Monoteist Meali
Bir grup cinni[1] Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, "sessiz olun, dinleyin." dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kendi halklarını uyarmak için geri döndüler.
Dipnotlar
[1]
Tanımadığın, yabancı bir topluluktan kimseleri; yabancı bir heyet. Cinn, ontolojik bir varlık olmanın yanı sıra yabancı, tanımadık, bilinmeyen kimseler demektir.
وَإِذْ
صَرَفْنَآ
إِلَيْكَ
نَفَرًۭا
مِّنَ
ٱلْجِنِّ
يَسْتَمِعُونَ
ٱلْقُرْءَانَ
فَلَمَّا
حَضَرُوهُ
قَالُوٓا۟
أَنصِتُوا۟ ۖ
فَلَمَّا
قُضِىَ
وَلَّوْا۟
إِلَىٰ
قَوْمِهِم
مُّنذِرِينَ
Ve iz sarefna ileyke neferen minel cinni yestemiunel kur'an, fe lemma hadaruhu kalu ensıtu, fe lemma kudıye vellev ila kavmihim munzirin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | bir zaman | - |
| 2 | sarafna | yöneltmiştik | سرف |
| 3 | ileyke | sana | - |
| 4 | neferan | bir topluluğu | نفر |
| 5 | mine | -den | - |
| 6 | l-cinni | cinler- | جنن |
| 7 | yestemiune | dinlemek üzere | سمع |
| 8 | l-kurane | Kur'an | قرا |
| 9 | fe lemma | zaman | - |
| 10 | haderuhu | ona geldikleri | حضر |
| 11 | kalu | dediler | قول |
| 12 | ensitu | susun (dinleyin) | نصت |
| 13 | fe lemma | zaman da | - |
| 14 | kudiye | bitirildiği | قضي |
| 15 | vellev | döndüler | ولي |
| 16 | ila | - | |
| 17 | kavmihim | kavimlerine | قوم |
| 18 | munzirine | uyarıcılar olarak | نذر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Hani, cinlerden Kur'an'ı dinlemek isteyen bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar Kur'an'ı dinlemeye geldiklerinde, "Susup dinleyin!" dediler. Kur'an'ın okunması tamamlanınca, uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.
Mehmet Okuyan
Hani cinlerden bir grubu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik.[1] (Kur'an'ı dinlemeye) hazır olduklarında (birbirlerine) "Susun!" demişler,[2] (dinlemeleri) bitince uyarıcılar olarak toplumlarına dönmüşlerdi.[3]
Edip Yüksel
Cinlerden bir grubu, Kuran'ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde, "Susun" dediler. (Okuma) bitirilince topluluklarına birer uyarıcı olarak döndüler.
Süleymaniye Vakfı
Bir gün, Kur'an'ı dinlemeye hazır bir grup cini sana yönlendirmiştik[1]. Yanına vardıklarında birbirlerine "Susun!" dediler. Dinlemeleri tamamlanınca birer uyarıcı olarak toplumlarına döndüler.
Ali Rıza Safa
Kur'an'ı dinlemeleri için, cinlerden bir kümeyi sana yönlendirmiştik. Ona hazır olduklarında, şöyle dediler: "Sessizce dinleyin!" Sonra bitirildiğinde, kendi toplumlarına uyarıcılar olarak döndüler.
Mustafa İslamoğlu
Bir zamanlar, cinlerden bir gurubu Kur'an'ı dinlesinler diye sana yönlendirmiştik. Nihayet o (vahye) kavuşur kavuşmaz "Sükunetle dinleyin!" demişler, (okuma) biter bitmez de kendi toplumlarının yanına uyarıcılar olarak dönmüşlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onu dinlemeye hazır hale geldiklerinde: "Susup dinleyin!" dediler. Dinleme bitirilince de uyarıcılar olarak kendi toplumlarına döndüler.
Ali Bulaç
Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
Muhammed Esed
Hani (ey Muhammed!) Biz bir grup tanınmayan/bilinmeyen varlığı, Kuran'ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve o(nun mesajları)nı fark eder etmez de (birbirlerine) "Sessizce dinleyin!" demişler ve (okuma) bittiğinde kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
Diyanet İşleri
Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de şu vaktı anlat ki: Cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana sevketmiştik, bu suretle vakta ki ona hazır oldular, susun dinleyin dediler, sonra bitirildiği vakıt da döndüler, inzar etmek üzere kavımlarına gittiler
Süleyman Ateş
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde (birbirlerine): "Susun, (dinleyin)" dediler. (Okuma) Bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler:
Gültekin Onan
Hani cinlerden birkaçını, Kuran dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Hasan Basri Çantay
Yadet o zamanı ki cinlerden bir taaifeyi Kur'an dinlemeleri için sana (doğru) çevirmişdik. İşte bunlar onun huzuuruna gelince (birbirine) "Susun (dinleyin)" demişler, (okunması) bitirilince de (kendilerini azab ile) korkutmıya me'mur olarak kavmlerine dönmüşlerdi.
İbni Kesir
Hani Kur'an dinlesinler diye sana cinlerden bir taife yöneltmiştik. Hazır olunca demişlerdi ki: Susun. Kur'an tamam olunca da her biri birer uyarıcı olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
Şaban Piriş
Hani, cinlerden bir grubu Kur'an'ı dinlesinler diye sana yöneltmiştik. Onun yanına gelince "susun!" demişler. (Okuma) tamamlanınca kavimlerine uyarıcı olarak dönmüşler.
Ahmed Hulusi
Hani cinden (insan gözünün görme alanı dışında kalan bir türden) bir grubu, Kuran'ı işitip dinlesinler diye sana yöneltmiştik. . . Ona hazır olduklarında dediler ki: "Susun!". . . Hüküm yerine gelince de uyarıcılar olarak toplumlarına döndüler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Cinlerden bir grubu, Kuran'ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde, 'Susun' dediler. (Okuma) bitirilince topluluklarına birer uyarıcı olarak döndüler.
Erhan Aktaş
Bir grup cinni[1] Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, "sessiz olun, dinleyin." dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kendi halklarını uyarmak için geri döndüler.
Progressive Muslims
And We sent to you a small number of Jinn, in order to let them listen to the Quran. So when they arrived there, they said: "Pay attention." Then, when it was finished, they returned to their people, to warn them.
Sam Gerrans
And when We turned towards thee a band of the domini, listening in to the Qur’an, and when they were in its presence they said: “Listen attentively”; then, when it was concluded, they turned back to their people, warning.
Aisha Bewley
And We diverted a group of jinn towards you to listen to the Qur’an. When they were in earshot of it they said, ‘Be quiet and listen.’ When it was over they went back to their people, warning them.
Rashad Khalifa
Recall that we directed a number of jinns to you, in order to let them hear the Quran. When they got there, they said, "Listen." As soon as it was over, they rushed to their people, warning.
Edip-Layth
We sent to you a small number of Jinn, in order to let them listen to the Quran. So when they arrived there, they said, "Pay attention." Then, when it was finished, they returned to their people, to warn them.
Monoteist Meali
Bir grup cinni[1] Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, "sessiz olun, dinleyin." dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kendi halklarını uyarmak için geri döndüler.
Dipnotlar
[1] Tanımadığın, yabancı bir topluluktan kimseleri; yabancı bir heyet. Cinn, ontolojik bir varlık olmanın yanı sıra yabancı, tanımadık, bilinmeyen kimseler demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | bir zaman | - |
| 2 | sarafna | yöneltmiştik | سرف |
| 3 | ileyke | sana | - |
| 4 | neferan | bir topluluğu | نفر |
| 5 | mine | -den | - |
| 6 | l-cinni | cinler- | جنن |
| 7 | yestemiune | dinlemek üzere | سمع |
| 8 | l-kurane | Kur'an | قرا |
| 9 | fe lemma | zaman | - |
| 10 | haderuhu | ona geldikleri | حضر |
| 11 | kalu | dediler | قول |
| 12 | ensitu | susun (dinleyin) | نصت |
| 13 | fe lemma | zaman da | - |
| 14 | kudiye | bitirildiği | قضي |
| 15 | vellev | döndüler | ولي |
| 16 | ila | - | |
| 17 | kavmihim | kavimlerine | قوم |
| 18 | munzirine | uyarıcılar olarak | نذر |
Bayraktar Bayraklı
Hani, cinlerden Kur'an'ı dinlemek isteyen bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar Kur'an'ı dinlemeye geldiklerinde, "Susup dinleyin!" dediler. Kur'an'ın okunması tamamlanınca, uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler.
Mehmet Okuyan
Hani cinlerden bir grubu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik.[1] (Kur'an'ı dinlemeye) hazır olduklarında (birbirlerine) "Susun!" demişler,[2] (dinlemeleri) bitince uyarıcılar olarak toplumlarına dönmüşlerdi.[3]
Edip Yüksel
Cinlerden bir grubu, Kuran'ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde, "Susun" dediler. (Okuma) bitirilince topluluklarına birer uyarıcı olarak döndüler.
Süleymaniye Vakfı
Bir gün, Kur'an'ı dinlemeye hazır bir grup cini sana yönlendirmiştik[1]. Yanına vardıklarında birbirlerine "Susun!" dediler. Dinlemeleri tamamlanınca birer uyarıcı olarak toplumlarına döndüler.
Ali Rıza Safa
Kur'an'ı dinlemeleri için, cinlerden bir kümeyi sana yönlendirmiştik. Ona hazır olduklarında, şöyle dediler: "Sessizce dinleyin!" Sonra bitirildiğinde, kendi toplumlarına uyarıcılar olarak döndüler.
Mustafa İslamoğlu
Bir zamanlar, cinlerden bir gurubu Kur'an'ı dinlesinler diye sana yönlendirmiştik. Nihayet o (vahye) kavuşur kavuşmaz "Sükunetle dinleyin!" demişler, (okuma) biter bitmez de kendi toplumlarının yanına uyarıcılar olarak dönmüşlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu, Kur'an'ı dinlemeleri için sana yöneltmiştik. Onu dinlemeye hazır hale geldiklerinde: "Susup dinleyin!" dediler. Dinleme bitirilince de uyarıcılar olarak kendi toplumlarına döndüler.
Ali Bulaç
Hani cinlerden birkaçını, Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir de şu vakti anlat, hani cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana göndermiştik. Onu dinlemeye geldiklerinde: "Susun, dinleyin!" dediler. (Dinleme) bitirilince de dönüp uyarmak üzere kavimlerine gittiler.
Muhammed Esed
Hani (ey Muhammed!) Biz bir grup tanınmayan/bilinmeyen varlığı, Kuran'ı dinleyebilsinler diye sana doğru yöneltmiştik ve o(nun mesajları)nı fark eder etmez de (birbirlerine) "Sessizce dinleyin!" demişler ve (okuma) bittiğinde kendi toplumlarına uyarıcı olarak dönmüşlerdi.
Diyanet İşleri
Hani Kur'an'ı dinlemek üzere cinlerden bir grubu sana yöneltmiştik. Onlar, onun huzuruna gelince birbirlerine, "Susun!" dediler. Kur'an'ın okunması bitince de uyarıcı olarak kavimlerine döndüler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de şu vaktı anlat ki: Cinlerden bir takımını Kur'an dinlemek üzere sana sevketmiştik, bu suretle vakta ki ona hazır oldular, susun dinleyin dediler, sonra bitirildiği vakıt da döndüler, inzar etmek üzere kavımlarına gittiler
Süleyman Ateş
Bir zaman, cinlerden bir topluluğu Kur'an dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde (birbirlerine): "Susun, (dinleyin)" dediler. (Okuma) Bitirilince de uyarıcılar olarak kavimlerine döndüler:
Gültekin Onan
Hani cinlerden birkaçını, Kuran dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Böylece onun huzuruna geldikleri zaman, dediler ki: "Kulak verin;" sonra bitirilince kendi kavimlerine uyarıcılar olarak döndüler.
Hasan Basri Çantay
Yadet o zamanı ki cinlerden bir taaifeyi Kur'an dinlemeleri için sana (doğru) çevirmişdik. İşte bunlar onun huzuuruna gelince (birbirine) "Susun (dinleyin)" demişler, (okunması) bitirilince de (kendilerini azab ile) korkutmıya me'mur olarak kavmlerine dönmüşlerdi.
İbni Kesir
Hani Kur'an dinlesinler diye sana cinlerden bir taife yöneltmiştik. Hazır olunca demişlerdi ki: Susun. Kur'an tamam olunca da her biri birer uyarıcı olarak kavimlerine dönmüşlerdi.
Şaban Piriş
Hani, cinlerden bir grubu Kur'an'ı dinlesinler diye sana yöneltmiştik. Onun yanına gelince "susun!" demişler. (Okuma) tamamlanınca kavimlerine uyarıcı olarak dönmüşler.
Ahmed Hulusi
Hani cinden (insan gözünün görme alanı dışında kalan bir türden) bir grubu, Kuran'ı işitip dinlesinler diye sana yöneltmiştik. . . Ona hazır olduklarında dediler ki: "Susun!". . . Hüküm yerine gelince de uyarıcılar olarak toplumlarına döndüler!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Cinlerden bir grubu, Kuran'ı dinlemek üzere sana yöneltmiştik. Ona geldiklerinde, 'Susun' dediler. (Okuma) bitirilince topluluklarına birer uyarıcı olarak döndüler.
Erhan Aktaş
Bir grup cinni[1] Kur'an'ı dinlemeleri için sana yönlendirmiştik. Onlar, gelip Kur'an'ı dinlemeye başladıklarında birbirlerine, "sessiz olun, dinleyin." dediler. Sonra da dinlemeleri bitince kendi halklarını uyarmak için geri döndüler.
Progressive Muslims
And We sent to you a small number of Jinn, in order to let them listen to the Quran. So when they arrived there, they said: "Pay attention." Then, when it was finished, they returned to their people, to warn them.
Sam Gerrans
And when We turned towards thee a band of the domini, listening in to the Qur’an, and when they were in its presence they said: “Listen attentively”; then, when it was concluded, they turned back to their people, warning.
Aisha Bewley
And We diverted a group of jinn towards you to listen to the Qur’an. When they were in earshot of it they said, ‘Be quiet and listen.’ When it was over they went back to their people, warning them.
Rashad Khalifa
Recall that we directed a number of jinns to you, in order to let them hear the Quran. When they got there, they said, "Listen." As soon as it was over, they rushed to their people, warning.
Edip-Layth
We sent to you a small number of Jinn, in order to let them listen to the Quran. So when they arrived there, they said, "Pay attention." Then, when it was finished, they returned to their people, to warn them.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.