سورة الفرقان
25. Furkân suresi
77 Ayet
21
وَقَالَ
ٱلَّذِينَ
لَا
يَرْجُونَ
لِقَآءَنَا
لَوْلَآ
أُنزِلَ
عَلَيْنَا
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
أَوْ
نَرَىٰ
رَبَّنَا ۗ
لَقَدِ
ٱسْتَكْبَرُوا۟
فِىٓ
أَنفُسِهِمْ
وَعَتَوْ
عُتُوًّۭا
كَبِيرًۭا
Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: "Bize meleklerin indirilmesi veya Rabb'imizi görmemiz gerekmez miydi?" dediler. Ant olsun ki onlar kendi kendilerine büyüklendiler ve büyük bir taşkınlıkla hadlerini aştılar.
Detay ve Kelime Analizi
22
يَوْمَ
يَرَوْنَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ
لَا
بُشْرَىٰ
يَوْمَئِذٍۢ
لِّلْمُجْرِمِينَ
وَيَقُولُونَ
حِجْرًۭا
مَّحْجُورًۭا
Suçları kendilerini kuşatmış olanlar, melekleri görecekleri gün, onlar için hiç de sevindirici olmayacak, melekler onlara: "Boşuna beklemeyin size sevindirici haber imkansız." diyecekler.
Detay ve Kelime Analizi
23
وَقَدِمْنَآ
إِلَىٰ
مَا
عَمِلُوا۟
مِنْ
عَمَلٍۢ
فَجَعَلْنَـٰهُ
هَبَآءًۭ
مَّنثُورًا
Ve onların yaptıklarının tamamını savrulmuş toz zerresi gibi boşa çıkaracağız.[1]
Detay ve Kelime Analizi
24
أَصْحَـٰبُ
ٱلْجَنَّةِ
يَوْمَئِذٍ
خَيْرٌۭ
مُّسْتَقَرًّۭا
وَأَحْسَنُ
مَقِيلًۭا
O Gün, Cennet ehli en yararlı yerde eğlenecek ve en iyi yerde dinlenecek.
Detay ve Kelime Analizi
25
وَيَوْمَ
تَشَقَّقُ
ٱلسَّمَآءُ
بِٱلْغَمَـٰمِ
وَنُزِّلَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
تَنزِيلًا
O Gün, gök beyaz bulutlar şeklinde parçalanacak ve melekler ardı sıra indirilecek.
Detay ve Kelime Analizi
26
ٱلْمُلْكُ
يَوْمَئِذٍ
ٱلْحَقُّ
لِلرَّحْمَـٰنِ ۚ
وَكَانَ
يَوْمًا
عَلَى
ٱلْكَـٰفِرِينَ
عَسِيرًۭا
O Gün egemenlik yalnızca Rahman'a aittir. O gün, Kafirler için zor bir gündür.
Detay ve Kelime Analizi
27
وَيَوْمَ
يَعَضُّ
ٱلظَّالِمُ
عَلَىٰ
يَدَيْهِ
يَقُولُ
يَـٰلَيْتَنِى
ٱتَّخَذْتُ
مَعَ
ٱلرَّسُولِ
سَبِيلًۭا
O Gün, zalim kimse, ellerini ısırarak: "Eyvah, keşke Resul'ün tuttuğu yolu tutmuş olsaydım." diyecek.
Detay ve Kelime Analizi
28
يَـٰوَيْلَتَىٰ
لَيْتَنِى
لَمْ
أَتَّخِذْ
فُلَانًا
خَلِيلًۭا
"Eyvah! Keşke falancayı dost[1] edinmeseydim!"
Detay ve Kelime Analizi
29
لَّقَدْ
أَضَلَّنِى
عَنِ
ٱلذِّكْرِ
بَعْدَ
إِذْ
جَآءَنِى ۗ
وَكَانَ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
لِلْإِنسَـٰنِ
خَذُولًۭا
"Ant olsun ki bana öğüt geldiği halde, beni o sapıttı." Şeytan, insanı yalnız ve yardımsız bırakır!
Detay ve Kelime Analizi
30
وَقَالَ
ٱلرَّسُولُ
يَـٰرَبِّ
إِنَّ
قَوْمِى
ٱتَّخَذُوا۟
هَـٰذَا
ٱلْقُرْءَانَ
مَهْجُورًۭا
Resul: "Ey Rabb'im, halkım bu Kur'an'ı mehcur[1] tuttu." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
31
وَكَذَٰلِكَ
جَعَلْنَا
لِكُلِّ
نَبِىٍّ
عَدُوًّۭا
مِّنَ
ٱلْمُجْرِمِينَ ۗ
وَكَفَىٰ
بِرَبِّكَ
هَادِيًۭا
وَنَصِيرًۭا
Bu hep böyle olmuştur. Biz her Nebi'ye, mücrimlerden[1] bir düşman kıldık. Yol gösterici ve yardım edici olarak Rabb'in sana yeter.
Detay ve Kelime Analizi
32
وَقَالَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
لَوْلَا
نُزِّلَ
عَلَيْهِ
ٱلْقُرْءَانُ
جُمْلَةًۭ
وَٰحِدَةًۭ ۚ
كَذَٰلِكَ
لِنُثَبِّتَ
بِهِۦ
فُؤَادَكَ ۖ
وَرَتَّلْنَـٰهُ
تَرْتِيلًۭا
Kafirler: "Kur'an ona bir defada ve topluca indirilmeli değil miydi?" dediler. Oysaki bu, onu kalbine iyice yerleştirelim diyedir. Onu düzenli bir şekilde pekiştire pekiştire indirdik.
Detay ve Kelime Analizi
33
وَلَا
يَأْتُونَكَ
بِمَثَلٍ
إِلَّا
جِئْنَـٰكَ
بِٱلْحَقِّ
وَأَحْسَنَ
تَفْسِيرًا
Onların sana verecekleri her örneğe karşılık, biz sana Hakk'ı en iyi şekilde açıklarız.
Detay ve Kelime Analizi
34
ٱلَّذِينَ
يُحْشَرُونَ
عَلَىٰ
وُجُوهِهِمْ
إِلَىٰ
جَهَنَّمَ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
شَرٌّۭ
مَّكَانًۭا
وَأَضَلُّ
سَبِيلًۭا
Yüzüstü Cehennem'e toplanacak olanlar; işte onlar, yerce çok kötü ve yolca çok sapkınlardır.
Detay ve Kelime Analizi
35
وَلَقَدْ
ءَاتَيْنَا
مُوسَى
ٱلْكِتَـٰبَ
وَجَعَلْنَا
مَعَهُۥٓ
أَخَاهُ
هَـٰرُونَ
وَزِيرًۭا
Ant olsun ki Musa'ya Kitap'ı verdik. Ve kardeşi Harun'u da ona yardımcı yaptık.
Detay ve Kelime Analizi
36
فَقُلْنَا
ٱذْهَبَآ
إِلَى
ٱلْقَوْمِ
ٱلَّذِينَ
كَذَّبُوا۟
بِـَٔايَـٰتِنَا
فَدَمَّرْنَـٰهُمْ
تَدْمِيرًۭا
Sonra da "Ayetlerimizi yalanlayan o halka gidin." dedik. Sonunda da onları helak ederek yok ettik.
Detay ve Kelime Analizi
37
وَقَوْمَ
نُوحٍۢ
لَّمَّا
كَذَّبُوا۟
ٱلرُّسُلَ
أَغْرَقْنَـٰهُمْ
وَجَعَلْنَـٰهُمْ
لِلنَّاسِ
ءَايَةًۭ ۖ
وَأَعْتَدْنَا
لِلظَّـٰلِمِينَ
عَذَابًا
أَلِيمًۭا
Nuh'un halkı, Resuller'i yalanladıklarında suda boğduk ve onları insanlar için bir ayet[1] yaptık. Ve zalimler için acı veren bir azap hazırladık.
Detay ve Kelime Analizi
38
وَعَادًۭا
وَثَمُودَا۟
وَأَصْحَـٰبَ
ٱلرَّسِّ
وَقُرُونًۢا
بَيْنَ
ذَٰلِكَ
كَثِيرًۭا
Ad'ı, Semud'u, Ress yandaşlarını ve bunlar arasında yaşayan daha birçok nesilleri de;
Detay ve Kelime Analizi
39
وَكُلًّۭا
ضَرَبْنَا
لَهُ
ٱلْأَمْثَـٰلَ ۖ
وَكُلًّۭا
تَبَّرْنَا
تَتْبِيرًۭا
Ve onların hepsini örneklerle uyardık ve hepsini mahvederek helak ettik.
Detay ve Kelime Analizi
40
وَلَقَدْ
أَتَوْا۟
عَلَى
ٱلْقَرْيَةِ
ٱلَّتِىٓ
أُمْطِرَتْ
مَطَرَ
ٱلسَّوْءِ ۚ
أَفَلَمْ
يَكُونُوا۟
يَرَوْنَهَا ۚ
بَلْ
كَانُوا۟
لَا
يَرْجُونَ
نُشُورًۭا
Ve ant olsun ki onlar, felaket yağmuru yağdırılmış olan beldeye vardılar. Peki, onu da mı görmediler? Aksine onlar, öldükten sonra dirilmeyi beklemiyorlar.
Detay ve Kelime Analizi