سورة الأنفال
8. Enfâl suresi
75 Ayet
1
يَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
ٱلْأَنفَالِ ۖ
قُلِ
ٱلْأَنفَالُ
لِلَّهِ
وَٱلرَّسُولِ ۖ
فَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
وَأَصْلِحُوا۟
ذَاتَ
بَيْنِكُمْ ۖ
وَأَطِيعُوا۟
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُۥٓ
إِن
كُنتُم
مُّؤْمِنِينَ
Sana enfalı[1] soruyorlar. De ki: "Enfal, Allah ve Resul'ü içindir. Eğer Mü'min iseniz Allah'a karşı takva[2] sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah'a ve Resul'üne itaat edin.
Detay ve Kelime Analizi
2
إِنَّمَا
ٱلْمُؤْمِنُونَ
ٱلَّذِينَ
إِذَا
ذُكِرَ
ٱللَّهُ
وَجِلَتْ
قُلُوبُهُمْ
وَإِذَا
تُلِيَتْ
عَلَيْهِمْ
ءَايَـٰتُهُۥ
زَادَتْهُمْ
إِيمَـٰنًۭا
وَعَلَىٰ
رَبِّهِمْ
يَتَوَكَّلُونَ
Gerçekten Mü'minler o kimselerdir ki: Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onlara Allah'ın ayetleri okunduğunda bu imanlarını artırır ve yalnızca Rabb'lerine tevekkül[1] ederler.
Detay ve Kelime Analizi
3
ٱلَّذِينَ
يُقِيمُونَ
ٱلصَّلَوٰةَ
وَمِمَّا
رَزَقْنَـٰهُمْ
يُنفِقُونَ
Onlar, salatı ikame eden[1] ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak[2] edenlerdir.
Detay ve Kelime Analizi
4
أُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْمُؤْمِنُونَ
حَقًّۭا ۚ
لَّهُمْ
دَرَجَـٰتٌ
عِندَ
رَبِّهِمْ
وَمَغْفِرَةٌۭ
وَرِزْقٌۭ
كَرِيمٌۭ
İşte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için Rabb'leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim[1] bir rızık vardır.
Detay ve Kelime Analizi
5
كَمَآ
أَخْرَجَكَ
رَبُّكَ
مِنۢ
بَيْتِكَ
بِٱلْحَقِّ
وَإِنَّ
فَرِيقًۭا
مِّنَ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
لَكَـٰرِهُونَ
Keza, Rabb'in Hakk[1] uğruna seni evinden çıkardı. Oysa Mü'minlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Detay ve Kelime Analizi
6
يُجَـٰدِلُونَكَ
فِى
ٱلْحَقِّ
بَعْدَ مَا
تَبَيَّنَ
كَأَنَّمَا
يُسَاقُونَ
إِلَى
ٱلْمَوْتِ
وَهُمْ
يَنظُرُونَ
Hakk[1] açığa çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.
Detay ve Kelime Analizi
7
وَإِذْ
يَعِدُكُمُ
ٱللَّهُ
إِحْدَى
ٱلطَّآئِفَتَيْنِ
أَنَّهَا
لَكُمْ
وَتَوَدُّونَ
أَنَّ
غَيْرَ
ذَاتِ
ٱلشَّوْكَةِ
تَكُونُ
لَكُمْ
وَيُرِيدُ
ٱللَّهُ
أَن
يُحِقَّ
ٱلْحَقَّ
بِكَلِمَـٰتِهِۦ
وَيَقْطَعَ
دَابِرَ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle[1] Hakk'ı gerçekleştirmek ve Kafirlerin[2] kökünün kesilmesini istiyordu.
Detay ve Kelime Analizi
8
لِيُحِقَّ
ٱلْحَقَّ
وَيُبْطِلَ
ٱلْبَـٰطِلَ
وَلَوْ
كَرِهَ
ٱلْمُجْرِمُونَ
Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk'ın ortaya çıkarılması ve Batıl'ın yok olması içindi.
Detay ve Kelime Analizi
9
إِذْ
تَسْتَغِيثُونَ
رَبَّكُمْ
فَٱسْتَجَابَ
لَكُمْ
أَنِّى
مُمِدُّكُم
بِأَلْفٍۢ
مِّنَ
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
مُرْدِفِينَ
Hani siz, Rabb'inizden yardım istiyordunuz. O da ardı ardına bin melekle yardım edeceğim diye, isteğinize karşılık vermişti.
Detay ve Kelime Analizi
10
وَمَا
جَعَلَهُ
ٱللَّهُ
إِلَّا
بُشْرَىٰ
وَلِتَطْمَئِنَّ
بِهِۦ
قُلُوبُكُمْ ۚ
وَمَا
ٱلنَّصْرُ
إِلَّا
مِنْ
عِندِ
ٱللَّهِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌ
Allah bunu, ancak bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın[1] diye yaptı. Yardım, ancak Allah'tandır. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
11
إِذْ
يُغَشِّيكُمُ
ٱلنُّعَاسَ
أَمَنَةًۭ
مِّنْهُ
وَيُنَزِّلُ
عَلَيْكُم
مِّنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءًۭ
لِّيُطَهِّرَكُم
بِهِۦ
وَيُذْهِبَ
عَنكُمْ
رِجْزَ
ٱلشَّيْطَـٰنِ
وَلِيَرْبِطَ
عَلَىٰ
قُلُوبِكُمْ
وَيُثَبِّتَ
بِهِ
ٱلْأَقْدَامَ
Hani O, size Kendi katından bir emniyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu. Sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini[1] gidermek, kalplerinizi yatıştırmak ve ayaklarınızı yere sabit kılmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu.
Detay ve Kelime Analizi
12
إِذْ
يُوحِى
رَبُّكَ
إِلَى
ٱلْمَلَـٰٓئِكَةِ
أَنِّى
مَعَكُمْ
فَثَبِّتُوا۟
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟ ۚ
سَأُلْقِى
فِى
قُلُوبِ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
ٱلرُّعْبَ
فَٱضْرِبُوا۟
فَوْقَ
ٱلْأَعْنَاقِ
وَٱضْرِبُوا۟
مِنْهُمْ
كُلَّ
بَنَانٍۢ
Hani, Rabb'in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; "İman Edenleri pekiştirin. Kafirlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına."
Detay ve Kelime Analizi
13
ذَٰلِكَ
بِأَنَّهُمْ
شَآقُّوا۟
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُۥ ۚ
وَمَن
يُشَاقِقِ
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُۥ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
شَدِيدُ
ٱلْعِقَابِ
Böyle! Çünkü onlar, Allah'a ve Resul'üne karşı geldiler. Kim Allah'a ve Resul'üne karşı gelirse, bilsin ki, Allah'ın Azabı Çok Çetindir.
Detay ve Kelime Analizi
14
ذَٰلِكُمْ
فَذُوقُوهُ
وَأَنَّ
لِلْكَـٰفِرِينَ
عَذَابَ
ٱلنَّارِ
Şimdi onu tadın. Kafirler için yalnızca ateşin azabı vardır.
Detay ve Kelime Analizi
15
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
إِذَا
لَقِيتُمُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
زَحْفًۭا
فَلَا
تُوَلُّوهُمُ
ٱلْأَدْبَارَ
Ey İman Edenler! Kafirlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.
Detay ve Kelime Analizi
16
وَمَن
يُوَلِّهِمْ
يَوْمَئِذٍۢ
دُبُرَهُۥٓ
إِلَّا
مُتَحَرِّفًۭا
لِّقِتَالٍ
أَوْ
مُتَحَيِّزًا
إِلَىٰ
فِئَةٍۢ
فَقَدْ
بَآءَ
بِغَضَبٍۢ
مِّنَ
ٱللَّهِ
وَمَأْوَىٰهُ
جَهَنَّمُ ۖ
وَبِئْسَ
ٱلْمَصِيرُ
Kim böyle bir günde, savaşmak için bir cepheye çekilmek amacıyla veya başka bir birliğe katılmanın dışında, düşmana arkasını dönerse, Allah'ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer Cehennem'dir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.
Detay ve Kelime Analizi
17
فَلَمْ
تَقْتُلُوهُمْ
وَلَـٰكِنَّ
ٱللَّهَ
قَتَلَهُمْ ۚ
وَمَا
رَمَيْتَ
إِذْ
رَمَيْتَ
وَلَـٰكِنَّ
ٱللَّهَ
رَمَىٰ ۚ
وَلِيُبْلِىَ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
مِنْهُ
بَلَآءً
حَسَنًا ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
سَمِيعٌ
عَلِيمٌۭ
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı.[1] Allah, bunu Mü'minleri iyi bir sınavla sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
18
ذَٰلِكُمْ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
مُوهِنُ
كَيْدِ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
İşte size böyle yardım etti. Allah, Kafirlerin planlarını bozandır.
Detay ve Kelime Analizi
19
إِن
تَسْتَفْتِحُوا۟
فَقَدْ
جَآءَكُمُ
ٱلْفَتْحُ ۖ
وَإِن
تَنتَهُوا۟
فَهُوَ
خَيْرٌۭ
لَّكُمْ ۖ
وَإِن
تَعُودُوا۟
نَعُدْ
وَلَن
تُغْنِىَ
عَنكُمْ
فِئَتُكُمْ
شَيْـًۭٔا
وَلَوْ
كَثُرَتْ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
مَعَ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Eğer fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi. Eğer son verirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. Eğer dönerseniz, Biz de döneriz. Topluluğunuz çok olsa da kesinlikle size bir fayda vermez. Kuşkusuz Allah, Mü'minlerle beraberdir.
Detay ve Kelime Analizi
20
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
أَطِيعُوا۟
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُۥ
وَلَا
تَوَلَّوْا۟
عَنْهُ
وَأَنتُمْ
تَسْمَعُونَ
Ey İman Edenler! Allah'a ve Resul'üne itaat edin.[1] İşitip dururken ondan yüz çevirmeyin!
Detay ve Kelime Analizi