24. Nûr suresi, 53. ayet

Ve aksemu billahi cehde eymanihim le in emertehum le yahrucunn, kul la tuksimu, taatun ma'rufeh, innellahe habirun bima ta'melun.
Monoteist Meali
Münafıklar,[1] kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur.[2]" Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Dipnotlar
[1] Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse.
[2] Yemine bağlılık, ancak iyi insanlara, erdemli kimselere ait bir davranıştır.
# Kelime Anlam Kök
1 ve eksemu ve yemin ettiler قسم
2 billahi Allah'a -
3 cehde var gücüyle جهد
4 eymanihim yeminlerinin يمن
5 lein eğer -
6 emertehum onlara emredersen امر
7 leyehrucunne (savaşa) çıkacaklarına خرج
8 kul de ki قول
9 la -
10 tuksimu yemin etmeyin قسم
11 taatun itaatiniz طوع
12 mea'rufetun malumdur عرف
13 inne şüphesiz -
14 llahe Allah -
15 habirun haberdardır خبر
16 bima şeylerden -
17 tea'melune yaptıklarınız عمل
Bayraktar Bayraklı
Eğer, o ikiyüzlülere emredersen, savaşa çıkacaklarına bütün güçleriyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyiniz, itaatiniz bilinmektedir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
Mehmet Okuyan
(Münafıklar), sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka (yanında savaşa) çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin![1] İtaatiniz bilinmektedir![2] Şüphesiz ki Allah yaptıklarınızdan haberdardır."
Edip Yüksel
Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına (yola veya savaşa) dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır."
Süleymaniye Vakfı
Kendilerine emir verirsen mutlaka savaşa çıkacaklarına dair var güçleriyle Allah'ın adıyla yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin, size düşen herkes gibi itaat etmektir. Allah yaptıklarınızın iç yüzünü bilir[1]."
Ali Rıza Safa
Buyruk vermiş olsaydın kesinlikle çıkacaklarına ilişkin, tüm güçleriyle, Allah'ın üzerine yemin ediyorlar. De ki: "Yemin etmeyin; güzelce boyun eğmek yeterlidir!" Kuşkusuz, Allah, yaptıklarınızdan Haberlidir.
Mustafa İslamoğlu
Bir de kendilerine emredecek olsan, mutlaka (savaş için sefere) çıkacaklarına dair var güçleriyle yemin edenlere de ki: "Yemin etmeyin! İtaat (herkesçe) bilinen ortak iyiyedir: şu da bir gerçektir ki, Allah yaptıklarınızdan ayrıntısıyla haberdardır."
Yaşar Nuri Öztürk
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a ant içtiler ki, sen onlara emredersen mutlaka savaşa çıkacaklar. De ki: "Ant içmeyin! Örfe uygun bir itaat yeterli! Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır."
Ali Bulaç
Yeminlerinin olanca gücüyle Allah'a and içtiler; eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ötekiler (münafıklar), kendilerine emrettiğin takdirde hemen tereddüt etmeden çıkıp gideceklermiş diye, Allah'a en kuvvetli yeminleri ile yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin! Sizin ki bilinen bir itaattir! Allah, kesinlikle bütün yaptıklarınız ve yapacaklarınızdan haberdardır.
Muhammed Esed
(İki yüzlü kimselere gelince,) böyleleri, kendilerine emredersen, (savaş için) mutlaka çıkacaklarına (ve kendilerini bu işe adayacaklarına) var gücüyle yemin ederler. De ki: "Yemin etmeyin! (Sizden bütün istenen, Allah'ın mesajına) güzelce boyun eğmektir. Şüphesiz, Allah yaptıklarınızdan bütünüyle haberdardır!"
Diyanet İşleri
Münafıklar, sen kendilerine emrettiğin takdirde mutlaka savaşa çıkacaklarına dair en ağır bir şekilde Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Sizden istenen güzelce itaat etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ötekiler Allaha en kuvvetli yeminleriyle kasem ettiler vallahi kendilerine emredersen behemehal bilatereddüd çıkar giderlermiş, de ki: Yemin etmeyin, ancak bir taati ma'rufe, her halde Allah bütün yaptıklarınıza ve yapacaklarınıza habirdir
Süleyman Ateş
Yeminlerinin var gücüyle Allah'a yemin ettiler: Eğer sen onlara emredersen (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "Yemin etmeyin. (Sizden istenen, yalan yere yemin etmek değil), güzel ita'at etmektir. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı haber almaktadır".
Gültekin Onan
Yeminlerinin olanca gücüyle Tanrı'ya and içtiler; eğer sen onlara buyurursan (savaşa) çıkacaklar diye. De ki: "And içmeyin, bu bilinen (örf üzere) bir itaattır. Tanrı, yaptıklarınızdan haberdardır."
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar) eğer kendilerine emr edersen (cihada) behemehal çıkacaklarına, olanca hızlarıyle, yemin etdiler. (Onlara) de ki: "(Bihude) yemin etmeyin. (Bu), adet (iniz) vech ile (sade dilinizin gevelediği) bir itaatdır. Şübhesiz ki Allah, yapageldiğiniz şeylerden hakkıyle haberdardır".
İbni Kesir
Var güçleriyle Allah'a yemin ettiler ki; eğer kendilerine emredersen çıkacaklardır. De ki: Yemin etmeyin. Makul bir itaat. Muhakkak ki Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Şaban Piriş
Kendilerine emir verdiğin takdirde savaşa çıkacaklarına var güçleriyle Allah'a yemin ettiler. De ki: -Yemin etmeyin! İtaatiniz malumdur, Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır.
Ahmed Hulusi
Eğer sen onlara (münafıklara) emredersen: "Mutlaka çıkacaklar" diye en şiddetle Allah adına yemin ederler. . . De ki: "Yemin etmeyin! (Sizden istenen) şartların gerektirdiği bir taattır. . . Muhakkak ki Allah yaptıklarınızı Habiyr'dir. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Kendilerine emrettiğin taktirde çıkacaklarına dair yeminlerinin en ciddi olanıyla ALLAH'a yemin ettiler. De ki, 'Yemin etmeyin. Nasıl itaat ettiğiniz ortada. ALLAH yaptığınız her şeyden haberdardır.'
Erhan Aktaş
Münafıklar,[1] kendilerinden istediğin takdirde kesinlikle savaşa çıkacaklarına dair en kuvvetli yeminleri ile Allah'a yemin ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. Bağlılık ma'ruftur.[2]" Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Progressive Muslims
And they swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Expert over what you do."
Sam Gerrans
And they swore by God their strongest oaths, that if thou shouldst command them, they would go forth. Say thou: “Swear not — obedience is known”; God is aware of what you do.
Aisha Bewley
They have sworn by Allah with their most earnest oaths that if you give them the command, they will go out. Say: ‘Do not swear. Honourable obedience is enough. Allah is aware of what you do.’
Rashad Khalifa
They swear by GOD, solemnly, that if you commanded them to mobilize, they would mobilize. Say, "Do not swear. Obedience is an obligation. GOD is fully Cognizant of everything you do."
Edip-Layth
They swear by God with their strongest oaths that if you would only command them they would mobilize. Say: "Do not swear, for obedience is an obligation. God is Ever-aware of what you do."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.