سورة غافر
40. Mü'min suresi
85 Ayet
41
وَيَـٰقَوْمِ
مَا
لِىٓ
أَدْعُوكُمْ
إِلَى
ٱلنَّجَوٰةِ
وَتَدْعُونَنِىٓ
إِلَى
ٱلنَّارِ
"Ey halkım! Ne gariptir ki siz beni ateşe, ben ise sizi kurtuluşa çağırıyorum!"
Detay ve Kelime Analizi
42
تَدْعُونَنِى
لِأَكْفُرَ
بِٱللَّهِ
وَأُشْرِكَ
بِهِۦ
مَا
لَيْسَ
لِى
بِهِۦ
عِلْمٌۭ
وَأَنَا۠
أَدْعُوكُمْ
إِلَى
ٱلْعَزِيزِ
ٱلْغَفَّـٰرِ
"Siz beni Allah'ı yalanlamaya ve hakkında bilgim olmayan şeyleri O'na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben ise sizi Mutlak Üstün ve Çok Bağışlayıcı Olan'a çağırıyorum."
Detay ve Kelime Analizi
43
لَا
جَرَمَ
أَنَّمَا
تَدْعُونَنِىٓ
إِلَيْهِ
لَيْسَ
لَهُۥ
دَعْوَةٌۭ
فِى
ٱلدُّنْيَا
وَلَا
فِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ
وَأَنَّ
مَرَدَّنَآ
إِلَى
ٱللَّهِ
وَأَنَّ
ٱلْمُسْرِفِينَ
هُمْ
أَصْحَـٰبُ
ٱلنَّارِ
"Şu bir gerçek ki, sizin beni kendisine çağırdığınız şey, dünyada da ahirette de kendisine çağıranlara cevap verme gücü olmayan şeydir. Kuşkusuz dönüşümüz Allah'adır. Haddi aşanlar Cehennem'liktirler."
Detay ve Kelime Analizi
44
فَسَتَذْكُرُونَ
مَآ
أَقُولُ
لَكُمْ ۚ
وَأُفَوِّضُ
أَمْرِىٓ
إِلَى
ٱللَّهِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
بَصِيرٌۢ
بِٱلْعِبَادِ
"Sizin için söylediklerimin doğruluğunu yakında anlayacaksınız. Ben işimi Allah'a havale ediyorum. Allah, kullarının yaptığı her şeyi görmektedir."
Detay ve Kelime Analizi
45
فَوَقَىٰهُ
ٱللَّهُ
سَيِّـَٔاتِ
مَا
مَكَرُوا۟ ۖ
وَحَاقَ
بِـَٔالِ
فِرْعَوْنَ
سُوٓءُ
ٱلْعَذَابِ
Sonra Allah onu,[1] onların yaptıkları planların kötülüklerinden korudu. Firavuncuları ise azabın kötüsü kuşattı.
Detay ve Kelime Analizi
46
ٱلنَّارُ
يُعْرَضُونَ
عَلَيْهَا
غُدُوًّۭا
وَعَشِيًّۭا ۖ
وَيَوْمَ
تَقُومُ
ٱلسَّاعَةُ
أَدْخِلُوٓا۟
ءَالَ
فِرْعَوْنَ
أَشَدَّ
ٱلْعَذَابِ
Ateş! Sabah akşam ona[1] arz olunurlar. O Sa'at'in gerçekleşeceği gün: "Firavuncuları azabın şiddetlisine sokun!"
Detay ve Kelime Analizi
47
وَإِذْ
يَتَحَآجُّونَ
فِى
ٱلنَّارِ
فَيَقُولُ
ٱلضُّعَفَـٰٓؤُا۟
لِلَّذِينَ
ٱسْتَكْبَرُوٓا۟
إِنَّا
كُنَّا
لَكُمْ
تَبَعًۭا
فَهَلْ
أَنتُم
مُّغْنُونَ
عَنَّا
نَصِيبًۭا
مِّنَ
ٱلنَّارِ
Ateşin içinde birbirlerini suçlarlar; güçsüz olanlar, büyüklük taslayanlara: "Biz size uyduk, şimdi siz ateşin bir kısmını bizden savabilir misiniz?" derler.
Detay ve Kelime Analizi
48
قَالَ
ٱلَّذِينَ
ٱسْتَكْبَرُوٓا۟
إِنَّا
كُلٌّۭ
فِيهَآ
إِنَّ
ٱللَّهَ
قَدْ
حَكَمَ
بَيْنَ
ٱلْعِبَادِ
Büyüklük taslayanlar: "Hepimiz onun içindeyiz. Artık Allah, kulları arasında hükmünü verdi." derler.
Detay ve Kelime Analizi
49
وَقَالَ
ٱلَّذِينَ
فِى
ٱلنَّارِ
لِخَزَنَةِ
جَهَنَّمَ
ٱدْعُوا۟
رَبَّكُمْ
يُخَفِّفْ
عَنَّا
يَوْمًۭا
مِّنَ
ٱلْعَذَابِ
Ateşte olanlar, Cehennem görevlilerine: "Rabb'inize dua edin de bir gün de olsa azabı bizden hafifletsin." derler.
Detay ve Kelime Analizi
50
قَالُوٓا۟
أَوَلَمْ
تَكُ
تَأْتِيكُمْ
رُسُلُكُم
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ۖ
قَالُوا۟
بَلَىٰ ۚ
قَالُوا۟
فَٱدْعُوا۟ ۗ
وَمَا
دُعَـٰٓؤُا۟
ٱلْكَـٰفِرِينَ
إِلَّا
فِى
ضَلَـٰلٍ
Görevliler: "Resulleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?" derler. Onlar: "Evet, geldiler." derler. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarıp yakarın; Kafirlerin duası ancak boş ve anlamsızdır." derler.
Detay ve Kelime Analizi
51
إِنَّا
لَنَنصُرُ
رُسُلَنَا
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
فِى
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
وَيَوْمَ
يَقُومُ
ٱلْأَشْهَـٰدُ
Biz, Resullerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve tanıkların tanıklık edecekleri günde[1] kesinlikle yardım ederiz.
Detay ve Kelime Analizi
52
يَوْمَ
لَا
يَنفَعُ
ٱلظَّـٰلِمِينَ
مَعْذِرَتُهُمْ ۖ
وَلَهُمُ
ٱللَّعْنَةُ
وَلَهُمْ
سُوٓءُ
ٱلدَّارِ
O Gün zalimlere, mazeretleri yarar sağlamaz. Onlara lanet okunacak ve yurtların en kötüsü onlar içindir.
Detay ve Kelime Analizi
53
وَلَقَدْ
ءَاتَيْنَا
مُوسَى
ٱلْهُدَىٰ
وَأَوْرَثْنَا
بَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
ٱلْكِتَـٰبَ
Ant olsun ki Musa'ya hidayet[1] verdik. İsrailoğulları'na Kitap'ı miras bıraktık;
Detay ve Kelime Analizi
54
هُدًۭى
وَذِكْرَىٰ
لِأُو۟لِى
ٱلْأَلْبَـٰبِ
Temiz akıl sahipleri için doğru yolu gösterici ve öğüt olarak.
Detay ve Kelime Analizi
55
فَٱصْبِرْ
إِنَّ
وَعْدَ
ٱللَّهِ
حَقٌّۭ
وَٱسْتَغْفِرْ
لِذَنۢبِكَ
وَسَبِّحْ
بِحَمْدِ
رَبِّكَ
بِٱلْعَشِىِّ
وَٱلْإِبْكَـٰرِ
O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Suçların için bağışlanma dile. Akşam sabah[1] Rabb'ini hamd ile tesbih[2] et.
Detay ve Kelime Analizi
56
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
يُجَـٰدِلُونَ
فِىٓ
ءَايَـٰتِ
ٱللَّهِ
بِغَيْرِ
سُلْطَـٰنٍ
أَتَىٰهُمْ ۙ
إِن
فِى
صُدُورِهِمْ
إِلَّا
كِبْرٌۭ
مَّا
هُم
بِبَـٰلِغِيهِ ۚ
فَٱسْتَعِذْ
بِٱللَّهِ ۖ
إِنَّهُۥ
هُوَ
ٱلسَّمِيعُ
ٱلْبَصِيرُ
Yetkili kılınmadıkları halde Allah'ın ayetleri hakkında ileri geri konuşanların kalplerinde, hiçbir zaman tatmin edemeyecekleri bir büyüklenme tutkusu vardır. Sen, Allah'a sığın. O, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.
Detay ve Kelime Analizi
57
لَخَلْقُ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
أَكْبَرُ
مِنْ
خَلْقِ
ٱلنَّاسِ
وَلَـٰكِنَّ
أَكْثَرَ
ٱلنَّاسِ
لَا
يَعْلَمُونَ
Elbette ki göklerin ve yerin yaratılması, insanların yaratılmasından daha büyük bir şeydir. Ama insanların çoğu bu gerçeği kavramıyorlar.
Detay ve Kelime Analizi
58
وَمَا
يَسْتَوِى
ٱلْأَعْمَىٰ
وَٱلْبَصِيرُ
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَمِلُوا۟
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
وَلَا
ٱلْمُسِىٓءُ ۚ
قَلِيلًۭا
مَّا
تَتَذَكَّرُونَ
Kör ile gören bir değildir.[1] İman edip salihatı yapanlar ile kötülük yapanlar da bir değildir. Ne kadar az düşünüyorsunuz?
Detay ve Kelime Analizi
59
إِنَّ
ٱلسَّاعَةَ
لَـَٔاتِيَةٌۭ
لَّا
رَيْبَ
فِيهَا
وَلَـٰكِنَّ
أَكْثَرَ
ٱلنَّاسِ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Kuşkusuz ki o Sa'at[1] mutlaka gelecektir. Onun geleceği kesinlikle doğrudur. Fakat insanların çoğu buna inanmazlar.
Detay ve Kelime Analizi
60
وَقَالَ
رَبُّكُمُ
ٱدْعُونِىٓ
أَسْتَجِبْ
لَكُمْ ۚ
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
يَسْتَكْبِرُونَ
عَنْ
عِبَادَتِى
سَيَدْخُلُونَ
جَهَنَّمَ
دَاخِرِينَ
Rabb'iniz: "Bana dua[1] edin ki size karşılık vereyim. Bana kulluk etmeye büyüklenenler, horlanmış olarak Cehennem'e gireceklerdir." dedi.
Detay ve Kelime Analizi