سورة محمد
47. Muhammed suresi
38 Ayet
21
طَاعَةٌۭ
وَقَوْلٌۭ
مَّعْرُوفٌۭ ۚ
فَإِذَا
عَزَمَ
ٱلْأَمْرُ
فَلَوْ
صَدَقُوا۟
ٱللَّهَ
لَكَانَ
خَيْرًۭا
لَّهُمْ
İtaat etmek ve ma'ruf[1] söz söylemektir. Fakat iş kesinleşince[2] Allah'a verdikleri sözde dursalardı elbette bu onlar için hayırlı olan olurdu.
Detay ve Kelime Analizi
22
فَهَلْ
عَسَيْتُمْ
إِن
تَوَلَّيْتُمْ
أَن
تُفْسِدُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَتُقَطِّعُوٓا۟
أَرْحَامَكُمْ
Yüz çevirmekle[1] yeryüzünde fesadın çıkmasına ve rahmet bağlarının[2] paramparça olmasına sebep olacağınızın farkında mısınız?
Detay ve Kelime Analizi
23
أُو۟لَـٰٓئِكَ
ٱلَّذِينَ
لَعَنَهُمُ
ٱللَّهُ
فَأَصَمَّهُمْ
وَأَعْمَىٰٓ
أَبْصَـٰرَهُمْ
İşte onlar, Allah'ın lanetlediği kimselerdir. Böylece onların kulaklarını sağır, gözlerini kör yaptı.[1]
Detay ve Kelime Analizi
24
أَفَلَا
يَتَدَبَّرُونَ
ٱلْقُرْءَانَ
أَمْ
عَلَىٰ
قُلُوبٍ
أَقْفَالُهَآ
Onlar, Kur'an üzerinde düşünmüyorlar mı?[1] Yoksa kalpleri üzerinde kilitleri mi var?
Detay ve Kelime Analizi
25
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
ٱرْتَدُّوا۟
عَلَىٰٓ
أَدْبَـٰرِهِم
مِّنۢ
بَعْدِ
مَا
تَبَيَّنَ
لَهُمُ
ٱلْهُدَى ۙ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
سَوَّلَ
لَهُمْ
وَأَمْلَىٰ
لَهُمْ
Kendilerine doğru yol açıkça belli olduktan sonra, ona sırt dönenleri, şeytan aldattı ve onları boş ümitlere yöneltti.
Detay ve Kelime Analizi
26
ذَٰلِكَ
بِأَنَّهُمْ
قَالُوا۟
لِلَّذِينَ
كَرِهُوا۟
مَا
نَزَّلَ
ٱللَّهُ
سَنُطِيعُكُمْ
فِى
بَعْضِ
ٱلْأَمْرِ ۖ
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
إِسْرَارَهُمْ
Bu, onların, Allah'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: "Bazı işlerde size uyacağız." demeleri nedeniyledir. Allah, onların gizlediklerini biliyor.
Detay ve Kelime Analizi
27
فَكَيْفَ
إِذَا
تَوَفَّتْهُمُ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
يَضْرِبُونَ
وُجُوهَهُمْ
وَأَدْبَـٰرَهُمْ
Melekler onları vefat ettirirken, yüzlerine ve arkalarına vurduklarında onların durumları ne olacak?
Detay ve Kelime Analizi
28
ذَٰلِكَ
بِأَنَّهُمُ
ٱتَّبَعُوا۟
مَآ
أَسْخَطَ
ٱللَّهَ
وَكَرِهُوا۟
رِضْوَٰنَهُۥ
فَأَحْبَطَ
أَعْمَـٰلَهُمْ
Bu, onların, Allah'ı öfkelendiren şeylere uymaları ve O'nun rızasını gereksiz görmelerindendir. Böylece onların yaptıkları işleri boşa çıkardı.
Detay ve Kelime Analizi
29
أَمْ
حَسِبَ
ٱلَّذِينَ
فِى
قُلُوبِهِم
مَّرَضٌ
أَن
لَّن
يُخْرِجَ
ٱللَّهُ
أَضْغَـٰنَهُمْ
Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah'ın, içlerindeki kini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?
Detay ve Kelime Analizi
30
وَلَوْ
نَشَآءُ
لَأَرَيْنَـٰكَهُمْ
فَلَعَرَفْتَهُم
بِسِيمَـٰهُمْ ۚ
وَلَتَعْرِفَنَّهُمْ
فِى
لَحْنِ
ٱلْقَوْلِ ۚ
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
أَعْمَـٰلَكُمْ
Eğer isteseydik onları sana tanıttırırdık. Sen de onları simalarından tanırdın. Yine de sen; onları, konuşma tarzlarından tanırsın. Allah, yaptıklarınızı bilir.
Detay ve Kelime Analizi
31
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْ
حَتَّىٰ
نَعْلَمَ
ٱلْمُجَـٰهِدِينَ
مِنكُمْ
وَٱلصَّـٰبِرِينَ
وَنَبْلُوَا۟
أَخْبَارَكُمْ
İçinizden cihad edenleri ve sabredenleri ortaya çıkarıncaya kadar sizi sınava tabi tutarız. Ve haberlerinizi[1] de sınava tabi tutacağız.
Detay ve Kelime Analizi
32
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَصَدُّوا۟
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
وَشَآقُّوا۟
ٱلرَّسُولَ
مِنۢ
بَعْدِ
مَا
تَبَيَّنَ
لَهُمُ
ٱلْهُدَىٰ
لَن
يَضُرُّوا۟
ٱللَّهَ
شَيْـًۭٔا
وَسَيُحْبِطُ
أَعْمَـٰلَهُمْ
Kafirler, Allah'ın yolundan alıkoyanlar, doğru yol açıkça belli olduktan sonra Resul'e karşı gelen kimseler, hiçbir şekilde ve asla Allah'a zarar veremezler. Allah, onların yaptıklarını boşa çıkaracaktır.
Detay ve Kelime Analizi
33
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
أَطِيعُوا۟
ٱللَّهَ
وَأَطِيعُوا۟
ٱلرَّسُولَ
وَلَا
تُبْطِلُوٓا۟
أَعْمَـٰلَكُمْ
Ey iman edenler! Allah'a itaat edin ve Resul'e itaat edin.[1] Yaptıklarınızı boşa çıkarmayın.[2]
Detay ve Kelime Analizi
34
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَصَدُّوا۟
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
ثُمَّ
مَاتُوا۟
وَهُمْ
كُفَّارٌۭ
فَلَن
يَغْفِرَ
ٱللَّهُ
لَهُمْ
Kafir olanlar, Allah'ın yolundan alıkoyanlar; sonra da kafir olarak ölen kimseleri, Allah, asla bağışlamayacaktır.
Detay ve Kelime Analizi
35
فَلَا
تَهِنُوا۟
وَتَدْعُوٓا۟
إِلَى
ٱلسَّلْمِ
وَأَنتُمُ
ٱلْأَعْلَوْنَ
وَٱللَّهُ
مَعَكُمْ
وَلَن
يَتِرَكُمْ
أَعْمَـٰلَكُمْ
O halde gevşemeyin ve siz üstünken barışa çağırmayın. Allah, sizinle beraberdir. Yaptıklarınızı asla boşa çıkarmayacaktır.
Detay ve Kelime Analizi
36
إِنَّمَا
ٱلْحَيَوٰةُ
ٱلدُّنْيَا
لَعِبٌۭ
وَلَهْوٌۭ ۚ
وَإِن
تُؤْمِنُوا۟
وَتَتَّقُوا۟
يُؤْتِكُمْ
أُجُورَكُمْ
وَلَا
يَسْـَٔلْكُمْ
أَمْوَٰلَكُمْ
Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve eğlencedir.[1] Eğer iman eder ve takva sahibi olursanız, size ödülleriniz verilir. Ve sizden mallarınızı istemez.
Detay ve Kelime Analizi
37
إِن
يَسْـَٔلْكُمُوهَا
فَيُحْفِكُمْ
تَبْخَلُوا۟
وَيُخْرِجْ
أَضْغَـٰنَكُمْ
Eğer sizden onu[1] isteyip de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Böylece hoşnutsuzluğunuzu açığa çıkarırdı.
Detay ve Kelime Analizi
38
هَـٰٓأَنتُمْ
هَـٰٓؤُلَآءِ
تُدْعَوْنَ
لِتُنفِقُوا۟
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
فَمِنكُم
مَّن
يَبْخَلُ ۖ
وَمَن
يَبْخَلْ
فَإِنَّمَا
يَبْخَلُ
عَن
نَّفْسِهِۦ ۚ
وَٱللَّهُ
ٱلْغَنِىُّ
وَأَنتُمُ
ٱلْفُقَرَآءُ ۚ
وَإِن
تَتَوَلَّوْا۟
يَسْتَبْدِلْ
قَوْمًا
غَيْرَكُمْ
ثُمَّ
لَا
يَكُونُوٓا۟
أَمْثَـٰلَكُم
İşte siz böylesiniz. Allah yolunda infak[1] etmeye çağrılırsınız ancak sizden bir kısmınız cimrilik yapar. Kim cimrilik yaparsa, aslında kendi aleyhinde cimrilik yapmış olur. Allah zengindir, siz ise yoksulsunuz. Eğer yüz çevirirseniz, sizin yerinize başka bir halk getirir. Onlar sizin gibi olmazlar.
Detay ve Kelime Analizi