Monoteist Meali
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, iman eden bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret,[1] bir yol gösterici ve bir rahmettir."
Dipnotlar
[1]
Gerçeği kavrayış, gerçeği görme.
وَإِذَا
لَمْ
تَأْتِهِم
بِـَٔايَةٍۢ
قَالُوا۟
لَوْلَا
ٱجْتَبَيْتَهَا ۚ
قُلْ
إِنَّمَآ
أَتَّبِعُ
مَا
يُوحَىٰٓ
إِلَىَّ
مِن
رَّبِّى ۚ
هَـٰذَا
بَصَآئِرُ
مِن
رَّبِّكُمْ
وَهُدًۭى
وَرَحْمَةٌۭ
لِّقَوْمٍۢ
يُؤْمِنُونَ
Ve iza lem te'tihim biayetin kalu lev lectebeyteha, kul innema ettebiu ma yuha ileyye min rabbi haza besairu min rabbikum ve huden ve rahmetun li kavmin yu'minun .
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | zaman | - |
| 2 | lem | - | |
| 3 | te'tihim | onlara getirmediğin | اتي |
| 4 | biayetin | bir ayet | ايي |
| 5 | kalu | derler | قول |
| 6 | levla | keşke | - |
| 7 | ctebeyteha | bunu da derleseydin ya | جبي |
| 8 | kul | de ki | قول |
| 9 | innema | ben ancak | - |
| 10 | ettebiu | uyuyorum | تبع |
| 11 | ma | şeye | - |
| 12 | yuha | vahyolunana | وحي |
| 13 | ileyye | bana | - |
| 14 | min | -den | - |
| 15 | rabbi | Rabbim- | ربب |
| 16 | haza | bu (Kur'an) | - |
| 17 | besairu | basiretlerdir | بصر |
| 18 | min | -den | - |
| 19 | rabbikum | Rabbiniz- | ربب |
| 20 | ve huden | ve yol göstericidir | هدي |
| 21 | ve rahmetun | ve rahmettir | رحم |
| 22 | likavmin | bir toplum için | قوم |
| 23 | yu'minune | inanan | امن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir."
Mehmet Okuyan
Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, "Onu da derleyip getirseydin ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için yol gösterme ve merhamettir."
Edip Yüksel
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu" derler. De ki: "Ben, ancak Efendimden bana vahiy edilene uyuyorum." Bunlar, Efendinizden aydınlatmalardır, gerçeği onaylayan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
Süleymaniye Vakfı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman "kendin oluştursaydın ya!" derler[1]. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyarım[2]. Bunlar, Rabbinizden gelen göstergelerdir. İnanıp güvenen bir topluluk için ise bir rehber ve bir ikramdır[3]."
Ali Rıza Safa
Onlara bir mucize getirmediğinde; "Onu uydursana!" derler. De ki: "Ben, yalnızca, Efendimden bana bildirilene bağlı kalırım. İşte bu, Efendinizden aydınlanma kaynağıdır. İnanan bir toplum için de yol gösteren ve rahmettir!"
Mustafa İslamoğlu
Ve sen onlara istedikleri ayeti getirmediğin zaman hemen derler ki: "Onu (Rabbinden) almak için çabalasaydın ya!" De ki: "Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır; inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır."
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."
Ali Bulaç
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleyip toplasaydın ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım! Bütünüyle bu Kur'an Rabbinizden gelen kalp gözlerinizi açacak delillerdir. İman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.
Muhammed Esed
Ve sen (ey Peygamber,) bir mucize getirmediğin zaman, bazıları: "Onu (Allahtan) elde etmeye çalışsan ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu (vahiy), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sen onlara bir ayet getirmediğin zaman derib toplasa idin a dediler, de ki: ben, ancak rabbımdan bana ne vahiy olunuyorsa ona ittiba' ederim bütün bu Kur'an rabbınızdan gelen basıretlerdir ve iyman edecek bir kavm için bir hidayet ve rahmettir
Süleyman Ateş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"
Gültekin Onan
Kendilerine bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben yalnızca bana rabbimden vahyolunana uyarım. Bu rabbinizden olan bir basiretlerdir; inanacak bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
Hasan Basri Çantay
Onlara (istedikleri) bir ayet gelmediği vakit derler ki: "(Kendinden derib) onları toplasaydın ya!". De ki: "Rabbimden bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım. Bu (Kur'an ayetleri, kalblerinize) Rabbinizden (açılan) gözlerdir, iman edecek bir kavm için (mahz-ı) hidayet ve rahmetdir".
İbni Kesir
Onlara bir ayet getimediğin zaman, derler ki: Sen, bir tane yapsaydın ya? De ki: Ben, ancak Rabbımdan bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbımızdan gözleri açacak delillerdir. İman eden bir kavim için hidayet ve rahmettir.
Şaban Piriş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki: -Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir.
Ahmed Hulusi
Onlara bir ayet iletmediğinde: "Onu (kendinden) uydursaydın ya!" dediler. . . De ki: "Ancak, Rabbimden bana vahyolunana tabi olurum. . . Bu (Kur'an) Rabbinizden basiretlerdir (idrak ettirir), hüdadır (hakikat rehberi) ve iman eden topluluk için rahmettir (kemalatlarını açığa çıkarır). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: 'Mucize isteseydin ne olurdu,' derler. De ki: 'Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum.' Bunlar, Rabbinizden aydınlatmalardır, inanan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
Erhan Aktaş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, iman eden bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret,[1] bir yol gösterici ve bir rahmettir."
Progressive Muslims
And because you do not bring them a sign, they Say: "If only you had brought one. " Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe."
Sam Gerrans
And when thou bringest them not a proof, they say: “Oh, that thou hadst but chosen one!” Say thou: “I follow only what is revealed to me from my Lord; this is a means of insight from your Lord, and guidance, and a mercy for people who believe.”
Aisha Bewley
If you do not bring them a Sign, they say, ‘Why have you not come up with one?’ Say, ‘I follow only what has been revealed to me from my Lord. ’ This is clear insight from your Lord, and guidance and mercy, for people who have iman.
Rashad Khalifa
If you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask for it?" Say, "I simply follow what is revealed to me from my Lord." These are enlightenments from your Lord, and guidance, and mercy for people who believe.
Edip-Layth
Since you do not bring them a sign, they say, "If only you had brought one." Say, "I only follow what is inspired to me from my Lord. These are enlightenments from your Lord, a guide and a mercy to a people who acknowledge."
Monoteist Meali
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, iman eden bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret,[1] bir yol gösterici ve bir rahmettir."
Dipnotlar
[1] Gerçeği kavrayış, gerçeği görme.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iza | zaman | - |
| 2 | lem | - | |
| 3 | te'tihim | onlara getirmediğin | اتي |
| 4 | biayetin | bir ayet | ايي |
| 5 | kalu | derler | قول |
| 6 | levla | keşke | - |
| 7 | ctebeyteha | bunu da derleseydin ya | جبي |
| 8 | kul | de ki | قول |
| 9 | innema | ben ancak | - |
| 10 | ettebiu | uyuyorum | تبع |
| 11 | ma | şeye | - |
| 12 | yuha | vahyolunana | وحي |
| 13 | ileyye | bana | - |
| 14 | min | -den | - |
| 15 | rabbi | Rabbim- | ربب |
| 16 | haza | bu (Kur'an) | - |
| 17 | besairu | basiretlerdir | بصر |
| 18 | min | -den | - |
| 19 | rabbikum | Rabbiniz- | ربب |
| 20 | ve huden | ve yol göstericidir | هدي |
| 21 | ve rahmetun | ve rahmettir | رحم |
| 22 | likavmin | bir toplum için | قوم |
| 23 | yu'minune | inanan | امن |
Bayraktar Bayraklı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Sen bir tane derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbim tarafından bana vahyolunana uyarım. Bu kitap, Rabbinizden gelen göz açıcı belgeler olup, inanmış bir topluma rehber ve rahmettir."
Mehmet Okuyan
Onlara herhangi bir delil getirmediğin zaman, "Onu da derleyip getirseydin ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen öngörülerdir; (ayrıca) inanan bir toplum için yol gösterme ve merhamettir."
Edip Yüksel
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: "Mucize isteseydin ne olurdu" derler. De ki: "Ben, ancak Efendimden bana vahiy edilene uyuyorum." Bunlar, Efendinizden aydınlatmalardır, gerçeği onaylayan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
Süleymaniye Vakfı
Onlara bir ayet getirmediğin zaman "kendin oluştursaydın ya!" derler[1]. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyarım[2]. Bunlar, Rabbinizden gelen göstergelerdir. İnanıp güvenen bir topluluk için ise bir rehber ve bir ikramdır[3]."
Ali Rıza Safa
Onlara bir mucize getirmediğinde; "Onu uydursana!" derler. De ki: "Ben, yalnızca, Efendimden bana bildirilene bağlı kalırım. İşte bu, Efendinizden aydınlanma kaynağıdır. İnanan bir toplum için de yol gösteren ve rahmettir!"
Mustafa İslamoğlu
Ve sen onlara istedikleri ayeti getirmediğin zaman hemen derler ki: "Onu (Rabbinden) almak için çabalasaydın ya!" De ki: "Ben yalnızca Rabbimden bana vahyedilene uyarım: bu (vahiy) Rabbiniz katından gelen bir bilinç kaynağıdır; inanacak bir toplum için de kapsamlı bir doğru yol haritası ve bir rahmet pınarıdır."
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara bir ayet getirmediğinde, "onu da şurdan burdan derleseydin ya," diye konuşurlar. De ki: "Ben sadece Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, Rabbinizden gelen gönül gözleridir, doğruya kılavuzdur, iman eden bir toplum için rahmettir."
Ali Bulaç
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Sen Onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben, yalnızca bana Rabbimden vahyolunana uyarım. Bu, Rabbinizden olan basiretlerdir; iman edecek bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen onlara bir ayet getirmediğin zaman "Derleyip toplasaydın ya!" derler. De ki: "Ben ancak Rabbimden bana ne vahyolunuyorsa ona uyarım! Bütünüyle bu Kur'an Rabbinizden gelen kalp gözlerinizi açacak delillerdir. İman edecek bir kavim için hidayet ve rahmettir.
Muhammed Esed
Ve sen (ey Peygamber,) bir mucize getirmediğin zaman, bazıları: "Onu (Allahtan) elde etmeye çalışsan ya!" derler. De ki: "Ben sadece Rabbim tarafından bana vahyolunan her neyse, ona uyarım: bu (vahiy), inanmak isteyen bir toplum için Rabbinizin katından bahşedilmiş bir kavrama yöntemi, bir yol gösterici ve bir rahmettir.
Diyanet İşleri
(Ey Muhammed!) Onlara (istedikleri) bir ayet getirmediğin zaman (alay ederek) derler ki: "Onu (da) bir yerlerden derleyip toplasaydın ya." De ki: "Ben ancak Rabbimden bana vahyedilene uymaktayım. Bu (Kur'an ayetleri), Rabbinizden gelen basiretlerdir (Gönül gözlerini aydınlatan nurlardır). İman edecek bir topluluk için bir hidayet kaynağı ve bir rahmettir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve sen onlara bir ayet getirmediğin zaman derib toplasa idin a dediler, de ki: ben, ancak rabbımdan bana ne vahiy olunuyorsa ona ittiba' ederim bütün bu Kur'an rabbınızdan gelen basıretlerdir ve iyman edecek bir kavm için bir hidayet ve rahmettir
Süleyman Ateş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: "Bunu da derleseydin ya!" derler. De ki: "Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabbinizden gelen basiretler(gönül gözlerini açan nurlar, gerçeğe ileten kanıtlar)dır ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir!"
Gültekin Onan
Kendilerine bir ayet getirmediğin zaman: "Sen onu (inmeyen ayeti) derleyip toplasana" derler. De ki: "Ben yalnızca bana rabbimden vahyolunana uyarım. Bu rabbinizden olan bir basiretlerdir; inanacak bir topluluk için bir hidayet ve bir rahmettir."
Hasan Basri Çantay
Onlara (istedikleri) bir ayet gelmediği vakit derler ki: "(Kendinden derib) onları toplasaydın ya!". De ki: "Rabbimden bana ne vahy olunursa ben ancak ona uyarım. Bu (Kur'an ayetleri, kalblerinize) Rabbinizden (açılan) gözlerdir, iman edecek bir kavm için (mahz-ı) hidayet ve rahmetdir".
İbni Kesir
Onlara bir ayet getimediğin zaman, derler ki: Sen, bir tane yapsaydın ya? De ki: Ben, ancak Rabbımdan bana vahyolunana uyarım. Bu, Rabbımızdan gözleri açacak delillerdir. İman eden bir kavim için hidayet ve rahmettir.
Şaban Piriş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman: -Kendin bir ayet yapsaydın! derler. De ki: -Ben, ancak Rabbimden bana vahyolunana uyarım, bu, Rabbinizden gelen açık delillerdir. İnanan bir toplum için de yol gösterici ve rahmettir.
Ahmed Hulusi
Onlara bir ayet iletmediğinde: "Onu (kendinden) uydursaydın ya!" dediler. . . De ki: "Ancak, Rabbimden bana vahyolunana tabi olurum. . . Bu (Kur'an) Rabbinizden basiretlerdir (idrak ettirir), hüdadır (hakikat rehberi) ve iman eden topluluk için rahmettir (kemalatlarını açığa çıkarır). "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendilerine bir mucize getirmediğin zaman: 'Mucize isteseydin ne olurdu,' derler. De ki: 'Ben, ancak Rabbimden bana vahyedilene uyuyorum.' Bunlar, Rabbinizden aydınlatmalardır, inanan bir toplum için bir hidayet ve rahmettir.
Erhan Aktaş
Onlara bir ayet getirmediğin zaman, "Derleyip uydursaydın ya." derler. De ki: "Ben ancak Rabb'imden bana vahyedilene uyuyorum. Bu, iman eden bir halk için Rabb'inizden gelen bir basiret,[1] bir yol gösterici ve bir rahmettir."
Progressive Muslims
And because you do not bring them a sign, they Say: "If only you had brought one. " Say: "I only follow what is inspired to me from my Lord. This is an evidence from your Lord, and a guide and mercy to a people who believe."
Sam Gerrans
And when thou bringest them not a proof, they say: “Oh, that thou hadst but chosen one!” Say thou: “I follow only what is revealed to me from my Lord; this is a means of insight from your Lord, and guidance, and a mercy for people who believe.”
Aisha Bewley
If you do not bring them a Sign, they say, ‘Why have you not come up with one?’ Say, ‘I follow only what has been revealed to me from my Lord. ’ This is clear insight from your Lord, and guidance and mercy, for people who have iman.
Rashad Khalifa
If you do not produce a miracle that they demand, they say, "Why not ask for it?" Say, "I simply follow what is revealed to me from my Lord." These are enlightenments from your Lord, and guidance, and mercy for people who believe.
Edip-Layth
Since you do not bring them a sign, they say, "If only you had brought one." Say, "I only follow what is inspired to me from my Lord. These are enlightenments from your Lord, a guide and a mercy to a people who acknowledge."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.