98. Beyyine suresi, 4. ayet

Ve ma teferrekallezine utul kitabe illa min ba'di ma caet humul beyyineh.
Monoteist Meali
Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine[1] geldikten sonra ayrılığa düştüler.[2]
Dipnotlar
[1] Gerçeği apaçık, açıklayıcı olan bilgi.
[2] Hakk'ı kabul etmeye yanaşmadılar.
# Kelime Anlam Kök
1 ve ma ve -
2 teferraka ayrılığa düşmediler فرق
3 ellezine olanlar -
4 utu verilmiş اتي
5 l-kitabe Kitap كتب
6 illa ancak (düştüler) -
7 min -
8 bea'di (ondan) sonra بعد
9 ma ne ki -
10 ca'ethumu kendilerine geldi جيا
11 l-beyyinetu açık kanıt بين
Bayraktar Bayraklı
Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine o açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Mehmet Okuyan
Kendilerine kitap verilenler ancak o beyyine (apaçık bir elçi) kendilerine geldikten sonra ayrılığa düşmüşlerdi.[1]
Edip Yüksel
Gerçek şu ki, kendilerine kitap verilmiş olanlar, ancak onlara açık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine kitap verilenler, ancak onlara o beyyine/ açık delil geldikten sonra bölünüp parçalandılar.[1]
Ali Rıza Safa
Oysa kitap verilenler, kendilerine Açık Kanıt geldikten sonra ayrılığa sürüklendiler.
Mustafa İslamoğlu
Ama önceki vahiylerin mensupları durdular durdular da, kendilerine hakikatin apaçık belgeleri geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Yaşar Nuri Öztürk
Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine/açık delil geldikten sonradır ki parçalanıp bölündüler.
Ali Bulaç
Kitap ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Böyle iken o kitap verilmiş olanlar ancak, kendilerine apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Muhammed Esed
Ama kendilerine daha önce vahiy verilenler, hakikatin böyle bir kanıtı geldikten sonra (inanç) birlikteliklerini bozdular.
Diyanet İşleri
Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine o apaçık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Böyle iken o kitab verilmiş olanlar ancak geldikten sonra ayrıldılar kendilerine o beyyine
Süleyman Ateş
Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine açık kanıt geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Gültekin Onan
Kitap ehlinden olanlar, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra fırkalara ayrıldılar.
Hasan Basri Çantay
Böyle iken kitab verilmiş olan bunlar, ayrılmadı (lar, ayrılmadılar) da ancak kendilerine o apaşikar hüccet geldikden sonra (ayrıldılar).
İbni Kesir
Ama kitab verilmiş olanlar, kendilerine apaçık huccetler geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Şaban Piriş
Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Ahmed Hulusi
Kitap verilmiş olanlar, ancak kendilerine o beyyine geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gerçek şu ki, kendilerine kitap verilmiş olanlar, ancak onlara açık delil geldikten sonra ayrılığa düştüler.
Erhan Aktaş
Kitap verilmiş olanlar, kendilerine beyyine[1] geldikten sonra ayrılığa düştüler.[2]
Progressive Muslims
And those who had previously received the Scripture did not divide except after the proof came to them.
Sam Gerrans
And those given the Writ were divided only after the clear evidence had come to them.
Aisha Bewley
Those who were given the Book did not divide into sects until after the Clear Sign came to them.
Rashad Khalifa
In fact, those who received the scripture did not dispute until the proof was given to them.
Edip-Layth
Those who had previously received the book did not divide except after the proof came to them.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.