47. Muhammed suresi, 16. ayet

وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُ إِلَيْكَ حَتَّىٰٓ إِذَا خَرَجُوا۟ مِنْ عِندِكَ قَالُوا۟ لِلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ مَاذَا قَالَ ءَانِفًا ۚ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ طَبَعَ ٱللَّهُ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ وَٱتَّبَعُوٓا۟ أَهْوَآءَهُمْ
Ve minhum men yestemiu ileyke, hatta iza harecu min indike kalu lillezine utul ilme maza kale anifa, ulaikellezine tabaallahu ala kulubihim vettebeu ehvaehum.
Monoteist Meali
Münafıklardan[1] kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere:[2] "O, biraz önce ne dedi[3]?" dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına[4] tabi olan kimselerdir.
Dipnotlar
[1] Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.
[2] Vahiyden haberi olan kimselere.
[3] Hiçbir şey anlamadık diyerek alay ederler.
[4] Tutku ve kuruntularına.
# Kelime Anlam Kök
1 ve minhum ve onlardan -
2 men kimisi -
3 yestemiu seni dinler سمع
4 ileyke gelip -
5 hatta nihayet -
6 iza zaman -
7 haracu çıktıkları خرج
8 min -dan -
9 indike senin yanın- عند
10 kalu derler قول
11 lillezine olanlara -
12 utu verilmiş اتي
13 l-ilme bilgi علم
14 maza ne? -
15 kale söyledi قول
16 anifen az önce انف
17 ulaike onlar -
18 ellezine kimselerdir -
19 tabea mühürlediği تبع
20 llahu Allah'ın -
21 ala üzerini -
22 kulubihim kalbleri قلب
23 vettebeu ve ardına düşmüş تبع
24 ehva'ehum keyiflerinin هوي
Bayraktar Bayraklı
Onlar arasında seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne demişti?" diye sorarlar. Bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği, heva ve heveslerine uyan kimselerdir.
Mehmet Okuyan
Onlardan seni dinleyenler de vardır.[1] Fakat senin yanından çıkınca kendilerine bilgi verilmiş olanlara "Az önce ne demişti?" diye (alaycılıkla) sorarlar. İşte onlar, kalplerini Allah'ın mühürledikleridir[2] ve arzularına uyanlardır.
Edip Yüksel
Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Bu, demin ne söyledi?" diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.
Süleymaniye Vakfı
Onlardan seni dinleyenler var[1]. Yanından çıkınca bilgi sahibi olanlara: "Ne dedi şimdi bu!" derler. Onlar, Allah'ın kalpleri üstünde yeni bir yapı oluşturduğu[2] ve kendi arzularına uyup duran kimselerdir.
Ali Rıza Safa
Ve seni dinleyenlerden bir bölümü, senin yanından çıktıklarında, kendilerine bilgi verilmiş olanlara; "Az önce, ne söyledi?" derler. İşte onlar, Allah'ın, yüreklerine damga vurduğu ve kendi isteklerine tutsak olan kimselerdir.
Mustafa İslamoğlu
Onların arasından sana kulak verir (gibi) yapanlar var: nihayet senin yanından çıktıklarında, mesajı kavramış olanlara "Sahi, o demin ne dedi(!)" diye sorarlar. İşte, Allah'ın kalplerini mühürlediği ve keyiflerine göre davranan kimseler onlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
İçlerinden bir kısmı seni dinler, sonra senin yanından çıktıklarında, kendilerine ilim verilmiş olanlara şöyle sorarlar: "Az önce ne söyledi?" İşte bunlar, Allah'ın, kalplerine mühür bastığı kimselerdir, boş arzularının ardına düşmüşlerdir.
Ali Bulaç
Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman, ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Allah, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi heva (istek ve tutku)larına uymuşlardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlardan seni dinlemeye gelen de var. Yanından çıktıkları zaman ise, kendilerine ilim verilmiş olanlara: "O, demin ne söyledi?" derler. Bunlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerini mühürlemiştir de hep heveslerinin ardına düşmektedirler.
Muhammed Esed
Şimdi bu çaresiz günahkarlar arasında seni (ey Muhammed) dinliy(or görün)enler var, ama yanından ayrıldıktan sonra (senin mesajını) anlamış olanlara (küçümseyici bir edayla) "O şimdi ne anlattı bakalım?" diye sorarlar. Böyleleri, kalpleri Allah tarafından mühürlenmiş olanlardır, çünkü onlar (her zaman) sadece kendi tutku ve ihtiraslarına uymuşlardır.
Diyanet İşleri
Onlardan seni dinleyenler vardır. Fakat senin yanından çıktıkları zaman (alay ederek), kendilerine bilgi verilmiş olanlara, "Az önce ne söyledi?" derler. İşte bunlar, Allah'ın, kalplerini mühürlediği ve nefislerinin arzularına uyan kimselerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan seni dinlemeğe gelen de var, hatta yanından çıktıklarında kendilerine ılim verilmiş olanlara derler ki: "o, demin ne söyledi?" Bunlar öyle kimselerdir ki Allah kalblerini tab'etmiştir de hep hevaları ardına düşmektedirler
Süleyman Ateş
Onlardan kimi de gelip seni dinler. Fakat senin yanından çıktıkları zaman kendilerine bilgi verilmiş olanlara: "Demin ne söyledi?" derler. Onlar Allah'ın kalblerini mühürlediği, keyiflerinin ardına düşmüş kimselerdir.
Gültekin Onan
Onlardan kimi gelip seni dinler. Nitekim yanından çıkıp gittikleri zaman ilim verilenlere derler ki: "O biraz önce ne söyledi?" İşte onlar; Tanrı, onların kalplerini mühürlemiştir ve onlar kendi hevalarına uymuşlardır.
Hasan Basri Çantay
Onlardan öyle kimseler vardır ki seni dinler (ler). Nihayet yanından çıkdıkları zaman kendilerine ilim verilmiş olanlara "O, demin ne söylediydi ha?" derler. Onlar öyle kişilerdir ki Allah kalblerinin üzerine mühür basmışdır. Onlar hevaa (ve heves) lerine uymuşlardır.
İbni Kesir
Onların arasında seni dinleyenler vardır. Nihayet senin yanından çıkınca, kendilerine ilim verilmiş olanlara: Az önce ne demişti? diye sorarlar. İşte bunlar, Allah'ın kalblerini mühürlemiş olduğu ve kendi heveslerine uyan kimselerdir.
Şaban Piriş
İçlerinde seni dinleyenler vardır. Senin yanından çıktıkları zaman, kendilerine ilim verilenlere sorarlar: -Demin ne söylemişti? Onlar, heveslerine uyduğu için Allah, onların kalblerini mühürlemiştir.
Ahmed Hulusi
Onlardan kimi de (gelip) seni dinler. . . Nihayet senin yanından çıktıklarında kendilerine ilim verilmiş olanlara dediler ki: "Az önce ne dedi?" (Anlatılan, taşa yağmış yağmur misali akıp gitti. A. H. ). . . İşte bunlar Allah'ın kalplerini tab'ettiği (şuurlarını örttüğü - bilinçlerini kilitlediği); sonu boş arzu ve heveslerine tabi olmuş kimselerdir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlardan bazıları var ki seni dinlerler. Fakat senin yanından çıkınca, kendilerine bilgi verilmiş olanlara, 'Bu, demin ne söyledi?' diye sorarlar. İşte bunlar, ALLAH'ın kalplerini damgaladığı kimselerdir ve onlar heveslerinin ardına düşmüşlerdir.
Erhan Aktaş
Münafıklardan[1] kimisi de seni dinliyormuş gibi gözükür. Senin yanından ayrıldıktan sonra, kendilerine ilim verilenlere:[2] "O, biraz önce ne dedi[3]?" dediler. İşte onlar, Allah'ın kalplerini mühürledikleri ve hevalarına[4] tabi olan kimselerdir.
Progressive Muslims
And some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say" Those are the ones whom God has sealed upon their hearts, and they followed their desires.
Sam Gerrans
And among them are some who listen to thee. When they have gone forth from thy presence, they say to those who have been given knowledge: “What said he just now?” Those are they whose hearts God sealed, and they follow their vain desires.
Aisha Bewley
Among them are those who listen to you and then, when they leave your presence, say to those who have been given knowledge, ‘What was that he just said?’ They are those whose hearts Allah has sealed up and who follow their own desires.
Rashad Khalifa
Some of them listen to you, then as soon as they leave they ask those who were enlightened, "What did he just say?" GOD thus seals their hearts and, consequently, they follow only their opinions.
Edip-Layth
Some of them listen to you, until when they go out from you, they say to those who have been given the knowledge: "What did he say?" Those are the ones whom God has sealed upon their hearts, and they followed their desires.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.