سورة الإسراء
17. İsrâ suresi
111 Ayet
21
ٱنظُرْ
كَيْفَ
فَضَّلْنَا
بَعْضَهُمْ
عَلَىٰ
بَعْضٍۢ ۚ
وَلَلْـَٔاخِرَةُ
أَكْبَرُ
دَرَجَـٰتٍۢ
وَأَكْبَرُ
تَفْضِيلًۭا
Bak! Onların bir kısmını bir kısmından daha fazla imkan sahibi kıldık. Elbette ahiret, dereceler ve imkan bakımından da daha büyüktür.
Detay ve Kelime Analizi
22
لَّا
تَجْعَلْ
مَعَ
ٱللَّهِ
إِلَـٰهًا
ءَاخَرَ
فَتَقْعُدَ
مَذْمُومًۭا
مَّخْذُولًۭا
Allah ile birlikte başka bir ilah edinme. Yoksa kınanmış ve hor görülmüş olarak kalırsın.
Detay ve Kelime Analizi
23
وَقَضَىٰ
رَبُّكَ
أَلَّا
تَعْبُدُوٓا۟
إِلَّآ
إِيَّاهُ
وَبِٱلْوَٰلِدَيْنِ
إِحْسَـٰنًا ۚ
إِمَّا
يَبْلُغَنَّ
عِندَكَ
ٱلْكِبَرَ
أَحَدُهُمَآ
أَوْ
كِلَاهُمَا
فَلَا
تَقُل
لَّهُمَآ
أُفٍّۢ
وَلَا
تَنْهَرْهُمَا
وَقُل
لَّهُمَا
قَوْلًۭا
كَرِيمًۭا
Rabb'in, Kendisinden başkasına kul[1] olmamanızı, anne ve babaya iyi davranmanızı kaza[2] etti. Eğer ikisinden birisi veya her ikisi senin yanında yaşlanırlarsa sakın onlara "öf" deme, onlara kaba davranma. Ve ikisine de kerim[3] şekilde konuş.
Detay ve Kelime Analizi
24
وَٱخْفِضْ
لَهُمَا
جَنَاحَ
ٱلذُّلِّ
مِنَ
ٱلرَّحْمَةِ
وَقُل
رَّبِّ
ٱرْحَمْهُمَا
كَمَا
رَبَّيَانِى
صَغِيرًۭا
Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: "Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et."
Detay ve Kelime Analizi
25
رَّبُّكُمْ
أَعْلَمُ
بِمَا
فِى
نُفُوسِكُمْ ۚ
إِن
تَكُونُوا۟
صَـٰلِحِينَ
فَإِنَّهُۥ
كَانَ
لِلْأَوَّٰبِينَ
غَفُورًۭا
Rabb'iniz niyetinizi çok iyi bilir.[1] Eğer salihler[2] olursanız, o zaman kuşkusuz O, Kendisine yönelenleri bağışlayıcıdır.
Detay ve Kelime Analizi
26
وَءَاتِ
ذَا
ٱلْقُرْبَىٰ
حَقَّهُۥ
وَٱلْمِسْكِينَ
وَٱبْنَ
ٱلسَّبِيلِ
وَلَا
تُبَذِّرْ
تَبْذِيرًا
Yakınlık sahibine,1 düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.
Detay ve Kelime Analizi
27
إِنَّ
ٱلْمُبَذِّرِينَ
كَانُوٓا۟
إِخْوَٰنَ
ٱلشَّيَـٰطِينِ ۖ
وَكَانَ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
لِرَبِّهِۦ
كَفُورًۭا
Saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabb'ine karşı çok nankördür.
Detay ve Kelime Analizi
28
وَإِمَّا
تُعْرِضَنَّ
عَنْهُمُ
ٱبْتِغَآءَ
رَحْمَةٍۢ
مِّن
رَّبِّكَ
تَرْجُوهَا
فَقُل
لَّهُمْ
قَوْلًۭا
مَّيْسُورًۭا
Rabb'inden, ümit ettiğin rahmeti isterken, onlardan yüz çevirirsen[1] bari yumuşak davranarak gönüllerini al.
Detay ve Kelime Analizi
29
وَلَا
تَجْعَلْ
يَدَكَ
مَغْلُولَةً
إِلَىٰ
عُنُقِكَ
وَلَا
تَبْسُطْهَا
كُلَّ
ٱلْبَسْطِ
فَتَقْعُدَ
مَلُومًۭا
مَّحْسُورًا
Elini bağlayıp boynuna asma. Onu büsbütün de açma.[1] Aksi halde kınanırsın ve yaptığına pişman olur kalırsın.[2]
Detay ve Kelime Analizi
30
إِنَّ
رَبَّكَ
يَبْسُطُ
ٱلرِّزْقَ
لِمَن
يَشَآءُ
وَيَقْدِرُ ۚ
إِنَّهُۥ
كَانَ
بِعِبَادِهِۦ
خَبِيرًۢا
بَصِيرًۭا
Rabb'in, dilediği kimsenin rızkını genişletir ve bir ölçüye göre verir. O, kullarından Haberdar Olan'dır, Her Şeyi Gören'dir.
Detay ve Kelime Analizi
31
وَلَا
تَقْتُلُوٓا۟
أَوْلَـٰدَكُمْ
خَشْيَةَ
إِمْلَـٰقٍۢ ۖ
نَّحْنُ
نَرْزُقُهُمْ
وَإِيَّاكُمْ ۚ
إِنَّ
قَتْلَهُمْ
كَانَ
خِطْـًۭٔا
كَبِيرًۭا
Yoksulluk endişesi ile çocuklarınızı öldürmeyin. Onları ve sizi sadece Biz rızıklandırırız. Onların öldürülmesi büyük bir yanlıştır.
Detay ve Kelime Analizi
32
وَلَا
تَقْرَبُوا۟
ٱلزِّنَىٰٓ ۖ
إِنَّهُۥ
كَانَ
فَـٰحِشَةًۭ
وَسَآءَ
سَبِيلًۭا
Zinaya yaklaşmayın[1]. Kuşkusuz o bir fuhuştur[2] ve kötü bir yoldur.
Detay ve Kelime Analizi
33
وَلَا
تَقْتُلُوا۟
ٱلنَّفْسَ
ٱلَّتِى
حَرَّمَ
ٱللَّهُ
إِلَّا
بِٱلْحَقِّ ۗ
وَمَن
قُتِلَ
مَظْلُومًۭا
فَقَدْ
جَعَلْنَا
لِوَلِيِّهِۦ
سُلْطَـٰنًۭا
فَلَا
يُسْرِف
فِّى
ٱلْقَتْلِ ۖ
إِنَّهُۥ
كَانَ
مَنصُورًۭا
Allah'ın haram[1] kıldığı bir canı haksız yere öldürmeyin. Kim haksız yere öldürülürse, Biz onun velisini sultan[2] kıldık. O da öldürmede haddi aşmasın. O yardım olunmuştur.[3]
Detay ve Kelime Analizi
34
وَلَا
تَقْرَبُوا۟
مَالَ
ٱلْيَتِيمِ
إِلَّا
بِٱلَّتِى
هِىَ
أَحْسَنُ
حَتَّىٰ
يَبْلُغَ
أَشُدَّهُۥ ۚ
وَأَوْفُوا۟
بِٱلْعَهْدِ ۖ
إِنَّ
ٱلْعَهْدَ
كَانَ
مَسْـُٔولًۭا
Olgunluk çağına erişinceye kadar, iyiliği için olmadıkça yetimin malına dokunmayın. Ve verdiğiniz sözleri[1] yerine getirin. Verilen söz insanı sorumlu yapar.
Detay ve Kelime Analizi
35
وَأَوْفُوا۟
ٱلْكَيْلَ
إِذَا
كِلْتُمْ
وَزِنُوا۟
بِٱلْقِسْطَاسِ
ٱلْمُسْتَقِيمِ ۚ
ذَٰلِكَ
خَيْرٌۭ
وَأَحْسَنُ
تَأْوِيلًۭا
Ölçtüğünüz zaman tam ölçün ve doğru terazi ile tartın. Hayırlı ve iyi olan budur.
Detay ve Kelime Analizi
36
وَلَا
تَقْفُ
مَا
لَيْسَ
لَكَ
بِهِۦ
عِلْمٌ ۚ
إِنَّ
ٱلسَّمْعَ
وَٱلْبَصَرَ
وَٱلْفُؤَادَ
كُلُّ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
كَانَ
عَنْهُ
مَسْـُٔولًۭا
Hakkında bilgi sahibi olmadığın şeyin peşine düşme! Kuşkusuz kulak, göz ve fuad[1] bunların hepsi ondan sorumludur.
Detay ve Kelime Analizi
37
وَلَا
تَمْشِ
فِى
ٱلْأَرْضِ
مَرَحًا ۖ
إِنَّكَ
لَن
تَخْرِقَ
ٱلْأَرْضَ
وَلَن
تَبْلُغَ
ٱلْجِبَالَ
طُولًۭا
Yeryüzünde büyüklenerek yürüme! Sen asla yeri yaramazsın ve boyca dağlara erişemezsin.
Detay ve Kelime Analizi
38
كُلُّ
ذَٰلِكَ
كَانَ
سَيِّئُهُۥ
عِندَ
رَبِّكَ
مَكْرُوهًۭا
Bütün bunlar, Rabb'inin yanında hoş görülmeyen kötü şeylerdir.
Detay ve Kelime Analizi
39
ذَٰلِكَ
مِمَّآ
أَوْحَىٰٓ
إِلَيْكَ
رَبُّكَ
مِنَ
ٱلْحِكْمَةِ ۗ
وَلَا
تَجْعَلْ
مَعَ
ٱللَّهِ
إِلَـٰهًا
ءَاخَرَ
فَتُلْقَىٰ
فِى
جَهَنَّمَ
مَلُومًۭا
مَّدْحُورًا
İşte bunlar, senin Rabb'inin, sana Hikmet'ten[1] vahyettiği şeylerdendir. Allah ile birlikte başka ilah edinme. Yoksa kınanmış ve kovulmuş olarak Cehennem'e atılırsın.
Detay ve Kelime Analizi
40
أَفَأَصْفَىٰكُمْ
رَبُّكُم
بِٱلْبَنِينَ
وَٱتَّخَذَ
مِنَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
إِنَـٰثًا ۚ
إِنَّكُمْ
لَتَقُولُونَ
قَوْلًا
عَظِيمًۭا
Rabb'iniz, oğulları size ayırdı da kendisi meleklerden kızlar mı edindi? Siz gerçekten çok büyük laf ediyorsunuz.[1]
Detay ve Kelime Analizi