سورة الأنعام
6. En'âm suresi
165 Ayet
81
وَكَيْفَ
أَخَافُ
مَآ
أَشْرَكْتُمْ
وَلَا
تَخَافُونَ
أَنَّكُمْ
أَشْرَكْتُم
بِٱللَّهِ
مَا
لَمْ
يُنَزِّلْ
بِهِۦ
عَلَيْكُمْ
سُلْطَـٰنًۭا ۚ
فَأَىُّ
ٱلْفَرِيقَيْنِ
أَحَقُّ
بِٱلْأَمْنِ ۖ
إِن
كُنتُمْ
تَعْلَمُونَ
"Siz, Allah'ın size, hakkında hiçbir yetki[1] vermediği şeyleri O'na ortak koşmaktan korkmazken, ben nasıl olur da sizin ortak koştuklarınızdan korkarım? Bu iki taraftan hangisi emin olmaya daha layıktır? Keşke bilseydiniz!"
Detay ve Kelime Analizi
82
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَلَمْ
يَلْبِسُوٓا۟
إِيمَـٰنَهُم
بِظُلْمٍ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
لَهُمُ
ٱلْأَمْنُ
وَهُم
مُّهْتَدُونَ
İman etmiş ve imanlarına zulmü[1] bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar[2] da onlardır.
Detay ve Kelime Analizi
83
وَتِلْكَ
حُجَّتُنَآ
ءَاتَيْنَـٰهَآ
إِبْرَٰهِيمَ
عَلَىٰ
قَوْمِهِۦ ۚ
نَرْفَعُ
دَرَجَـٰتٍۢ
مَّن
نَّشَآءُ ۗ
إِنَّ
رَبَّكَ
حَكِيمٌ
عَلِيمٌۭ
İşte bunlar, halkına karşı İbrahim'e verdiğimiz huccetlerimizdir.[1] Dilediğimiz kimselerin derecelerini yükseltiriz. Kuşkusuz Rabb'in, En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
84
وَوَهَبْنَا
لَهُۥٓ
إِسْحَـٰقَ
وَيَعْقُوبَ ۚ
كُلًّا
هَدَيْنَا ۚ
وَنُوحًا
هَدَيْنَا
مِن
قَبْلُ ۖ
وَمِن
ذُرِّيَّتِهِۦ
دَاوُۥدَ
وَسُلَيْمَـٰنَ
وَأَيُّوبَ
وَيُوسُفَ
وَمُوسَىٰ
وَهَـٰرُونَ ۚ
وَكَذَٰلِكَ
نَجْزِى
ٱلْمُحْسِنِينَ
Biz ona İshak'ı ve Ya'kub'u bağışladık. Her birine de hidayet[1] verdik. Daha önce Nuh'a da hidayet verdik. O[2]'nun soyundan Davud'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da. İşte muhsin[3] olanları böylece ödüllendiririz.
Detay ve Kelime Analizi
85
وَزَكَرِيَّا
وَيَحْيَىٰ
وَعِيسَىٰ
وَإِلْيَاسَ ۖ
كُلٌّۭ
مِّنَ
ٱلصَّـٰلِحِينَ
Zekeriya'yı, Yahya'yı, İsa'yı ve İlyas da. Hepsi de salihlerdendi.[1]
Detay ve Kelime Analizi
86
وَإِسْمَـٰعِيلَ
وَٱلْيَسَعَ
وَيُونُسَ
وَلُوطًۭا ۚ
وَكُلًّۭا
فَضَّلْنَا
عَلَى
ٱلْعَـٰلَمِينَ
İsmail'i, Elyesa'yı, Yunus'u ve Lut'u da. Hepsini alemlere öncü kıldık.
Detay ve Kelime Analizi
87
وَمِنْ
ءَابَآئِهِمْ
وَذُرِّيَّـٰتِهِمْ
وَإِخْوَٰنِهِمْ ۖ
وَٱجْتَبَيْنَـٰهُمْ
وَهَدَيْنَـٰهُمْ
إِلَىٰ
صِرَٰطٍۢ
مُّسْتَقِيمٍۢ
Onların; atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Onları seçtik ve dosdoğru yola ilettik.
Detay ve Kelime Analizi
88
ذَٰلِكَ
هُدَى
ٱللَّهِ
يَهْدِى
بِهِۦ
مَن
يَشَآءُ
مِنْ
عِبَادِهِۦ ۚ
وَلَوْ
أَشْرَكُوا۟
لَحَبِطَ
عَنْهُم
مَّا
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
İşte bu, Allah'ın hidayetidir.[1] Kullarından dilediğini bununla hidayet eder. Eğer şirk koşsalardı, yaptıkları boşa giderdi.
Detay ve Kelime Analizi
89
أُو۟لَـٰٓئِكَ
ٱلَّذِينَ
ءَاتَيْنَـٰهُمُ
ٱلْكِتَـٰبَ
وَٱلْحُكْمَ
وَٱلنُّبُوَّةَ ۚ
فَإِن
يَكْفُرْ
بِهَا
هَـٰٓؤُلَآءِ
فَقَدْ
وَكَّلْنَا
بِهَا
قَوْمًۭا
لَّيْسُوا۟
بِهَا
بِكَـٰفِرِينَ
İşte bunlar, kendilerine Kitap, Hüküm ve Nubuvvet[1] verdiğimiz kimselerdir. Eğer onlar, bunları küfrederlerse[2] yerlerine bunları küfretmeyecek[2] bir halkı vekil etmişizdir.
Detay ve Kelime Analizi
90
أُو۟لَـٰٓئِكَ
ٱلَّذِينَ
هَدَى
ٱللَّهُ ۖ
فَبِهُدَىٰهُمُ
ٱقْتَدِهْ ۗ
قُل
لَّآ
أَسْـَٔلُكُمْ
عَلَيْهِ
أَجْرًا ۖ
إِنْ
هُوَ
إِلَّا
ذِكْرَىٰ
لِلْعَـٰلَمِينَ
İşte bunlar, Allah'ın hidayet ettikleridir. Onların yoluna uy. De ki: "Ben, buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu ancak, alemler için bir öğüttür."
Detay ve Kelime Analizi
91
وَمَا
قَدَرُوا۟
ٱللَّهَ
حَقَّ
قَدْرِهِۦٓ
إِذْ
قَالُوا۟
مَآ
أَنزَلَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
بَشَرٍۢ
مِّن
شَىْءٍۢ ۗ
قُلْ
مَنْ
أَنزَلَ
ٱلْكِتَـٰبَ
ٱلَّذِى
جَآءَ
بِهِۦ
مُوسَىٰ
نُورًۭا
وَهُدًۭى
لِّلنَّاسِ ۖ
تَجْعَلُونَهُۥ
قَرَاطِيسَ
تُبْدُونَهَا
وَتُخْفُونَ
كَثِيرًۭا ۖ
وَعُلِّمْتُم
مَّا
لَمْ
تَعْلَمُوٓا۟
أَنتُمْ
وَلَآ
ءَابَآؤُكُمْ ۖ
قُلِ
ٱللَّهُ ۖ
ثُمَّ
ذَرْهُمْ
فِى
خَوْضِهِمْ
يَلْعَبُونَ
Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere[1] hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur[2] ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!
Detay ve Kelime Analizi
92
وَهَـٰذَا
كِتَـٰبٌ
أَنزَلْنَـٰهُ
مُبَارَكٌۭ
مُّصَدِّقُ
ٱلَّذِى
بَيْنَ
يَدَيْهِ
وَلِتُنذِرَ
أُمَّ
ٱلْقُرَىٰ
وَمَنْ
حَوْلَهَا ۚ
وَٱلَّذِينَ
يُؤْمِنُونَ
بِٱلْـَٔاخِرَةِ
يُؤْمِنُونَ
بِهِۦ ۖ
وَهُمْ
عَلَىٰ
صَلَاتِهِمْ
يُحَافِظُونَ
Bu, şehirlerin anası ve çevresindekileri uyarman için sana indirdiğimiz ve kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir Kitap'tır. Ahiret'e iman edenler, buna da iman ederler. Ve onlar salatlarını[1] korurlar.
Detay ve Kelime Analizi
93
وَمَنْ
أَظْلَمُ
مِمَّنِ
ٱفْتَرَىٰ
عَلَى
ٱللَّهِ
كَذِبًا
أَوْ
قَالَ
أُوحِىَ
إِلَىَّ
وَلَمْ
يُوحَ
إِلَيْهِ
شَىْءٌۭ
وَمَن
قَالَ
سَأُنزِلُ
مِثْلَ
مَآ
أَنزَلَ
ٱللَّهُ ۗ
وَلَوْ
تَرَىٰٓ
إِذِ
ٱلظَّـٰلِمُونَ
فِى
غَمَرَٰتِ
ٱلْمَوْتِ
وَٱلْمَلَـٰٓئِكَةُ
بَاسِطُوٓا۟
أَيْدِيهِمْ
أَخْرِجُوٓا۟
أَنفُسَكُمُ ۖ
ٱلْيَوْمَ
تُجْزَوْنَ
عَذَابَ
ٱلْهُونِ
بِمَا
كُنتُمْ
تَقُولُونَ
عَلَى
ٱللَّهِ
غَيْرَ
ٱلْحَقِّ
وَكُنتُمْ
عَنْ
ءَايَـٰتِهِۦ
تَسْتَكْبِرُونَ
Allah'a karşı yalan uydurandan veya kendisine hiçbir şey vahyedilmemiş iken, "Bana da vahyolundu." diyenden ya da "Ben de Allah'ın indirdiği ayetlerin benzerini indireceğim." diyenden daha zalim kim olabilir? Melekler, canlarını almak için ellerini uzatıp, "Canlarınızı verin; Allah'a karşı gerçek olmayanı söylemenizden ve onun ayetlerine karşı büyüklük taslamanızdan dolayı bugün alçaltıcı azabı tadın." dediklerinde, can çekişirlerken bu zalimleri bir görsen!
Detay ve Kelime Analizi
94
وَلَقَدْ
جِئْتُمُونَا
فُرَٰدَىٰ
كَمَا
خَلَقْنَـٰكُمْ
أَوَّلَ
مَرَّةٍۢ
وَتَرَكْتُم
مَّا
خَوَّلْنَـٰكُمْ
وَرَآءَ
ظُهُورِكُمْ ۖ
وَمَا
نَرَىٰ
مَعَكُمْ
شُفَعَآءَكُمُ
ٱلَّذِينَ
زَعَمْتُمْ
أَنَّهُمْ
فِيكُمْ
شُرَكَـٰٓؤُا۟ ۚ
لَقَد
تَّقَطَّعَ
بَيْنَكُمْ
وَضَلَّ
عَنكُم
مَّا
كُنتُمْ
تَزْعُمُونَ
Ant olsun, sizi ilk yarattığımız gibi yine tek başınıza Bize geldiniz. Sizi hayaline daldırdığımız şeyleri arkanızda bıraktınız. Hani! Ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı yanınızda görmüyoruz. Ant olsun ki, aranızdaki bağlar artık kopmuştur. Umduklarınızın tamamı sizden kaybolup gitmiştir.
Detay ve Kelime Analizi
95
إِنَّ
ٱللَّهَ
فَالِقُ
ٱلْحَبِّ
وَٱلنَّوَىٰ ۖ
يُخْرِجُ
ٱلْحَىَّ
مِنَ
ٱلْمَيِّتِ
وَمُخْرِجُ
ٱلْمَيِّتِ
مِنَ
ٱلْحَىِّ ۚ
ذَٰلِكُمُ
ٱللَّهُ ۖ
فَأَنَّىٰ
تُؤْفَكُونَ
Evet; Allah, tohumu ve çekirdeği yarandır: Ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur Allah! O halde nasıl çevriliyorsunuz?
Detay ve Kelime Analizi
96
فَالِقُ
ٱلْإِصْبَاحِ
وَجَعَلَ
ٱلَّيْلَ
سَكَنًۭا
وَٱلشَّمْسَ
وَٱلْقَمَرَ
حُسْبَانًۭا ۚ
ذَٰلِكَ
تَقْدِيرُ
ٱلْعَزِيزِ
ٱلْعَلِيمِ
O karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi bir sükunet, Güneş'i ve Ay'ı bir hesap ölçüsü kılandır. İşte bunlar, Mutlak Üstün Olan'ın, Her Şeyi Bilen'in takdiridir.
Detay ve Kelime Analizi
97
وَهُوَ
ٱلَّذِى
جَعَلَ
لَكُمُ
ٱلنُّجُومَ
لِتَهْتَدُوا۟
بِهَا
فِى
ظُلُمَـٰتِ
ٱلْبَرِّ
وَٱلْبَحْرِ ۗ
قَدْ
فَصَّلْنَا
ٱلْـَٔايَـٰتِ
لِقَوْمٍۢ
يَعْلَمُونَ
Karanın ve denizin karanlıklarında yönünüzü bulasınız diye yıldızları size kılavuz yapan O'dur. Kuşkusuz akleden bir halk için ayetleri böylece ayrıntılı şekilde açıkladık.
Detay ve Kelime Analizi
98
وَهُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنشَأَكُم
مِّن
نَّفْسٍۢ
وَٰحِدَةٍۢ
فَمُسْتَقَرٌّۭ
وَمُسْتَوْدَعٌۭ ۗ
قَدْ
فَصَّلْنَا
ٱلْـَٔايَـٰتِ
لِقَوْمٍۢ
يَفْقَهُونَ
Sizi tek bir nefisten inşa eden O'dur. Sizin için bir kalış ve emanet olarak konuluş yeri vardır. Akleden bir halk için ayetlerimizi böylece ayrıntılı bir şekilde açıkladık.
Detay ve Kelime Analizi
99
وَهُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنزَلَ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مَآءًۭ
فَأَخْرَجْنَا
بِهِۦ
نَبَاتَ
كُلِّ
شَىْءٍۢ
فَأَخْرَجْنَا
مِنْهُ
خَضِرًۭا
نُّخْرِجُ
مِنْهُ
حَبًّۭا
مُّتَرَاكِبًۭا
وَمِنَ
ٱلنَّخْلِ
مِن
طَلْعِهَا
قِنْوَانٌۭ
دَانِيَةٌۭ
وَجَنَّـٰتٍۢ
مِّنْ
أَعْنَابٍۢ
وَٱلزَّيْتُونَ
وَٱلرُّمَّانَ
مُشْتَبِهًۭا
وَغَيْرَ
مُتَشَـٰبِهٍ ۗ
ٱنظُرُوٓا۟
إِلَىٰ
ثَمَرِهِۦٓ
إِذَآ
أَثْمَرَ
وَيَنْعِهِۦٓ ۚ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكُمْ
لَـَٔايَـٰتٍۢ
لِّقَوْمٍۢ
يُؤْمِنُونَ
O, gökten su indirendir. Onunla her türlü bitkiyi bitirdik. Ondan her çeşit bitkiyi çıkardık. Onlardan yığın yığın daneler, hurmaların tomurcuklarından sarkan salkımlar, birbirine hem benzeyen hem benzemeyen; üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik. Meyve verirken ve meyvesi olgunlaştığında her birine bir bakın! Bunlarda iman eden bir kavim için ayetler[1] vardır.
Detay ve Kelime Analizi
100
وَجَعَلُوا۟
لِلَّهِ
شُرَكَآءَ
ٱلْجِنَّ
وَخَلَقَهُمْ ۖ
وَخَرَقُوا۟
لَهُۥ
بَنِينَ
وَبَنَـٰتٍۭ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۢ ۚ
سُبْحَـٰنَهُۥ
وَتَعَـٰلَىٰ
عَمَّا
يَصِفُونَ
Cinnleri[1] Allah'a ortak koştular. Oysa onları da O yaratmıştır. Bir bilgiye dayanmadan O'na oğullar ve kızlar isnat ettiler! O, onların niteledikleri şeylerden uzaktır ve yücedir.
Detay ve Kelime Analizi