سورة النمل
27. Neml suresi
93 Ayet
21
لَأُعَذِّبَنَّهُۥ
عَذَابًۭا
شَدِيدًا
أَوْ
لَأَا۟ذْبَحَنَّهُۥٓ
أَوْ
لَيَأْتِيَنِّى
بِسُلْطَـٰنٍۢ
مُّبِينٍۢ
"Kesinlikle ona şiddetli bir ceza vereceğim. Ya da onu boğazlayacağım. Ya da bana mazereti ile ilgili açık bir belge getirecek."
Detay ve Kelime Analizi
22
فَمَكَثَ
غَيْرَ
بَعِيدٍۢ
فَقَالَ
أَحَطتُ
بِمَا
لَمْ
تُحِطْ
بِهِۦ
وَجِئْتُكَ
مِن
سَبَإٍۭ
بِنَبَإٍۢ
يَقِينٍ
Çok geçmeden geldi. Ve: "Senin kuşatamadığın[1] bir şeyi kuşattım. Sana Sebe'den kesin doğru olan bir haber getirdim." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
23
إِنِّى
وَجَدتُّ
ٱمْرَأَةًۭ
تَمْلِكُهُمْ
وَأُوتِيَتْ
مِن
كُلِّ
شَىْءٍۢ
وَلَهَا
عَرْشٌ
عَظِيمٌۭ
"Onlara yöneticilik yapan bir kadın buldum. Ona her şeyden verilmiş. Çok görkemli bir tahtı var."
Detay ve Kelime Analizi
24
وَجَدتُّهَا
وَقَوْمَهَا
يَسْجُدُونَ
لِلشَّمْسِ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
وَزَيَّنَ
لَهُمُ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
أَعْمَـٰلَهُمْ
فَصَدَّهُمْ
عَنِ
ٱلسَّبِيلِ
فَهُمْ
لَا
يَهْتَدُونَ
"Kendisini de toplumunu da Allah'ın yanı sıra Güneş'e secde[1] ederken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstererek onları doğru yoldan alıkoymuş, bundan dolayı da doğru yolu bulamıyorlar."
Detay ve Kelime Analizi
25
أَلَّا
يَسْجُدُوا۟
لِلَّهِ
ٱلَّذِى
يُخْرِجُ
ٱلْخَبْءَ
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
وَيَعْلَمُ
مَا
تُخْفُونَ
وَمَا
تُعْلِنُونَ
"Göklerde ve yerde saklı olanı çıkaran, sizin sakladığınızı da açıkladığınızı da bilen Allah'a secde etmeleri gerekmez mi?"
Detay ve Kelime Analizi
26
ٱللَّهُ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
هُوَ
رَبُّ
ٱلْعَرْشِ
ٱلْعَظِيمِ ۩
"Allah ki, büyük arşın[1] sahibidir. O'ndan başka ilah yoktur."
Detay ve Kelime Analizi
27
قَالَ
سَنَنظُرُ
أَصَدَقْتَ
أَمْ
كُنتَ
مِنَ
ٱلْكَـٰذِبِينَ
Süleyman, Hudhud'a: "Bakacağız! Doğru mu söyledin yoksa yalan mı!" dedi.
Detay ve Kelime Analizi
28
ٱذْهَب
بِّكِتَـٰبِى
هَـٰذَا
فَأَلْقِهْ
إِلَيْهِمْ
ثُمَّ
تَوَلَّ
عَنْهُمْ
فَٱنظُرْ
مَاذَا
يَرْجِعُونَ
"Bu mektubumu götür, onlara ilet. Sonra bir kenara çekilip ne tepki vereceklerini gözle."
Detay ve Kelime Analizi
29
قَالَتْ
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلْمَلَؤُا۟
إِنِّىٓ
أُلْقِىَ
إِلَىَّ
كِتَـٰبٌۭ
كَرِيمٌ
Sebe Melike'si: "Ey meleler![1] Bana çok şerefli bir mektup bırakıldı." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
30
إِنَّهُۥ
مِن
سُلَيْمَـٰنَ
وَإِنَّهُۥ
بِسْمِ
ٱللَّهِ
ٱلرَّحْمَـٰنِ
ٱلرَّحِيمِ
"O, Süleyman'ın mektubudur. Rahmeti Bol ve Kesintisiz olan Allah'ın adıyla başlıyor."
Detay ve Kelime Analizi
31
أَلَّا
تَعْلُوا۟
عَلَىَّ
وَأْتُونِى
مُسْلِمِينَ
"Sakın bana karşı büyüklük taslamayın. Teslimiyet[1] içinde bana gelin!" diyor.
Detay ve Kelime Analizi
32
قَالَتْ
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلْمَلَؤُا۟
أَفْتُونِى
فِىٓ
أَمْرِى
مَا
كُنتُ
قَاطِعَةً
أَمْرًا
حَتَّىٰ
تَشْهَدُونِ
"Ey meleler! Bu istekle ilgili bana görüşlerinizi bildirin. Siz, olmadan ben kesin bir karar verecek değilim." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
33
قَالُوا۟
نَحْنُ
أُو۟لُوا۟
قُوَّةٍۢ
وَأُو۟لُوا۟
بَأْسٍۢ
شَدِيدٍۢ
وَٱلْأَمْرُ
إِلَيْكِ
فَٱنظُرِى
مَاذَا
تَأْمُرِينَ
"Biz güçlüyüz ve çok büyük savaş gücüne sahibiz. Buyruk senindir. Nasıl istiyorsan öyle olsun." dediler.
Detay ve Kelime Analizi
34
قَالَتْ
إِنَّ
ٱلْمُلُوكَ
إِذَا
دَخَلُوا۟
قَرْيَةً
أَفْسَدُوهَا
وَجَعَلُوٓا۟
أَعِزَّةَ
أَهْلِهَآ
أَذِلَّةًۭ ۖ
وَكَذَٰلِكَ
يَفْعَلُونَ
Sebe Melike'si: "Hükümdarlar bir ülkeye girdikleri zaman, orayı bozguna uğratırlar. Oranın halkından izzet sahibi olanları zillete düşürürler. Onlar da böyle yapacaklar." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
35
وَإِنِّى
مُرْسِلَةٌ
إِلَيْهِم
بِهَدِيَّةٍۢ
فَنَاظِرَةٌۢ
بِمَ
يَرْجِعُ
ٱلْمُرْسَلُونَ
"Onlara hediyeler göndereyim. Bakalım elçiler nasıl bir cevapla dönecekler?"
Detay ve Kelime Analizi
36
فَلَمَّا
جَآءَ
سُلَيْمَـٰنَ
قَالَ
أَتُمِدُّونَنِ
بِمَالٍۢ
فَمَآ
ءَاتَىٰنِۦَ
ٱللَّهُ
خَيْرٌۭ
مِّمَّآ
ءَاتَىٰكُم
بَلْ
أَنتُم
بِهَدِيَّتِكُمْ
تَفْرَحُونَ
Elçi Süleyman'a geldiğinde, Süleyman: "Bana mal ile yardım etmek mi istiyorsunuz? Oysa Allah'ın bana verdiği, size verdiğinden daha hayırlıdır. Böyle hediyelere ancak sizin gibiler sevinir." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
37
ٱرْجِعْ
إِلَيْهِمْ
فَلَنَأْتِيَنَّهُم
بِجُنُودٍۢ
لَّا
قِبَلَ
لَهُم
بِهَا
وَلَنُخْرِجَنَّهُم
مِّنْهَآ
أَذِلَّةًۭ
وَهُمْ
صَـٰغِرُونَ
"Onlara geri dön. Karşı koyamayacakları bir ordu ile gelir, onları yurtlarından hor ve aşağılanmış olarak çıkarırım."
Detay ve Kelime Analizi
38
قَالَ
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلْمَلَؤُا۟
أَيُّكُمْ
يَأْتِينِى
بِعَرْشِهَا
قَبْلَ
أَن
يَأْتُونِى
مُسْلِمِينَ
Süleyman: "Ey meleler[1]! Onlar teslimiyet içinde bana gelmeden önce hanginiz onun tahtını bana getirebilir?" dedi.
Detay ve Kelime Analizi
39
قَالَ
عِفْرِيتٌۭ
مِّنَ
ٱلْجِنِّ
أَنَا۠
ءَاتِيكَ
بِهِۦ
قَبْلَ
أَن
تَقُومَ
مِن
مَّقَامِكَ ۖ
وَإِنِّى
عَلَيْهِ
لَقَوِىٌّ
أَمِينٌۭ
Cinnlerden[1] bir ifrit[2]: "Sen makamından kalkmadan önce onu sana getiririm. Bunu gerçekleştirebileceğimden eminim." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
40
قَالَ
ٱلَّذِى
عِندَهُۥ
عِلْمٌۭ
مِّنَ
ٱلْكِتَـٰبِ
أَنَا۠
ءَاتِيكَ
بِهِۦ
قَبْلَ
أَن
يَرْتَدَّ
إِلَيْكَ
طَرْفُكَ ۚ
فَلَمَّا
رَءَاهُ
مُسْتَقِرًّا
عِندَهُۥ
قَالَ
هَـٰذَا
مِن
فَضْلِ
رَبِّى
لِيَبْلُوَنِىٓ
ءَأَشْكُرُ
أَمْ
أَكْفُرُ ۖ
وَمَن
شَكَرَ
فَإِنَّمَا
يَشْكُرُ
لِنَفْسِهِۦ ۖ
وَمَن
كَفَرَ
فَإِنَّ
رَبِّى
غَنِىٌّۭ
كَرِيمٌۭ
Kitaptan[1] yanında bir bilgi bulunan kimse: "Onu bakışın sana dönmeden[2] getiririm." dedi. Süleyman, onun yanı başında durduğunu görünce: "Bu Rabb'imin lütfundandır; şükür mü edeceğim yoksa nankörlük mü edeceğim diye beni sınamak içindir." dedi. "Ve kim şükrederse kendisi için şükretmiş olur, kim de nankörlük ederse, bilsin ki Rabb'im Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Cömert'tir. "
Detay ve Kelime Analizi