinden başka ilah[1] olmadığına Allah tanıktır. Melekler ve hakkaniyeti gözeten ilim sahipleri[2] de tanıktırlar ki: O'ndan başka ilah yoktur. O, Mutlak Üstün Olan ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
19
إِنَّ
ٱلدِّينَ
عِندَ
ٱللَّهِ
ٱلْإِسْلَـٰمُ ۗ
وَمَا
ٱخْتَلَفَ
ٱلَّذِينَ
أُوتُوا۟
ٱلْكِتَـٰبَ
إِلَّا
مِنۢ
بَعْدِ
مَا
جَآءَهُمُ
ٱلْعِلْمُ
بَغْيًۢا
بَيْنَهُمْ ۗ
وَمَن
يَكْفُرْ
بِـَٔايَـٰتِ
ٱللَّهِ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
سَرِيعُ
ٱلْحِسَابِ
Kuşkusuz, Allah katında din,[1] İslam'dır. Kitap verilenler, kendilerine bilgi geldikten sonra ihtirasları nedeniyle ihtilafa düştüler. Kim, Allah'ın ayetlerini kabul etmezse bilsin ki, kuşkusuz Allah, Hesabı Çabuk Gören'dir.
Detay ve Kelime Analizi
20
فَإِنْ
حَآجُّوكَ
فَقُلْ
أَسْلَمْتُ
وَجْهِىَ
لِلَّهِ
وَمَنِ
ٱتَّبَعَنِ ۗ
وَقُل
لِّلَّذِينَ
أُوتُوا۟
ٱلْكِتَـٰبَ
وَٱلْأُمِّيِّـۧنَ
ءَأَسْلَمْتُمْ ۚ
فَإِنْ
أَسْلَمُوا۟
فَقَدِ
ٱهْتَدَوا۟ ۖ
وَّإِن
تَوَلَّوْا۟
فَإِنَّمَا
عَلَيْكَ
ٱلْبَلَـٰغُ ۗ
وَٱللَّهُ
بَصِيرٌۢ
بِٱلْعِبَادِ
Eğer, seninle tartışırlarsa de ki: "Ben, bütün benliğimle Allah'a teslim oldum, bana tabi olanlar da." Kendilerine kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere: "Siz de teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim olmuşlarsa, kuşkusuz doğru yolu bulmuşlardır. Eğer yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah, Kullarını Hakkıyla Gören'dir.
Detay ve Kelime Analizi