Monoteist Meali
De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan[1] Allah'ındır." O, gerçekleşeceği kesin olan kıyamet gününde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran[2] ettiler, işte onlar iman etmezler.[3]
Dipnotlar
[1]
Gerekli gören, zorunlu kılan.
[2]
İnsanın, ömrünü boş şeyler uğruna tüketip, ebedi kayba uğraması.
[3]
Yaradılışa uygun olmayan bir ahlak ve yaşam tarzı, fıtratı bozduğundan; fıtratta bulunan inanma güdüsü yok olmaktadır. Zira Yapısı bozulmamış bir fıtratta, inanç fıtratın gereğidir.
قُل
لِّمَن
مَّا
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ ۖ
قُل
لِّلَّهِ ۚ
كَتَبَ
عَلَىٰ
نَفْسِهِ
ٱلرَّحْمَةَ ۚ
لَيَجْمَعَنَّكُمْ
إِلَىٰ
يَوْمِ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
لَا
رَيْبَ
فِيهِ ۚ
ٱلَّذِينَ
خَسِرُوٓا۟
أَنفُسَهُمْ
فَهُمْ
لَا
يُؤْمِنُونَ
Kul li men ma fis semavati vel ard, kul lillah, ketebe ala nefsihir rahmeh, le yecmeannekum ila yevmil kıyameti la reybe fih, ellezine hasiru enfusehum fe hum la yu'minun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kul | de ki | قول |
| 2 | limen | kimindir? | - |
| 3 | ma | olanlar | - |
| 4 | fi | - | |
| 5 | s-semavati | göklerde | سمو |
| 6 | vel'erdi | ve yerde | ارض |
| 7 | kul | de ki | قول |
| 8 | lillahi | Allah'ındır | - |
| 9 | ketebe | O yazmıştır | كتب |
| 10 | ala | üstüne | - |
| 11 | nefsihi | kendi | نفس |
| 12 | r-rahmete | rahmet etmeyi | رحم |
| 13 | leyecmeannekum | sizi elbette toplayacaktır | جمع |
| 14 | ila | - | |
| 15 | yevmi | gününde | يوم |
| 16 | l-kiyameti | kıyamet | قوم |
| 17 | la | - | |
| 18 | raybe | şüphe olmayan | ريب |
| 19 | fihi | varlığında | - |
| 20 | ellezine | ama kimseler | - |
| 21 | hasiru | ziyana sokan(lar) | خسر |
| 22 | enfusehum | kendilerini | نفس |
| 23 | fehum | onlar | - |
| 24 | la | - | |
| 25 | yu'minune | inanmazlar | امن |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Göklerde ve yerde olan her şey kime aittir?" De ki: "Rahmeti ve şefkati kendisine ilke edinen Allah'a aittir. Sizi varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar."
Mehmet Okuyan
(Onlara) "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" diye sor (ve) "Merhamet etmeyi kendi zatına yazmış olan Allah'a aittir." de![1] Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.
Edip Yüksel
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimin?" "ALLAH'ın" de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan Diriliş Günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler onaylamayanlardır.
Süleymaniye Vakfı
"Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" diye sor ve de ki "Allah'ındır!" O, bol bol ikramda bulunmayı kendine görev yazmıştır[1]. Geleceğinde şüphe olmayan Kıyamet /mezardan kalkış günü hepinizi, kesinlikle bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana uğratanlar, buna inanmayanlardır[2].
Ali Rıza Safa
De ki: "Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, kimin malıdır?" De ki: "Allah'ın malıdır. Rahmeti, Kendi üzerine yazmıştır. Hakkında kuşku olmayan Yeniden Yaratılış Günü'nde, kesinlikle sizi toplayacaktır!" Kendilerini yıkıma uğratanlar; inanmayanlar, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
"Kime aittir göklerde ve yerdeki her şey?" diye sor! "Kendisine rahmeti prensip edinen Allah'a" diye cevap ver! Geleceğine dair hiçbir kuşku bulunmayan Kıyamet Günü'nde, elbet hepinizi bir araya toplayacaktır. Kendisini kaybeden kimselere gelince: onlar artık iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sor: "Kimindir gökler ve yer?" Cevap ver: "Allah'ındır." O Allah ki, rahmeti öz benliği üzerine yazmıştır. O sizi, varlığında hiç kuşku bulunmayan kıyamet gününde bir araya mutlaka toplayacaktır. Benliklerini hüsrana yuvarlamış kişiler var ya, onlar iman etmezler.
Ali Bulaç
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Allah'ındır." O, rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizi kendisinde şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Nefislerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Göklerde ve yerde ne varsa kimindir?" "Allah'ındır!" de. O, merhametli olmayı kendine yazdı. Muhakkak sizi varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacak. Kendilerine yazık edenler iman etmezler.
Muhammed Esed
De ki: "Kime aittir göklerde ve yerde olan her şey?" De ki: "Rahmeti ve şefkati kendisine ilke edinen Allaha". O, (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan Kıyamet Günü hepinizi bir araya mutlaka toplayacaktır: ama kendilerine yazık edenler (var ya), işte (Ona) inanmayı reddedenler onlardır;
Diyanet İşleri
De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kimin şu Göklerdeki ve Yerdeki? de "Allahın" de, o kendi uhdesine rahmeti yazdı, her halde sizi kıyamet gününe toplıyacak, bunda şüpheye mahal yok, nefislerine yazık edenlerdir ki iyman etmezler
Süleyman Ateş
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi üstüne yazmış(acımayı kendisine prensip edinmiş)tir. Sizi elbette varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini ziyana sokanlar, inanmazlar.
Gültekin Onan
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Tanrı'nındır." O rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizi kendisinde / içinde / hakkında kuşku olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Nefslerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.
Hasan Basri Çantay
De ki: "Göklerde ve yerde olan her şey kimin?" De ki: "Allahındır". O, rahmeti kendi üstüne yazmışdır. Hepinizi, hakkında hiç bir şübhe olmayan kıyamet gününe (götürüb) toplayacakdır. Nefislerini sen büyük ziyana uğratanlar (yok mu?). İşte iman etmeyecek olanlar onlardı..
İbni Kesir
De ki: Göklerde ve yerde olanlar kimindir? Allah'ındır, de. O, rahmeti kendi üzerine yazmıştır. Andolsun ki; hepinizi, hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Nefislerini ziyana uğratanlar, işte onlar inanmazlar.
Şaban Piriş
Yine de ki: - Göklerde ve yerde olanlar kimindir? -Kendisine merhametli olmayı yazmış olan Allah'ındır! de! Hakkında hiç bir şüphe bulunmayan kıyamet günü sizi elbette bir araya getirecektir. Kendilerini hüsrana atanlar, işte onlar, iman etmezler.
Ahmed Hulusi
De ki: "Semalar ve arzda olanlar (Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği manaların açığa çıkması için yoktan {birbirlerine GÖRE} var kıldıkları) kimindir?" De ki: "Allah'ındır!" Rahmeti (Er-Rahman ismi özelliği sonucu alemleri yaratmayı) nefsi üzerine yazmıştır! Sizi, kendisinde hiç şüphe olmayan kıyamet sürecinde toplayacaktır! Nefslerini hüsrana uğratanlar; işte onlar, iman etmezler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
De: 'Göklerde ve yerde olanlar kimin?' 'ALLAH'ın,' de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan Diriliş Günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler inanmıyanlardır.
Erhan Aktaş
De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan[1] Allah'ındır." O, gerçekleşeceği kesin olan kıyamet gününde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran[2] ettiler, işte onlar iman etmezler.[3]
Progressive Muslims
Say: "To whom is all that is in heavens and Earth" Say: "To God. " He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the Day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost their souls, they do not believe.
Sam Gerrans
Say thou: “To whom belongs what is in the heavens and the earth?” Say thou: “To God.” He has prescribed upon Himself mercy; (He will bring you all together to the Day of Resurrection whereof there is no doubt; those who have lost their souls: they do not believe.
Aisha Bewley
Say: ‘To whom does everything in the heavens and earth belong?’ Say: ‘To Allah. ’ He has made mercy incumbent on Himself. He will gather you to the Day of Rising about which there is no doubt. As for those who have lost their own selves, they have no iman.
Rashad Khalifa
Say, "To whom belongs everything in the heavens and the earth?" Say, "To GOD." He has decreed that mercy is His attribute. He will surely summon you all on the Day of Resurrection, which is inevitable. The ones who lose their souls are those who disbelieve.
Edip-Layth
Say, "To whom is all that is in heavens and earth?" Say, "To God." He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost themselves, they do not acknowledge.
Monoteist Meali
De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan[1] Allah'ındır." O, gerçekleşeceği kesin olan kıyamet gününde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran[2] ettiler, işte onlar iman etmezler.[3]
Dipnotlar
[1] Gerekli gören, zorunlu kılan.
[2] İnsanın, ömrünü boş şeyler uğruna tüketip, ebedi kayba uğraması.
[3] Yaradılışa uygun olmayan bir ahlak ve yaşam tarzı, fıtratı bozduğundan; fıtratta bulunan inanma güdüsü yok olmaktadır. Zira Yapısı bozulmamış bir fıtratta, inanç fıtratın gereğidir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kul | de ki | قول |
| 2 | limen | kimindir? | - |
| 3 | ma | olanlar | - |
| 4 | fi | - | |
| 5 | s-semavati | göklerde | سمو |
| 6 | vel'erdi | ve yerde | ارض |
| 7 | kul | de ki | قول |
| 8 | lillahi | Allah'ındır | - |
| 9 | ketebe | O yazmıştır | كتب |
| 10 | ala | üstüne | - |
| 11 | nefsihi | kendi | نفس |
| 12 | r-rahmete | rahmet etmeyi | رحم |
| 13 | leyecmeannekum | sizi elbette toplayacaktır | جمع |
| 14 | ila | - | |
| 15 | yevmi | gününde | يوم |
| 16 | l-kiyameti | kıyamet | قوم |
| 17 | la | - | |
| 18 | raybe | şüphe olmayan | ريب |
| 19 | fihi | varlığında | - |
| 20 | ellezine | ama kimseler | - |
| 21 | hasiru | ziyana sokan(lar) | خسر |
| 22 | enfusehum | kendilerini | نفس |
| 23 | fehum | onlar | - |
| 24 | la | - | |
| 25 | yu'minune | inanmazlar | امن |
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Göklerde ve yerde olan her şey kime aittir?" De ki: "Rahmeti ve şefkati kendisine ilke edinen Allah'a aittir. Sizi varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerini ziyana sokanlar var ya, işte onlar inanmazlar."
Mehmet Okuyan
(Onlara) "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" diye sor (ve) "Merhamet etmeyi kendi zatına yazmış olan Allah'a aittir." de![1] Sizi, varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Kendilerine yazık edenler var ya işte onlar inanmazlar.
Edip Yüksel
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimin?" "ALLAH'ın" de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan Diriliş Günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler onaylamayanlardır.
Süleymaniye Vakfı
"Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" diye sor ve de ki "Allah'ındır!" O, bol bol ikramda bulunmayı kendine görev yazmıştır[1]. Geleceğinde şüphe olmayan Kıyamet /mezardan kalkış günü hepinizi, kesinlikle bir araya toplayacaktır. Kendilerini hüsrana uğratanlar, buna inanmayanlardır[2].
Ali Rıza Safa
De ki: "Göklerde ve yeryüzünde olan her şey, kimin malıdır?" De ki: "Allah'ın malıdır. Rahmeti, Kendi üzerine yazmıştır. Hakkında kuşku olmayan Yeniden Yaratılış Günü'nde, kesinlikle sizi toplayacaktır!" Kendilerini yıkıma uğratanlar; inanmayanlar, işte onlardır.
Mustafa İslamoğlu
"Kime aittir göklerde ve yerdeki her şey?" diye sor! "Kendisine rahmeti prensip edinen Allah'a" diye cevap ver! Geleceğine dair hiçbir kuşku bulunmayan Kıyamet Günü'nde, elbet hepinizi bir araya toplayacaktır. Kendisini kaybeden kimselere gelince: onlar artık iman etmezler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sor: "Kimindir gökler ve yer?" Cevap ver: "Allah'ındır." O Allah ki, rahmeti öz benliği üzerine yazmıştır. O sizi, varlığında hiç kuşku bulunmayan kıyamet gününde bir araya mutlaka toplayacaktır. Benliklerini hüsrana yuvarlamış kişiler var ya, onlar iman etmezler.
Ali Bulaç
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Allah'ındır." O, rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizi kendisinde şüphe olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Nefislerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Göklerde ve yerde ne varsa kimindir?" "Allah'ındır!" de. O, merhametli olmayı kendine yazdı. Muhakkak sizi varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacak. Kendilerine yazık edenler iman etmezler.
Muhammed Esed
De ki: "Kime aittir göklerde ve yerde olan her şey?" De ki: "Rahmeti ve şefkati kendisine ilke edinen Allaha". O, (varlığı) her türlü şüphenin üstünde olan Kıyamet Günü hepinizi bir araya mutlaka toplayacaktır: ama kendilerine yazık edenler (var ya), işte (Ona) inanmayı reddedenler onlardır;
Diyanet İşleri
De ki: "Şu göklerdekiler ve yerdekiler kimindir?" "Allah'ındır" de. O, merhamet etmeyi kendine gerekli kıldı. Andolsun sizi mutlaka kıyamet gününe toplayacak. Bunda hiç şüphe yok. Kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar inanmazlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Kimin şu Göklerdeki ve Yerdeki? de "Allahın" de, o kendi uhdesine rahmeti yazdı, her halde sizi kıyamet gününe toplıyacak, bunda şüpheye mahal yok, nefislerine yazık edenlerdir ki iyman etmezler
Süleyman Ateş
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" "Allah'ındır" de. O, rahmet etmeyi kendi üstüne yazmış(acımayı kendisine prensip edinmiş)tir. Sizi elbette varlığında şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Ama kendilerini ziyana sokanlar, inanmazlar.
Gültekin Onan
De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimindir?" De ki: "Tanrı'nındır." O rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizi kendisinde / içinde / hakkında kuşku olmayan kıyamet gününde elbette toplayacaktır. Nefslerini hüsrana uğratanlar, işte onlar inanmayanlardır.
Hasan Basri Çantay
De ki: "Göklerde ve yerde olan her şey kimin?" De ki: "Allahındır". O, rahmeti kendi üstüne yazmışdır. Hepinizi, hakkında hiç bir şübhe olmayan kıyamet gününe (götürüb) toplayacakdır. Nefislerini sen büyük ziyana uğratanlar (yok mu?). İşte iman etmeyecek olanlar onlardı..
İbni Kesir
De ki: Göklerde ve yerde olanlar kimindir? Allah'ındır, de. O, rahmeti kendi üzerine yazmıştır. Andolsun ki; hepinizi, hakkında hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. Nefislerini ziyana uğratanlar, işte onlar inanmazlar.
Şaban Piriş
Yine de ki: - Göklerde ve yerde olanlar kimindir? -Kendisine merhametli olmayı yazmış olan Allah'ındır! de! Hakkında hiç bir şüphe bulunmayan kıyamet günü sizi elbette bir araya getirecektir. Kendilerini hüsrana atanlar, işte onlar, iman etmezler.
Ahmed Hulusi
De ki: "Semalar ve arzda olanlar (Esma ül Hüsna'sının işaret ettiği manaların açığa çıkması için yoktan {birbirlerine GÖRE} var kıldıkları) kimindir?" De ki: "Allah'ındır!" Rahmeti (Er-Rahman ismi özelliği sonucu alemleri yaratmayı) nefsi üzerine yazmıştır! Sizi, kendisinde hiç şüphe olmayan kıyamet sürecinde toplayacaktır! Nefslerini hüsrana uğratanlar; işte onlar, iman etmezler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
De: 'Göklerde ve yerde olanlar kimin?' 'ALLAH'ın,' de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan Diriliş Günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler inanmıyanlardır.
Erhan Aktaş
De ki: "Gökte ve yerde olan şeyler kimindir?" De ki: "Rahmeti Kendi üzerine yazan[1] Allah'ındır." O, gerçekleşeceği kesin olan kıyamet gününde sizi mutlaka toplayacaktır. O kimseler ki kendi nefislerine hüsran[2] ettiler, işte onlar iman etmezler.[3]
Progressive Muslims
Say: "To whom is all that is in heavens and Earth" Say: "To God. " He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the Day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost their souls, they do not believe.
Sam Gerrans
Say thou: “To whom belongs what is in the heavens and the earth?” Say thou: “To God.” He has prescribed upon Himself mercy; (He will bring you all together to the Day of Resurrection whereof there is no doubt; those who have lost their souls: they do not believe.
Aisha Bewley
Say: ‘To whom does everything in the heavens and earth belong?’ Say: ‘To Allah. ’ He has made mercy incumbent on Himself. He will gather you to the Day of Rising about which there is no doubt. As for those who have lost their own selves, they have no iman.
Rashad Khalifa
Say, "To whom belongs everything in the heavens and the earth?" Say, "To GOD." He has decreed that mercy is His attribute. He will surely summon you all on the Day of Resurrection, which is inevitable. The ones who lose their souls are those who disbelieve.
Edip-Layth
Say, "To whom is all that is in heavens and earth?" Say, "To God." He has decreed mercy on Himself, that He will gather you to the day of Resurrection in which there is no doubt. Those who have lost themselves, they do not acknowledge.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.