سورة التوبة
9. Tevbe suresi
129 Ayet
21
يُبَشِّرُهُمْ
رَبُّهُم
بِرَحْمَةٍۢ
مِّنْهُ
وَرِضْوَٰنٍۢ
وَجَنَّـٰتٍۢ
لَّهُمْ
فِيهَا
نَعِيمٌۭ
مُّقِيمٌ
Rabb'leri, onları, Kendi rahmeti, hoşnutluğu ve içinde tükenmeyen nimetler bulunan Cennetler ile müjdeliyor.
Detay ve Kelime Analizi
22
خَـٰلِدِينَ
فِيهَآ
أَبَدًا ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عِندَهُۥٓ
أَجْرٌ
عَظِيمٌۭ
Onlar, orada sürekli kalıcıdırlar. Kuşkusuz büyük ödül Allah'ın katındadır.
Detay ve Kelime Analizi
23
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
لَا
تَتَّخِذُوٓا۟
ءَابَآءَكُمْ
وَإِخْوَٰنَكُمْ
أَوْلِيَآءَ
إِنِ
ٱسْتَحَبُّوا۟
ٱلْكُفْرَ
عَلَى
ٱلْإِيمَـٰنِ ۚ
وَمَن
يَتَوَلَّهُم
مِّنكُمْ
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلظَّـٰلِمُونَ
Ey İman Edenler! Eğer küfrü imana tercih ediyorlarsa, babalarınızı ve kardeşlerinizi evliya[1] edinmeyin. Sizden kim onlara dönerse,[2] işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Detay ve Kelime Analizi
24
قُلْ
إِن
كَانَ
ءَابَآؤُكُمْ
وَأَبْنَآؤُكُمْ
وَإِخْوَٰنُكُمْ
وَأَزْوَٰجُكُمْ
وَعَشِيرَتُكُمْ
وَأَمْوَٰلٌ
ٱقْتَرَفْتُمُوهَا
وَتِجَـٰرَةٌۭ
تَخْشَوْنَ
كَسَادَهَا
وَمَسَـٰكِنُ
تَرْضَوْنَهَآ
أَحَبَّ
إِلَيْكُم
مِّنَ
ٱللَّهِ
وَرَسُولِهِۦ
وَجِهَادٍۢ
فِى
سَبِيلِهِۦ
فَتَرَبَّصُوا۟
حَتَّىٰ
يَأْتِىَ
ٱللَّهُ
بِأَمْرِهِۦ ۗ
وَٱللَّهُ
لَا
يَهْدِى
ٱلْقَوْمَ
ٱلْفَـٰسِقِينَ
De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, sülaleniz; kazandığınız mallarınız, kötüye gitmesinden korktuğunuz ticaretiniz, hoşunuza giden evleriniz, size; Allah'tan, O'nun Resul'ünden ve O'nun yolunda cihad[1] etmekten daha sevimli geliyorsa, o halde Allah'ın hükmünün gerçekleşmesini bekleyin." Allah, fasık olan halkı hidayete iletmez.
Detay ve Kelime Analizi
25
لَقَدْ
نَصَرَكُمُ
ٱللَّهُ
فِى
مَوَاطِنَ
كَثِيرَةٍۢ ۙ
وَيَوْمَ
حُنَيْنٍ ۙ
إِذْ
أَعْجَبَتْكُمْ
كَثْرَتُكُمْ
فَلَمْ
تُغْنِ
عَنكُمْ
شَيْـًۭٔا
وَضَاقَتْ
عَلَيْكُمُ
ٱلْأَرْضُ
بِمَا
رَحُبَتْ
ثُمَّ
وَلَّيْتُم
مُّدْبِرِينَ
Ant olsun ki Allah, size birçok yerde ve Huneyn[1] gününde yardım etmişti. Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de size bir faydası olmamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra da gerisin geri dönüp gitmiştiniz.
Detay ve Kelime Analizi
26
ثُمَّ
أَنزَلَ
ٱللَّهُ
سَكِينَتَهُۥ
عَلَىٰ
رَسُولِهِۦ
وَعَلَى
ٱلْمُؤْمِنِينَ
وَأَنزَلَ
جُنُودًۭا
لَّمْ
تَرَوْهَا
وَعَذَّبَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟ ۚ
وَذَٰلِكَ
جَزَآءُ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
Sonra Allah, Resul'ünün ve İman Edenlerin üzerine dinginlik ve güven indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve Kafirlere azap verdi. İşte budur Kafirlerin cezası.
Detay ve Kelime Analizi
27
ثُمَّ
يَتُوبُ
ٱللَّهُ
مِنۢ
بَعْدِ
ذَٰلِكَ
عَلَىٰ
مَن
يَشَآءُ ۗ
وَٱللَّهُ
غَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
Sonra Allah, bunun ardından hak edenin[1] tevbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Detay ve Kelime Analizi
28
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
إِنَّمَا
ٱلْمُشْرِكُونَ
نَجَسٌۭ
فَلَا
يَقْرَبُوا۟
ٱلْمَسْجِدَ
ٱلْحَرَامَ
بَعْدَ
عَامِهِمْ
هَـٰذَا ۚ
وَإِنْ
خِفْتُمْ
عَيْلَةًۭ
فَسَوْفَ
يُغْنِيكُمُ
ٱللَّهُ
مِن
فَضْلِهِۦٓ
إِن
شَآءَ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلِيمٌ
حَكِيمٌۭ
Ey İman Edenler! Bu Müşrikler ancak necistir.[1] Öyleyse bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah dilerse sizi kendi lütfu ile yakında zengin yapar. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
29
قَـٰتِلُوا۟
ٱلَّذِينَ
لَا
يُؤْمِنُونَ
بِٱللَّهِ
وَلَا
بِٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
وَلَا
يُحَرِّمُونَ
مَا
حَرَّمَ
ٱللَّهُ
وَرَسُولُهُۥ
وَلَا
يَدِينُونَ
دِينَ
ٱلْحَقِّ
مِنَ
ٱلَّذِينَ
أُوتُوا۟
ٱلْكِتَـٰبَ
حَتَّىٰ
يُعْطُوا۟
ٱلْجِزْيَةَ
عَن
يَدٍۢ
وَهُمْ
صَـٰغِرُونَ
Kendilerine Kitap verilenlerden, Allah'a ve Ahiret Günü'ne inanmayan; Allah'ın ve Resul'ünün haram kıldığını haram saymayan ve Hak dini, din edinmeyen kimselerle, üstünlüğünüzü kabul ettirinceye, kendi elleriyle size o[1] cizyeyi[2] verinceye kadar savaşın.[3]
Detay ve Kelime Analizi
30
وَقَالَتِ
ٱلْيَهُودُ
عُزَيْرٌ
ٱبْنُ
ٱللَّهِ
وَقَالَتِ
ٱلنَّصَـٰرَى
ٱلْمَسِيحُ
ٱبْنُ
ٱللَّهِ ۖ
ذَٰلِكَ
قَوْلُهُم
بِأَفْوَٰهِهِمْ ۖ
يُضَـٰهِـُٔونَ
قَوْلَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
مِن
قَبْلُ ۚ
قَـٰتَلَهُمُ
ٱللَّهُ ۚ
أَنَّىٰ
يُؤْفَكُونَ
Yahudiler: "Uzeyr Allah'ın oğludur." dediler; Nesara[1] da: "Mesih Allah'ın oğludur." dediler. Bu, onların dillerine doladıkları sözlerdir ki daha önce küfredenlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah, kahretsin onları! Nasıl da saptırıyorlar.
Detay ve Kelime Analizi
31
ٱتَّخَذُوٓا۟
أَحْبَارَهُمْ
وَرُهْبَـٰنَهُمْ
أَرْبَابًۭا
مِّن
دُونِ
ٱللَّهِ
وَٱلْمَسِيحَ
ٱبْنَ
مَرْيَمَ
وَمَآ
أُمِرُوٓا۟
إِلَّا
لِيَعْبُدُوٓا۟
إِلَـٰهًۭا
وَٰحِدًۭا ۖ
لَّآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
هُوَ ۚ
سُبْحَـٰنَهُۥ
عَمَّا
يُشْرِكُونَ
Onlar, Allah'ın yanı sıra hahamlarını[1], rahiplerini[2] ve Meryem Oğlu Mesih'i[3] rabbler edindiler.[4] Oysa bunlar, bir tek olan İlah'a[5] kulluk etmekle emrolunmuşlardı. Ondan başka hiçbir ilah yoktur. O, bunların ortak koştuklarından münezzehtir.[6]
Detay ve Kelime Analizi
32
يُرِيدُونَ
أَن
يُطْفِـُٔوا۟
نُورَ
ٱللَّهِ
بِأَفْوَٰهِهِمْ
وَيَأْبَى
ٱللَّهُ
إِلَّآ
أَن
يُتِمَّ
نُورَهُۥ
وَلَوْ
كَرِهَ
ٱلْكَـٰفِرُونَ
Allah'ın nurunu[1] ağızlarıyla söndürmek[2] istiyorlar. Ancak, Kafirler hoşlanmasalar da Allah kesinlikle nurunu tamamlamaktan başka bir şey istemez.
Detay ve Kelime Analizi
33
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَرْسَلَ
رَسُولَهُۥ
بِٱلْهُدَىٰ
وَدِينِ
ٱلْحَقِّ
لِيُظْهِرَهُۥ
عَلَى
ٱلدِّينِ
كُلِّهِۦ
وَلَوْ
كَرِهَ
ٱلْمُشْرِكُونَ
Müşrikler hoşlanmasalar da dinini[1] her dinin üstünde açık olarak ortaya koymak üzere Resul'ünü doğru yol ve gerçek din ile gönderdi.
Detay ve Kelime Analizi
34
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
إِنَّ
كَثِيرًۭا
مِّنَ
ٱلْأَحْبَارِ
وَٱلرُّهْبَانِ
لَيَأْكُلُونَ
أَمْوَٰلَ
ٱلنَّاسِ
بِٱلْبَـٰطِلِ
وَيَصُدُّونَ
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ ۗ
وَٱلَّذِينَ
يَكْنِزُونَ
ٱلذَّهَبَ
وَٱلْفِضَّةَ
وَلَا
يُنفِقُونَهَا
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
فَبَشِّرْهُم
بِعَذَابٍ
أَلِيمٍۢ
Ey İman Edenler! Doğrusu, ahbar[1] ve ruhban[1] kimselerin çoğu, insanların mallarını haksız şekilde yerler. İnsanları Allah'ın yolundan çevirirler. Altın ve gümüşü biriktirip de onları Allah yolunda harcamayanlar var ya işte onları can yakıcı bir azaptan haberdar et.
Detay ve Kelime Analizi
35
يَوْمَ
يُحْمَىٰ
عَلَيْهَا
فِى
نَارِ
جَهَنَّمَ
فَتُكْوَىٰ
بِهَا
جِبَاهُهُمْ
وَجُنُوبُهُمْ
وَظُهُورُهُمْ ۖ
هَـٰذَا
مَا
كَنَزْتُمْ
لِأَنفُسِكُمْ
فَذُوقُوا۟
مَا
كُنتُمْ
تَكْنِزُونَ
O Gün, Cehennem ateşinde kızdırılıp; onlarla[1] alınları, yanları ve sırtları dağlanacak, "İşte bunlardır, kendiniz için biriktirdiğiniz şeyler, tadın, biriktirdiğiniz şeylerin azabını." denecek.
Detay ve Kelime Analizi
36
إِنَّ
عِدَّةَ
ٱلشُّهُورِ
عِندَ
ٱللَّهِ
ٱثْنَا
عَشَرَ
شَهْرًۭا
فِى
كِتَـٰبِ
ٱللَّهِ
يَوْمَ
خَلَقَ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضَ
مِنْهَآ
أَرْبَعَةٌ
حُرُمٌۭ ۚ
ذَٰلِكَ
ٱلدِّينُ
ٱلْقَيِّمُ ۚ
فَلَا
تَظْلِمُوا۟
فِيهِنَّ
أَنفُسَكُمْ ۚ
وَقَـٰتِلُوا۟
ٱلْمُشْرِكِينَ
كَآفَّةًۭ
كَمَا
يُقَـٰتِلُونَكُمْ
كَآفَّةًۭ ۚ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّ
ٱللَّهَ
مَعَ
ٱلْمُتَّقِينَ
Gökleri ve yeri yarattığı zaman koyduğu yasasında, Allah'ın yanında ayların sayısı on ikidir. Bunların dördü Haram Aylar'dır. İşte kayyum[1] olan budur. Bu aylarda, kendinize haksızlık yapmayın. Ve Müşrikler nasıl sizinle topyekun savaşıyorlarsa siz de onlarla topyekun savaşın. Biliniz ki, Allah, muttakilerle[2] beraberdir.
Detay ve Kelime Analizi
37
إِنَّمَا
ٱلنَّسِىٓءُ
زِيَادَةٌۭ
فِى
ٱلْكُفْرِ ۖ
يُضَلُّ
بِهِ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
يُحِلُّونَهُۥ
عَامًۭا
وَيُحَرِّمُونَهُۥ
عَامًۭا
لِّيُوَاطِـُٔوا۟
عِدَّةَ
مَا
حَرَّمَ
ٱللَّهُ
فَيُحِلُّوا۟
مَا
حَرَّمَ
ٱللَّهُ ۚ
زُيِّنَ
لَهُمْ
سُوٓءُ
أَعْمَـٰلِهِمْ ۗ
وَٱللَّهُ
لَا
يَهْدِى
ٱلْقَوْمَ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, küfürde ileri gitmektir ki Kafirler onunla saptırılır. Onlar, Allah'ın haram kıldığı aylara denk getirmek için bu ertelemeyi bir yıl helal sayarlarken bir yıl sonra haram sayarlar. Böylece Allah'ın haram kıldığını helal saymış oluyorlar. Böylece yaptıkları kötü şeyler, onlara güzel gösterildi. Allah Kafir halkı doğru yola iletmez.
Detay ve Kelime Analizi
38
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
مَا
لَكُمْ
إِذَا
قِيلَ
لَكُمُ
ٱنفِرُوا۟
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
ٱثَّاقَلْتُمْ
إِلَى
ٱلْأَرْضِ ۚ
أَرَضِيتُم
بِٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
مِنَ
ٱلْـَٔاخِرَةِ ۚ
فَمَا
مَتَـٰعُ
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
فِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ
إِلَّا
قَلِيلٌ
Ey İman Edenler! Size ne oluyor ki, Allah yolunda seferber olun[1] denildiği zaman, işi ağırdan aldınız! Yoksa hiret hayatı yerine dünya hayatını mı tercih ettiniz. Ama ahiret hayatının yanında dünya hayatının değeri pek azdır.
Detay ve Kelime Analizi
39
إِلَّا
تَنفِرُوا۟
يُعَذِّبْكُمْ
عَذَابًا
أَلِيمًۭا
وَيَسْتَبْدِلْ
قَوْمًا
غَيْرَكُمْ
وَلَا
تَضُرُّوهُ
شَيْـًۭٔا ۗ
وَٱللَّهُ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍۢ
قَدِيرٌ
Eğer seferber olmazsanız, sizi can yakıcı bir azapla cezalandırır ve yerinize başka bir halkı getirir. Siz O'na hiçbir şeyle zarar veremezsiniz. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
40
إِلَّا
تَنصُرُوهُ
فَقَدْ
نَصَرَهُ
ٱللَّهُ
إِذْ
أَخْرَجَهُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
ثَانِىَ
ٱثْنَيْنِ
إِذْ
هُمَا
فِى
ٱلْغَارِ
إِذْ
يَقُولُ
لِصَـٰحِبِهِۦ
لَا
تَحْزَنْ
إِنَّ
ٱللَّهَ
مَعَنَا ۖ
فَأَنزَلَ
ٱللَّهُ
سَكِينَتَهُۥ
عَلَيْهِ
وَأَيَّدَهُۥ
بِجُنُودٍۢ
لَّمْ
تَرَوْهَا
وَجَعَلَ
كَلِمَةَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
ٱلسُّفْلَىٰ ۗ
وَكَلِمَةُ
ٱللَّهِ
هِىَ
ٱلْعُلْيَا ۗ
وَٱللَّهُ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌ
Eğer siz ona yardım etmezseniz, iyi bilin ki Allah ona yardım etmişti. Hani Kafirler[1] onu çıkardıklarında iki kişiden ikincisiydi. İkisi mağaradayken, o, arkadaşına: "Üzülme, kuşkusuz Allah bizimle beraberdir." demişti. Bunun üzerine Allah, üzerlerine dinginlik ve güven indirmişti. Onu, sizin görmediğiniz güçlerle desteklemişti.[2] Ve küfredenlerin sözünü alçaltmıştı. Allah'ın sözü ise en yüce olandır. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi