Monoteist Meali
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Fe receu ila enfusihim fe kalu innekum entumuz zalimun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
- Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, "Doğrusu siz zalimlerdensiniz" dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, "Ey İbrahim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin" dediler.
Mehmet Okuyan
Kendilerine dönüp "Zalimler sizsiniz, siz!" demişlerdi.
Edip Yüksel
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."
Süleymaniye Vakfı
Bunun üzerine kendilerine geldiler ve şöyle dediler: "Biz, gerçekten yanlış yoldayız[1]!"
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, kendilerine geldiler; "Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışsınız!" dediler.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."
Ali Bulaç
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: "Doğrusu siz haksızsınız!" dediler.
Muhammed Esed
Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız
Süleyman Ateş
Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.
Gültekin Onan
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: "Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz"!
İbni Kesir
Bunun üzerine kendilerine dönüp dediler ki: Hiç şüphesiz zalimler sizsiniz siz.
Şaban Piriş
Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.
Ahmed Hulusi
Şöyle bir düşündükten sonra: "Muhakkak ki siz, evet siz zalimlersiniz" dediler (birbirlerine).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: 'Gerçekten sizler haksızsınız.'
Erhan Aktaş
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Progressive Muslims
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Sam Gerrans
And they returned to themselves and said: “It is you who are the wrongdoers.”
Aisha Bewley
They consulted among themselves and said, ‘It is you yourselves who are wrongdoers. ’
Rashad Khalifa
They were taken aback, and said to themselves, "Indeed, you are the ones who have been transgressing."
Edip-Layth
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Monoteist Meali
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Bayraktar Bayraklı
- Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, "Doğrusu siz zalimlerdensiniz" dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, "Ey İbrahim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin" dediler.
Mehmet Okuyan
Kendilerine dönüp "Zalimler sizsiniz, siz!" demişlerdi.
Edip Yüksel
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: "Gerçekten sizler haksızsınız."
Süleymaniye Vakfı
Bunun üzerine kendilerine geldiler ve şöyle dediler: "Biz, gerçekten yanlış yoldayız[1]!"
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, kendilerine geldiler; "Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışsınız!" dediler.
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine kendi iç dünyalarına döndüler ve (kendi kendilerine) "Siz var ya, siz" dediler, "işte asıl haddini bilmezin ta kendisisiniz!"
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine kendi benliklerine döndüler de şöyle dediler: "Siz, zalimlerin ta kendilerisiniz."
Ali Bulaç
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de: "Doğrusu siz haksızsınız!" dediler.
Muhammed Esed
Bunun üzerine birbirlerine dönüp: "Doğrusu, asıl zalim olan sizlermişsiniz!" dediler.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Hiç şüphesiz asıl zalimler sizsiniz siz" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine vicdanlarına müracaat ettiler de dediler: doğrusu siz haksızsınız
Süleyman Ateş
Kendi vicdanlarına başvurup (içlerinden): "Hakikaten sizler haksızsınız!" dediler.
Gültekin Onan
Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine vicdanlarına dönüb (birbirlerine) dediler ki: "Hiç şübhesiz (asıl) zaalimler sizsiniz, siz"!
İbni Kesir
Bunun üzerine kendilerine dönüp dediler ki: Hiç şüphesiz zalimler sizsiniz siz.
Şaban Piriş
Bunun üzerine kendilerine gelip: -Siz, gerçekten haksızsınız dediler.
Ahmed Hulusi
Şöyle bir düşündükten sonra: "Muhakkak ki siz, evet siz zalimlersiniz" dediler (birbirlerine).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendi vicdanlarına dönüp, kendi kendilerine şunu söylediler: 'Gerçekten sizler haksızsınız.'
Erhan Aktaş
Bunun üzerine birbirlerine dönüp, "Haksızlık ediyoruz." dediler.
Progressive Muslims
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
Sam Gerrans
And they returned to themselves and said: “It is you who are the wrongdoers.”
Aisha Bewley
They consulted among themselves and said, ‘It is you yourselves who are wrongdoers. ’
Rashad Khalifa
They were taken aback, and said to themselves, "Indeed, you are the ones who have been transgressing."
Edip-Layth
So they turned and said to themselves: "It is indeed ourselves who have been wicked!"
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.