Monoteist Meali
Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
Fe amenu fe metta'nahum ila hin.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.
Mehmet Okuyan
(Ona) inanmışlardı; biz de onları bir süreye kadar yaşatmıştık.[1]
Edip Yüksel
Onayladılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Süleymaniye Vakfı
(Yunus'un geri dönmesinden) Sonra ona inandılar. Biz de onları bir süre nimetlerden yararlandırdık[1].
Ali Rıza Safa
Sonunda inandılar. Ardından, bir zamana dek onları geçindirdik.
Mustafa İslamoğlu
Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onlara bir müddet müreffeh bir hayat yaşattık.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.
Ali Bulaç
Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman iman ettiler de onları bir zamana kadar yararlandırdık.
Muhammed Esed
Onlar, (bu defa ona) inandılar; bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında onlara mutlu bir hayat yaşattık.
Diyanet İşleri
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt ona iyman ettiler de onları bir zamana kadar istifade ettirdik
Süleyman Ateş
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Gültekin Onan
Sonunda ona inandılar, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Hasan Basri Çantay
Nihayet ona iman etdiler de kendilerini bir zamana kadar geçindirdik.
İbni Kesir
Nihayet ona inandılar, Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Şaban Piriş
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
Ahmed Hulusi
(Onlar) iman ettiler de, biz onları bir süre mutlu yaşattık.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Erhan Aktaş
Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
Progressive Muslims
And they believed, so We gave them enjoyment for a time.
Sam Gerrans
And they believed, so We gave them enjoyment for a time.
Aisha Bewley
They had iman and so We gave them enjoyment for a time.
Rashad Khalifa
They did believe, and we let them enjoy this life.
Edip-Layth
They acknowledged, so We gave them enjoyment for a time.
Monoteist Meali
Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
Bayraktar Bayraklı
Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.
Mehmet Okuyan
(Ona) inanmışlardı; biz de onları bir süreye kadar yaşatmıştık.[1]
Edip Yüksel
Onayladılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Süleymaniye Vakfı
(Yunus'un geri dönmesinden) Sonra ona inandılar. Biz de onları bir süre nimetlerden yararlandırdık[1].
Ali Rıza Safa
Sonunda inandılar. Ardından, bir zamana dek onları geçindirdik.
Mustafa İslamoğlu
Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onlara bir müddet müreffeh bir hayat yaşattık.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.
Ali Bulaç
Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
O zaman iman ettiler de onları bir zamana kadar yararlandırdık.
Muhammed Esed
Onlar, (bu defa ona) inandılar; bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında onlara mutlu bir hayat yaşattık.
Diyanet İşleri
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
O vakıt ona iyman ettiler de onları bir zamana kadar istifade ettirdik
Süleyman Ateş
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Gültekin Onan
Sonunda ona inandılar, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Hasan Basri Çantay
Nihayet ona iman etdiler de kendilerini bir zamana kadar geçindirdik.
İbni Kesir
Nihayet ona inandılar, Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Şaban Piriş
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
Ahmed Hulusi
(Onlar) iman ettiler de, biz onları bir süre mutlu yaşattık.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Erhan Aktaş
Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
Progressive Muslims
And they believed, so We gave them enjoyment for a time.
Sam Gerrans
And they believed, so We gave them enjoyment for a time.
Aisha Bewley
They had iman and so We gave them enjoyment for a time.
Rashad Khalifa
They did believe, and we let them enjoy this life.
Edip-Layth
They acknowledged, so We gave them enjoyment for a time.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.