سورة الفتح
48. Fetih suresi
29 Ayet
21
وَأُخْرَىٰ
لَمْ
تَقْدِرُوا۟
عَلَيْهَا
قَدْ
أَحَاطَ
ٱللَّهُ
بِهَا ۚ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍۢ
قَدِيرًۭا
Ve henüz elde edemediğiniz ama Allah'ın kuşattığı başka şeyler[1] de var. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.
Detay ve Kelime Analizi
22
وَلَوْ
قَـٰتَلَكُمُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
لَوَلَّوُا۟
ٱلْأَدْبَـٰرَ
ثُمَّ
لَا
يَجِدُونَ
وَلِيًّۭا
وَلَا
نَصِيرًۭا
Eğer, Kafirler sizinle savaşsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı. Sonra da bir veli[1] ve yardımcı bulamazlardı.
Detay ve Kelime Analizi
23
سُنَّةَ
ٱللَّهِ
ٱلَّتِى
قَدْ
خَلَتْ
مِن
قَبْلُ ۖ
وَلَن
تَجِدَ
لِسُنَّةِ
ٱللَّهِ
تَبْدِيلًۭا
Bu Allah'ın öteden beri süregelen yasasıdır. Allah'ın yasasında asla bir değişiklik bulamazsın.
Detay ve Kelime Analizi
24
وَهُوَ
ٱلَّذِى
كَفَّ
أَيْدِيَهُمْ
عَنكُمْ
وَأَيْدِيَكُمْ
عَنْهُم
بِبَطْنِ
مَكَّةَ
مِنۢ
بَعْدِ
أَنْ
أَظْفَرَكُمْ
عَلَيْهِمْ ۚ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَصِيرًا
Sizi, Mekke'nin merkezinde onlara galip kıldıktan sonra, onların ellerini sizden ve sizin ellerinizi de onlardan çeken O'dur.[1] Allah, yaptıklarınızı görendir.
Detay ve Kelime Analizi
25
هُمُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَصَدُّوكُمْ
عَنِ
ٱلْمَسْجِدِ
ٱلْحَرَامِ
وَٱلْهَدْىَ
مَعْكُوفًا
أَن
يَبْلُغَ
مَحِلَّهُۥ ۚ
وَلَوْلَا
رِجَالٌۭ
مُّؤْمِنُونَ
وَنِسَآءٌۭ
مُّؤْمِنَـٰتٌۭ
لَّمْ
تَعْلَمُوهُمْ
أَن
تَطَـُٔوهُمْ
فَتُصِيبَكُم
مِّنْهُم
مَّعَرَّةٌۢ
بِغَيْرِ
عِلْمٍۢ ۖ
لِّيُدْخِلَ
ٱللَّهُ
فِى
رَحْمَتِهِۦ
مَن
يَشَآءُ ۚ
لَوْ
تَزَيَّلُوا۟
لَعَذَّبْنَا
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
مِنْهُمْ
عَذَابًا
أَلِيمًا
Onlar, Kafirlerdir. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyan, ayrılmış kurbanların yerine ulaşmasını engelleyen kimselerdir. Eğer Mü'min erkeklerden ve kadınlardan olup da kendilerini henüz tanımadığınız için bilmeden onlara zarar vermeniz ve böylece vebale girmeniz söz konusu olmasaydı, onlarla savaşmanıza izin verilirdi. Allah, dilediğini rahmetine alır. Eğer birbirlerinden ayrılmış olsalardı elbette onlardan Kafir olanları acı veren bir azapla cezalandırırdık.
Detay ve Kelime Analizi
26
إِذْ
جَعَلَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
فِى
قُلُوبِهِمُ
ٱلْحَمِيَّةَ
حَمِيَّةَ
ٱلْجَـٰهِلِيَّةِ
فَأَنزَلَ
ٱللَّهُ
سَكِينَتَهُۥ
عَلَىٰ
رَسُولِهِۦ
وَعَلَى
ٱلْمُؤْمِنِينَ
وَأَلْزَمَهُمْ
كَلِمَةَ
ٱلتَّقْوَىٰ
وَكَانُوٓا۟
أَحَقَّ
بِهَا
وَأَهْلَهَا ۚ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
بِكُلِّ
شَىْءٍ
عَلِيمًۭا
Kafirler, küçük görme taassubunu, cahiliye taassubunu kalplerinde taşıyorlardı. Allah da Resul'ünün ve Mü'minlerin üzerine dinginlik indirdi. Onları takva sözüne bağlı kıldı. Zaten onlar buna layık ve ehildiler. Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
Detay ve Kelime Analizi
27
لَّقَدْ
صَدَقَ
ٱللَّهُ
رَسُولَهُ
ٱلرُّءْيَا
بِٱلْحَقِّ ۖ
لَتَدْخُلُنَّ
ٱلْمَسْجِدَ
ٱلْحَرَامَ
إِن
شَآءَ
ٱللَّهُ
ءَامِنِينَ
مُحَلِّقِينَ
رُءُوسَكُمْ
وَمُقَصِّرِينَ
لَا
تَخَافُونَ ۖ
فَعَلِمَ
مَا
لَمْ
تَعْلَمُوا۟
فَجَعَلَ
مِن
دُونِ
ذَٰلِكَ
فَتْحًۭا
قَرِيبًا
Ant olsun ki Allah, Resul'ünün rüyasını hakk[1] ile doğruladı. Allah dilerse, Mescid-i Haram'a başlarınız tıraş edilmiş ve saçlarınız kısaltılmış olarak korkmadan güven içinde gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğiniz şeyleri biliyordu. Bundan başka size yakın bir fetih takdir etti.
Detay ve Kelime Analizi
28
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَرْسَلَ
رَسُولَهُۥ
بِٱلْهُدَىٰ
وَدِينِ
ٱلْحَقِّ
لِيُظْهِرَهُۥ
عَلَى
ٱلدِّينِ
كُلِّهِۦ ۚ
وَكَفَىٰ
بِٱللَّهِ
شَهِيدًۭا
Gerçek dini[1] açıkça ortaya koymak için Resul'ünü doğru yol göstericisi ve gerçek din ile gönderen O'dur. Tanık olarak Allah yeter.
Detay ve Kelime Analizi
29
مُّحَمَّدٌۭ
رَّسُولُ
ٱللَّهِ ۚ
وَٱلَّذِينَ
مَعَهُۥٓ
أَشِدَّآءُ
عَلَى
ٱلْكُفَّارِ
رُحَمَآءُ
بَيْنَهُمْ ۖ
تَرَىٰهُمْ
رُكَّعًۭا
سُجَّدًۭا
يَبْتَغُونَ
فَضْلًۭا
مِّنَ
ٱللَّهِ
وَرِضْوَٰنًۭا ۖ
سِيمَاهُمْ
فِى
وُجُوهِهِم
مِّنْ
أَثَرِ
ٱلسُّجُودِ ۚ
ذَٰلِكَ
مَثَلُهُمْ
فِى
ٱلتَّوْرَىٰةِ ۚ
وَمَثَلُهُمْ
فِى
ٱلْإِنجِيلِ
كَزَرْعٍ
أَخْرَجَ
شَطْـَٔهُۥ
فَـَٔازَرَهُۥ
فَٱسْتَغْلَظَ
فَٱسْتَوَىٰ
عَلَىٰ
سُوقِهِۦ
يُعْجِبُ
ٱلزُّرَّاعَ
لِيَغِيظَ
بِهِمُ
ٱلْكُفَّارَ ۗ
وَعَدَ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَعَمِلُوا۟
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
مِنْهُم
مَّغْفِرَةًۭ
وَأَجْرًا
عَظِيمًۢا
Muhammed, Allah'ın Resul'üdür. Onunla beraber olanlar, Kafirlere karşı sert, birbirlerine çok merhametlidirler. Onları; ruku ederken,[1] secde ederken[2] ve Allah'tan bağışlanma ve hoşnutluk isterlerken görürsün. Onların belirtileri, yüzlerindeki secde izleridir. İşte bunlar, onların Tevrat'taki örnekleridir. İncil'deki örnekleri de filizini yarıp çıkaran, sonra onu güçlendirerek kalınlaşıp, gövdesi üzerinde yükselen ekin gibidir. Bu, ekincilerin hoşuna gider. Allah, Kafirlere onlarla üzüntü vermektedir. Allah, iman edip salihatı[3] yapan kimselere bağışlanma ve büyük bir ödül sözü vermiştir.
Detay ve Kelime Analizi