سورة التوبة
9. Tevbe suresi
129 Ayet
81
فَرِحَ
ٱلْمُخَلَّفُونَ
بِمَقْعَدِهِمْ
خِلَـٰفَ
رَسُولِ
ٱللَّهِ
وَكَرِهُوٓا۟
أَن
يُجَـٰهِدُوا۟
بِأَمْوَٰلِهِمْ
وَأَنفُسِهِمْ
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
وَقَالُوا۟
لَا
تَنفِرُوا۟
فِى
ٱلْحَرِّ ۗ
قُلْ
نَارُ
جَهَنَّمَ
أَشَدُّ
حَرًّۭا ۚ
لَّوْ
كَانُوا۟
يَفْقَهُونَ
Allah'ın Resul'üne muhalefet ederek geride kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Mallarıyla, canlarıyla cihad etmekten hoşlanmadılar. Bir de "Bu sıcakta savaşa çıkmayın." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlasalardı!
Detay ve Kelime Analizi
82
فَلْيَضْحَكُوا۟
قَلِيلًۭا
وَلْيَبْكُوا۟
كَثِيرًۭا
جَزَآءًۢ
بِمَا
كَانُوا۟
يَكْسِبُونَ
Öyleyse yaptıklarına karşılık, az gülüp, çok ağlasınlar.
Detay ve Kelime Analizi
83
فَإِن
رَّجَعَكَ
ٱللَّهُ
إِلَىٰ
طَآئِفَةٍۢ
مِّنْهُمْ
فَٱسْتَـْٔذَنُوكَ
لِلْخُرُوجِ
فَقُل
لَّن
تَخْرُجُوا۟
مَعِىَ
أَبَدًۭا
وَلَن
تُقَـٰتِلُوا۟
مَعِىَ
عَدُوًّا ۖ
إِنَّكُمْ
رَضِيتُم
بِٱلْقُعُودِ
أَوَّلَ
مَرَّةٍۢ
فَٱقْعُدُوا۟
مَعَ
ٱلْخَـٰلِفِينَ
Eğer Allah, seni onlardan bir grupla karşılaştırırsa, onlar da seninle savaşa çıkmak için izin isterlerse; de ki: "Benimle asla çıkamayacaksınız. Artık benimle hiçbir düşmanla savaşamayacaksınız. Çünkü siz daha önce oturup kalmayı tercih ettiniz. Artık, geride kalanlarla oturun!"
Detay ve Kelime Analizi
84
وَلَا
تُصَلِّ
عَلَىٰٓ
أَحَدٍۢ
مِّنْهُم
مَّاتَ
أَبَدًۭا
وَلَا
تَقُمْ
عَلَىٰ
قَبْرِهِۦٓ ۖ
إِنَّهُمْ
كَفَرُوا۟
بِٱللَّهِ
وَرَسُولِهِۦ
وَمَاتُوا۟
وَهُمْ
فَـٰسِقُونَ
Onlardan ölen hiçbir kimseye, asla salat[1] etme ve kabirlerinin başında da durma. Çünkü onlar, Allah ve Resul'ünü küfrettiler.[2] Ve onlar fasık[3] olarak öldüler.
Detay ve Kelime Analizi
85
وَلَا
تُعْجِبْكَ
أَمْوَٰلُهُمْ
وَأَوْلَـٰدُهُمْ ۚ
إِنَّمَا
يُرِيدُ
ٱللَّهُ
أَن
يُعَذِّبَهُم
بِهَا
فِى
ٱلدُّنْيَا
وَتَزْهَقَ
أَنفُسُهُمْ
وَهُمْ
كَـٰفِرُونَ
Öyleyse, onların[1] malları ve çocukları seni imrendirmesin. Doğrusu, Allah, bunlarla, onlara dünya hayatında azap etmeyi ve canlarının Kafir olarak çıkmasını istiyor.
Detay ve Kelime Analizi
86
وَإِذَآ
أُنزِلَتْ
سُورَةٌ
أَنْ
ءَامِنُوا۟
بِٱللَّهِ
وَجَـٰهِدُوا۟
مَعَ
رَسُولِهِ
ٱسْتَـْٔذَنَكَ
أُو۟لُوا۟
ٱلطَّوْلِ
مِنْهُمْ
وَقَالُوا۟
ذَرْنَا
نَكُن
مَّعَ
ٱلْقَـٰعِدِينَ
"Allah'a iman edin, Resul'ü ile birlikte cihad edin." diye bir sure indirildiği zaman, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler: "Bırak bizi oturanlarla beraber oturalım." dediler.
Detay ve Kelime Analizi
87
رَضُوا۟
بِأَن
يَكُونُوا۟
مَعَ
ٱلْخَوَالِفِ
وَطُبِعَ
عَلَىٰ
قُلُوبِهِمْ
فَهُمْ
لَا
يَفْقَهُونَ
Onlar, geride kalanlarla[1] beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
Detay ve Kelime Analizi
88
لَـٰكِنِ
ٱلرَّسُولُ
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
مَعَهُۥ
جَـٰهَدُوا۟
بِأَمْوَٰلِهِمْ
وَأَنفُسِهِمْ ۚ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
لَهُمُ
ٱلْخَيْرَٰتُ ۖ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْمُفْلِحُونَ
Fakat Resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, bütün hayırlar onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.
Detay ve Kelime Analizi
89
أَعَدَّ
ٱللَّهُ
لَهُمْ
جَنَّـٰتٍۢ
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ
خَـٰلِدِينَ
فِيهَا ۚ
ذَٰلِكَ
ٱلْفَوْزُ
ٱلْعَظِيمُ
Allah, onlar için içinden ırmaklar akan, içinde süresiz kalacakları Cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.
Detay ve Kelime Analizi
90
وَجَآءَ
ٱلْمُعَذِّرُونَ
مِنَ
ٱلْأَعْرَابِ
لِيُؤْذَنَ
لَهُمْ
وَقَعَدَ
ٱلَّذِينَ
كَذَبُوا۟
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُۥ ۚ
سَيُصِيبُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
مِنْهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌۭ
Özür beyan eden Bedevi Araplar, kendilerine izin verilmesi için geldiler. Allah'a ve Resul'üne yalan söyleyenler ise oturup kaldılar. Onlardan Kafir olanlara yakında can yakıcı bir azap dokunacaktır.
Detay ve Kelime Analizi
91
لَّيْسَ
عَلَى
ٱلضُّعَفَآءِ
وَلَا
عَلَى
ٱلْمَرْضَىٰ
وَلَا
عَلَى
ٱلَّذِينَ
لَا
يَجِدُونَ
مَا
يُنفِقُونَ
حَرَجٌ
إِذَا
نَصَحُوا۟
لِلَّهِ
وَرَسُولِهِۦ ۚ
مَا
عَلَى
ٱلْمُحْسِنِينَ
مِن
سَبِيلٍۢ ۚ
وَٱللَّهُ
غَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Zayıflara, hastalara ve harcayacakları bir şeyi olmayanlara, Allah ve Resul'üne bağlı kaldıkları sürece bir sorumluluk yoktur. İyilik edenlerin aleyhine de bir yol yoktur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Detay ve Kelime Analizi
92
وَلَا
عَلَى
ٱلَّذِينَ
إِذَا
مَآ
أَتَوْكَ
لِتَحْمِلَهُمْ
قُلْتَ
لَآ
أَجِدُ
مَآ
أَحْمِلُكُمْ
عَلَيْهِ
تَوَلَّوا۟
وَّأَعْيُنُهُمْ
تَفِيضُ
مِنَ
ٱلدَّمْعِ
حَزَنًا
أَلَّا
يَجِدُوا۟
مَا
يُنفِقُونَ
Bir de sana, kendilerine binek sağlaman için başvurduklarında, "Sizi bindirecek bir şey bulamıyorum." dediğin zaman, harcayacakları bir şeyleri olmadığı için üzüntüden gözlerinden yaşlar akıtarak geri dönüp gidenlere de bir sorumluluk yoktur.
Detay ve Kelime Analizi
93
إِنَّمَا
ٱلسَّبِيلُ
عَلَى
ٱلَّذِينَ
يَسْتَـْٔذِنُونَكَ
وَهُمْ
أَغْنِيَآءُ ۚ
رَضُوا۟
بِأَن
يَكُونُوا۟
مَعَ
ٱلْخَوَالِفِ
وَطَبَعَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
قُلُوبِهِمْ
فَهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Ancak imkanları olduğu halde senden izin isteyenler kınanmalıdır. Onlar, geride kalanlarla beraber olmayı istediler. Allah da onların kalplerini mühürledi. Bu yüzden artık onlar yaptıkları yanlışı idrak etmezler.
Detay ve Kelime Analizi
94
يَعْتَذِرُونَ
إِلَيْكُمْ
إِذَا
رَجَعْتُمْ
إِلَيْهِمْ ۚ
قُل
لَّا
تَعْتَذِرُوا۟
لَن
نُّؤْمِنَ
لَكُمْ
قَدْ
نَبَّأَنَا
ٱللَّهُ
مِنْ
أَخْبَارِكُمْ ۚ
وَسَيَرَى
ٱللَّهُ
عَمَلَكُمْ
وَرَسُولُهُۥ
ثُمَّ
تُرَدُّونَ
إِلَىٰ
عَـٰلِمِ
ٱلْغَيْبِ
وَٱلشَّهَـٰدَةِ
فَيُنَبِّئُكُم
بِمَا
كُنتُمْ
تَعْمَلُونَ
Onlara döndüğünüz zaman size mazeret ileri sürerler. De ki: "Mazeret ileri sürmeyin, size asla inanmayacağız. Allah, durumunuzdan bizi haberdar etti. Allah ve Resul'ü yapacaklarınızı görecektir. Sonra, görüneni ve görünmeyeni bilene döndürüleceksiniz. O, bütün yaptıklarınızı size bildirecektir."
Detay ve Kelime Analizi
95
سَيَحْلِفُونَ
بِٱللَّهِ
لَكُمْ
إِذَا
ٱنقَلَبْتُمْ
إِلَيْهِمْ
لِتُعْرِضُوا۟
عَنْهُمْ ۖ
فَأَعْرِضُوا۟
عَنْهُمْ ۖ
إِنَّهُمْ
رِجْسٌۭ ۖ
وَمَأْوَىٰهُمْ
جَهَنَّمُ
جَزَآءًۢ
بِمَا
كَانُوا۟
يَكْسِبُونَ
Onlara döndüğünüz zaman, kendilerinden vazgeçmeniz için[1] Allah'a yemin edecekler. Onlardan yüz çevirin. Çünkü onlar murdardır.[2] Yaptıklarının karşılığı olarak varacakları yer Cehennem'dir.
Detay ve Kelime Analizi
96
يَحْلِفُونَ
لَكُمْ
لِتَرْضَوْا۟
عَنْهُمْ ۖ
فَإِن
تَرْضَوْا۟
عَنْهُمْ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يَرْضَىٰ
عَنِ
ٱلْقَوْمِ
ٱلْفَـٰسِقِينَ
Kendilerini hoş göresiniz diye, size yemin ederler. Siz, onlardan razı olsanız da bilesiniz ki Allah fasık olan toplumdan asla razı olmaz.
Detay ve Kelime Analizi
97
ٱلْأَعْرَابُ
أَشَدُّ
كُفْرًۭا
وَنِفَاقًۭا
وَأَجْدَرُ
أَلَّا
يَعْلَمُوا۟
حُدُودَ
مَآ
أَنزَلَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
رَسُولِهِۦ ۗ
وَٱللَّهُ
عَلِيمٌ
حَكِيمٌۭ
Bedevi Araplar, küfür[1] ve nifakta[2] daha katıdırlar. Allah'ın Resul'üne indirdiği sınırları tanımamaya daha yatkındırlar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
98
وَمِنَ
ٱلْأَعْرَابِ
مَن
يَتَّخِذُ
مَا
يُنفِقُ
مَغْرَمًۭا
وَيَتَرَبَّصُ
بِكُمُ
ٱلدَّوَآئِرَ ۚ
عَلَيْهِمْ
دَآئِرَةُ
ٱلسَّوْءِ ۗ
وَٱللَّهُ
سَمِيعٌ
عَلِيمٌۭ
Bedevi Araplar'dan kimisi de yaptığı infakı[1] zarar sayar ve devrin değişmesini ve sizin başınıza kötü devirlerin[2] gelmesini beklerler. Kötü devirler kendi başlarına gelsin. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
99
وَمِنَ
ٱلْأَعْرَابِ
مَن
يُؤْمِنُ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
وَيَتَّخِذُ
مَا
يُنفِقُ
قُرُبَـٰتٍ
عِندَ
ٱللَّهِ
وَصَلَوَٰتِ
ٱلرَّسُولِ ۚ
أَلَآ
إِنَّهَا
قُرْبَةٌۭ
لَّهُمْ ۚ
سَيُدْخِلُهُمُ
ٱللَّهُ
فِى
رَحْمَتِهِۦٓ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Bedevi Araplardan kimisi de Allah'a ve ahiret gününe inanır. İnfak ettiğini Allah katında yakınlığa ve Resul'ün selavatına[1] vesile sayar. Gerçekten o, kendileri için yakınlık vesilesidir. Allah, onları rahmetine alacak. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Detay ve Kelime Analizi
100
وَٱلسَّـٰبِقُونَ
ٱلْأَوَّلُونَ
مِنَ
ٱلْمُهَـٰجِرِينَ
وَٱلْأَنصَارِ
وَٱلَّذِينَ
ٱتَّبَعُوهُم
بِإِحْسَـٰنٍۢ
رَّضِىَ
ٱللَّهُ
عَنْهُمْ
وَرَضُوا۟
عَنْهُ
وَأَعَدَّ
لَهُمْ
جَنَّـٰتٍۢ
تَجْرِى
تَحْتَهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ
خَـٰلِدِينَ
فِيهَآ
أَبَدًۭا ۚ
ذَٰلِكَ
ٱلْفَوْزُ
ٱلْعَظِيمُ
Muhacir[1] ve Ensar'dan,[2] öne geçenlerden ve iyilikte onları izleyenlerden Allah razı olmuştur. Onlar da O'ndan razı olmuştur. Onlara, içinde aralıksız ve sürekli kalacakları, içinden ırmaklar akan Cennetler hazırlamıştır. İşte büyük başarı budur.
Detay ve Kelime Analizi