Monoteist Meali
Eğer onları doğru yola çağırsanız sizi duymazlar. Onların, sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
وَإِن
تَدْعُوهُمْ
إِلَى
ٱلْهُدَىٰ
لَا
يَسْمَعُوا۟ ۖ
وَتَرَىٰهُمْ
يَنظُرُونَ
إِلَيْكَ
وَهُمْ
لَا
يُبْصِرُونَ
Ve in ted'uhum ilel huda la yesme'u, ve terahum yenzurune ileyke ve hum la yubsırun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Onları doğru yola çağırmış olsanız, işitmezler. Onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.
Mehmet Okuyan
Onları doğru yola çağırırsanız size kulak veremezler. Onları sana bakar görürsün; oysa onlar görmezler.[1]
Edip Yüksel
Onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün; fakat onlar görmezler.
Süleymaniye Vakfı
Onları doğru yola çağırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün ama onlar görmezler.
Ali Rıza Safa
Onları, yol göstermeleri için çağırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün; oysa onlar görmezler.
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, sizi duymazlar bile; ve sanırsın ki sana bakıyorlar, fakat onlar görmezler."
Yaşar Nuri Öztürk
Onları, hidayete çağırsanız, duymazlar. Onların sana baktıklarını sanırsın. Oysaki, onlar görmezler.
Ali Bulaç
Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler. Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa onlar görmezler bile.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Siz onları doğru yolu göstermeye çağıracak olsanız işitmezler. Onların sana baktıklarını görürsün, ama görmezler.
Muhammed Esed
onlara yol göstermeleri için yalvarsanız, işitmezler; sana baktıklarını sanırsın, oysa görmezler."
Diyanet İşleri
Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, halbuki onlar görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
siz onları doğru yolu göstermeğe çağıracak olsanız duymazlar, ve görürsün onları sana bakıb duruyorlardır da görmezler
Süleyman Ateş
Onları hidayete çağırırsanız, işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
Gültekin Onan
Eğer onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün, oysa onlar görmezler.
Hasan Basri Çantay
Eğer onları doğru yolu göstermiye çağırsanız duymazlar. Onları sana bakar görürsün. Halbuki görmezler de onlar.
İbni Kesir
Onları hidayete çağırsanız; duymazlar bile. Onları sana bakar görürsün; ama görmezler ki.
Şaban Piriş
Onları doğru yola çağırsanız sizi işitmezler. Onları sana bakar görürsün fakat onlar görmezler.
Ahmed Hulusi
Onları hidayet etmeleri için çağırsanız, işitmezler. . . Onları sana bakar sanırsın, ama görmezler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün; fakat onlar görmezler.
Erhan Aktaş
Eğer onları doğru yola çağırsanız sizi duymazlar. Onların, sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
Progressive Muslims
And if you invite them to the guidance, they do not listen. And you see them looking at you, while they do not see.
Sam Gerrans
And if you invite them to guidance, they hear not; and thou seest them looking at thee, but they see not.
Aisha Bewley
If you call them to guidance, they do not hear. You see them looking at you, yet they do not see.
Rashad Khalifa
When you invite them to the guidance, they do not hear. And you see them looking at you, but they do not see.
Edip-Layth
If you invite them to the guidance, they do not listen; you see them looking at you, while they do not see.
Monoteist Meali
Eğer onları doğru yola çağırsanız sizi duymazlar. Onların, sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
Bayraktar Bayraklı
Onları doğru yola çağırmış olsanız, işitmezler. Onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.
Mehmet Okuyan
Onları doğru yola çağırırsanız size kulak veremezler. Onları sana bakar görürsün; oysa onlar görmezler.[1]
Edip Yüksel
Onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün; fakat onlar görmezler.
Süleymaniye Vakfı
Onları doğru yola çağırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün ama onlar görmezler.
Ali Rıza Safa
Onları, yol göstermeleri için çağırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün; oysa onlar görmezler.
Mustafa İslamoğlu
Ve eğer yol göstersinler diye yakarsanız, sizi duymazlar bile; ve sanırsın ki sana bakıyorlar, fakat onlar görmezler."
Yaşar Nuri Öztürk
Onları, hidayete çağırsanız, duymazlar. Onların sana baktıklarını sanırsın. Oysaki, onlar görmezler.
Ali Bulaç
Eğer onları doğru yola çağırırsanız işitmezler. Onları sana bakar (gibi) görürsün, oysa onlar görmezler bile.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Siz onları doğru yolu göstermeye çağıracak olsanız işitmezler. Onların sana baktıklarını görürsün, ama görmezler.
Muhammed Esed
onlara yol göstermeleri için yalvarsanız, işitmezler; sana baktıklarını sanırsın, oysa görmezler."
Diyanet İşleri
Eğer onları, doğru yola çağırırsanız işitmezler. Sen onların sana baktıklarını görürsün, halbuki onlar görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
siz onları doğru yolu göstermeğe çağıracak olsanız duymazlar, ve görürsün onları sana bakıb duruyorlardır da görmezler
Süleyman Ateş
Onları hidayete çağırırsanız, işitmezler. Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
Gültekin Onan
Eğer onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün, oysa onlar görmezler.
Hasan Basri Çantay
Eğer onları doğru yolu göstermiye çağırsanız duymazlar. Onları sana bakar görürsün. Halbuki görmezler de onlar.
İbni Kesir
Onları hidayete çağırsanız; duymazlar bile. Onları sana bakar görürsün; ama görmezler ki.
Şaban Piriş
Onları doğru yola çağırsanız sizi işitmezler. Onları sana bakar görürsün fakat onlar görmezler.
Ahmed Hulusi
Onları hidayet etmeleri için çağırsanız, işitmezler. . . Onları sana bakar sanırsın, ama görmezler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onları hidayete çağırsan işitmezler. Onların sana baktığını görürsün; fakat onlar görmezler.
Erhan Aktaş
Eğer onları doğru yola çağırsanız sizi duymazlar. Onların, sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.
Progressive Muslims
And if you invite them to the guidance, they do not listen. And you see them looking at you, while they do not see.
Sam Gerrans
And if you invite them to guidance, they hear not; and thou seest them looking at thee, but they see not.
Aisha Bewley
If you call them to guidance, they do not hear. You see them looking at you, yet they do not see.
Rashad Khalifa
When you invite them to the guidance, they do not hear. And you see them looking at you, but they do not see.
Edip-Layth
If you invite them to the guidance, they do not listen; you see them looking at you, while they do not see.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.