58. Mücâdele suresi, 8. ayet

E lem tere ilellezine nuhu aninnecva summe yeudune li ma nuhu anhu ve yetenacevne bil ismi vel udvani ve ma'siyetir resul, ve iza cauke hayyevke bi ma lem yuhayyike bihillahu, ve yekulune fi enfusihim lev la yuazzibunallahu bi ma nekul, hasbuhum cehennem, yaslevneha, febi'sel masir.
Monoteist Meali
Gizlilik içinde konuşmaktan[1] yasaklandıkları halde, bu yasağa uymayarak günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla gizlilik içinde bir araya gelenlerden haberin var mı? Sana geldikleri zaman, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle seni selamlarlar.[2] Kendi aralarında da: "Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bize azap etse ya![3]" diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar. Orası ne kötü varış yeridir.
Dipnotlar
[1] Aralarında kötü niyetle, kötülük yapmak düşüncesiyle.
[2] Kitap Ehli ve Münafıklar "Es-selamu aleyk." (Üzerine selam olsun) yerine, (üzerine ölüm olsun) anlamında "Es-sammu aleyk." diye selam veriyorlardı. Samm; zehir, zıkkım, ölüm anlamına gelmektedir.
[3] "Gerçekten Nebi olsaydı, söylediklerimizden dolayı Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?"
# Kelime Anlam Kök
1 elem -
2 tera görmedin mi? راي
3 ila -
4 ellezine kimseleri -
5 nuhu menedilen(ler) نهي
6 ani -tan -
7 n-necva gizli gizli konuşmak- نجو
8 summe sonra yine -
9 yeudune dönüyorlar عود
10 lima şeye -
11 nuhu menedildikleri نهي
12 anhu ondan -
13 ve yetenacevne ve gizli gizli konuşuyorlar نجو
14 bil-ismi günah hususunda اثم
15 vel'udvani ve düşmanlık عدو
16 ve mea'siyeti ve isyan عصي
17 r-rasuli Elçiye رسل
18 ve iza ve zaman -
19 ca'uke sana geldikleri جيا
20 hayyevke seni selamlıyorlar حيي
21 bima bir tarzda -
22 lem -
23 yuhayyike selamlamadığı حيي
24 bihi onu -
25 llahu Allah'ın -
26 ve yekulune ve diyorlar قول
27 fi içlerinde -
28 enfusihim kendi نفس
29 levla değil miydi? -
30 yuazzibuna bize azab etmeli عذب
31 llahu Allah -
32 bima ötürü -
33 nekulu dediğimizden قول
34 hasbuhum onlara yeter حسب
35 cehennemu cehennem -
36 yeslevneha oraya gireceklerdir صلي
37 fe bi'se ne kötü باس
38 l-mesiru gidilecek yerdir سير
Bayraktar Bayraklı
Gizli konuşmaktan yasaklandıktan sonra o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelmek hususunda gizlice toplananları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi?" diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir. Orası ne kötü varış yeridir!
Mehmet Okuyan
Gizli konuşmaktan engellendikten sonra yine o yasaklananı yapmaya kalkışarak günah, düşmanlık ve Elçi'ye isyan konusunda gizlice konuşanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı şekilde selamlıyorlar. Kendi içlerinden de "Bu söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azap etmesi gerekmez miydi?" diyorlar. Onlara cehennem yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü varış yeridir (orası)!
Edip Yüksel
Gizli toplantılar yapmaktan menedildikleri halde hala menedildikleri işte ısrar edenler dikkatini çekmedi mi? Onlar günah işlemek, düşmanlıkta bulunmak ve elçiye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar. Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadığı bir biçimde selamlıyorlar. Kendi aralarında, "Söylediklerimizden ötürü ALLAH bizi cezalandırsa ya!" derler. Cehennem onlara yeter. Orada yanarlar; ne kötü bir duraktır orası.
Süleymaniye Vakfı
(Belli konularda) gizli konuşmaktan yasaklanan[1] sonra yasaklandıkları şeye dönüp günah işleme, düşmanlık etme ve elçiye karşı gelme konularında aralarında gizli gizli konuşanları görmedin mi[2]? Onlar, yanına geldiklerinde Allah'ın senin için kullanmadığı kelimelerle sana (güya) iyilik dileğinde bulunurlar. Kendi aralarında da şöyle derler: "Söylediğimiz bu sözden dolayı Allah bize azap etse ya!" Cehennem onlara yeter! Onlar oraya girip kalacaklardır. Ne kötü hale gelmektir o[3]!
Ali Rıza Safa
Gizli konuşmalardan yasaklandıktan sonra, yasaklandıkları şeye dönenlerin; suç işlemek, düşmanlık ve elçiye karşı gelmeyi gizlice konuştuklarını görmüyor musun? Sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı biçimde seni selamlıyorlar.[505] Oysa kendi aralarında; "Allah, söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırsa ya?" diyorlar. Cehennem onlara yeter; oraya yaslanırlar. Sonunda, ne kötü bir varış yeridir.
Mustafa İslamoğlu
(Ey Peygamber!) Gizli görüşmeden men edilen, sonra da men edildikleri şeye tekrar dönenleri görmedin mi? İşte onlar günah, düşmanlık ve Rasul'e isyan hususunda gizli kapaklı işler çeviriyorlar. Ne zaman sana gelseler, Allah'ın seni selamlamadığı biçimde seni selamlıyorlar ve kendi aralarında "Hadi bakalım, Allah sözlerimizden dolayı bizi cezalandırsa ya!" diyorlar. Cehenneme kadar yolları var! Oraya dikilecekler! O ne kötü son duraktır.
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi şu fısıldaşmaktan yasaklananları ki, biraz sonra, yasaklanmış oldukları şeye dönüyorlar ve günah, düşmanlık, peygambere isyan konusunda fısıldaşıyorlar. Sana geldiklerinde, seni Allah'ın selamlamadığı biçimde selamlıyorlar. Kendi içlerinde ise şöyle diyorlar: "Söylediğimiz şey yüzünden Allah bize azap etse ya!" Cehennem yeter onlara. Girecekler oraya. Ne kötü dönüş yeridir o!
Ali Bulaç
'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men edilip sonra men edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamlamadığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Allah bize azab etse ya!" derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bakmaz mısın şunlara ki, gizli konuşmaktan yasaklandılar da sonra dönüp yasaklandıkları şeyi yapıyorlar; günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelme hususunda fısıldaşıyorlar. Yanına geldikleri zaman da seni Allah'ın sağlıklamadığı (selamlamadığı) bir tarzda sağlıklıyorlar ve kendi içlerinden de: "Allah, bize söylediklerimiz yüzünden azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter, ona yaslanacaklardır. Artık o ne kötü akibettir!
Muhammed Esed
(Ve sen ey Muhammed!) gizli konuşmalar (yoluyla dolap çevirmek)ten men edilen, ama men edildikleri şeye (tekrar) başvurmaktan kaçınmayanların ve kötülükte bulunmaya, saldırganlığa ve Elçi'ye karşı gelmeye niyetlenerek fesatlık kuranların farkında değil misin? Bu (insan)lar, sana ne zaman yaklaşsalar Allah'ın asla hoş görmeyeceği tarzda seni selamlarlar ve birbirlerine: "Allah neden söylediklerimizden dolayı bizi cezalandırmıyor?" derler. Cehennemdir onların payına düşecek olan, onlar işte oraya girecekler; o, ne kötü bir duraktır!
Diyanet İşleri
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde Allah'ın seni selamlamadığı selamla selamlıyorlar. İçlerinden de, "Söylediklerimizden dolayı Allah bize azap etse ya!" diyorlar. Cehennem onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü varış yeridir orası!
Elmalılı Hamdi Yazır
Bakmaz mısın şunlara: Gizli konuşmadan nehyedildiler de sonra dönüp nehyolundukları şeyi yapıyorlar, günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşıyorlar, yanına geldiklerinde de seni Allahın sağlıklamadığı bir suretle sağlıklıyorlar, kendi içlerinde de Allah bizi söylediklerimizle ta'zib etse ya! Diyorlar, Cehennem onlara yeter, ona yaslanacaklar, artık o, ne fena akıbettir
Süleyman Ateş
Görmedin mi şu adamları ki gizli gizli konuşmaktan menedildikleri halde yine o menedildikleri işe dönüyorlar; günah, düşmanlık, Elçiye isyan hususunda gizli gizli konuşuyorlar. Sana geldikleri zaman seni, Allah'ın selamlamadığı bir tarzda selamlıyorlar ve kendi içlerinde de: "Bu dediğimizden ötürü Allah bize azab etse ya" diyorlar. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne kötü gidilecek yerdir orası!
Gültekin Onan
'Gizli toplantıların fısıldaşmalarından' (kulis) men edilip sonra men edildikleri şeye dönenleri; günah, düşmanlık ve Peygambere isyanı (aralarında) fısıldaşanları görmüyor musun? Onlar sana geldikleri zaman seni Tanrı'nın selamladığı biçimde selamlıyorlar. Ve kendi kendilerine: "Söylediklerimiz dolayısıyla Tanrı bize azab etse ya" derler. Onlara cehennem yeter; oraya gireceklerdir. Artık o, ne kötü bir gidiş yeridir.
Hasan Basri Çantay
Fısıltı (ile konuşmak) dan men'edilib de sonra men'edildikleri (o haale) dönmekde ve günahı, düşmanlığı ve peygambere ısyaanı fısıldaşmakda olanları görmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni Allahın selamlamadığı bir şeyle selamlarlar. Kendi aralarında da "Allah bizi söyleye geldiğimiz yüzünden azablandırmalı değil miydi?" derler. Onlara cehennem yeter. Oraya girecekler, işte o, ne kötü dönüş yeridir!
İbni Kesir
Gizli gizli konuşmaktan men'edildikleri halde, men'edildikleri şeyi yapmaya kalkışanlarla günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek konusunda gizlice konuşanları görmedin mi? Sana geldikleri zaman, seni Allah'ın selamladığı bir şeyle selamlarlar. Kendi aralarında da: Söylediklerimiz yüzünden Allah'ın bize azab etmesi gerekmez miydi? derler. Onlara cehennem yeter. Oraya gireceklerdir. Ne kötü dönüş yeridir.
Şaban Piriş
Gizli toplantıları yasaklanıp da sonra yine de yasaklandıkları şeye dönenleri görmez misin? Günah, düşmanlık ve peygambere isyan hususunda gizlice fısıldaşıyorlar. Senin yanına geldiklerinde seni Allah'ın selamlamadığı bir şekilde selamlıyorlar. Kendi kendilerine de: -Bu söylediklerimiz sebebiyle Allah'ın bizi cezalandırması gerekmez miydi? diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Oraya atılacaklar. Ne kötü bir yer!
Ahmed Hulusi
Görmedin mi şu kimseleri ki, fısıldaşmaktan (ikiyüzlülükten) yasaklandıkları halde tekrar yasaklandıkları şeye döndüler. Kötülük, düşmanlık ve Rasule isyan konusunda fısıldaşıyorlar. . . (Yahudiler) sana geldiklerinde, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle selamlıyorlar; içlerinde ise: "Dediğimiz yanlış olsaydı Allah bize azap verirdi" derler. . . Cehennem yeter onlara! Ona maruz kalacaklar. . . Ne kötü dönüş yeridir o! (Not: Yahudiler, fonetik yakınlık dolayısıyla, ağız - dil çabukluğu da yaparak "es Selam'u aleyke" yerine "es Samu aleyke" derlerdi ki anlamı "sana ölüm olsun" demektir. . . Münafıkların bu tür selamlarına Hz. Rasulullah sadece "Aleyküm" der, o bedduayı üzerine almadığını ifade için "VE aleyküm" demezdi! Hz. Rasulullah'a bu tür hitap eden Yahudilere, Hz. Ayşe "aleykümüs Sam ve laanekümüllah ve ğadibe aleyküm" yani "ölüm size olsun, Allah size lanet ve gazap etsin" deyince Hz. Rasulullah: "Ya Ayşe. . . Allah gereğinden fazla söyleyeni sevmez" buyurarak; aksiyona, aksiyon ölçüsünü aşan reaksiyondan engelledi. )
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gizli toplantılar yapmaktan menedildikleri halde hala menedildikleri işte israr edenler dikkatini çekmedi mi? Onlar günah işlemek, düşmanlıkta bulunmak ve elçiye itaatsizlik etmek amacıyla kulis yapıyorlar. Sana geldiklerinde, ALLAH'ın seni selamlamadığı bir biçimde selamlıyorlar. Kendi aralarında, 'Söylediklerimizden ötürü ALLAH bizi cezalandırsa ya!' derler. Cehennem onlara yeter. Orada yanarlar; ne kötü bir duraktır orası.
Erhan Aktaş
Gizlilik içinde konuşmaktan[1] yasaklandıkları halde, bu yasağa uymayarak günah, düşmanlık ve Resul'e karşı gelmek amacıyla gizlilik içinde bir araya gelenlerden haberin var mı? Sana geldikleri zaman, Allah'ın seni selamlamadığı şeyle seni selamlarlar.[2] Kendi aralarında da: "Söylediğimiz şeylerden dolayı Allah bize azap etse ya![3]" diyorlar. Onlara Cehennem yeter. Ona yaslanacaklar. Orası ne kötü varış yeridir.
Progressive Muslims
Have you noted those who were enjoined from holding meetings in secret, but then they insist on it They meet secretly to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than that which God greets you with. They say inside themselves: "Why does God not punish us for our utterances" Hell will be sufficient for them, wherein they burn; what a miserable destiny.
Sam Gerrans
Hast thou not considered those who were forbidden private conversation then return to what they were forbidden and converse confidentially in sin and enmity and disobedience to the Messenger? And when they come to thee, they greet thee with a greeting wherewith God never greeted thee; and they say within themselves: “Oh, that God but punished us for what we say!” Sufficient for them is Gehenna: they will burn therein; and evil is the journey’s end!
Aisha Bewley
Do you not see those who were forbidden to confer together secretly returning to the very thing they were forbidden to do, and conferring together secretly in wrongdoing and enmity and disobedience to the Messenger? And when they come to you they greet you with words Allah has never used in greeting you, and say to themselves ‘Why does Allah not punish us for what we say?’ Hell will be enough for them! They will roast in it. What an evil destination!
Rashad Khalifa
Have you noted those who were enjoined from conspiring secretly, then insist on conspiring? They conspire to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than that decreed by GOD. They say inside themselves, "GOD will not punish us for our utterances." Their only requital is Gehenna, wherein they burn; what a miserable destiny.
Edip-Layth
Have you noted those who were forbidden from holding meetings in secret, but then insist on it? They meet secretly to commit sin, transgression, and disobedience of the messenger. When they come to you, they greet you with a greeting other than what God greets you with. They say inside themselves: "Why does God not punish us for our utterances?" Hell will be sufficient for them, wherein they burn; what a miserable destiny.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.