Monoteist Meali
Yakınlık sahibine,1 düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.
Dipnotlar
[1]
Himaye ettiklerine, yanında yer alanlara, yakınlık gösterenlere, akrabaya.
[2]
Bkz. 90:60. ayetin 6. dipnotu.
Ve ati zel kurba hakkahu vel miskine vebnes sebili ve la tubezzir tebzira.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Bir de akrabaya, yoksula ve yolcuya/çaresiz kalana hakkını ver! Gereksiz yere de saçıp savurma!
Mehmet Okuyan
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver![1] Saçıp savurma![2]
Edip Yüksel
Akrabalara haklarını ver. İhtiyaç sahiplerine ve yolcuya da... Ancak saçıp savurma.
Süleymaniye Vakfı
Akrabaya, çaresiz ve yolcuya hakkını ver;[1] ama (elindekileri) saçıp savurma!
Ali Rıza Safa
Ayrıca, yakınlara haklarını ver; yoksula ve yolda kalana da. Ve saçıp savurma.
Mustafa İslamoğlu
(Ey insan!) Yakınlık sahiplerine hakkını ver; düşküne ve yolda kalmışa da... Fakat sakın ola ki (elinde avucunda olanı) amaçsız bir biçimde saçıp savurma!
Yaşar Nuri Öztürk
Akrabaya hakkını ver. Çaresize, yolda kalana da. Fakat saçıp savurma.
Ali Bulaç
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Akrabaya hakkını ver; yoksula, yolda kalmış olana da; bununla beraber saçıp savurma!
Muhammed Esed
Ve (ey insanoğlu,) yakın(ların)a hak(lar)ını ver; düşküne de, yolda kalmışa da; ama sakın (elindekini) anlamsız, amaçsız bir biçimde saçıp savurma.
Diyanet İşleri
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karabet sahibine de hakkını ver, miskine de, yolda kalmışa da, bununla beraber saçıp savurma
Süleyman Ateş
Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.
Gültekin Onan
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
Hasan Basri Çantay
Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma.
İbni Kesir
Yakınlara hakkını ver. Miskine, yolcuya da. Ama saçıp savurma.
Şaban Piriş
(26-27) Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
Ahmed Hulusi
Yakınlara hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışa da. . . (Fakat) ölçüsüz de dağıtma!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Akrabalara haklarını ver. İhtiyaç sahiplerine ve yolcuya da... Ancak saçıp savurma
Erhan Aktaş
Yakınlık sahibine,1 düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.
Progressive Muslims
And give the relative his due, and the poor, and the wayfarer; and do not waste excessively.
Sam Gerrans
And give thou the relative his due, and the needy, and the wayfarer; but squander thou not wastefully,
Aisha Bewley
Give your relatives their due, and the very poor and travellers but do not squander what you have.
Rashad Khalifa
You shall give the due alms to the relatives, the needy, the poor, and the traveling alien, but do not be excessive, extravagant.
Edip-Layth
Give the relative his due, and the poor, and the wayfarer; and do not waste excessively.
Monoteist Meali
Yakınlık sahibine,1 düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.
Dipnotlar
[1] Himaye ettiklerine, yanında yer alanlara, yakınlık gösterenlere, akrabaya.
[2] Bkz. 90:60. ayetin 6. dipnotu.
Bayraktar Bayraklı
Bir de akrabaya, yoksula ve yolcuya/çaresiz kalana hakkını ver! Gereksiz yere de saçıp savurma!
Mehmet Okuyan
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver![1] Saçıp savurma![2]
Edip Yüksel
Akrabalara haklarını ver. İhtiyaç sahiplerine ve yolcuya da... Ancak saçıp savurma.
Süleymaniye Vakfı
Akrabaya, çaresiz ve yolcuya hakkını ver;[1] ama (elindekileri) saçıp savurma!
Ali Rıza Safa
Ayrıca, yakınlara haklarını ver; yoksula ve yolda kalana da. Ve saçıp savurma.
Mustafa İslamoğlu
(Ey insan!) Yakınlık sahiplerine hakkını ver; düşküne ve yolda kalmışa da... Fakat sakın ola ki (elinde avucunda olanı) amaçsız bir biçimde saçıp savurma!
Yaşar Nuri Öztürk
Akrabaya hakkını ver. Çaresize, yolda kalana da. Fakat saçıp savurma.
Ali Bulaç
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Akrabaya hakkını ver; yoksula, yolda kalmış olana da; bununla beraber saçıp savurma!
Muhammed Esed
Ve (ey insanoğlu,) yakın(ların)a hak(lar)ını ver; düşküne de, yolda kalmışa da; ama sakın (elindekini) anlamsız, amaçsız bir biçimde saçıp savurma.
Diyanet İşleri
Akrabaya, yoksula ve yolda kalmış yolcuya haklarını ver, fakat saçıp savurma.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karabet sahibine de hakkını ver, miskine de, yolda kalmışa da, bununla beraber saçıp savurma
Süleyman Ateş
Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver, fakat saçıp savurma.
Gültekin Onan
Akrabaya hakkını ver, yoksula ve yolda kalmışa da. İsraf ederek saçıp savurma.
Hasan Basri Çantay
Hısıma, yoksula, yolda kalmışa hak (lar) ını ver. (Malını) israf ile saçıb savurma.
İbni Kesir
Yakınlara hakkını ver. Miskine, yolcuya da. Ama saçıp savurma.
Şaban Piriş
(26-27) Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver. Fakat, saçıp savurma! Çünkü saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise Rabbine karşı pek nankördür.
Ahmed Hulusi
Yakınlara hakkını ver; yoksula ve yolda kalmışa da. . . (Fakat) ölçüsüz de dağıtma!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Akrabalara haklarını ver. İhtiyaç sahiplerine ve yolcuya da... Ancak saçıp savurma
Erhan Aktaş
Yakınlık sahibine,1 düşkünlere ve yol oğluna[2] yardım yap! Savurganlık yaparak saçıp savurma.
Progressive Muslims
And give the relative his due, and the poor, and the wayfarer; and do not waste excessively.
Sam Gerrans
And give thou the relative his due, and the needy, and the wayfarer; but squander thou not wastefully,
Aisha Bewley
Give your relatives their due, and the very poor and travellers but do not squander what you have.
Rashad Khalifa
You shall give the due alms to the relatives, the needy, the poor, and the traveling alien, but do not be excessive, extravagant.
Edip-Layth
Give the relative his due, and the poor, and the wayfarer; and do not waste excessively.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.