Monoteist Meali
Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere[1] hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur[2] ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!
Dipnotlar
[1]
Sıradan, normal bir insan. Her insan gibi, insan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan.
[2]
Aydınlık, ışık, yol gösterici.
وَمَا
قَدَرُوا۟
ٱللَّهَ
حَقَّ
قَدْرِهِۦٓ
إِذْ
قَالُوا۟
مَآ
أَنزَلَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
بَشَرٍۢ
مِّن
شَىْءٍۢ ۗ
قُلْ
مَنْ
أَنزَلَ
ٱلْكِتَـٰبَ
ٱلَّذِى
جَآءَ
بِهِۦ
مُوسَىٰ
نُورًۭا
وَهُدًۭى
لِّلنَّاسِ ۖ
تَجْعَلُونَهُۥ
قَرَاطِيسَ
تُبْدُونَهَا
وَتُخْفُونَ
كَثِيرًۭا ۖ
وَعُلِّمْتُم
مَّا
لَمْ
تَعْلَمُوٓا۟
أَنتُمْ
وَلَآ
ءَابَآؤُكُمْ ۖ
قُلِ
ٱللَّهُ ۖ
ثُمَّ
ذَرْهُمْ
فِى
خَوْضِهِمْ
يَلْعَبُونَ
Ve ma kaderullahe hakka kadrihi iz kalu ma enzelallahuala beşerin min şey, kul men enzelel kitabellezi cae bihi musa nuren ve huden lin nasi tec'alunehu karatise tubduneha ve tuhfune kesira, ve ullimtum ma lem ta'lemu entum ve la abaukum, kulillahu summe zerhum fi havdıhim yel'abun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | - | |
| 2 | kaderu | tanıyamadılar | قدر |
| 3 | llahe | Allah'ı | - |
| 4 | hakka | hakkıyla | حقق |
| 5 | kadrihi | O'nun kadrini | قدر |
| 6 | iz | zira | - |
| 7 | kalu | dediler | قول |
| 8 | ma | - | |
| 9 | enzele | indirmedi | نزل |
| 10 | llahu | Allah | - |
| 11 | ala | üzerine | - |
| 12 | beşerin | insan | بشر |
| 13 | min | - | |
| 14 | şey'in | bir şey | شيا |
| 15 | kul | de ki | قول |
| 16 | men | kim | - |
| 17 | enzele | indirdi | نزل |
| 18 | l-kitabe | Kitabı | كتب |
| 19 | llezi | o ki | - |
| 20 | ca'e | getirdi | جيا |
| 21 | bihi | onu | - |
| 22 | musa | Musa | - |
| 23 | nuran | nur olarak | نور |
| 24 | ve huden | ve yol gösterici olarak | هدي |
| 25 | linnasi | insanlara | نوس |
| 26 | tec'alunehu | siz onu haline getirip | جعل |
| 27 | karatise | parça parça kağıtlar | قرطس |
| 28 | tubduneha | gösteriyorsunuz | بدو |
| 29 | ve tuhfune | ve gizliyorsunuz | خفي |
| 30 | kesiran | çoğunu da | كثر |
| 31 | ve ullimtum | ve size öğretildiği | علم |
| 32 | ma | şeylerin | - |
| 33 | lem | - | |
| 34 | tea'lemu | bilmediği | علم |
| 35 | entum | ne sizin | - |
| 36 | ve la | - | |
| 37 | aba'ukum | ne de babalarınızın | ابو |
| 38 | kuli | de ki | قول |
| 39 | llahu | Alah | - |
| 40 | summe | sonra | - |
| 41 | zerhum | bırak onları | وذر |
| 42 | fi | - | |
| 43 | havdihim | daldıkları bataklıkta | خوض |
| 44 | yel'abune | oynayadursunlar | لعب |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü, "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: "Öyle ise Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onu kağıtlara yazıp açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler, size öğretilmiştir." Sen, "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta debelenip dursunlar!
Mehmet Okuyan
(İnkârcılar) Allah'ı gerektiği gibi tanımadılar; çünkü "Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmemiştir!"[1] demişlerdi. De ki: "Musa'nın insanlara bir nûr (ışık) ve rehber olarak getirdiği, kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıkladığınız, çoğunu gizlediğiniz ve sizin de atalarınızın da bilemediği şeylerin size öğretildiği Kitabı kim indirdi?" De ki: "(Kitabı da indiren) Allah'tır; sonra onları bırak, daldıkları batılda oyalanadursunlar!"
Edip Yüksel
"ALLAH hiçbir insana bir şey indirmez" demekle ALLAH'ı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: "Halka bir hidayet ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi -ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?" "ALLAH" de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.
Süleymaniye Vakfı
(Yahudiler ve Hristiyanlar) Allah'a hak ettiği ölçüde değer vermediler. Çünkü "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. Onlara de ki: "Öyleyse insanları aydınlatması ve onlara rehber olması için Musa'nın getirdiği o kitabı kim indirdi? Siz onu, sayfalara döküp bir kısmını ortaya çıkarıyor, bir çoğunu da gizliyorsunuz. Size de atalarınıza da bilmediğiniz şeyler (onunla) öğretilmiştir." De ki: "Onu Allah indirdi". Sonra onları daldıkları yerde bırak; oyalanıp dursunlar.
Ali Rıza Safa
"Allah, insanoğluna hiçbir şey indirmemiştir!" dediklerinde, Allah'ın değerini gereği gibi ölçümleyemediler. De ki: "Musa'nın, insanlara aydınlık ve yol gösteren olarak getirdiği, sizin kağıt parçaları olarak gördüğünüz ve çoğunu gizlemiş olmanıza karşın gösteriş aracı yaptığınız, sizin ve atalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitap'ı, kim indirdi?" De ki: "Allah!" Sonra da onları bırak; daldıkları bataklıkta oyalansınlar.
Mustafa İslamoğlu
Onlar "Allah hiç bir insana hiç bir şey indirmemiştir" derken Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. De ki: "Kim indirdi Musa'nın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin papirüs parçalarına dönüştürdüğünüz, çok gizlediğiniz halde sadece gösteriye açtığınız, sizin ve atalarınızın bilmediği birçok şeyi kendisi sayesinde öğrendiğiniz kitabı?" "Allah'tır!" diye cevap ver! Sonra da bırak, daldıkları boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü, "Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. De ki "Musa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Siz o Kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "Allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.
Ali Bulaç
Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kağıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah insana hiçbir şey indirmemiştir. demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği Kitab'ı kim indirdi? -Ki siz onu parça parça kağıtlar haline getiriyor ve bunları ortaya atıyorsunuz ama bir çoğunu gizliyorsunuz.- Bununla beraber şimdi size -ne sizin, ne atalarınızın- bilmediği hakikatler öğretilmekte. (Onlara cevaben): "Allah." de, sonra bırak onları daldıkları batakta oynayıp dursunlar.
Muhammed Esed
Nitekim onlar, "Allah insana hiçbir şey vahyetmemiştir!" derken Allahı gereği gibi kavramadıklarını göstermişlerdir. De ki: "Kim indirdi Musanın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin (sırf) kağıt parçaları olarak gördüğünüzü, (o kadar) çok gizlediğiniz halde bir gösteri aracı yaptığınız o ilahi kelamı? Halbuki (onunla) size ne sizin ne de atalarınızın bilmediği şeyler öğretilmişti." "Allah (o ilahi kelamı vahyetmiştir)!" de; ve sonra da bırak, onlar boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Diyanet İşleri
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kağıtlar haline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab'ı kim indirdi?" (Ey Muhammed!) "Allah" (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahı gereği gibi tanıyamadılar, çünkü bir Allah beşere bir şey indirmedi dediler, de ki kim indirdi o, Musanın insanlara bir nur, bir hidayet olarak getirdiği kitabı? ki siz onu parça parça kağıtlar yapıyorsunuz, bunları ortaya atıyorsunuz da bir çoğunu gizliyorsunuz, bununla beraber şimdi size ne sizin ne atalarınızın bilemediğiniz hakıkatlar öğretilmekte, Allah, de: Sonra bırak onları daldıkları batakta oynaya dursunlar
Süleyman Ateş
Allah'ı şanına yaraşır biçimde tanıyamadılar, zira "Allah, insana bir şey indirmedi" dediler. De ki: "Öyleyse Musa'nın, insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği, -ki siz onu parça parça kağıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, çoğunu da gizliyorsunuz- ve ne sizin, ne de babalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitabı kim indirdi?" "Alah" de, sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar.
Gültekin Onan
Onlar: "Tanrı beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Tanrı'nın gerçek gücünü ölçemediler / değerlendiremediler veya Tanrı'nın gücünü gerçekten / gerektiği gibi değerlendiremediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kağıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Tanrı." Sonra onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.
Hasan Basri Çantay
Yahudiler de) Allahın kadrini, ona layık olacak bir suretde, hakkıyle takdir etmediler. Çünkü "Allah hiç bir beşere hiç bir şey indirmedi" dediler. Söyle (onlara) ki: "Musanın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kağıdlar haaline koyub (işinize geleni gösterib) açıkladığınız, (fakat) çoğunu gizlediğiniz o' kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler (Kuranda) size öğretilmişdir". (Habibim) sen "Allah" de (geç) ve sonra onları bırak ki daldıkları batakda oynaya dursunlar!
İbni Kesir
Allah; hiçbir insana bir şey indirmedi, demekle; Allah'ı, şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup açıkladınız, çoğunu da gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler size öğretilmiştir. "Allah" de, sonra onları bırak da, daldıkları sapıklıkta oynayadursunlar.
Şaban Piriş
Allah'ın hiç bir beşere, hiç bir şey indirmediğini söylemekle, Allah'ı hakkıyla tanıyamadılar. De ki: -Öyleyse Musa'nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, sizin de yapraklar haline getirip açıkladığınız, çoğunu da gizlediğiniz, siz ve babalarınız hiç bir şey bilmezken öğretildiğiniz o kitabı kim indirdi? "Allah" de sonra onları bataklıklarında oynamaya bırak.
Ahmed Hulusi
Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. . . "Allah, hiçbir beşere bir şey inzal etmemiştir" demekle! De ki: "Musa'nın hakikatinden insanlar için Nur ve Hüda olarak getirdiği Kitabı (BİLGİyi) kim inzal etti? Siz Onu (BİLGİyi) kağıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, birçoğu (BİLGİyi de) gizliyorsunuz. . . Oysa ne sizin ne de babalarınızın bilmediği şeyler öğretildi size!". . . "Allah" de, sonra bırak onları daldıklarında oynayıp dursunlar!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'ALLAH hiç bir insana bir şey indirmez,' demekle ALLAH'ı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: 'Halka bir hidayet ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi -ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?' 'ALLAH' de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.
Erhan Aktaş
Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere[1] hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur[2] ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!
Progressive Muslims
And they did not appreciate God as He deserves to be appreciated, for they said: "God has never sent down anything to any human being. " Say: "Who then has sent down the Scripture which Moses had come with, a light and a guidance for the people You treat it just as paper, you show some of it and conceal much, and you were taught what neither you nor your fathers knew." Say: "God has." Then leave them playing in their folly.
Sam Gerrans
And they measured God not with the measure due Him when they said: “God has not sent down upon a mortal anything.” Say thou: “Who sent down the Writ which Moses brought as a light and guidance for men?” (You make it into parchments which you show; and you conceal much; and you were taught what you knew not, you and your fathers.) Say thou: “God”; then leave thou them playing in their vain discourses.
Aisha Bewley
They do not measure Allah with His true measure when they say, ‘Allah would not send down anything to a mere human being. ’ Say: ‘Who, then, sent down the Book which Musa brought as a Light and Guidance for the people?’ You put it down on sheets of paper to display it while concealing much. You were taught things you did not know, neither you nor your forefathers. Say: ‘Allah!’ Then leave them engrossed in playing their games.
Rashad Khalifa
They never valued GOD as He should be valued. Thus, they said, "GOD does not reveal anything to any human being." Say, "Who then revealed the scripture that Moses brought, with light and guidance for the people?" You put it down on paper to proclaim it, while concealing a lot of it. You were taught what you never knew - you and your parents. Say, "GOD (is the One who revealed it)," then leave them in their heedlessness, playing.
Edip-Layth
They did not value God as He deserves to be valued, for they said, "God has never sent down anything to any human being." Say, "Who then has sent down the book which Moses had come with, a light and guidance for the people? You treat it just as scrolls of paper; you show some of it and conceal much, though you were taught what neither you nor your fathers knew." Say, "God has." Then leave them playing in their folly.
Monoteist Meali
Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere[1] hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur[2] ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!
Dipnotlar
[1] Sıradan, normal bir insan. Her insan gibi, insan olmanın dışında insanüstü hiçbir özelliği olmayan insan.
[2] Aydınlık, ışık, yol gösterici.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve ma | - | |
| 2 | kaderu | tanıyamadılar | قدر |
| 3 | llahe | Allah'ı | - |
| 4 | hakka | hakkıyla | حقق |
| 5 | kadrihi | O'nun kadrini | قدر |
| 6 | iz | zira | - |
| 7 | kalu | dediler | قول |
| 8 | ma | - | |
| 9 | enzele | indirmedi | نزل |
| 10 | llahu | Allah | - |
| 11 | ala | üzerine | - |
| 12 | beşerin | insan | بشر |
| 13 | min | - | |
| 14 | şey'in | bir şey | شيا |
| 15 | kul | de ki | قول |
| 16 | men | kim | - |
| 17 | enzele | indirdi | نزل |
| 18 | l-kitabe | Kitabı | كتب |
| 19 | llezi | o ki | - |
| 20 | ca'e | getirdi | جيا |
| 21 | bihi | onu | - |
| 22 | musa | Musa | - |
| 23 | nuran | nur olarak | نور |
| 24 | ve huden | ve yol gösterici olarak | هدي |
| 25 | linnasi | insanlara | نوس |
| 26 | tec'alunehu | siz onu haline getirip | جعل |
| 27 | karatise | parça parça kağıtlar | قرطس |
| 28 | tubduneha | gösteriyorsunuz | بدو |
| 29 | ve tuhfune | ve gizliyorsunuz | خفي |
| 30 | kesiran | çoğunu da | كثر |
| 31 | ve ullimtum | ve size öğretildiği | علم |
| 32 | ma | şeylerin | - |
| 33 | lem | - | |
| 34 | tea'lemu | bilmediği | علم |
| 35 | entum | ne sizin | - |
| 36 | ve la | - | |
| 37 | aba'ukum | ne de babalarınızın | ابو |
| 38 | kuli | de ki | قول |
| 39 | llahu | Alah | - |
| 40 | summe | sonra | - |
| 41 | zerhum | bırak onları | وذر |
| 42 | fi | - | |
| 43 | havdihim | daldıkları bataklıkta | خوض |
| 44 | yel'abune | oynayadursunlar | لعب |
Bayraktar Bayraklı
Allah'ı gereği gibi tanımadılar. Çünkü, "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. De ki: "Öyle ise Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği kitabı kim indirdi? Siz onu kağıtlara yazıp açıklıyor, çoğunu da gizliyorsunuz. Sizin de atalarınızın da bilemediği şeyler, size öğretilmiştir." Sen, "Allah" de, sonra onları bırak, daldıkları bataklıkta debelenip dursunlar!
Mehmet Okuyan
(İnkârcılar) Allah'ı gerektiği gibi tanımadılar; çünkü "Allah hiçbir insana hiçbir şey indirmemiştir!"[1] demişlerdi. De ki: "Musa'nın insanlara bir nûr (ışık) ve rehber olarak getirdiği, kâğıtlara yazıp (istediğinizi) açıkladığınız, çoğunu gizlediğiniz ve sizin de atalarınızın da bilemediği şeylerin size öğretildiği Kitabı kim indirdi?" De ki: "(Kitabı da indiren) Allah'tır; sonra onları bırak, daldıkları batılda oyalanadursunlar!"
Edip Yüksel
"ALLAH hiçbir insana bir şey indirmez" demekle ALLAH'ı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: "Halka bir hidayet ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi -ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?" "ALLAH" de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.
Süleymaniye Vakfı
(Yahudiler ve Hristiyanlar) Allah'a hak ettiği ölçüde değer vermediler. Çünkü "Allah hiçbir beşere bir şey indirmedi" dediler. Onlara de ki: "Öyleyse insanları aydınlatması ve onlara rehber olması için Musa'nın getirdiği o kitabı kim indirdi? Siz onu, sayfalara döküp bir kısmını ortaya çıkarıyor, bir çoğunu da gizliyorsunuz. Size de atalarınıza da bilmediğiniz şeyler (onunla) öğretilmiştir." De ki: "Onu Allah indirdi". Sonra onları daldıkları yerde bırak; oyalanıp dursunlar.
Ali Rıza Safa
"Allah, insanoğluna hiçbir şey indirmemiştir!" dediklerinde, Allah'ın değerini gereği gibi ölçümleyemediler. De ki: "Musa'nın, insanlara aydınlık ve yol gösteren olarak getirdiği, sizin kağıt parçaları olarak gördüğünüz ve çoğunu gizlemiş olmanıza karşın gösteriş aracı yaptığınız, sizin ve atalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitap'ı, kim indirdi?" De ki: "Allah!" Sonra da onları bırak; daldıkları bataklıkta oyalansınlar.
Mustafa İslamoğlu
Onlar "Allah hiç bir insana hiç bir şey indirmemiştir" derken Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. De ki: "Kim indirdi Musa'nın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin papirüs parçalarına dönüştürdüğünüz, çok gizlediğiniz halde sadece gösteriye açtığınız, sizin ve atalarınızın bilmediği birçok şeyi kendisi sayesinde öğrendiğiniz kitabı?" "Allah'tır!" diye cevap ver! Sonra da bırak, daldıkları boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Allah'ı, kadrine/şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. Çünkü, "Allah, insana hiçbir şey vahyetmemiştir." dediler. De ki "Musa'nın insanlara bir ışık, bir kılavuz olarak getirdiği Kitap'ı kim indirdi? Siz o Kitap'ı birtakım parşömenler yapıp ortaya sürüyorsunuz, birçoğunu da saklıyorsunuz. Size, sizin de atalarınızın da bilmediği şeyler öğretildi." "Allah" de, sonra bırak onları saplandıkları batakta oynayadursunlar.
Ali Bulaç
Onlar: "Allah, beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Allah'ı, kadrinin hakkını vererek takdir edemediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kağıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Allah." Sonra Onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Allah insana hiçbir şey indirmemiştir. demekle, Allah'ı gereği gibi tanıyamadılar. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği Kitab'ı kim indirdi? -Ki siz onu parça parça kağıtlar haline getiriyor ve bunları ortaya atıyorsunuz ama bir çoğunu gizliyorsunuz.- Bununla beraber şimdi size -ne sizin, ne atalarınızın- bilmediği hakikatler öğretilmekte. (Onlara cevaben): "Allah." de, sonra bırak onları daldıkları batakta oynayıp dursunlar.
Muhammed Esed
Nitekim onlar, "Allah insana hiçbir şey vahyetmemiştir!" derken Allahı gereği gibi kavramadıklarını göstermişlerdir. De ki: "Kim indirdi Musanın insanlara bir ışık ve rehber olarak getirdiği ve sizin (sırf) kağıt parçaları olarak gördüğünüzü, (o kadar) çok gizlediğiniz halde bir gösteri aracı yaptığınız o ilahi kelamı? Halbuki (onunla) size ne sizin ne de atalarınızın bilmediği şeyler öğretilmişti." "Allah (o ilahi kelamı vahyetmiştir)!" de; ve sonra da bırak, onlar boş laflarla oyalanıp dursunlar.
Diyanet İşleri
Allah'ın kadrini gereği gibi bilemediler. Çünkü, "Allah, hiç kimseye hiçbir şey indirmedi" dediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği, parça parça kağıtlar haline koyup ortaya çıkardığınız, pek çoğunu ise gizlediğiniz; (kendisiyle) sizin de, babalarınızın da bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitab'ı kim indirdi?" (Ey Muhammed!) "Allah" (indirdi) de, sonra bırak onları, içine daldıkları batakta oynayadursunlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Allahı gereği gibi tanıyamadılar, çünkü bir Allah beşere bir şey indirmedi dediler, de ki kim indirdi o, Musanın insanlara bir nur, bir hidayet olarak getirdiği kitabı? ki siz onu parça parça kağıtlar yapıyorsunuz, bunları ortaya atıyorsunuz da bir çoğunu gizliyorsunuz, bununla beraber şimdi size ne sizin ne atalarınızın bilemediğiniz hakıkatlar öğretilmekte, Allah, de: Sonra bırak onları daldıkları batakta oynaya dursunlar
Süleyman Ateş
Allah'ı şanına yaraşır biçimde tanıyamadılar, zira "Allah, insana bir şey indirmedi" dediler. De ki: "Öyleyse Musa'nın, insanlara nur ve yol gösterici olarak getirdiği, -ki siz onu parça parça kağıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, çoğunu da gizliyorsunuz- ve ne sizin, ne de babalarınızın bilmediği şeylerin size öğretildiği Kitabı kim indirdi?" "Alah" de, sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynayadursunlar.
Gültekin Onan
Onlar: "Tanrı beşere hiç bir şey indirmemiştir" demekle Tanrı'nın gerçek gücünü ölçemediler / değerlendiremediler veya Tanrı'nın gücünü gerçekten / gerektiği gibi değerlendiremediler. De ki: "Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olarak getirdiği ve sizin de (parça parça) kağıtlar üzerinde yazılı kılıp (bir kısmını) açıkladığınız ve çoğunu gözardı ettiğiniz kitabı kim indirdi? Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyler size öğretilmiştir." De ki: "Tanrı." Sonra onları bırak, içine 'daldıkları saçma uğraşılarında' oyalanıp dursunlar.
Hasan Basri Çantay
Yahudiler de) Allahın kadrini, ona layık olacak bir suretde, hakkıyle takdir etmediler. Çünkü "Allah hiç bir beşere hiç bir şey indirmedi" dediler. Söyle (onlara) ki: "Musanın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kağıdlar haaline koyub (işinize geleni gösterib) açıkladığınız, (fakat) çoğunu gizlediğiniz o' kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler (Kuranda) size öğretilmişdir". (Habibim) sen "Allah" de (geç) ve sonra onları bırak ki daldıkları batakda oynaya dursunlar!
İbni Kesir
Allah; hiçbir insana bir şey indirmedi, demekle; Allah'ı, şanına yaraşır şekilde tanıyamadılar. De ki: Musa'nın insanlara bir nur ve hidayet olmak üzere getirdiği ve sizin de parça parça kağıtlar haline koyup açıkladınız, çoğunu da gizlediğiniz o kitabı kim indirdi? Sizin de, atalarınızın da bilmediğiniz şeyler size öğretilmiştir. "Allah" de, sonra onları bırak da, daldıkları sapıklıkta oynayadursunlar.
Şaban Piriş
Allah'ın hiç bir beşere, hiç bir şey indirmediğini söylemekle, Allah'ı hakkıyla tanıyamadılar. De ki: -Öyleyse Musa'nın insanlar için aydınlatıcı ve yol gösterici olarak getirdiği, sizin de yapraklar haline getirip açıkladığınız, çoğunu da gizlediğiniz, siz ve babalarınız hiç bir şey bilmezken öğretildiğiniz o kitabı kim indirdi? "Allah" de sonra onları bataklıklarında oynamaya bırak.
Ahmed Hulusi
Allah'ı hakkıyla takdir edemediler. . . "Allah, hiçbir beşere bir şey inzal etmemiştir" demekle! De ki: "Musa'nın hakikatinden insanlar için Nur ve Hüda olarak getirdiği Kitabı (BİLGİyi) kim inzal etti? Siz Onu (BİLGİyi) kağıtlar haline getirip gösteriyorsunuz, birçoğu (BİLGİyi de) gizliyorsunuz. . . Oysa ne sizin ne de babalarınızın bilmediği şeyler öğretildi size!". . . "Allah" de, sonra bırak onları daldıklarında oynayıp dursunlar!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'ALLAH hiç bir insana bir şey indirmez,' demekle ALLAH'ı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: 'Halka bir hidayet ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi -ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz-?' 'ALLAH' de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.
Erhan Aktaş
Allah'ı gereği gibi takdir etmediler. "Allah, beşere[1] hiçbir şey indirmedi." dediler. De ki: "Musa'nın insanlar için bir nur[2] ve hidayet olarak getirdiği; sizin yazılı sayfalar haline getirip bir kısmını açıklayıp ama çoğunu da gizlediğiniz; sizin de atalarınızın da bilmediğiniz şeyler, kendisiyle size öğretilen Kitap'ı kim indirdi?" Sen, "Allah" de. Ve sonra bırak onları, daldıkları bataklıkta oynaya dursunlar!
Progressive Muslims
And they did not appreciate God as He deserves to be appreciated, for they said: "God has never sent down anything to any human being. " Say: "Who then has sent down the Scripture which Moses had come with, a light and a guidance for the people You treat it just as paper, you show some of it and conceal much, and you were taught what neither you nor your fathers knew." Say: "God has." Then leave them playing in their folly.
Sam Gerrans
And they measured God not with the measure due Him when they said: “God has not sent down upon a mortal anything.” Say thou: “Who sent down the Writ which Moses brought as a light and guidance for men?” (You make it into parchments which you show; and you conceal much; and you were taught what you knew not, you and your fathers.) Say thou: “God”; then leave thou them playing in their vain discourses.
Aisha Bewley
They do not measure Allah with His true measure when they say, ‘Allah would not send down anything to a mere human being. ’ Say: ‘Who, then, sent down the Book which Musa brought as a Light and Guidance for the people?’ You put it down on sheets of paper to display it while concealing much. You were taught things you did not know, neither you nor your forefathers. Say: ‘Allah!’ Then leave them engrossed in playing their games.
Rashad Khalifa
They never valued GOD as He should be valued. Thus, they said, "GOD does not reveal anything to any human being." Say, "Who then revealed the scripture that Moses brought, with light and guidance for the people?" You put it down on paper to proclaim it, while concealing a lot of it. You were taught what you never knew - you and your parents. Say, "GOD (is the One who revealed it)," then leave them in their heedlessness, playing.
Edip-Layth
They did not value God as He deserves to be valued, for they said, "God has never sent down anything to any human being." Say, "Who then has sent down the book which Moses had come with, a light and guidance for the people? You treat it just as scrolls of paper; you show some of it and conceal much, though you were taught what neither you nor your fathers knew." Say, "God has." Then leave them playing in their folly.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.