Monoteist Meali
De ki: "Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin.[1]" Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Dipnotlar
[1]
Bkz. 24:52. ayetin 1. dipnotu.
قُلْ
أَطِيعُوا۟
ٱللَّهَ
وَأَطِيعُوا۟
ٱلرَّسُولَ ۖ
فَإِن
تَوَلَّوْا۟
فَإِنَّمَا
عَلَيْهِ
مَا
حُمِّلَ
وَعَلَيْكُم
مَّا
حُمِّلْتُمْ ۖ
وَإِن
تُطِيعُوهُ
تَهْتَدُوا۟ ۚ
وَمَا
عَلَى
ٱلرَّسُولِ
إِلَّا
ٱلْبَلَـٰغُ
ٱلْمُبِينُ
Kul atiullahe ve atiur resul, fe in tevellev fe innema aleyhi ma hummile ve aleykum ma hummiltum, ve in tutiuhu tehtedu, ve ma aler resuli illel belagul mubin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kul | de ki | قول |
| 2 | etiu | ita'at edin | طوع |
| 3 | llahe | Allah'a | - |
| 4 | ve etiu | ve ita'at edin | طوع |
| 5 | r-rasule | Rasule | رسل |
| 6 | fein | eğer | - |
| 7 | tevellev | dönerseniz | ولي |
| 8 | feinnema | artık ancak | - |
| 9 | aleyhi | onun sorumluluğu | - |
| 10 | ma | şeydir | - |
| 11 | hummile | kendisine yükletilen | حمل |
| 12 | ve aleykum | ve sizin sorumluluğunuz | - |
| 13 | ma | şeydir | - |
| 14 | hummiltum | size yükletilen | حمل |
| 15 | ve in | ve eğer | - |
| 16 | tutiuhu | ona ita'at ederseniz | طوع |
| 17 | tehtedu | doğru yolu bulursunuz | هدي |
| 18 | ve ma | ve değildir | - |
| 19 | ala | düşen | - |
| 20 | r-rasuli | Rasule | رسل |
| 21 | illa | başka bir şey | - |
| 22 | l-belagu | duyurmaktan | بلغ |
| 23 | l-mubinu | açık bir şekilde | بين |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır."
Mehmet Okuyan
De ki: "Allah'a itaat edin; Elçi'ye de itaat edin![1] Yüz çevirirseniz (onun sorumluluğu) kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak)tır; sizin (sorumluluğunuz da) size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir.[2] Ona itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz![3] Elçi'ye düşen, sadece apaçık tebliğdir."[4]
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir."
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Allah'a gönülden boyun eğin, elçisine gönülden boyun eğin[1]! Yüz çevirirlerse (bilinmeli ki) elçi sadece kendine yüklenenden sorumludur, siz de kendinize yüklenenden sorumlusunuz[2]. Elçiye gönüllü olarak boyun eğerseniz doğru yola girmiş olursunuz. Elçiye düşen sadece açık bir tebliğden /ayetleri bildirmekten ibarettir[3].
Ali Rıza Safa
De ki: "Allah'a boyun eğin ve elçiye boyun eğin!" Yüz çevirirseniz, Ona düşen yalnızca Ona yüklenen; size düşen de size yüklenendir. Ona boyun eğerseniz doğru yola erişirsiniz. Elçinin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah'a itaat edin, dolayısıyla Rasul'e itaat edin!" Bundan böyle de, eğer (Rasul'den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinzden sorumlu tutulacaksınız. Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul'e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz/yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."
Ali Bulaç
De ki: "Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin!" Eğer yine dinlemezseniz artık onun yükümlülüğü, kendisine yükletilen görevi yapmak, sizin üstünüze düşen de size yükletilen görevleri yerine getirmektir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygamberin görevi ise yalnızca açık bir tebliğdir.
Muhammed Esed
De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin". Ve eğer (Rasul'den) yüz çevirirseniz (bilin ki) o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o'na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasul'e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.
Diyanet İşleri
"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki Allaha itaat edin ve Resule itaat edin, yine dinlemezseniz artık onun üzerindeki ancak ona yükletilen, sizin üzerinize de size yükletilendir ve eğer ona itaat ederseniz hidayete irersiniz, Resulün üzerindeki ise ancak açık bir tebliğdir
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen (duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen (ita'at görevini yapmak)dır. Eğer ona ita'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
Gültekin Onan
De ki: "Tanrı'ya itaat edin. Resül'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Hasan Basri Çantay
De ki: "Allaha itaat edin, peygambere itaat edin". Eğer yine yüz çevirib dönerseniz onun (peygamberin) uhdesine düşen ancak ona yüklenilen (vazıyfe-i tebliğ) dir. Sizin üstünüze düşen (vazife) de size yükletilen (itaat) dir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere aid olan (vazife) apaçık tebliğden başkası değildir.
İbni Kesir
De ki: Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin. Şayet yüz çevirirseniz bilin ki; o, kendisine yükletilenden, siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz; doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, apaçık tebliğden başkası değildir.
Şaban Piriş
De ki: -Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.
Ahmed Hulusi
De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasulüne itaat edin!". . . Eğer yüz çevirirseniz, Onun üzerine düşen sadece kendisine yükletilendir (tebliğ görevi); size de düşen size yükletilendir (itaat görevi)! Eğer O'na (Rasule) itaat ederseniz, hidayet bulursunuz! Rasule ait olan yalnızca apaçık tebliğdir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
De ki, 'ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.
Erhan Aktaş
De ki: "Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin.[1]" Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Progressive Muslims
Say: "Obey God, and obey the messenger. " But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. And if you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.
Sam Gerrans
Say thou: “Obey God and obey the Messenger.” Then if you turn away, then upon him is what he has been given to bear, and upon you is what you have been given to bear. And if you obey him, you will be guided. And upon the Messenger is only the clear notification,
Aisha Bewley
Say: ‘Obey Allah and obey the Messenger. Then if they turn away he is only responsible for what he is charged with and you are responsible for what you are charged with. If you obey him, you will be guided.’ The Messenger is only responsible for clear transmission.
Rashad Khalifa
Say, "Obey GOD, and obey the messenger." If they refuse, then he is responsible for his obligations, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The sole duty of the messenger is to deliver (the message).
Edip-Layth
Say: "Obey God, and obey the messenger." But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.
Monoteist Meali
De ki: "Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin.[1]" Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Dipnotlar
[1] Bkz. 24:52. ayetin 1. dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | kul | de ki | قول |
| 2 | etiu | ita'at edin | طوع |
| 3 | llahe | Allah'a | - |
| 4 | ve etiu | ve ita'at edin | طوع |
| 5 | r-rasule | Rasule | رسل |
| 6 | fein | eğer | - |
| 7 | tevellev | dönerseniz | ولي |
| 8 | feinnema | artık ancak | - |
| 9 | aleyhi | onun sorumluluğu | - |
| 10 | ma | şeydir | - |
| 11 | hummile | kendisine yükletilen | حمل |
| 12 | ve aleykum | ve sizin sorumluluğunuz | - |
| 13 | ma | şeydir | - |
| 14 | hummiltum | size yükletilen | حمل |
| 15 | ve in | ve eğer | - |
| 16 | tutiuhu | ona ita'at ederseniz | طوع |
| 17 | tehtedu | doğru yolu bulursunuz | هدي |
| 18 | ve ma | ve değildir | - |
| 19 | ala | düşen | - |
| 20 | r-rasuli | Rasule | رسل |
| 21 | illa | başka bir şey | - |
| 22 | l-belagu | duyurmaktan | بلغ |
| 23 | l-mubinu | açık bir şekilde | بين |
Bayraktar Bayraklı
De ki: "Allah'a itaat ediniz, Peygambere itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır."
Mehmet Okuyan
De ki: "Allah'a itaat edin; Elçi'ye de itaat edin![1] Yüz çevirirseniz (onun sorumluluğu) kendisine yüklenen (tebliğ görevini yapmak)tır; sizin (sorumluluğunuz da) size yüklenen (görevleri yerine getirmeniz)dir.[2] Ona itaat ederseniz, doğru yola ulaşmış olursunuz![3] Elçi'ye düşen, sadece apaçık tebliğdir."[4]
Edip Yüksel
De ki: "ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir."
Süleymaniye Vakfı
De ki: "Allah'a gönülden boyun eğin, elçisine gönülden boyun eğin[1]! Yüz çevirirlerse (bilinmeli ki) elçi sadece kendine yüklenenden sorumludur, siz de kendinize yüklenenden sorumlusunuz[2]. Elçiye gönüllü olarak boyun eğerseniz doğru yola girmiş olursunuz. Elçiye düşen sadece açık bir tebliğden /ayetleri bildirmekten ibarettir[3].
Ali Rıza Safa
De ki: "Allah'a boyun eğin ve elçiye boyun eğin!" Yüz çevirirseniz, Ona düşen yalnızca Ona yüklenen; size düşen de size yüklenendir. Ona boyun eğerseniz doğru yola erişirsiniz. Elçinin görevi, yalnızca apaçık bildirmektir.
Mustafa İslamoğlu
De ki: "Allah'a itaat edin, dolayısıyla Rasul'e itaat edin!" Bundan böyle de, eğer (Rasul'den) yüz çevirecek olursanız, o ancak kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacaktır, siz de sadece kendi yükümlülüklerinzden sorumlu tutulacaksınız. Ama eğer onu izlerseniz, doğru yolu bulursunuz: Rasul'e düşense, yalnızca (kendisine indirileni) bütün açıklığıyla tebliğ etmektir.
Yaşar Nuri Öztürk
De ki: "Allah'a da itaat edin, resule de. Eğer yüz çevirirseniz/yüz çevirirlerse, onun görevi ona yükletilen, sizin göreviniz de size yükletilendir. Eğer ona itaat ederseniz yolu bulursunuz. Resule düşen, açık bir tebliğden başkası değildir."
Ali Bulaç
De ki: "Allah'a itaat edin, Resul'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
De ki: "Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin!" Eğer yine dinlemezseniz artık onun yükümlülüğü, kendisine yükletilen görevi yapmak, sizin üstünüze düşen de size yükletilen görevleri yerine getirmektir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygamberin görevi ise yalnızca açık bir tebliğdir.
Muhammed Esed
De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasul'e itaat edin". Ve eğer (Rasul'den) yüz çevirirseniz (bilin ki) o yalnız kendi yükümlülüklerinden sorumlu tutulacak, siz de yalnız kendi yükümlülüklerinizden sorumlu tutulacaksınız; ama eğer o'na itaat ederseniz doğru yola erişirsiniz. Ayrıca, Rasul'e düşen yalnızca (kendisine indirilen mesajı) açıkça duyurmaktır.
Diyanet İşleri
"Allah'a itaat edin, peygambere itaat edin" de. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki ona yüklenen sorumluluğu ancak ona ait; size yüklenen görevin sorumluluğu da yalnızca size aittir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yola erersiniz. Peygambere düşen ancak apaçık bir tebliğdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
De ki Allaha itaat edin ve Resule itaat edin, yine dinlemezseniz artık onun üzerindeki ancak ona yükletilen, sizin üzerinize de size yükletilendir ve eğer ona itaat ederseniz hidayete irersiniz, Resulün üzerindeki ise ancak açık bir tebliğdir
Süleyman Ateş
De ki: "Allah'a ita'at edin, Elçiye ita'at edin." Eğer dönerseniz, ona gereken, kendisine yükletilen (duyurma görevini yapmak), size gereken de size yükletilen (ita'at görevini yapmak)dır. Eğer ona ita'at ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Elçiye düşen, sadece açık bir şekilde duyurmaktır.
Gültekin Onan
De ki: "Tanrı'ya itaat edin. Resül'e itaat edin. Eğer yine yüz çevirirseniz, artık onun (peygamberin) sorumluluğu kendisine yüklenen, sizin sorumluluğunuz da size yüklenendir. Eğer ona itaat ederseniz, hidayet bulmuş olursunuz. Elçiye düşen, apaçık bir tebliğden başkası değildir."
Hasan Basri Çantay
De ki: "Allaha itaat edin, peygambere itaat edin". Eğer yine yüz çevirib dönerseniz onun (peygamberin) uhdesine düşen ancak ona yüklenilen (vazıyfe-i tebliğ) dir. Sizin üstünüze düşen (vazife) de size yükletilen (itaat) dir. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere aid olan (vazife) apaçık tebliğden başkası değildir.
İbni Kesir
De ki: Allah'a itaat edin, Peygambere itaat edin. Şayet yüz çevirirseniz bilin ki; o, kendisine yükletilenden, siz de kendinize yükletilenden sorumlusunuz. Eğer ona itaat ederseniz; doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, apaçık tebliğden başkası değildir.
Şaban Piriş
De ki: -Allah'a itaat edin, Peygamber'e itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz, onun (yüklendiği) sorumluluk kendisine, sizin sorumluluğunuz da size aittir. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Peygamberin görevi açıkça tebliğ etmekten başka bir şey değildir.
Ahmed Hulusi
De ki: "Allah'a itaat edin ve Rasulüne itaat edin!". . . Eğer yüz çevirirseniz, Onun üzerine düşen sadece kendisine yükletilendir (tebliğ görevi); size de düşen size yükletilendir (itaat görevi)! Eğer O'na (Rasule) itaat ederseniz, hidayet bulursunuz! Rasule ait olan yalnızca apaçık tebliğdir!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
De ki, 'ALLAH'a ve elçiye uyunuz. Reddederseniz, o kendi görevinden sorumludur, siz de kendi görevinizden sorumlusunuz. Ona uyarsanız, doğruyu bulursunuz. Elçinin tek görevi, mesajı açıkça bildirmekten ibarettir.
Erhan Aktaş
De ki: "Allah'a itaat edin. Resul'e itaat edin.[1]" Eğer itaat etmezseniz, ona düşen yalnızca görevini yapmaktır. Size düşen ise sorumlu tutulduğunuz şeye uymaktır. Eğer ona itaat ederseniz, doğru yolu bulursunuz. Resul'ün üzerinde, mesajı açıkça iletmekten başka bir sorumluluk yoktur.
Progressive Muslims
Say: "Obey God, and obey the messenger. " But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. And if you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.
Sam Gerrans
Say thou: “Obey God and obey the Messenger.” Then if you turn away, then upon him is what he has been given to bear, and upon you is what you have been given to bear. And if you obey him, you will be guided. And upon the Messenger is only the clear notification,
Aisha Bewley
Say: ‘Obey Allah and obey the Messenger. Then if they turn away he is only responsible for what he is charged with and you are responsible for what you are charged with. If you obey him, you will be guided.’ The Messenger is only responsible for clear transmission.
Rashad Khalifa
Say, "Obey GOD, and obey the messenger." If they refuse, then he is responsible for his obligations, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The sole duty of the messenger is to deliver (the message).
Edip-Layth
Say: "Obey God, and obey the messenger." But if they turn away, then he is only responsible for his obligation, and you are responsible for your obligations. If you obey him, you will be guided. The messenger is only required to deliver clearly.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.