Monoteist Meali
Ad ve Semud'un sonları da yurtlarının durumundan size belli olmaktadır. Şeytan yaptıklarını güzel göstererek onların yanlış yolu seçmelerine sebep oldu. Oysaki doğruyu görebilirlerdi.
وَعَادًۭا
وَثَمُودَا۟
وَقَد
تَّبَيَّنَ
لَكُم
مِّن
مَّسَـٰكِنِهِمْ ۖ
وَزَيَّنَ
لَهُمُ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
أَعْمَـٰلَهُمْ
فَصَدَّهُمْ
عَنِ
ٱلسَّبِيلِ
وَكَانُوا۟
مُسْتَبْصِرِينَ
Ve aden ve semude ve kad tebeyyene lekum min mesakinihim, ve zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum fe saddehum anis sebili ve kanu mustebsırin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve aaden | ve Ad'ı | عود |
| 2 | ve semude | ve Semud'u | - |
| 3 | ve kad | ve gerçekten | - |
| 4 | tebeyyene | bu belli olmaktadır | بين |
| 5 | lekum | size | - |
| 6 | min | -den | - |
| 7 | mesakinihim | oturdukları yerler- | سكن |
| 8 | ve zeyyene | ve süsledi | زين |
| 9 | lehumu | onlara | - |
| 10 | ş-şeytanu | şeytan | شطن |
| 11 | ea'malehum | yaptıkları işlerini | عمل |
| 12 | fe saddehum | ve onları çıkardı | صدد |
| 13 | ani | -dan | - |
| 14 | s-sebili | yol- | سبل |
| 15 | vekanu | ve oldular | كون |
| 16 | mustebsirine | görenlerden | بصر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ad ve Semud toplumlarını da helak ettik. Helakleri, evlerinin kalıntılarından size belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterip, onları doğru yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar gerçeği görebilirlerdi.
Mehmet Okuyan
Âd ve Semûd'u da (helak etmiştik). Sizin için, (onların durumu) oturdukları yerler(in kalıntıların)dan anlaşılmaktadır. Şeytan, yaptıkları işleri kendilerine süslü göstermiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. (Oysa) bakıp görebilecek durumdaydılar.
Edip Yüksel
Aynı şekilde, Ad ve Semud'u da... Akıbetleri, oturmuş oldukları yerlerden size belli olmaktadır. Sapkın işlerini onlara süslü göstererek onları yoldan saptırdı. Halbuki görüp anlayacak yeteneğe sahiptiler.
Süleymaniye Vakfı
(Hud'un kavmi) Ad ile (Salih'in kavmi) Semud'u da (helak ettik). Oturdukları yerler /harabeler, onların durumlarını size açık seçik belli eder. Şeytan, yaptıklarını kendilerine süslü gösterdi ve onları yoldan çıkardı. Oysa onlar basiretli /ileri görüşlü kimselerdi[1].
Ali Rıza Safa
Âd ve Semud da öyle. Yerleşim yerlerinden açıkça belli oluyor. Şeytan, yaptıklarını kendilerine çekici göstermiş; böylece yoldan alıkoymuştu. Oysa gerçeği görebilirlerdi.
Mustafa İslamoğlu
Onlara ait mesken kalıntılarının da ayan açık önünüze koyduğu gibi, Ad ve Semut da (benzer bir akıbete uğradı); zira Şeytan onlara işledikleri (kötülükleri) süslü göstermişti: sonunda onlar, üstelik açıkgöz ve uyanık (geçinen) kimseler oldukları halde yoldan saptılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ad'ı, Semud'u da böyle yaptık. Bu, onların yurtlarından/meskenlerinden açıkça belli olmaktadır. Şeytan onlara amellerini süsleyip püslemişti de kendilerini yoldan çıkarmıştı. Oysaki, bakıp görebilen insanlardı.
Ali Bulaç
Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ad ve Semud'a da (peygamberler gönderdik) ki, size bunlar, meskenlerinden belli olmaktadır. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve kendilerini yoldan çevirmişti; halbuki, gözleri açık adamlardılar.
Muhammed Esed
Mesken ve barınakların(ın kalıntıların)dan açıkça görüleceği gibi, Ad ve Semud (kavimlerini de yok ettik). (Onlar yıkılıp gittiler.) Çünkü Şeytan onlara işledikleri (günahları) güzel gösterdi ve böylece onları, hakikati kavrama yeteneğine sahip oldukları halde, (Allah'ın) yol(un)dan alıkoydu.
Diyanet İşleri
Ad ve Semud kavimlerini de helak ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Halbuki onlar gözü açık kimselerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ade de, Semude de ki size bunlar meskenlerinden belli olmaktadır, Şeytan onlara amellerini tezyin etmişti de kendilerini yoldan çevirmişti, halbuki gözleri açık adamlar idiler
Süleyman Ateş
Ad ve Semud'u da (helak ettik). Bu, oturdukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri süsleyip onları yoldan çıkardı. Oysa bakıp ibret alabilirlerdi (ama almadılar).
Gültekin Onan
Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.
Hasan Basri Çantay
Aad ile Semudu da (helak etdik. Onların başına neler geldiği) hakıykat sizin için el'an (o haraab) evleri (ciheti) nden belli olmakdadır. Uyanık (insan) lar oldukları halde şeytan onların amel (ve hareket) lerini süsleyib kendilerini yoldan sapdırmışdır.
İbni Kesir
Ad ve Semud kavmini de. Bunu, oturdukları yerlerden anlamaktasınız. Şeytan kendilerine yaptıkları şeyleri güzel göstermişti de onları doğru yoldan alıkoymuştu. Halbuki kendileri bunu anlayacak durumda idiler.
Şaban Piriş
Ad ve Semud kavimlerini yok ettik. Onların meskenlerinden bu apaçık size belli olmuştur. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar gerçeği görebilirlerdi.
Ahmed Hulusi
Ad ve Semud'a (da böyle yaptık). . . Onların meskenlerinden durumlarını anlamışsınızdır. . . Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi. . . Gerçeği anlayacak halde olmalarına rağmen!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Aynı şekilde, Ad ve Semud'u da... Akibetleri, oturmuş oldukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytan işlerini onlara süslü göstererek onları yoldan saptırdı. Halbuki görüp anlayacak yeteneğe sahiptiler.
Erhan Aktaş
Ad ve Semud'un sonları da yurtlarının durumundan size belli olmaktadır. Şeytan yaptıklarını güzel göstererek onların yanlış yolu seçmelerine sebep oldu. Oysaki doğruyu görebilirlerdi.
Progressive Muslims
And 'Aad and Thamud. Much was made apparent to you from their dwellings. The devil had adorned their works in their eyes, thus he diverted them from the path, even though they could see.
Sam Gerrans
And ʿĀd and Thamūd: — and it has become clear to you from their dwellings — (and the satan made their deeds fair to them, and turned them away from the path when they were endowed with perception)
Aisha Bewley
And ‘Ad and Thamud – it must be clear to you from their dwelling places! Shaytan made their actions seem good to them and so debarred them from the Way, even though they were intelligent people.
Rashad Khalifa
Similarly, 'Aad and Thamoud (were annihilated). This is made manifest to you through their ruins. The devil had adorned their works in their eyes, and had diverted them from the path, even though they had eyes.
Edip-Layth
And Aad and Thamud. Much was made apparent to you from their dwellings. The devil had adorned their works in their eyes, thus he diverted them from the path, even though they could see.
Monoteist Meali
Ad ve Semud'un sonları da yurtlarının durumundan size belli olmaktadır. Şeytan yaptıklarını güzel göstererek onların yanlış yolu seçmelerine sebep oldu. Oysaki doğruyu görebilirlerdi.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve aaden | ve Ad'ı | عود |
| 2 | ve semude | ve Semud'u | - |
| 3 | ve kad | ve gerçekten | - |
| 4 | tebeyyene | bu belli olmaktadır | بين |
| 5 | lekum | size | - |
| 6 | min | -den | - |
| 7 | mesakinihim | oturdukları yerler- | سكن |
| 8 | ve zeyyene | ve süsledi | زين |
| 9 | lehumu | onlara | - |
| 10 | ş-şeytanu | şeytan | شطن |
| 11 | ea'malehum | yaptıkları işlerini | عمل |
| 12 | fe saddehum | ve onları çıkardı | صدد |
| 13 | ani | -dan | - |
| 14 | s-sebili | yol- | سبل |
| 15 | vekanu | ve oldular | كون |
| 16 | mustebsirine | görenlerden | بصر |
Bayraktar Bayraklı
Ad ve Semud toplumlarını da helak ettik. Helakleri, evlerinin kalıntılarından size belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıklarını güzel gösterip, onları doğru yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar gerçeği görebilirlerdi.
Mehmet Okuyan
Âd ve Semûd'u da (helak etmiştik). Sizin için, (onların durumu) oturdukları yerler(in kalıntıların)dan anlaşılmaktadır. Şeytan, yaptıkları işleri kendilerine süslü göstermiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. (Oysa) bakıp görebilecek durumdaydılar.
Edip Yüksel
Aynı şekilde, Ad ve Semud'u da... Akıbetleri, oturmuş oldukları yerlerden size belli olmaktadır. Sapkın işlerini onlara süslü göstererek onları yoldan saptırdı. Halbuki görüp anlayacak yeteneğe sahiptiler.
Süleymaniye Vakfı
(Hud'un kavmi) Ad ile (Salih'in kavmi) Semud'u da (helak ettik). Oturdukları yerler /harabeler, onların durumlarını size açık seçik belli eder. Şeytan, yaptıklarını kendilerine süslü gösterdi ve onları yoldan çıkardı. Oysa onlar basiretli /ileri görüşlü kimselerdi[1].
Ali Rıza Safa
Âd ve Semud da öyle. Yerleşim yerlerinden açıkça belli oluyor. Şeytan, yaptıklarını kendilerine çekici göstermiş; böylece yoldan alıkoymuştu. Oysa gerçeği görebilirlerdi.
Mustafa İslamoğlu
Onlara ait mesken kalıntılarının da ayan açık önünüze koyduğu gibi, Ad ve Semut da (benzer bir akıbete uğradı); zira Şeytan onlara işledikleri (kötülükleri) süslü göstermişti: sonunda onlar, üstelik açıkgöz ve uyanık (geçinen) kimseler oldukları halde yoldan saptılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Ad'ı, Semud'u da böyle yaptık. Bu, onların yurtlarından/meskenlerinden açıkça belli olmaktadır. Şeytan onlara amellerini süsleyip püslemişti de kendilerini yoldan çıkarmıştı. Oysaki, bakıp görebilen insanlardı.
Ali Bulaç
Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ad ve Semud'a da (peygamberler gönderdik) ki, size bunlar, meskenlerinden belli olmaktadır. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve kendilerini yoldan çevirmişti; halbuki, gözleri açık adamlardılar.
Muhammed Esed
Mesken ve barınakların(ın kalıntıların)dan açıkça görüleceği gibi, Ad ve Semud (kavimlerini de yok ettik). (Onlar yıkılıp gittiler.) Çünkü Şeytan onlara işledikleri (günahları) güzel gösterdi ve böylece onları, hakikati kavrama yeteneğine sahip oldukları halde, (Allah'ın) yol(un)dan alıkoydu.
Diyanet İşleri
Ad ve Semud kavimlerini de helak ettik. Bu, onların (harap olmuş) yurtlarından size besbelli olmuştur. Şeytan, onlara işlerini süslemiş ve onları doğru yoldan alıkoymuştur. Halbuki onlar gözü açık kimselerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ade de, Semude de ki size bunlar meskenlerinden belli olmaktadır, Şeytan onlara amellerini tezyin etmişti de kendilerini yoldan çevirmişti, halbuki gözleri açık adamlar idiler
Süleyman Ateş
Ad ve Semud'u da (helak ettik). Bu, oturdukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytan onlara yaptıkları işleri süsleyip onları yoldan çıkardı. Oysa bakıp ibret alabilirlerdi (ama almadılar).
Gültekin Onan
Ad'ı ve Semud'u da (yıkıma uğrattık). Gerçek şu ki, kendi oturdukları yerlerden size (durumları) belli olmaktadır. Kendi yaptıklarını şeytan süsleyip çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi.
Hasan Basri Çantay
Aad ile Semudu da (helak etdik. Onların başına neler geldiği) hakıykat sizin için el'an (o haraab) evleri (ciheti) nden belli olmakdadır. Uyanık (insan) lar oldukları halde şeytan onların amel (ve hareket) lerini süsleyib kendilerini yoldan sapdırmışdır.
İbni Kesir
Ad ve Semud kavmini de. Bunu, oturdukları yerlerden anlamaktasınız. Şeytan kendilerine yaptıkları şeyleri güzel göstermişti de onları doğru yoldan alıkoymuştu. Halbuki kendileri bunu anlayacak durumda idiler.
Şaban Piriş
Ad ve Semud kavimlerini yok ettik. Onların meskenlerinden bu apaçık size belli olmuştur. Şeytan, onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve onları yoldan çıkarmıştı. Oysa onlar gerçeği görebilirlerdi.
Ahmed Hulusi
Ad ve Semud'a (da böyle yaptık). . . Onların meskenlerinden durumlarını anlamışsınızdır. . . Şeytan kendilerine yaptıklarını süsledi de onları (Hak) yoldan engelledi. . . Gerçeği anlayacak halde olmalarına rağmen!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Aynı şekilde, Ad ve Semud'u da... Akibetleri, oturmuş oldukları yerlerden size belli olmaktadır. Şeytan işlerini onlara süslü göstererek onları yoldan saptırdı. Halbuki görüp anlayacak yeteneğe sahiptiler.
Erhan Aktaş
Ad ve Semud'un sonları da yurtlarının durumundan size belli olmaktadır. Şeytan yaptıklarını güzel göstererek onların yanlış yolu seçmelerine sebep oldu. Oysaki doğruyu görebilirlerdi.
Progressive Muslims
And 'Aad and Thamud. Much was made apparent to you from their dwellings. The devil had adorned their works in their eyes, thus he diverted them from the path, even though they could see.
Sam Gerrans
And ʿĀd and Thamūd: — and it has become clear to you from their dwellings — (and the satan made their deeds fair to them, and turned them away from the path when they were endowed with perception)
Aisha Bewley
And ‘Ad and Thamud – it must be clear to you from their dwelling places! Shaytan made their actions seem good to them and so debarred them from the Way, even though they were intelligent people.
Rashad Khalifa
Similarly, 'Aad and Thamoud (were annihilated). This is made manifest to you through their ruins. The devil had adorned their works in their eyes, and had diverted them from the path, even though they had eyes.
Edip-Layth
And Aad and Thamud. Much was made apparent to you from their dwellings. The devil had adorned their works in their eyes, thus he diverted them from the path, even though they could see.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.