Monoteist Meali
Görevliler: "Resulleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?" derler. Onlar: "Evet, geldiler." derler. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarıp yakarın; Kafirlerin duası ancak boş ve anlamsızdır." derler.
قَالُوٓا۟
أَوَلَمْ
تَكُ
تَأْتِيكُمْ
رُسُلُكُم
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ ۖ
قَالُوا۟
بَلَىٰ ۚ
قَالُوا۟
فَٱدْعُوا۟ ۗ
وَمَا
دُعَـٰٓؤُا۟
ٱلْكَـٰفِرِينَ
إِلَّا
فِى
ضَلَـٰلٍ
Kalu e ve lem teku te'tikum rusulukum bil beyyinat, kalu bela, kalu fed'u, ve ma duaul kafirine illa fi dalal.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kalu | dediler | قول |
| 2 | evelem | -miydi? | - |
| 3 | teku | değil- | كون |
| 4 | te'tikum | size geliyor | اتي |
| 5 | rusulukum | elçileriniz | رسل |
| 6 | bil-beyyinati | açık kanıtlarla | بين |
| 7 | kalu | dediler | قول |
| 8 | bela | evet (gelirlerdi) | - |
| 9 | kalu | dediler | قول |
| 10 | fed'u | öyle ise yalvar(ıp dur)un | دعو |
| 11 | vema | fakat değildir | - |
| 12 | duaa'u | yalvarması | دعو |
| 13 | l-kafirine | kafirlerin | كفر |
| 14 | illa | başkası | - |
| 15 | fi | - | |
| 16 | delalin | dalaletten | ضلل |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Bekçiler, "Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?" diyecekler. Onlar da, "Getirdiler" cevabını vereceklerdir. Bunun üzerine bekçiler de, "O halde kendiniz yalvarınız" diyecekler. Halbuki kafirlerin yalvarması boşunadır.
Mehmet Okuyan
(Cehennemin bekçileri) "Size elçileriniz apaçık deliller getirmediler mi?" diyecekler. Onlar da "Evet (getirdiler)!" cevabını verecekler. (Bekçiler ise) "(Öyleyse) kendiniz yalvarın! (Gerçi) kâfirlerin yalvarması sadece boşunadır." diyeceklerdir.
Edip Yüksel
Onlar da derler ki, "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?" "Evet" derler. Bunun üzerine onlar, "Öyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkarcıların yalvarması sonuç vermez."
Süleymaniye Vakfı
Görevliler: "Size gönderilen elçiler, apaçık belgelerle gelmediler mi?" deyince onlar "Elbette geldiler." cevabını verirler[1]. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarın!" derler ama kafirlerin yalvarışları boşunadır[2].
Ali Rıza Safa
Diyecekler ki: "Elçileriniz, size açık kanıtlar getirmemiş miydi?" "Evet, öyle!" diyecekler. "Öyleyse kendiniz yakarışta bulunun!" Oysa nankörlük edenlerin yaptıkları yakarışlar boşunadır.
Mustafa İslamoğlu
(Bekçiler) şöyle cevap verecek: "Elçileriniz size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmemişler miydi?" (Berikiler): "Elbette (gelmişti)" diyecekler. (Bekçiler) diyecek ki: "O halde yalvarmaya devam edin! Ama inkarı tabiat edinenlerin yalvarması aldanışı (artırmaktan) başka bir sonuç vermez."
Yaşar Nuri Öztürk
Bekçiler derler ki: "Resulleriniz size açık seçik mesajlar getirmezler miydi?" Derler ki: "Elbette getirirlerdi!" Bekçiler: "O halde yalvarın durun; inkarcıların yakarışları çıkmazda kalıp gitmiştir." diye cevap verirler.
Ali Bulaç
(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bekçiler: "Ya size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı ki?" derler. Onlar: " Evet." derler. Bekçiler: "Öyle ise kendiniz dua edin." derler. Kafirlerin duası ise hep çıkmazdadır.
Muhammed Esed
(Cehennemin bekçileri): "Elçileriniz size hakikatin bütün kanıtlarını getirmiş değiller miydi?" diye soracaklar. O (ateşdeki)ler, "Evet, öyleydi!" diyecekler. (Ve cehennemin bekçileri,) "Madem öyle yalvarıp durun!" diye cevap verecekler; çünkü inkar edenlerin yalvarması, avunmadan başka bir anlam taşımaz.
Diyanet İşleri
(Cehennem bekçileri) derler ki: "Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?" Onlar, "Evet, getirmişti" derler. (Bekçiler), "Öyleyse kendiniz yalvarın" derler. Şüphesiz kafirlerin duası boşunadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya size, derler: beyyinelerle Resulleriniz geliyor değilmi idi ki? Evet, derler, öyle ise kendiniz dua edin derler, kafirlerin duası ise hep çıkmazdadır
Süleyman Ateş
(Bekçiler) Dediler: "Elçileriniz size açık kanıtlar getirmezler miydi?" "Evet (getirirlerdi) dediler. (Bekçiler:) "Öyle ise yalvar(ıp dur)un. Nankörlerin yalvarması hep çıkmazdadır." dediler.
Gültekin Onan
(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.
Hasan Basri Çantay
(Bekçiler şöyle) söylediler (söylerler): "Size peygamberleriniz açık açık bürhanlar (mu'cizeler) getirmedi miydi"? (Öbürleri) "Evet (getirdi) dediler (derler). (Bekçiler de) "O halde (kendiniz) yalvarın!" dediler (derler). Halbuki kafirlerin düası hedef olmakdan başka (bir değeri haaiz) değildir.
İbni Kesir
Onlar da derler ki: Size peygamberleriniz burhanlarla gelmemişler miydi? Evet, derler. Öyleyse kendiniz yalvarın, derler. Kafirlerin yalvarışı şüphesiz boşunadır.
Şaban Piriş
Onlar da: -Size, apaçık belgelerle peygamberleriniz gelmedi mi? derler. -Evet, derler. Bekçiler de: -O halde kendiniz dua edin. Ama kafirlerin duası boşunadır, derler.
Ahmed Hulusi
(Bekçiler) dediler ki: "Rasulleriniz size apaçık deliller olarak gelmedi mi?". . . Dediler ki: "Evet". . . (Bekçiler) dediler ki: "O halde kendiniz dua edin!". . . Hakikat bilgisini inkar edenlerin duası da asılsız yönelişten başka bir şey değildir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlar da derler ki, 'Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?' 'Evet' derler. Bunun üzerine onlar, 'Öyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkarcıların yalvarması sonuç vermez.'
Erhan Aktaş
Görevliler: "Resulleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?" derler. Onlar: "Evet, geldiler." derler. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarıp yakarın; Kafirlerin duası ancak boş ve anlamsızdır." derler.
Progressive Muslims
They will Say: "Did not your messengers come to you with proofs" They will reply: "Yes. " They will Say: "Then call out, for the call of the rejecters is nothing but in vain."
Sam Gerrans
They will say: “Came not your messengers to you with the clear signs?” They will say: “Verily.” They will say: “Then call!” But the call of the false claimers of guidance is only in error.
Aisha Bewley
They will ask, ‘Did your Messengers not bring you the Clear Signs?’ They will answer, ‘Yes. ’ They will say, ‘Then you call!’ But the calling of the kafirun only goes astray.
Rashad Khalifa
They will say, "Did you not receive your messengers who delivered to you clear messages?" They will reply, "Yes we did." They will say, "Then implore (as much as you wish); the imploring of the disbelievers is always in vain."
Edip-Layth
They will say, "Did not your messengers come to you with proofs?" They will reply: "Yes." They will say, "Then call out, for the call of the ingrates is nothing but in vain."
Monoteist Meali
Görevliler: "Resulleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?" derler. Onlar: "Evet, geldiler." derler. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarıp yakarın; Kafirlerin duası ancak boş ve anlamsızdır." derler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kalu | dediler | قول |
| 2 | evelem | -miydi? | - |
| 3 | teku | değil- | كون |
| 4 | te'tikum | size geliyor | اتي |
| 5 | rusulukum | elçileriniz | رسل |
| 6 | bil-beyyinati | açık kanıtlarla | بين |
| 7 | kalu | dediler | قول |
| 8 | bela | evet (gelirlerdi) | - |
| 9 | kalu | dediler | قول |
| 10 | fed'u | öyle ise yalvar(ıp dur)un | دعو |
| 11 | vema | fakat değildir | - |
| 12 | duaa'u | yalvarması | دعو |
| 13 | l-kafirine | kafirlerin | كفر |
| 14 | illa | başkası | - |
| 15 | fi | - | |
| 16 | delalin | dalaletten | ضلل |
Bayraktar Bayraklı
Bekçiler, "Peygamberleriniz size apaçık deliller getirmediler mi?" diyecekler. Onlar da, "Getirdiler" cevabını vereceklerdir. Bunun üzerine bekçiler de, "O halde kendiniz yalvarınız" diyecekler. Halbuki kafirlerin yalvarması boşunadır.
Mehmet Okuyan
(Cehennemin bekçileri) "Size elçileriniz apaçık deliller getirmediler mi?" diyecekler. Onlar da "Evet (getirdiler)!" cevabını verecekler. (Bekçiler ise) "(Öyleyse) kendiniz yalvarın! (Gerçi) kâfirlerin yalvarması sadece boşunadır." diyeceklerdir.
Edip Yüksel
Onlar da derler ki, "Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?" "Evet" derler. Bunun üzerine onlar, "Öyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkarcıların yalvarması sonuç vermez."
Süleymaniye Vakfı
Görevliler: "Size gönderilen elçiler, apaçık belgelerle gelmediler mi?" deyince onlar "Elbette geldiler." cevabını verirler[1]. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarın!" derler ama kafirlerin yalvarışları boşunadır[2].
Ali Rıza Safa
Diyecekler ki: "Elçileriniz, size açık kanıtlar getirmemiş miydi?" "Evet, öyle!" diyecekler. "Öyleyse kendiniz yakarışta bulunun!" Oysa nankörlük edenlerin yaptıkları yakarışlar boşunadır.
Mustafa İslamoğlu
(Bekçiler) şöyle cevap verecek: "Elçileriniz size hakikatin apaçık belgeleriyle gelmemişler miydi?" (Berikiler): "Elbette (gelmişti)" diyecekler. (Bekçiler) diyecek ki: "O halde yalvarmaya devam edin! Ama inkarı tabiat edinenlerin yalvarması aldanışı (artırmaktan) başka bir sonuç vermez."
Yaşar Nuri Öztürk
Bekçiler derler ki: "Resulleriniz size açık seçik mesajlar getirmezler miydi?" Derler ki: "Elbette getirirlerdi!" Bekçiler: "O halde yalvarın durun; inkarcıların yakarışları çıkmazda kalıp gitmiştir." diye cevap verirler.
Ali Bulaç
(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bekçiler: "Ya size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar mıydı ki?" derler. Onlar: " Evet." derler. Bekçiler: "Öyle ise kendiniz dua edin." derler. Kafirlerin duası ise hep çıkmazdadır.
Muhammed Esed
(Cehennemin bekçileri): "Elçileriniz size hakikatin bütün kanıtlarını getirmiş değiller miydi?" diye soracaklar. O (ateşdeki)ler, "Evet, öyleydi!" diyecekler. (Ve cehennemin bekçileri,) "Madem öyle yalvarıp durun!" diye cevap verecekler; çünkü inkar edenlerin yalvarması, avunmadan başka bir anlam taşımaz.
Diyanet İşleri
(Cehennem bekçileri) derler ki: "Size peygamberleriniz açık mucizeler getirmemiş miydi?" Onlar, "Evet, getirmişti" derler. (Bekçiler), "Öyleyse kendiniz yalvarın" derler. Şüphesiz kafirlerin duası boşunadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ya size, derler: beyyinelerle Resulleriniz geliyor değilmi idi ki? Evet, derler, öyle ise kendiniz dua edin derler, kafirlerin duası ise hep çıkmazdadır
Süleyman Ateş
(Bekçiler) Dediler: "Elçileriniz size açık kanıtlar getirmezler miydi?" "Evet (getirirlerdi) dediler. (Bekçiler:) "Öyle ise yalvar(ıp dur)un. Nankörlerin yalvarması hep çıkmazdadır." dediler.
Gültekin Onan
(Bekçiler:) "Size kendi Resulleriniz açık belgelerle gelmez miydi?" dediler. Onlar: "Evet" dediler. (Bekçiler:) "Şu halde siz dua edin" dediler. Oysa kafirlerin duası, çıkmazda olmaktan başkası değildir.
Hasan Basri Çantay
(Bekçiler şöyle) söylediler (söylerler): "Size peygamberleriniz açık açık bürhanlar (mu'cizeler) getirmedi miydi"? (Öbürleri) "Evet (getirdi) dediler (derler). (Bekçiler de) "O halde (kendiniz) yalvarın!" dediler (derler). Halbuki kafirlerin düası hedef olmakdan başka (bir değeri haaiz) değildir.
İbni Kesir
Onlar da derler ki: Size peygamberleriniz burhanlarla gelmemişler miydi? Evet, derler. Öyleyse kendiniz yalvarın, derler. Kafirlerin yalvarışı şüphesiz boşunadır.
Şaban Piriş
Onlar da: -Size, apaçık belgelerle peygamberleriniz gelmedi mi? derler. -Evet, derler. Bekçiler de: -O halde kendiniz dua edin. Ama kafirlerin duası boşunadır, derler.
Ahmed Hulusi
(Bekçiler) dediler ki: "Rasulleriniz size apaçık deliller olarak gelmedi mi?". . . Dediler ki: "Evet". . . (Bekçiler) dediler ki: "O halde kendiniz dua edin!". . . Hakikat bilgisini inkar edenlerin duası da asılsız yönelişten başka bir şey değildir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlar da derler ki, 'Elçileriniz size apaçık delillerle gelmemiş miydi?' 'Evet' derler. Bunun üzerine onlar, 'Öyleyse kendiniz yalvarın. Ne var ki inkarcıların yalvarması sonuç vermez.'
Erhan Aktaş
Görevliler: "Resulleriniz, size kanıt içeren bilgilerle gelmediler mi?" derler. Onlar: "Evet, geldiler." derler. Görevliler: "O halde kendiniz yalvarıp yakarın; Kafirlerin duası ancak boş ve anlamsızdır." derler.
Progressive Muslims
They will Say: "Did not your messengers come to you with proofs" They will reply: "Yes. " They will Say: "Then call out, for the call of the rejecters is nothing but in vain."
Sam Gerrans
They will say: “Came not your messengers to you with the clear signs?” They will say: “Verily.” They will say: “Then call!” But the call of the false claimers of guidance is only in error.
Aisha Bewley
They will ask, ‘Did your Messengers not bring you the Clear Signs?’ They will answer, ‘Yes. ’ They will say, ‘Then you call!’ But the calling of the kafirun only goes astray.
Rashad Khalifa
They will say, "Did you not receive your messengers who delivered to you clear messages?" They will reply, "Yes we did." They will say, "Then implore (as much as you wish); the imploring of the disbelievers is always in vain."
Edip-Layth
They will say, "Did not your messengers come to you with proofs?" They will reply: "Yes." They will say, "Then call out, for the call of the ingrates is nothing but in vain."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.