سورة البقرة
2. Bakara suresi
286 Ayet
121
ٱلَّذِينَ
ءَاتَيْنَـٰهُمُ
ٱلْكِتَـٰبَ
يَتْلُونَهُۥ
حَقَّ
تِلَاوَتِهِۦٓ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
يُؤْمِنُونَ
بِهِۦ ۗ
وَمَن
يَكْفُرْ
بِهِۦ
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْخَـٰسِرُونَ
Kendilerine Kitap verdiğimiz kimseler, ona uymak için gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona iman edenlerdir. İman etmeyenler ise, işte onlar kaybedenlerdir.
Detay ve Kelime Analizi
122
يَـٰبَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
ٱذْكُرُوا۟
نِعْمَتِىَ
ٱلَّتِىٓ
أَنْعَمْتُ
عَلَيْكُمْ
وَأَنِّى
فَضَّلْتُكُمْ
عَلَى
ٱلْعَـٰلَمِينَ
Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve lütufta bulunarak sizi alemlerde[1] nimetlendirdiğimi hatırlayın.
Detay ve Kelime Analizi
123
وَٱتَّقُوا۟
يَوْمًۭا
لَّا
تَجْزِى
نَفْسٌ
عَن
نَّفْسٍۢ
شَيْـًۭٔا
وَلَا
يُقْبَلُ
مِنْهَا
عَدْلٌۭ
وَلَا
تَنفَعُهَا
شَفَـٰعَةٌۭ
وَلَا
هُمْ
يُنصَرُونَ
Hiç kimsenin bir başkasının yerine bir şey ödeyemeyeceği, hiç kimseden fidye kabul edilmeyeceği ve hiç kimseye şefaatin[1] fayda vermeyeceği ve hiç kimseye yardım edilmeyeceği günden korunup sakının.
Detay ve Kelime Analizi
124
وَإِذِ
ٱبْتَلَىٰٓ
إِبْرَٰهِـۧمَ
رَبُّهُۥ
بِكَلِمَـٰتٍۢ
فَأَتَمَّهُنَّ ۖ
قَالَ
إِنِّى
جَاعِلُكَ
لِلنَّاسِ
إِمَامًۭا ۖ
قَالَ
وَمِن
ذُرِّيَّتِى ۖ
قَالَ
لَا
يَنَالُ
عَهْدِى
ٱلظَّـٰلِمِينَ
Hani! Rabb'i, İbrahim'i birtakım kelimeler[1] ile sınamış; o da onları yerine getirmişti. Allah, "Ben seni insanlara önder yapacağım." dedi. İbrahim, "Soyumdan olanları da." deyince; Allah, "Benim ahdim zalimlere ulaşmaz!" dedi.
Detay ve Kelime Analizi
125
وَإِذْ
جَعَلْنَا
ٱلْبَيْتَ
مَثَابَةًۭ
لِّلنَّاسِ
وَأَمْنًۭا
وَٱتَّخِذُوا۟
مِن
مَّقَامِ
إِبْرَٰهِـۧمَ
مُصَلًّۭى ۖ
وَعَهِدْنَآ
إِلَىٰٓ
إِبْرَٰهِـۧمَ
وَإِسْمَـٰعِيلَ
أَن
طَهِّرَا
بَيْتِىَ
لِلطَّآئِفِينَ
وَٱلْعَـٰكِفِينَ
وَٱلرُّكَّعِ
ٱلسُّجُودِ
Hani Biz, Beyt'i[1] insanlar için toplanma yeri ve güvenli bir yer kıldık. "İbrahim'in makamından kendinize bir salat[2] yeri edinin." dedik. İbrahim ve İsmail'den, "Evimi tavaf edenler, kendilerini adamak amacıyla orda toplananlar, "rüku ve secde edenler[3]" için temiz tutun." diye söz aldık.
Detay ve Kelime Analizi
126
وَإِذْ
قَالَ
إِبْرَٰهِـۧمُ
رَبِّ
ٱجْعَلْ
هَـٰذَا
بَلَدًا
ءَامِنًۭا
وَٱرْزُقْ
أَهْلَهُۥ
مِنَ
ٱلثَّمَرَٰتِ
مَنْ
ءَامَنَ
مِنْهُم
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ ۖ
قَالَ
وَمَن
كَفَرَ
فَأُمَتِّعُهُۥ
قَلِيلًۭا
ثُمَّ
أَضْطَرُّهُۥٓ
إِلَىٰ
عَذَابِ
ٱلنَّارِ ۖ
وَبِئْسَ
ٱلْمَصِيرُ
Hani İbrahim: "Ey Rabb'im! Bu beldeyi güvenli bir yer kıl, halkından, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlerı, çeşitli ürünlerle rızıklandır." dedi. O da: "Kafir[1] olanı dahi az bir süre geçindiririm; sonra onu ateşin azabına uğratırım. Orası, varacaklar için ne kötü bir yerdir." dedi.
Detay ve Kelime Analizi
127
وَإِذْ
يَرْفَعُ
إِبْرَٰهِـۧمُ
ٱلْقَوَاعِدَ
مِنَ
ٱلْبَيْتِ
وَإِسْمَـٰعِيلُ
رَبَّنَا
تَقَبَّلْ
مِنَّآ ۖ
إِنَّكَ
أَنتَ
ٱلسَّمِيعُ
ٱلْعَلِيمُ
Hani bir zamanlar İbrahim, İsmail ile birlikte Beyt'in[1] temellerini yükseltirken: "Ey Rabb'imiz! Bunu bizden kabul et; kuşkusuz Sen, Her Şeyi İşiten ve Her Şeyi Bilen'sin." demişti.
Detay ve Kelime Analizi
128
رَبَّنَا
وَٱجْعَلْنَا
مُسْلِمَيْنِ
لَكَ
وَمِن
ذُرِّيَّتِنَآ
أُمَّةًۭ
مُّسْلِمَةًۭ
لَّكَ
وَأَرِنَا
مَنَاسِكَنَا
وَتُبْ
عَلَيْنَآ ۖ
إِنَّكَ
أَنتَ
ٱلتَّوَّابُ
ٱلرَّحِيمُ
"Ey Rabb'imiz! Bizi, Sana teslim olanlardan kıl. Bizim soyumuzdan da Sana teslim olan bir toplum yap. Bize, menasikimizi[1] göster. Tevbelerimizi kabul et. Kuşkusuz Tevbeleri Kabul Eden, Rahmeti Kesintisiz Olan yalnızca Sen'sin."
Detay ve Kelime Analizi
129
رَبَّنَا
وَٱبْعَثْ
فِيهِمْ
رَسُولًۭا
مِّنْهُمْ
يَتْلُوا۟
عَلَيْهِمْ
ءَايَـٰتِكَ
وَيُعَلِّمُهُمُ
ٱلْكِتَـٰبَ
وَٱلْحِكْمَةَ
وَيُزَكِّيهِمْ ۚ
إِنَّكَ
أَنتَ
ٱلْعَزِيزُ
ٱلْحَكِيمُ
"Ey Rabb'imiz! İçlerinden onlara Sen'in ayetlerini okuyacak, Kitap'ı ve Hikmeti[1] öğretecek ve onları arındıracak bir elçi gönder. Kuşkusuz Sen, Mutlak Üstün Olan'sın, En İyi Hüküm Veren'sin."
Detay ve Kelime Analizi
130
وَمَن
يَرْغَبُ
عَن
مِّلَّةِ
إِبْرَٰهِـۧمَ
إِلَّا
مَن
سَفِهَ
نَفْسَهُۥ ۚ
وَلَقَدِ
ٱصْطَفَيْنَـٰهُ
فِى
ٱلدُّنْيَا ۖ
وَإِنَّهُۥ
فِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ
لَمِنَ
ٱلصَّـٰلِحِينَ
İbrahim'in milletinden[1], kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Ant olsun onu dünyada Biz seçtik; o, ahirette de iyiler arasında yer alacaktır.
Detay ve Kelime Analizi
131
إِذْ
قَالَ
لَهُۥ
رَبُّهُۥٓ
أَسْلِمْ ۖ
قَالَ
أَسْلَمْتُ
لِرَبِّ
ٱلْعَـٰلَمِينَ
Hani Rabb'i ona: "Müslim[1] ol" dediğinde; o da: "Alemlerin Rabb'i için müslim oldum." demişti.
Detay ve Kelime Analizi
132
وَوَصَّىٰ
بِهَآ
إِبْرَٰهِـۧمُ
بَنِيهِ
وَيَعْقُوبُ
يَـٰبَنِىَّ
إِنَّ
ٱللَّهَ
ٱصْطَفَىٰ
لَكُمُ
ٱلدِّينَ
فَلَا
تَمُوتُنَّ
إِلَّا
وَأَنتُم
مُّسْلِمُونَ
İbrahim, bunu[1], çocuklarına vasiyet etmişti. Yakub da[2]: "Ey oğullarım! Şüphesiz Allah, bu dini sizin için seçti. O halde müslimler[3] olarak ölmenin dışında başka bir şekilde ölmeyin!" demişti.
Detay ve Kelime Analizi
133
أَمْ
كُنتُمْ
شُهَدَآءَ
إِذْ
حَضَرَ
يَعْقُوبَ
ٱلْمَوْتُ
إِذْ
قَالَ
لِبَنِيهِ
مَا
تَعْبُدُونَ
مِنۢ
بَعْدِى
قَالُوا۟
نَعْبُدُ
إِلَـٰهَكَ
وَإِلَـٰهَ
ءَابَآئِكَ
إِبْرَٰهِـۧمَ
وَإِسْمَـٰعِيلَ
وَإِسْحَـٰقَ
إِلَـٰهًۭا
وَٰحِدًۭا
وَنَحْنُ
لَهُۥ
مُسْلِمُونَ
Yoksa siz, Yakub'un ölümü anında onun yanında mıydınız? Hani oğullarına: "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" demişti. Onlar da: "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek ilaha kulluk edeceğiz. Biz, O'na teslim olanlardanız." demişlerdi.
Detay ve Kelime Analizi
134
تِلْكَ
أُمَّةٌۭ
قَدْ
خَلَتْ ۖ
لَهَا
مَا
كَسَبَتْ
وَلَكُم
مَّا
كَسَبْتُمْ ۖ
وَلَا
تُسْـَٔلُونَ
عَمَّا
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
Onlar gelip geçen bir ümmetti[1]. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
Detay ve Kelime Analizi
135
وَقَالُوا۟
كُونُوا۟
هُودًا
أَوْ
نَصَـٰرَىٰ
تَهْتَدُوا۟ ۗ
قُلْ
بَلْ
مِلَّةَ
إِبْرَٰهِـۧمَ
حَنِيفًۭا ۖ
وَمَا
كَانَ
مِنَ
ٱلْمُشْرِكِينَ
Onlar, "Yahudi veya Nesara[1] olun ki, doğru yolu bulasınız." dediler. De ki: "Hayır; biz, hiçbir zaman Müşrik olmayan, hanif[2] olan İbrahim'in milletindeniz.[3]"
Detay ve Kelime Analizi
136
قُولُوٓا۟
ءَامَنَّا
بِٱللَّهِ
وَمَآ
أُنزِلَ
إِلَيْنَا
وَمَآ
أُنزِلَ
إِلَىٰٓ
إِبْرَٰهِـۧمَ
وَإِسْمَـٰعِيلَ
وَإِسْحَـٰقَ
وَيَعْقُوبَ
وَٱلْأَسْبَاطِ
وَمَآ
أُوتِىَ
مُوسَىٰ
وَعِيسَىٰ
وَمَآ
أُوتِىَ
ٱلنَّبِيُّونَ
مِن
رَّبِّهِمْ
لَا
نُفَرِّقُ
بَيْنَ
أَحَدٍۢ
مِّنْهُمْ
وَنَحْنُ
لَهُۥ
مُسْلِمُونَ
Deyin ki: "Biz; Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve onların soyundan gelenlere indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve diğer Nebilere Rabb'lerinden verilenlere, iman ettik. Onları birbirinden ayırt etmeyiz. Ve biz O'na teslim olanlardanız."
Detay ve Kelime Analizi
137
فَإِنْ
ءَامَنُوا۟
بِمِثْلِ
مَآ
ءَامَنتُم
بِهِۦ
فَقَدِ
ٱهْتَدَوا۟ ۖ
وَّإِن
تَوَلَّوْا۟
فَإِنَّمَا
هُمْ
فِى
شِقَاقٍۢ ۖ
فَسَيَكْفِيكَهُمُ
ٱللَّهُ ۚ
وَهُوَ
ٱلسَّمِيعُ
ٱلْعَلِيمُ
Eğer onlar da sizin iman ettiğiniz gibi iman ederlerse, kuşkusuz doğru yolu bulmuş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, derin bir ayrılık ve çıkmaza düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
138
صِبْغَةَ
ٱللَّهِ ۖ
وَمَنْ
أَحْسَنُ
مِنَ
ٱللَّهِ
صِبْغَةًۭ ۖ
وَنَحْنُ
لَهُۥ
عَـٰبِدُونَ
Allah'ın boyası![1] Allah'tan daha iyi boyası olan kim olabilir? Biz, yalnızca O'na kulluk edenlerdeniz.
Detay ve Kelime Analizi
139
قُلْ
أَتُحَآجُّونَنَا
فِى
ٱللَّهِ
وَهُوَ
رَبُّنَا
وَرَبُّكُمْ
وَلَنَآ
أَعْمَـٰلُنَا
وَلَكُمْ
أَعْمَـٰلُكُمْ
وَنَحْنُ
لَهُۥ
مُخْلِصُونَ
De ki: "Bizimle Allah hakkında mı tartışıyorsunuz? Oysa O, bizim de Rabb'imiz sizin de Rabb'inizdir. Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız sizedir. Biz ona içtenlikle bağlananlarız."
Detay ve Kelime Analizi
140
أَمْ
تَقُولُونَ
إِنَّ
إِبْرَٰهِـۧمَ
وَإِسْمَـٰعِيلَ
وَإِسْحَـٰقَ
وَيَعْقُوبَ
وَٱلْأَسْبَاطَ
كَانُوا۟
هُودًا
أَوْ
نَصَـٰرَىٰ ۗ
قُلْ
ءَأَنتُمْ
أَعْلَمُ
أَمِ
ٱللَّهُ ۗ
وَمَنْ
أَظْلَمُ
مِمَّن
كَتَمَ
شَهَـٰدَةً
عِندَهُۥ
مِنَ
ٱللَّهِ ۗ
وَمَا
ٱللَّهُ
بِغَـٰفِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
İbrahim'in, İsmail'in, İshak'ın, Yakub'un ve onların soyundan gelenlerin Yahudi veya Nesara[1] olduklarını mı iddia ediyorsunuz? De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı?" Allah'tan gelen bir gerçeği kendi yanında gizleyen kimseden daha zalim kim olabilir? Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Detay ve Kelime Analizi