Monoteist Meali
"Allah'a ve Resul'e iman ettik ve tabi olduk." diyorlar. Sonra da onların bir kısmı yan çiziyor. Bunlar, iman etmiş değillerdir.
وَيَقُولُونَ
ءَامَنَّا
بِٱللَّهِ
وَبِٱلرَّسُولِ
وَأَطَعْنَا
ثُمَّ
يَتَوَلَّىٰ
فَرِيقٌۭ
مِّنْهُم
مِّنۢ
بَعْدِ
ذَٰلِكَ ۚ
وَمَآ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
Ve yekulune amenna billahi ve bir resuli ve ata'na summe yetevella ferikun minhum min ba'di zalik ve ma ulaike bil mu'minin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve yekulune | ve diyorlar | قول |
| 2 | amenna | inandık | امن |
| 3 | billahi | Allah'a | - |
| 4 | ve bil-rasuli | ve Rasule | رسل |
| 5 | ve etaa'na | ve ita'at ettik | طوع |
| 6 | summe | sonra | - |
| 7 | yetevella | dönüyor | ولي |
| 8 | ferikun | bir grup | فرق |
| 9 | minhum | onladan | - |
| 10 | min | - | |
| 11 | bea'di | ardından | بعد |
| 12 | zalike | bunun | - |
| 13 | ve ma | ve değillerdir | - |
| 14 | ulaike | bunlar | - |
| 15 | bil-mu'minine | inanmış | امن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
- Onlar "Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik" derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, birkısmı hemen yüz çevirir.
Mehmet Okuyan
(Bazı insanlar:) "Allah'a ve Elçi'ye inandık ve itaat ettik!" diyor; sonra da içlerinden bir grup yüz çeviriyor. Bunlar asla inanmış değillerdir.
Edip Yüksel
"ALLAH'ı ve elçiyi onayladık ve itaat ettik" derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar gerçeği onaylamış değildir.
Süleymaniye Vakfı
Kimileri, "Allah'a ve elçisine inandık ve boyun eğdik" derler. Sonra bunun arkasından onlardan bir takımı yüz çevirir. Onlar mümin değillerdir[1].
Ali Rıza Safa
"Allah'a ve elçiye inandık ve boyun eğdik!" derler. Sonra, bunun ardından, onların arasından bir küme yine döner. İşte onlar, zaten inanmış değildir.
Mustafa İslamoğlu
Ama birileri "Biz Allah'a ve Rasul'e hem inandık, hem de itaat ettik" derler, sonra da onlardan bir kısmı bunca (taahhüdün) ardından sözlerinden geri dönerler: şu halde bu gibiler gerçek mü'min değildirler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Allah'a ve o resule inandık, boyun eğdik." diyorlar, sonra da içlerinden bir fırka bunun hemen ardından yüz çeviriyor. Bunlar, inanmış insanlar değiller.
Ali Bulaç
Onlar derler ki: "Allah'a ve elçisine iman ettik ve itaat ettik" sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de: "Allah'a ve peygamberine inandık ve itaat ettik." diyorlar. Sonra onlardan bir kısmı bunun arkasından yan çiziyorlar. Onlar mü'min değillerdir.
Muhammed Esed
Çünkü, (niceleri) "Allah'a ve Rasul'e inandık, itaat ettik!" derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu (sözlerine) rağmen, (doğru yoldan) geri dönerler; işte böyleleri hiçbir zaman (gerçek) müminler değillerdir.
Diyanet İşleri
(Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Allaha ve Resulüne inandık ve itaat ettik diyorlar da sonra bunun arkasından yan çiziyorlar, bunlar mü'min değillerdir
Süleyman Ateş
"Allah'a ve Elçiye inandık ve ita'at ettik," diyorlar. Sonra onlardan bir grup, bunun ardından dönüyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Gültekin Onan
Onlar derler ki: "Tanrı'ya ve elçisine inandık ve itaat ettik". Sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar inançlı değildirler.
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar): "Allaha da, peygambere de inandık, itaat etdik" derler de sonra bunun arkasından içlerinden bir zümre yüz çevirirler. Bunlar mü'min adamlar değildir.
İbni Kesir
Allah'a da Peygambere de inandık ve itaat ettik, derler. Sonra da bunun ardından bir takımı yüz çevirir. Bunlar inanmış kimseler değillerdir.
Şaban Piriş
-Allah'a ve peygamberine iman ettik, itaat ettik, diyorlar; sonra bunlardan bir grup, böyle söylemesine rağmen yüz çeviriyor. Bunlar, mümin değillerdir.
Ahmed Hulusi
"Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a ve Bir-Rasul'e (Rasulü olarak hükmüne) iman ettik, itaat ettik" diyorlar; ama onlardan bir grup bunu dedikten sonra geri dönüyor! Onlar imanlı değillerdir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'ALLAH'a ve elçiye inandık ve itaat ettik,' derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar inanmış değildir.
Erhan Aktaş
"Allah'a ve Resul'e iman ettik ve tabi olduk." diyorlar. Sonra da onların bir kısmı yan çiziyor. Bunlar, iman etmiş değillerdir.
Progressive Muslims
And they Say: "We believe in God and in the messenger, and we obey," but a group of them turn away after that. These are not believers.
Sam Gerrans
And they say: “We believe in God and the Messenger, and we obey”; then a faction among them turns away after that — and those are not believers.
Aisha Bewley
They say, ‘We have iman in Allah and in the Messenger and we obey. ’ Then after that a group of them turn away. Such people are not muminun.
Rashad Khalifa
They say, "We believe in GOD and in the messenger, and we obey," but then some of them slide back afterwards. These are not believers.
Edip-Layth
They say: "We acknowledge God and the messenger, and we obey," but a group of them turn away after that. These are not acknowledgers.
Monoteist Meali
"Allah'a ve Resul'e iman ettik ve tabi olduk." diyorlar. Sonra da onların bir kısmı yan çiziyor. Bunlar, iman etmiş değillerdir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve yekulune | ve diyorlar | قول |
| 2 | amenna | inandık | امن |
| 3 | billahi | Allah'a | - |
| 4 | ve bil-rasuli | ve Rasule | رسل |
| 5 | ve etaa'na | ve ita'at ettik | طوع |
| 6 | summe | sonra | - |
| 7 | yetevella | dönüyor | ولي |
| 8 | ferikun | bir grup | فرق |
| 9 | minhum | onladan | - |
| 10 | min | - | |
| 11 | bea'di | ardından | بعد |
| 12 | zalike | bunun | - |
| 13 | ve ma | ve değillerdir | - |
| 14 | ulaike | bunlar | - |
| 15 | bil-mu'minine | inanmış | امن |
Bayraktar Bayraklı
- Onlar "Allah'a ve peygambere inandık, itaat ettik" derler; ondan sonra bir kısmı yüz çevirir. İşte bunlar inanmamışlardır. Aralarında hüküm vermek üzere Allah'a ve Peygamberine çağrıldıkları zaman, birkısmı hemen yüz çevirir.
Mehmet Okuyan
(Bazı insanlar:) "Allah'a ve Elçi'ye inandık ve itaat ettik!" diyor; sonra da içlerinden bir grup yüz çeviriyor. Bunlar asla inanmış değillerdir.
Edip Yüksel
"ALLAH'ı ve elçiyi onayladık ve itaat ettik" derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar gerçeği onaylamış değildir.
Süleymaniye Vakfı
Kimileri, "Allah'a ve elçisine inandık ve boyun eğdik" derler. Sonra bunun arkasından onlardan bir takımı yüz çevirir. Onlar mümin değillerdir[1].
Ali Rıza Safa
"Allah'a ve elçiye inandık ve boyun eğdik!" derler. Sonra, bunun ardından, onların arasından bir küme yine döner. İşte onlar, zaten inanmış değildir.
Mustafa İslamoğlu
Ama birileri "Biz Allah'a ve Rasul'e hem inandık, hem de itaat ettik" derler, sonra da onlardan bir kısmı bunca (taahhüdün) ardından sözlerinden geri dönerler: şu halde bu gibiler gerçek mü'min değildirler.
Yaşar Nuri Öztürk
"Allah'a ve o resule inandık, boyun eğdik." diyorlar, sonra da içlerinden bir fırka bunun hemen ardından yüz çeviriyor. Bunlar, inanmış insanlar değiller.
Ali Bulaç
Onlar derler ki: "Allah'a ve elçisine iman ettik ve itaat ettik" sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar iman etmiş değildirler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de: "Allah'a ve peygamberine inandık ve itaat ettik." diyorlar. Sonra onlardan bir kısmı bunun arkasından yan çiziyorlar. Onlar mü'min değillerdir.
Muhammed Esed
Çünkü, (niceleri) "Allah'a ve Rasul'e inandık, itaat ettik!" derler de, sonra onlardan bir kısmı, bu (sözlerine) rağmen, (doğru yoldan) geri dönerler; işte böyleleri hiçbir zaman (gerçek) müminler değillerdir.
Diyanet İşleri
(Münafıklar), "Allah'a ve peygambere inandık ve itaat ettik" derler. Sonra da onların bir kısmı bunun ardından yüz çevirirler. Halbuki onlar inanmış değillerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de Allaha ve Resulüne inandık ve itaat ettik diyorlar da sonra bunun arkasından yan çiziyorlar, bunlar mü'min değillerdir
Süleyman Ateş
"Allah'a ve Elçiye inandık ve ita'at ettik," diyorlar. Sonra onlardan bir grup, bunun ardından dönüyor. Bunlar inanmış değillerdir.
Gültekin Onan
Onlar derler ki: "Tanrı'ya ve elçisine inandık ve itaat ettik". Sonra bunun ardından onlardan bir grup sırt çevirir. Bunlar inançlı değildirler.
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar): "Allaha da, peygambere de inandık, itaat etdik" derler de sonra bunun arkasından içlerinden bir zümre yüz çevirirler. Bunlar mü'min adamlar değildir.
İbni Kesir
Allah'a da Peygambere de inandık ve itaat ettik, derler. Sonra da bunun ardından bir takımı yüz çevirir. Bunlar inanmış kimseler değillerdir.
Şaban Piriş
-Allah'a ve peygamberine iman ettik, itaat ettik, diyorlar; sonra bunlardan bir grup, böyle söylemesine rağmen yüz çeviriyor. Bunlar, mümin değillerdir.
Ahmed Hulusi
"Esma'sıyla hakikatimiz olan Allah'a ve Bir-Rasul'e (Rasulü olarak hükmüne) iman ettik, itaat ettik" diyorlar; ama onlardan bir grup bunu dedikten sonra geri dönüyor! Onlar imanlı değillerdir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'ALLAH'a ve elçiye inandık ve itaat ettik,' derler. Fakat sonra, bunun ardından, onlardan bir grup yüz çevirir; bunlar inanmış değildir.
Erhan Aktaş
"Allah'a ve Resul'e iman ettik ve tabi olduk." diyorlar. Sonra da onların bir kısmı yan çiziyor. Bunlar, iman etmiş değillerdir.
Progressive Muslims
And they Say: "We believe in God and in the messenger, and we obey," but a group of them turn away after that. These are not believers.
Sam Gerrans
And they say: “We believe in God and the Messenger, and we obey”; then a faction among them turns away after that — and those are not believers.
Aisha Bewley
They say, ‘We have iman in Allah and in the Messenger and we obey. ’ Then after that a group of them turn away. Such people are not muminun.
Rashad Khalifa
They say, "We believe in GOD and in the messenger, and we obey," but then some of them slide back afterwards. These are not believers.
Edip-Layth
They say: "We acknowledge God and the messenger, and we obey," but a group of them turn away after that. These are not acknowledgers.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.