سورة العنكبوت
29. Ankebût suresi
69 Ayet
1
الٓمٓ
Elif. Lam. Mim.[1]
Detay ve Kelime Analizi
2
أَحَسِبَ
ٱلنَّاسُ
أَن
يُتْرَكُوٓا۟
أَن
يَقُولُوٓا۟
ءَامَنَّا
وَهُمْ
لَا
يُفْتَنُونَ
İnsanlar, iman ettik demekle fitnelendirilmeden[1] bırakılacaklarını mı sanıyorlar.
Detay ve Kelime Analizi
3
وَلَقَدْ
فَتَنَّا
ٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِمْ ۖ
فَلَيَعْلَمَنَّ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
صَدَقُوا۟
وَلَيَعْلَمَنَّ
ٱلْكَـٰذِبِينَ
Ant olsun ki onlardan öncekilerini de fitnelendirmiştik. Böylece Allah, kimin samimi kimin de yalancı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Detay ve Kelime Analizi
4
أَمْ
حَسِبَ
ٱلَّذِينَ
يَعْمَلُونَ
ٱلسَّيِّـَٔاتِ
أَن
يَسْبِقُونَا ۚ
سَآءَ
مَا
يَحْكُمُونَ
Yoksa kötülük yapanlar, Biz'den[1] kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Ne kötü bir yargıda bulunuyorlar!
Detay ve Kelime Analizi
5
مَن
كَانَ
يَرْجُوا۟
لِقَآءَ
ٱللَّهِ
فَإِنَّ
أَجَلَ
ٱللَّهِ
لَـَٔاتٍۢ ۚ
وَهُوَ
ٱلسَّمِيعُ
ٱلْعَلِيمُ
Allah'a kavuşacaklarını[1] umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
6
وَمَن
جَـٰهَدَ
فَإِنَّمَا
يُجَـٰهِدُ
لِنَفْسِهِۦٓ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَغَنِىٌّ
عَنِ
ٱلْعَـٰلَمِينَ
Kim cihad[1] ederse, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Allah, kesinlikle hiç kimseye, hiçbir şeye muhtaç değildir.[2]
Detay ve Kelime Analizi
7
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَمِلُوا۟
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
لَنُكَفِّرَنَّ
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
أَحْسَنَ
ٱلَّذِى
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
İman eden ve salihatı[1] yapanların kötülüklerine mutlaka küfrederiz[2]. Ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.
Detay ve Kelime Analizi
8
وَوَصَّيْنَا
ٱلْإِنسَـٰنَ
بِوَٰلِدَيْهِ
حُسْنًۭا ۖ
وَإِن
جَـٰهَدَاكَ
لِتُشْرِكَ
بِى
مَا
لَيْسَ
لَكَ
بِهِۦ
عِلْمٌۭ
فَلَا
تُطِعْهُمَآ ۚ
إِلَىَّ
مَرْجِعُكُمْ
فَأُنَبِّئُكُم
بِمَا
كُنتُمْ
تَعْمَلُونَ
Biz, insana anne ve babasına iyi davranmasını tavsiye ettik. Eğer onlar, hakkında bilgin[1] olmayan bir şey ile Bana şirk koşman için seninle cihad[2] ederlerse, onları dinleme. Dönüşünüz ancak Bana'dır. O zaman yapmış olduklarınızı size haber vereceğim.
Detay ve Kelime Analizi
9
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَمِلُوا۟
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
لَنُدْخِلَنَّهُمْ
فِى
ٱلصَّـٰلِحِينَ
İman eden ve salihatı[1] yapanları da kesinlikle salihlerin[2] arasına katacağız.
Detay ve Kelime Analizi
10
وَمِنَ
ٱلنَّاسِ
مَن
يَقُولُ
ءَامَنَّا
بِٱللَّهِ
فَإِذَآ
أُوذِىَ
فِى
ٱللَّهِ
جَعَلَ
فِتْنَةَ
ٱلنَّاسِ
كَعَذَابِ
ٱللَّهِ
وَلَئِن
جَآءَ
نَصْرٌۭ
مِّن
رَّبِّكَ
لَيَقُولُنَّ
إِنَّا
كُنَّا
مَعَكُمْ ۚ
أَوَلَيْسَ
ٱللَّهُ
بِأَعْلَمَ
بِمَا
فِى
صُدُورِ
ٱلْعَـٰلَمِينَ
Allah'a iman ettiğini söyleyen kimi insanlar vardır ki, Allah yolunda bir eziyet gördükleri zaman, insanların fitnesini[1] Allah'ın azabı ile bir tutarlar. Eğer Rabb'lerinden bir yardım gelecek olsa,[2] kesinlikle, "Kuşku yok ki biz sizinle beraberdik." diyeceklerdir. Oysaki Allah, herkesin göğsünde olanı en iyi bilen değil midir?
Detay ve Kelime Analizi
11
وَلَيَعْلَمَنَّ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَلَيَعْلَمَنَّ
ٱلْمُنَـٰفِقِينَ
Allah, elbette iman edenleri bilir ve elbette kimlerin de Münafık[1] olduğunu da bilir.
Detay ve Kelime Analizi
12
وَقَالَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
لِلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
ٱتَّبِعُوا۟
سَبِيلَنَا
وَلْنَحْمِلْ
خَطَـٰيَـٰكُمْ
وَمَا
هُم
بِحَـٰمِلِينَ
مِنْ
خَطَـٰيَـٰهُم
مِّن
شَىْءٍ ۖ
إِنَّهُمْ
لَكَـٰذِبُونَ
Kafirler: İman Edenler'e: "Bizim yolumuza uyun, sizin yanlışlarınızı biz üstlenelim." dediler. Oysa onlar, başkalarının hatalarından hiçbir şey üstlenemezler. Kesinlikle onlar yalancıdırlar.
Detay ve Kelime Analizi
13
وَلَيَحْمِلُنَّ
أَثْقَالَهُمْ
وَأَثْقَالًۭا
مَّعَ
أَثْقَالِهِمْ ۖ
وَلَيُسْـَٔلُنَّ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
عَمَّا
كَانُوا۟
يَفْتَرُونَ
Onlar hem kendi yüklerini hem kendi yükleri ile birlikte başka yükleri taşıyacaklar. Kıyamet günü, kesinlikle uydurdukları şeylerden hesaba çekilecekler.
Detay ve Kelime Analizi
14
وَلَقَدْ
أَرْسَلْنَا
نُوحًا
إِلَىٰ
قَوْمِهِۦ
فَلَبِثَ
فِيهِمْ
أَلْفَ
سَنَةٍ
إِلَّا
خَمْسِينَ
عَامًۭا
فَأَخَذَهُمُ
ٱلطُّوفَانُ
وَهُمْ
ظَـٰلِمُونَ
Ant olsun ki Nuh'u halkına gönderdik. Onların içinde bin aydan elli yıl[1] eksik kaldı. Sonunda haksızlık edenleri tufan aldı.
Detay ve Kelime Analizi
15
فَأَنجَيْنَـٰهُ
وَأَصْحَـٰبَ
ٱلسَّفِينَةِ
وَجَعَلْنَـٰهَآ
ءَايَةًۭ
لِّلْعَـٰلَمِينَ
Böylece onu ve gemideki arkadaşlarını kurtardık. Onu[1] cümle aleme bir ayet[2] yaptık.
Detay ve Kelime Analizi
16
وَإِبْرَٰهِيمَ
إِذْ
قَالَ
لِقَوْمِهِ
ٱعْبُدُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱتَّقُوهُ ۖ
ذَٰلِكُمْ
خَيْرٌۭ
لَّكُمْ
إِن
كُنتُمْ
تَعْلَمُونَ
İbrahim, halka: "Allah'a kul[1] olun ve O'na karşı takva sahibi olun. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır." demişti.
Detay ve Kelime Analizi
17
إِنَّمَا
تَعْبُدُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
أَوْثَـٰنًۭا
وَتَخْلُقُونَ
إِفْكًا ۚ
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
تَعْبُدُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
لَا
يَمْلِكُونَ
لَكُمْ
رِزْقًۭا
فَٱبْتَغُوا۟
عِندَ
ٱللَّهِ
ٱلرِّزْقَ
وَٱعْبُدُوهُ
وَٱشْكُرُوا۟
لَهُۥٓ ۖ
إِلَيْهِ
تُرْجَعُونَ
"Siz ise, Allah'tan başka, birtakım putlara kulluk ediyorsunuz ve tasarladığınız putlarla iftira ediyorsunuz. Şunu iyi bilin ki, Allah'tan başka kulluk ettikleriniz, size bir rızık vermeye güç yetiremezler. Öyleyse, rızkı Allah'tan isteyin. Ve yalnızca O'na kulluk edin. O'na şükredin. Eninde sonunda O'na döndürüleceksiniz."
Detay ve Kelime Analizi
18
وَإِن
تُكَذِّبُوا۟
فَقَدْ
كَذَّبَ
أُمَمٌۭ
مِّن
قَبْلِكُمْ ۖ
وَمَا
عَلَى
ٱلرَّسُولِ
إِلَّا
ٱلْبَلَـٰغُ
ٱلْمُبِينُ
"Eğer yalanlarsanız, şunu bilin ki, sizden öncekiler de yalanlamışlardı. Resule düşen de açıkça çağrı yapmaktan başka bir şey değildir."
Detay ve Kelime Analizi
19
أَوَلَمْ
يَرَوْا۟
كَيْفَ
يُبْدِئُ
ٱللَّهُ
ٱلْخَلْقَ
ثُمَّ
يُعِيدُهُۥٓ ۚ
إِنَّ
ذَٰلِكَ
عَلَى
ٱللَّهِ
يَسِيرٌۭ
Onlar, Allah'ın yaratmayı nasıl başlattığını hiç düşünmüyorlar mı? Sonra onu tekrarlayacak. Kuşkusuz bu, Allah'a çok kolaydır.
Detay ve Kelime Analizi
20
قُلْ
سِيرُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
فَٱنظُرُوا۟
كَيْفَ
بَدَأَ
ٱلْخَلْقَ ۚ
ثُمَّ
ٱللَّهُ
يُنشِئُ
ٱلنَّشْأَةَ
ٱلْـَٔاخِرَةَ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍۢ
قَدِيرٌۭ
De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da ilk[1] yaratışın nasıl olduğuna bakın. Sonra Allah, son inşa etmeyi de aynı şekilde yapacaktır. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir."
Detay ve Kelime Analizi