سورة البقرة
2. Bakara suresi
286 Ayet
201
وَمِنْهُم
مَّن
يَقُولُ
رَبَّنَآ
ءَاتِنَا
فِى
ٱلدُّنْيَا
حَسَنَةًۭ
وَفِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ
حَسَنَةًۭ
وَقِنَا
عَذَابَ
ٱلنَّارِ
Kimileri de: "Rabb'imiz, bize dünyada da iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru." derler.
Detay ve Kelime Analizi
202
أُو۟لَـٰٓئِكَ
لَهُمْ
نَصِيبٌۭ
مِّمَّا
كَسَبُوا۟ ۚ
وَٱللَّهُ
سَرِيعُ
ٱلْحِسَابِ
İşte bunların, kazandıklarına karşılık payları vardır. Allah, hesabı çabuk görendir.
Detay ve Kelime Analizi
203
وَٱذْكُرُوا۟
ٱللَّهَ
فِىٓ
أَيَّامٍۢ
مَّعْدُودَٰتٍۢ ۚ
فَمَن
تَعَجَّلَ
فِى
يَوْمَيْنِ
فَلَآ
إِثْمَ
عَلَيْهِ
وَمَن
تَأَخَّرَ
فَلَآ
إِثْمَ
عَلَيْهِ ۚ
لِمَنِ
ٱتَّقَىٰ ۗ
وَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّكُمْ
إِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
Sayılı günlerde Allah'ı anın. Kim acele edip, iki gün içinde dönerse ona günah yoktur. Kim geri kalırsa takvalı olduğu takdirde ona da günah yoktur. Allah'a karşı takvalı olun ve bilin ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Detay ve Kelime Analizi
204
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ
مَن
يُعْجِبُكَ
قَوْلُهُۥ
فِى
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
وَيُشْهِدُ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
مَا
فِى
قَلْبِهِۦ
وَهُوَ
أَلَدُّ
ٱلْخِصَامِ
Kimi insanın, dünya hayatı ile ilgili sözü senin hoşuna gider. Kalbindekine[1] Allah'ı şahit tutar. Oysaki o düşmanların en azılısıdır.
Detay ve Kelime Analizi
205
وَإِذَا
تَوَلَّىٰ
سَعَىٰ
فِى
ٱلْأَرْضِ
لِيُفْسِدَ
فِيهَا
وَيُهْلِكَ
ٱلْحَرْثَ
وَٱلنَّسْلَ ۗ
وَٱللَّهُ
لَا
يُحِبُّ
ٱلْفَسَادَ
Senden ayrılınca,[1] yeryüzünde bozgunculuk yapmaya, ürünü ve nesli yok etmeye çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.
Detay ve Kelime Analizi
206
وَإِذَا
قِيلَ
لَهُ
ٱتَّقِ
ٱللَّهَ
أَخَذَتْهُ
ٱلْعِزَّةُ
بِٱلْإِثْمِ ۚ
فَحَسْبُهُۥ
جَهَنَّمُ ۚ
وَلَبِئْسَ
ٱلْمِهَادُ
Ona, "Allah'a karşı takvalı ol." dendiği zaman, kendisini üstün görmesi onu günaha sevk eder. İşte böylesine Cehennem yeter. O, ne kötü bir döşektir!
Detay ve Kelime Analizi
207
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ
مَن
يَشْرِى
نَفْسَهُ
ٱبْتِغَآءَ
مَرْضَاتِ
ٱللَّهِ ۗ
وَٱللَّهُ
رَءُوفٌۢ
بِٱلْعِبَادِ
Kimi insanlar da kendisini Allah'ın rızasını kazanmaya adar. Allah, kullarına karşı Çok Şefkatli'dir.
Detay ve Kelime Analizi
208
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
ٱدْخُلُوا۟
فِى
ٱلسِّلْمِ
كَآفَّةًۭ
وَلَا
تَتَّبِعُوا۟
خُطُوَٰتِ
ٱلشَّيْطَـٰنِ ۚ
إِنَّهُۥ
لَكُمْ
عَدُوٌّۭ
مُّبِينٌۭ
Ey İman Edenler! Bir bütün olarak[1] Silm'e[2] girin. Şeytanın izinden gitmeyin. Kuşkusuz o, sizin apaçık düşmanınızdır.
Detay ve Kelime Analizi
209
فَإِن
زَلَلْتُم
مِّنۢ
بَعْدِ
مَا
جَآءَتْكُمُ
ٱلْبَيِّنَـٰتُ
فَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّ
ٱللَّهَ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌ
Size gelen açık kanıtlara rağmen yine de ayağınız kayarsa,[1] şunu iyi bilin ki Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
210
هَلْ
يَنظُرُونَ
إِلَّآ
أَن
يَأْتِيَهُمُ
ٱللَّهُ
فِى
ظُلَلٍۢ
مِّنَ
ٱلْغَمَامِ
وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
وَقُضِىَ
ٱلْأَمْرُ ۚ
وَإِلَى
ٱللَّهِ
تُرْجَعُ
ٱلْأُمُورُ
Yoksa onlar, Allah'ın ve meleklerin bulut gölgeleri içinden çıkıp gelmesini ve işlerini bitirmesini mi bekliyorlar? Oysa bütün işler, yalnızca Allah'a döndürülür.
Detay ve Kelime Analizi
211
سَلْ
بَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
كَمْ
ءَاتَيْنَـٰهُم
مِّنْ
ءَايَةٍۭ
بَيِّنَةٍۢ ۗ
وَمَن
يُبَدِّلْ
نِعْمَةَ
ٱللَّهِ
مِنۢ
بَعْدِ
مَا
جَآءَتْهُ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
شَدِيدُ
ٱلْعِقَابِ
İsrailoğullarına sor; Biz, onlara nice açık ayetler verdik. Kim, Allah'ın nimeti[1] kendisine geldikten sonra onu değiştirirse; artık kuşkusuz Allah, Azabı Çok Şiddetli Olan'dır.
Detay ve Kelime Analizi
212
زُيِّنَ
لِلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
ٱلْحَيَوٰةُ
ٱلدُّنْيَا
وَيَسْخَرُونَ
مِنَ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟ ۘ
وَٱلَّذِينَ
ٱتَّقَوْا۟
فَوْقَهُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ ۗ
وَٱللَّهُ
يَرْزُقُ
مَن
يَشَآءُ
بِغَيْرِ
حِسَابٍۢ
Kafirlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar, İman Edenlerle alay ederler. Oysa takva sahibi olan kimseler, Kıyamet Günü'nde onlardan üstün durumdadırlar. Allah, dilediğine hesapsız rızık verir.
Detay ve Kelime Analizi
213
كَانَ
ٱلنَّاسُ
أُمَّةًۭ
وَٰحِدَةًۭ
فَبَعَثَ
ٱللَّهُ
ٱلنَّبِيِّـۧنَ
مُبَشِّرِينَ
وَمُنذِرِينَ
وَأَنزَلَ
مَعَهُمُ
ٱلْكِتَـٰبَ
بِٱلْحَقِّ
لِيَحْكُمَ
بَيْنَ
ٱلنَّاسِ
فِيمَا
ٱخْتَلَفُوا۟
فِيهِ ۚ
وَمَا
ٱخْتَلَفَ
فِيهِ
إِلَّا
ٱلَّذِينَ
أُوتُوهُ
مِنۢ
بَعْدِ
مَا
جَآءَتْهُمُ
ٱلْبَيِّنَـٰتُ
بَغْيًۢا
بَيْنَهُمْ ۖ
فَهَدَى
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
لِمَا
ٱخْتَلَفُوا۟
فِيهِ
مِنَ
ٱلْحَقِّ
بِإِذْنِهِۦ ۗ
وَٱللَّهُ
يَهْدِى
مَن
يَشَآءُ
إِلَىٰ
صِرَٰطٍۢ
مُّسْتَقِيمٍ
İnsanlar bir tek ümmetti. Allah; onlara, haber verici ve uyarıcı Nebiler gönderdi. Anlaşmazlığa düştükleri konularda aralarında hakk ile hükmetmeleri için onlarla beraber Kitap indirdi. Kitap verilenler, kendilerine apaçık kanıtlar gelmesine rağmen, aralarındaki ihtiras nedeniyle onda anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah, İman Edenleri Kendi izni ile onların üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Zira Allah, hak edeni[1] doğru yola iletir.
Detay ve Kelime Analizi
214
أَمْ
حَسِبْتُمْ
أَن
تَدْخُلُوا۟
ٱلْجَنَّةَ
وَلَمَّا
يَأْتِكُم
مَّثَلُ
ٱلَّذِينَ
خَلَوْا۟
مِن
قَبْلِكُم ۖ
مَّسَّتْهُمُ
ٱلْبَأْسَآءُ
وَٱلضَّرَّآءُ
وَزُلْزِلُوا۟
حَتَّىٰ
يَقُولَ
ٱلرَّسُولُ
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
مَعَهُۥ
مَتَىٰ
نَصْرُ
ٱللَّهِ ۗ
أَلَآ
إِنَّ
نَصْرَ
ٱللَّهِ
قَرِيبٌۭ
Sizden öncekilerin çektikleri gibi sıkıntı ve zorluklar çekmeden Cennet'e gireceğinizi mi sandınız? Onlara[1] dokunan sıkıntı ve zorluklarla öylesine sarsıldılar ki Resul ve onunla birlikte olan Mü'minler, "Allah'ın yardımı ne zaman?" dediler. İyi bilin ki Allah'ın yardımı yakındır.
Detay ve Kelime Analizi
215
يَسْـَٔلُونَكَ
مَاذَا
يُنفِقُونَ ۖ
قُلْ
مَآ
أَنفَقْتُم
مِّنْ
خَيْرٍۢ
فَلِلْوَٰلِدَيْنِ
وَٱلْأَقْرَبِينَ
وَٱلْيَتَـٰمَىٰ
وَٱلْمَسَـٰكِينِ
وَٱبْنِ
ٱلسَّبِيلِ ۗ
وَمَا
تَفْعَلُوا۟
مِنْ
خَيْرٍۢ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
بِهِۦ
عَلِيمٌۭ
Sana neyi infak[1] edeceklerini soruyorlar. De ki: "Hayır[2] adına ne harcayabilirseniz; o, anne ve babaya, akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yol oğlunadır.[3] Hayır adına her ne yaparsanız kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilir."
Detay ve Kelime Analizi
216
كُتِبَ
عَلَيْكُمُ
ٱلْقِتَالُ
وَهُوَ
كُرْهٌۭ
لَّكُمْ ۖ
وَعَسَىٰٓ
أَن
تَكْرَهُوا۟
شَيْـًۭٔا
وَهُوَ
خَيْرٌۭ
لَّكُمْ ۖ
وَعَسَىٰٓ
أَن
تُحِبُّوا۟
شَيْـًۭٔا
وَهُوَ
شَرٌّۭ
لَّكُمْ ۗ
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
وَأَنتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Hoşunuza gitmese de savaş üzerinize yazıldı.[1] Olur ki, hoşunuza gitmeyen bir şeyde sizin için hayır, yine olur ki hoşunuza giden bir şeyde de sizin için şer vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Detay ve Kelime Analizi
217
يَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
ٱلشَّهْرِ
ٱلْحَرَامِ
قِتَالٍۢ
فِيهِ ۖ
قُلْ
قِتَالٌۭ
فِيهِ
كَبِيرٌۭ ۖ
وَصَدٌّ
عَن
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
وَكُفْرٌۢ
بِهِۦ
وَٱلْمَسْجِدِ
ٱلْحَرَامِ
وَإِخْرَاجُ
أَهْلِهِۦ
مِنْهُ
أَكْبَرُ
عِندَ
ٱللَّهِ ۚ
وَٱلْفِتْنَةُ
أَكْبَرُ
مِنَ
ٱلْقَتْلِ ۗ
وَلَا
يَزَالُونَ
يُقَـٰتِلُونَكُمْ
حَتَّىٰ
يَرُدُّوكُمْ
عَن
دِينِكُمْ
إِنِ
ٱسْتَطَـٰعُوا۟ ۚ
وَمَن
يَرْتَدِدْ
مِنكُمْ
عَن
دِينِهِۦ
فَيَمُتْ
وَهُوَ
كَافِرٌۭ
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
حَبِطَتْ
أَعْمَـٰلُهُمْ
فِى
ٱلدُّنْيَا
وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
أَصْحَـٰبُ
ٱلنَّارِ ۖ
هُمْ
فِيهَا
خَـٰلِدُونَ
Sana, Haram ayını[1] ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu ve Mescid-i Haram'ı küfretmek[2] onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günahtır.) Zira fitne,[3] öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmaktan vazgeçmezler. Sizden kim, dininden döner ve Kafir olarak ölürse işte onların dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır.
Detay ve Kelime Analizi
218
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَٱلَّذِينَ
هَاجَرُوا۟
وَجَـٰهَدُوا۟
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
يَرْجُونَ
رَحْمَتَ
ٱللَّهِ ۚ
وَٱللَّهُ
غَفُورٌۭ
رَّحِيمٌۭ
İman Edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad[1] edenler; ancak bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Detay ve Kelime Analizi
219
يَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
ٱلْخَمْرِ
وَٱلْمَيْسِرِ ۖ
قُلْ
فِيهِمَآ
إِثْمٌۭ
كَبِيرٌۭ
وَمَنَـٰفِعُ
لِلنَّاسِ
وَإِثْمُهُمَآ
أَكْبَرُ
مِن
نَّفْعِهِمَا ۗ
وَيَسْـَٔلُونَكَ
مَاذَا
يُنفِقُونَ
قُلِ
ٱلْعَفْوَ ۗ
كَذَٰلِكَ
يُبَيِّنُ
ٱللَّهُ
لَكُمُ
ٱلْـَٔايَـٰتِ
لَعَلَّكُمْ
تَتَفَكَّرُونَ
Sana hamrın[1] ve şans oyunlarının[2] hükmünü soruyorlar. De ki: "Her ikisinde de büyük günah vardır. İnsanlar için yararları[3] olsa da. Günahları yararlarından daha büyüktür." Sana neyi infak[4] edeceklerini soruyorlar. De ki: "Afvı.[5]" Allah size ayetlerini böylece açıklamaktadır. Umulur ki düşünürsünüz.
Detay ve Kelime Analizi
220
فِى
ٱلدُّنْيَا
وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۗ
وَيَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
ٱلْيَتَـٰمَىٰ ۖ
قُلْ
إِصْلَاحٌۭ
لَّهُمْ
خَيْرٌۭ ۖ
وَإِن
تُخَالِطُوهُمْ
فَإِخْوَٰنُكُمْ ۚ
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
ٱلْمُفْسِدَ
مِنَ
ٱلْمُصْلِحِ ۚ
وَلَوْ
شَآءَ
ٱللَّهُ
لَأَعْنَتَكُمْ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌۭ
Dünya ve ahiret hakkında… Bir de sana öksüzleri soruyorlar. De ki: "Onların hayatlarını düzene sokmak, sahipsiz bırakmaya göre hayırlı olandır." Eğer birlikte yaşayacak olursanız, onlar sizin kardeşlerinizdir. Allah, bozguncu olanla yapıcı olanı ayırt etmesini bilir. Eğer, Allah dileseydi, sizi zora koşardı. Zira Allah, Çok Güçlü ve Her Şeye Egemen'dir.
Detay ve Kelime Analizi