Monoteist Meali
Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler.
Summe nukisu ala ruusihim, lekad alimte ma haulai yentıkun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
- Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, "Doğrusu siz zalimlerdensiniz" dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, "Ey İbrahim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin" dediler.
Mehmet Okuyan
Sonra (eski) kafalarına dönmüşler[1] de "Sen bunların konuşamadığını pekâlâ biliyorsun!" (demişlerdi).
Edip Yüksel
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: "Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!"
Süleymaniye Vakfı
Sonra tekrar eski hallerine döndüler (ve şöyle dediler): "İyi biliyorsun ki bunlar konuşamazlar."
Ali Rıza Safa
Yine de eski kafalarına döndüler: "Gerçek şu ki, bunların konuşamadıklarını sen de biliyorsun!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat daha sonra, baş aşağı çevrilmiş bilinç haline (geri dönerek); "Doğrusu, onların konuşamayacağını kendin de çok iyi biliyorsun!" (dediler).
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: "Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar."
Ali Bulaç
Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra tepeleri üstü ters döndüler: "Sen gerçekten bunların konuşmadığını bilirsin." dediler.
Muhammed Esed
Ama çok geçmeden yine eski düşünce tarzlarına döndüler ve (İbrahim'e:) "Bu (put)ların konuşamadıklarını kendin de pekala biliyorsun!" dediler.
Diyanet İşleri
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra yine tepeleri üstü ters döndüler, sen cidden bilirsin ki bunlar söylemez dediler
Süleyman Ateş
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.
Gültekin Onan
Sonra yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
Hasan Basri Çantay
Sonra yine (eski) kafalarına döndürüldüler; "Andolsun ki bunların söz söylemeyeceğini sen de bilirsin" dediler.
İbni Kesir
Sonra eski kafalarına döndürüldüler: Bunların konuşamayacağını, andolsun ki; sen de bilirsin, dediler.
Şaban Piriş
Sonra yine eski kafalarına döndüler ve: -Onların konuşamayacağını sen çok iyi bilirsin, dediler.
Ahmed Hulusi
Sonra gene kafaları alt üst olup eski fikirlerinde ısrarla: "Sen gerçekten bilirsin ki, bunlar konuşmazlar!" (dediler).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: 'Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!'
Erhan Aktaş
Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler.
Progressive Muslims
Then they reverted to their old ideas: "You know that they do not speak!"
Sam Gerrans
Then they went back on themselves: “Thou knewest that these speak not.”
Aisha Bewley
But then they relapsed back into their kufr: ‘You know full well these idols cannot talk. ’
Rashad Khalifa
Yet, they reverted to their old ideas: "You know full well that these cannot speak."
Edip-Layth
Then they reverted to their old ideas: "You know that they do not speak!"
Monoteist Meali
Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler.
Bayraktar Bayraklı
- Kendi kendilerine dönüp birbirlerine, "Doğrusu siz zalimlerdensiniz" dedikten sonra, gönüllerindeki eski inançları depreşerek, "Ey İbrahim! Sen bunların konuşmayacağını bilirsin" dediler.
Mehmet Okuyan
Sonra (eski) kafalarına dönmüşler[1] de "Sen bunların konuşamadığını pekâlâ biliyorsun!" (demişlerdi).
Edip Yüksel
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: "Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!"
Süleymaniye Vakfı
Sonra tekrar eski hallerine döndüler (ve şöyle dediler): "İyi biliyorsun ki bunlar konuşamazlar."
Ali Rıza Safa
Yine de eski kafalarına döndüler: "Gerçek şu ki, bunların konuşamadıklarını sen de biliyorsun!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat daha sonra, baş aşağı çevrilmiş bilinç haline (geri dönerek); "Doğrusu, onların konuşamayacağını kendin de çok iyi biliyorsun!" (dediler).
Yaşar Nuri Öztürk
Sonra, yine kendi kafalarına döndürüldüler: "Vallahi, sen de bilirsin ki, bunlar konuşamazlar."
Ali Bulaç
Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sonra tepeleri üstü ters döndüler: "Sen gerçekten bunların konuşmadığını bilirsin." dediler.
Muhammed Esed
Ama çok geçmeden yine eski düşünce tarzlarına döndüler ve (İbrahim'e:) "Bu (put)ların konuşamadıklarını kendin de pekala biliyorsun!" dediler.
Diyanet İşleri
Sonra eski inanç ve inatlarına döndüler ve, "Andolsun, bunların konuşmayacağını sen de bilirsin" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra yine tepeleri üstü ters döndüler, sen cidden bilirsin ki bunlar söylemez dediler
Süleyman Ateş
Sonra yine eski kafalarına döndürüldüler: "Sen de bilirsin ki bunlar konuşmazlar," dediler.
Gültekin Onan
Sonra yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."
Hasan Basri Çantay
Sonra yine (eski) kafalarına döndürüldüler; "Andolsun ki bunların söz söylemeyeceğini sen de bilirsin" dediler.
İbni Kesir
Sonra eski kafalarına döndürüldüler: Bunların konuşamayacağını, andolsun ki; sen de bilirsin, dediler.
Şaban Piriş
Sonra yine eski kafalarına döndüler ve: -Onların konuşamayacağını sen çok iyi bilirsin, dediler.
Ahmed Hulusi
Sonra gene kafaları alt üst olup eski fikirlerinde ısrarla: "Sen gerçekten bilirsin ki, bunlar konuşmazlar!" (dediler).
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonra tekrar eski kafalarına döndüler: 'Bunların konuşamadığını sen gayet iyi bilirsin!'
Erhan Aktaş
Sonra çok geçmeden yine eski kafalarına döndürüldüler: "Gerçek şu ki sen bunların konuşmadıklarını biliyorsun!" dediler.
Progressive Muslims
Then they reverted to their old ideas: "You know that they do not speak!"
Sam Gerrans
Then they went back on themselves: “Thou knewest that these speak not.”
Aisha Bewley
But then they relapsed back into their kufr: ‘You know full well these idols cannot talk. ’
Rashad Khalifa
Yet, they reverted to their old ideas: "You know full well that these cannot speak."
Edip-Layth
Then they reverted to their old ideas: "You know that they do not speak!"
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.