Monoteist Meali
Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi. Ne var ki onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Onlar kurtulanlardan olmadılar.[1]
Dipnotlar
[1]
Azabımızdan kurtulamadılar.
وَقَـٰرُونَ
وَفِرْعَوْنَ
وَهَـٰمَـٰنَ ۖ
وَلَقَدْ
جَآءَهُم
مُّوسَىٰ
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
فَٱسْتَكْبَرُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَمَا
كَانُوا۟
سَـٰبِقِينَ
Ve karune ve fir'avne ve hamane ve lekad caehum musa bil beyyinati festekberu fil ardı ve ma kanu sabikin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve karune | ve Kaarun'u | - |
| 2 | ve fir'avne | ve Fir'avn'ı | - |
| 3 | ve hamane | ve Haman'ı | - |
| 4 | velekad | ve andolsun | - |
| 5 | ca'ehum | onlara geldi | جيا |
| 6 | musa | Musa | - |
| 7 | bil-beyyinati | açık kanıtlarla | بين |
| 8 | festekberu | fakat onlar büyüklük tasladılar | كبر |
| 9 | fi | - | |
| 10 | l-erdi | o yerde | ارض |
| 11 | ve ma | ama | - |
| 12 | kanu | değillerdi | كون |
| 13 | sabikine | geçip gidecek | سبق |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslayıp, kabul etmediler. Oysa bizden kaçıp kurtulamazlardı.
Mehmet Okuyan
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (helak etmiştik). Yemin olsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde kibirlenmişlerdi. (Azabımızı) geçebilecek değillerdi.
Edip Yüksel
Karun, Firavun ve Haman'ı da... Musa, onlara apaçık delillerle gitmişti; ancak onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Atlatıp kaçamadılar.[1]
Süleymaniye Vakfı
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (helak ettik). Musa kendilerine açık belgelerle gelince onlar, o topraklarda kibirlendiler ve helak olmaktan kurtulamadılar[1].
Ali Rıza Safa
Karun da Firavun da Haman da öyle. Gerçek şu ki, Musa, onlara açık kanıtlar getirmişti. Fakat yeryüzünde büyüklük tasladılar. Oysa kaçıp kurtulamazlardı.
Mustafa İslamoğlu
Karun, Firavun ve Haman da (benzer bir akıbete uğradı). Doğrusu Musa, onlara hakikatin apaçık delilleriyle gelmişti; fakat onlar ülkede büyüklük tasladılar: ne ki hiç biri de asla (Bizi) aşamadılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Karun'u, Firavun'u, Haman'ı da öyle yaptık. Yemin olsun, Musa onlara açık seçik kanıtlarla geldiği halde, yeryüzünde büyüklük tasladılar. Ama öne geçemezlerdi.
Ali Bulaç
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azabtan kurtulup) geçecek değillerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Karun'a Firavun'a ve Haman'a da (gönderdik). Andolsun ki, Musa onlara apaçık delillerle geldi de onlar; o yerde kibirlenip kafa tuttular. Oysa, (azabın) önüne geçecek değillerdi.
Muhammed Esed
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle cezalandırdık). Musa onlara hakikatin bütün kanıtlarını getirmişti, ama onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar (ve o'nu reddettiler); halbuki onlar (elimizden) kaçıp kurtulamazlardı.
Diyanet İşleri
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Andolsun, Musa kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karuna ve Fir'avne ve Hamane de, celalim hakkı için onlara Musa beyyinelerle geldi de onlar o yerde kibirlenib kafa tuttular, halbuki önüne geçecek değillerdi
Süleyman Ateş
Kaarun'u, Fir'avn'ı, Haman'ı da (helak ettik). Andolsun, Musa onlara açık kanıtlar getirdi, fakat onlar o yerde büyüklük tasla(yıp ayetlerimizi kabule tenezzül etme)diler. Ama geçip gidecek, (elimizden kurtulacak) değillerdi.
Gültekin Onan
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azabtan kurtulup) geçecek değillerdi.
Hasan Basri Çantay
Kaarunu, Fir'avnı, Hamaanı da (helak etdik). Andolsun ki Musa (daha evvel) kendilerine apaçık bürhanlar getirmişdi de onlar yer (yüzün) de büyklük taslamışlardı. Halbuki (azabın) önüne geçebilecek de değillerdi.
İbni Kesir
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da. Andolsun ki Musa, kendilerine apaçık burhanlar getirmiş de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki azabımızın önüne geçebilecek değillerdi.
Şaban Piriş
Karunu, Firavun'u ve Haman'ı (helak etti.) Musa, onlara belgelerle gelmişti. Fakat yeryüzünde büyüklendiler ama ileri gidemediler.
Ahmed Hulusi
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle yaptık). . . Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller olarak geldi de; dünyada benlik - büyüklük tasladılar. . . Oysa (gücümüzün) önüne geçemezlerdi!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Karun, Firavun ve Haman'ı da... Musa, onlara apaçık delillerle gitmişti; ancak onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Atlatıp kaçamadılar.
Erhan Aktaş
Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi. Ne var ki onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Onlar kurtulanlardan olmadılar.[1]
Progressive Muslims
And Qaaroon, and Pharaoh, and Haamaan; Moses went to them with clear proofs. But they became arrogant in the land, and they were not the first.
Sam Gerrans
And Qārūn and Pharaoh and Hāmān: — and Moses had come to them with clear signs — and they had waxed proud in the earth, but they did not outrun.
Aisha Bewley
And Qarun and Pharaoh and Haman – Musa came with the Clear Signs to them, but they were arrogant on the earth. They could not outstrip Us.
Rashad Khalifa
Also Qaaroon, Pharaoh, and Hamaan; Moses went to them with clear signs. But they continued to commit tyranny on earth. Consequently, they could not evade (the retribution).
Edip-Layth
And Qarun, and Pharaoh, and Haman; Moses went to them with clear proofs. But they became arrogant in the land, and they were not the first.
Monoteist Meali
Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi. Ne var ki onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Onlar kurtulanlardan olmadılar.[1]
Dipnotlar
[1] Azabımızdan kurtulamadılar.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve karune | ve Kaarun'u | - |
| 2 | ve fir'avne | ve Fir'avn'ı | - |
| 3 | ve hamane | ve Haman'ı | - |
| 4 | velekad | ve andolsun | - |
| 5 | ca'ehum | onlara geldi | جيا |
| 6 | musa | Musa | - |
| 7 | bil-beyyinati | açık kanıtlarla | بين |
| 8 | festekberu | fakat onlar büyüklük tasladılar | كبر |
| 9 | fi | - | |
| 10 | l-erdi | o yerde | ارض |
| 11 | ve ma | ama | - |
| 12 | kanu | değillerdi | كون |
| 13 | sabikine | geçip gidecek | سبق |
Bayraktar Bayraklı
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde büyüklük taslayıp, kabul etmediler. Oysa bizden kaçıp kurtulamazlardı.
Mehmet Okuyan
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (helak etmiştik). Yemin olsun ki Musa onlara apaçık deliller getirmişti de onlar yeryüzünde kibirlenmişlerdi. (Azabımızı) geçebilecek değillerdi.
Edip Yüksel
Karun, Firavun ve Haman'ı da... Musa, onlara apaçık delillerle gitmişti; ancak onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Atlatıp kaçamadılar.[1]
Süleymaniye Vakfı
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (helak ettik). Musa kendilerine açık belgelerle gelince onlar, o topraklarda kibirlendiler ve helak olmaktan kurtulamadılar[1].
Ali Rıza Safa
Karun da Firavun da Haman da öyle. Gerçek şu ki, Musa, onlara açık kanıtlar getirmişti. Fakat yeryüzünde büyüklük tasladılar. Oysa kaçıp kurtulamazlardı.
Mustafa İslamoğlu
Karun, Firavun ve Haman da (benzer bir akıbete uğradı). Doğrusu Musa, onlara hakikatin apaçık delilleriyle gelmişti; fakat onlar ülkede büyüklük tasladılar: ne ki hiç biri de asla (Bizi) aşamadılar.
Yaşar Nuri Öztürk
Karun'u, Firavun'u, Haman'ı da öyle yaptık. Yemin olsun, Musa onlara açık seçik kanıtlarla geldiği halde, yeryüzünde büyüklük tasladılar. Ama öne geçemezlerdi.
Ali Bulaç
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azabtan kurtulup) geçecek değillerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Karun'a Firavun'a ve Haman'a da (gönderdik). Andolsun ki, Musa onlara apaçık delillerle geldi de onlar; o yerde kibirlenip kafa tuttular. Oysa, (azabın) önüne geçecek değillerdi.
Muhammed Esed
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle cezalandırdık). Musa onlara hakikatin bütün kanıtlarını getirmişti, ama onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar (ve o'nu reddettiler); halbuki onlar (elimizden) kaçıp kurtulamazlardı.
Diyanet İşleri
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da helak ettik. Andolsun, Musa kendilerine apaçık mucizeler getirmişti de yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Oysa bizi geçip (azabımızdan) kurtulamazlardı.
Elmalılı Hamdi Yazır
Karuna ve Fir'avne ve Hamane de, celalim hakkı için onlara Musa beyyinelerle geldi de onlar o yerde kibirlenib kafa tuttular, halbuki önüne geçecek değillerdi
Süleyman Ateş
Kaarun'u, Fir'avn'ı, Haman'ı da (helak ettik). Andolsun, Musa onlara açık kanıtlar getirdi, fakat onlar o yerde büyüklük tasla(yıp ayetlerimizi kabule tenezzül etme)diler. Ama geçip gidecek, (elimizden kurtulacak) değillerdi.
Gültekin Onan
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da (yıkıma uğrattık). Andolsun, Musa onlara apaçık delillerle gelmişti, ancak yeryüzünde büyüklendiler. Oysa onlar (azabtan kurtulup) geçecek değillerdi.
Hasan Basri Çantay
Kaarunu, Fir'avnı, Hamaanı da (helak etdik). Andolsun ki Musa (daha evvel) kendilerine apaçık bürhanlar getirmişdi de onlar yer (yüzün) de büyklük taslamışlardı. Halbuki (azabın) önüne geçebilecek de değillerdi.
İbni Kesir
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı da. Andolsun ki Musa, kendilerine apaçık burhanlar getirmiş de onlar yeryüzünde büyüklük taslamışlardı. Halbuki azabımızın önüne geçebilecek değillerdi.
Şaban Piriş
Karunu, Firavun'u ve Haman'ı (helak etti.) Musa, onlara belgelerle gelmişti. Fakat yeryüzünde büyüklendiler ama ileri gidemediler.
Ahmed Hulusi
Karun'u, Firavun'u ve Haman'ı (da böyle yaptık). . . Andolsun ki Musa onlara apaçık deliller olarak geldi de; dünyada benlik - büyüklük tasladılar. . . Oysa (gücümüzün) önüne geçemezlerdi!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Karun, Firavun ve Haman'ı da... Musa, onlara apaçık delillerle gitmişti; ancak onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Atlatıp kaçamadılar.
Erhan Aktaş
Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi. Ne var ki onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Onlar kurtulanlardan olmadılar.[1]
Progressive Muslims
And Qaaroon, and Pharaoh, and Haamaan; Moses went to them with clear proofs. But they became arrogant in the land, and they were not the first.
Sam Gerrans
And Qārūn and Pharaoh and Hāmān: — and Moses had come to them with clear signs — and they had waxed proud in the earth, but they did not outrun.
Aisha Bewley
And Qarun and Pharaoh and Haman – Musa came with the Clear Signs to them, but they were arrogant on the earth. They could not outstrip Us.
Rashad Khalifa
Also Qaaroon, Pharaoh, and Hamaan; Moses went to them with clear signs. But they continued to commit tyranny on earth. Consequently, they could not evade (the retribution).
Edip-Layth
And Qarun, and Pharaoh, and Haman; Moses went to them with clear proofs. But they became arrogant in the land, and they were not the first.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.