Monoteist Meali
Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.
أَلَمْ
تَرَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
يُزْجِى
سَحَابًۭا
ثُمَّ
يُؤَلِّفُ
بَيْنَهُۥ
ثُمَّ
يَجْعَلُهُۥ
رُكَامًۭا
فَتَرَى
ٱلْوَدْقَ
يَخْرُجُ
مِنْ
خِلَـٰلِهِۦ
وَيُنَزِّلُ
مِنَ
ٱلسَّمَآءِ
مِن
جِبَالٍۢ
فِيهَا
مِنۢ
بَرَدٍۢ
فَيُصِيبُ
بِهِۦ
مَن
يَشَآءُ
وَيَصْرِفُهُۥ
عَن
مَّن
يَشَآءُ ۖ
يَكَادُ
سَنَا
بَرْقِهِۦ
يَذْهَبُ
بِٱلْأَبْصَـٰرِ
E lem tera ennallahe yuzci sehaben summe yuellifu beynehu summe yec'aluhu rukamen fe teral vedka yahrucu min hılalih, ve yunezzilu mines semai min cibalin fiha min beredin fe yusibu bihi men yeşau ve yasrifuhu an men yeşau, yekadu sena berkıhi yezhebu bil ebsar.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | elem | - | |
| 2 | tera | görmedin mi? | راي |
| 3 | enne | şüphesiz ki | - |
| 4 | llahe | Allah | - |
| 5 | yuzci | sürer | زجو |
| 6 | sehaben | bulutları | صحب |
| 7 | summe | sonra | - |
| 8 | yu'ellifu | birleştirir | الف |
| 9 | beynehu | onların arasını | بين |
| 10 | summe | sonra | - |
| 11 | yec'aluhu | onları yığar (sıkıştırır) | جعل |
| 12 | rukamen | birbiri üstüne | ركم |
| 13 | fetera | sonra görürsün | راي |
| 14 | l-vedka | yağmurun | ودق |
| 15 | yehrucu | çıktığını | خرج |
| 16 | min | -ndan | - |
| 17 | hilalihi | arası- | خلل |
| 18 | ve yunezzilu | ve indirir | نزل |
| 19 | mine | -ten | - |
| 20 | s-semai | gök- | سمو |
| 21 | min | -dan | - |
| 22 | cibalin | dağlar- | جبل |
| 23 | fiha | orada | - |
| 24 | min | - | |
| 25 | beradin | bir dolu | برد |
| 26 | fe yusibu | vurur | صوب |
| 27 | bihi | onunla | - |
| 28 | men | - | |
| 29 | yeşa'u | dilediğini | شيا |
| 30 | ve yesrifuhu | ve onu öteye çevirir | سرف |
| 31 | an | -nden | - |
| 32 | men | - | |
| 33 | yeşa'u | dilediği- | شيا |
| 34 | yekadu | neredeyse | كود |
| 35 | sena | parıltısı | سنو |
| 36 | berkihi | şimşeğinin | برق |
| 37 | yezhebu | alır | ذهب |
| 38 | bil-ebsari | gözleri | بصر |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Görmez misiniz ki Allah, bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip sonra üst üste yığıyor. Sen de onların arasından yağmur yağdığını görüyorsun. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir. Dilediğine onu uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözlerini kör edecektir!
Mehmet Okuyan
Görmüyor musun ki Allah birtakım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getiriyor, sonra üst üste yığıyor. (Sonunda bulutların) arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. (Allah) gökteki dağlar (gibi büyük bulutlar)dan dolu indirir de onu dilediğine (layık olana) isabet ettirir; dilediğinden de onu öteye çevirir (uzak tutar). (Bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır![1]
Edip Yüksel
Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
Süleymaniye Vakfı
Şunu da görmedin mi! Allah bulutları hareket ettirir, sonra birbirleriyle birleştirir, sonra onları yığın haline getirir. Aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, gökteki dağ gibi bulutlardan, dolu indirir de dilediğinin üzerine onu isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar[1]. Şimşeğinin parıltısı da gözleri kör edecek gibi olur[2].
Ali Rıza Safa
Aslında, Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra onları kaynaştırıp, birbirlerinin üstüne yığdığını görmüyor musun? Sonunda, onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Ve gökyüzündeki yüklü dağlardan dolu indirerek, dilediği kimseye onu isabet ettirir; dilediği kimseden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeyi yok eder.[286]
Mustafa İslamoğlu
(Yine) sen fark etmez misin ki bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine istif edip kümeler haline getiren, derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Gökten dolu yüklenmiş (bulut) dağları indiren, peşinden -dilediği kimseye onu isabet ettirip, dilediğinden onu uzak tutan da Allah'tır. (Düşün ki), neredeyse o (bulut)lardan çakan şimşeğin parıltısı gözleri almaktadır:
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi, Allah, bulutları sürüyor, sonra onları kaynaştırıp iç içe sokuyor, sonra onları birbiri üstüne yığıyor. Nihayet, onların arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. Gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onunla dilediğini çarpıyor, dilediğinden de onu yan geçiriyor. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse gözleri alıp götürecek.
Ali Bulaç
Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Baksana şu gerçeğe, Allah bir bulut sevk ediyor, sonra onun açıklığını birleştiriyor, sonra onu yoğunlaştırıyor da sen onun içinden yağmurun çıktığını görüyorsun. Bir de gökten, ondaki dağlardan bir dolu yağdırıyor ve onu dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden uzaklaştırıyor. Şimşeğinin parıltısı da neredeyse gözleri alıverecek.
Muhammed Esed
Görmüyor musun, bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine yığan ve derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Ve gökten doluyla yüklü (bulut) dağları indiriveren ve onların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırır(ken) dilediği kimseyi doluya uğratan, dilediği kimseden de onu uzak tutan Allah'tır!
Diyanet İşleri
Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Baksan a şu hakıykate: Allah, bir bulut sevk ediyor sonra onun açıklığını te'lif eyliyor, sonra onu teraküm ettiriyor da yağmuru görüyorsun hılalından çıkıyor, bir de o Semadan, ondaki dağlardan bir tolu indiriyor da dilediğini onunla musab kılıyor ve dilediğinden onu bertaraf ediyor, Şimşeğinin parıltısı hemen hemen gözleri alıverecek
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de onu öteye çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
Gültekin Onan
Görmedin mi ki, Tanrı bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.
Hasan Basri Çantay
Görmedin mi şu hakıykatı ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüyor, sonra aralarında bir imtizac haasıl ediyor, sonra da onu (bir biri üstüne binmiş) bir yığın haaline getiriyor. İşte görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor. (Allah), içinde dolu bulunan gökden (yukarıdan) ba'zı dağlar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musiybet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri çalıb kamaşdırır.
İbni Kesir
Görmedin mi ki; Allah, bulutları sürer, sonra onları bir araya getirip üst üste yığar. Ve sen, onların arasından yağmurun yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de dilediğini ona uğratır ve dilediğinden onu uzak tutar. Onun şimşeğinin pırıltısı, neredeyse gözleri alıverecek.
Şaban Piriş
Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.
Ahmed Hulusi
Görmedin mi ki Allah bulutları (fikirler) sürüyor, sonra aralarını birleştiriyor (onları hikmetle bütünleştirip), sonra üst üste yığıyor (sistem ve düzen)! Böylece yağmurun (rahmetin) onların aralarından çıktığını görürsün. . . Semadan, dağlar misali bulutlardan (rahmet kaynağından) dolu (hakikat ilmi sağanağı) boşanır. . . Onu dilediği kimseye isabet ettirir, dilediği kimseden de çevirir! Onun şimşeğinin (tecelli-i zat'ı berki = anlık şuurda parlayan zata dönük hakikat müşahedesi) şiddetli parıltısı neredeyse görülesileri görülmez eder!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
Erhan Aktaş
Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.
Progressive Muslims
Do you not see that God drives the clouds, then He gathers them together, then He piles them upon each other, then you see the soft rain coming out of them And He sends down hail from the sky from the mountains to afflict whomever He wills, and He diverts it from whomever He wills, the brightness of the snow almost blinds the eyes.
Sam Gerrans
Dost thou not see that God drives the clouds? Then He brings them together; then He makes them a mass, and thou seest the rain come forth from the midst of it. And He sends down from the sky, from mountains therein of hail, and He strikes therewith whom He wills, and turns away therefrom whom He wills. The brilliance of His lightning almost takes away the sight.
Aisha Bewley
Do you not see that Allah propels the clouds then makes them coalesce then heaps them up, and then you see the rain come pouring out of the middle of them? And He sends down mountains from the sky with hail inside them, striking with it anyone He wills and averting it from anyone He wills. The brightness of His lightning almost blinds the sight.
Rashad Khalifa
Do you not realize that GOD drives the clouds, then gathers them together, then piles them on each other, then you see the rain coming out of them? He sends down from the sky loads of snow to cover whomever He wills, while diverting it from whomever He wills. The brightness of the snow almost blinds the eyes.
Edip-Layth
Do you not see that God drives the clouds, then He gathers them together, then He piles them upon each other, then you see the soft rain coming out of them? He sends down hail from the sky from the mountains to afflict whomever He wills, and He diverts it from whomever He wills; the brightness of the snow almost blinds the eyes.
Monoteist Meali
Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | elem | - | |
| 2 | tera | görmedin mi? | راي |
| 3 | enne | şüphesiz ki | - |
| 4 | llahe | Allah | - |
| 5 | yuzci | sürer | زجو |
| 6 | sehaben | bulutları | صحب |
| 7 | summe | sonra | - |
| 8 | yu'ellifu | birleştirir | الف |
| 9 | beynehu | onların arasını | بين |
| 10 | summe | sonra | - |
| 11 | yec'aluhu | onları yığar (sıkıştırır) | جعل |
| 12 | rukamen | birbiri üstüne | ركم |
| 13 | fetera | sonra görürsün | راي |
| 14 | l-vedka | yağmurun | ودق |
| 15 | yehrucu | çıktığını | خرج |
| 16 | min | -ndan | - |
| 17 | hilalihi | arası- | خلل |
| 18 | ve yunezzilu | ve indirir | نزل |
| 19 | mine | -ten | - |
| 20 | s-semai | gök- | سمو |
| 21 | min | -dan | - |
| 22 | cibalin | dağlar- | جبل |
| 23 | fiha | orada | - |
| 24 | min | - | |
| 25 | beradin | bir dolu | برد |
| 26 | fe yusibu | vurur | صوب |
| 27 | bihi | onunla | - |
| 28 | men | - | |
| 29 | yeşa'u | dilediğini | شيا |
| 30 | ve yesrifuhu | ve onu öteye çevirir | سرف |
| 31 | an | -nden | - |
| 32 | men | - | |
| 33 | yeşa'u | dilediği- | شيا |
| 34 | yekadu | neredeyse | كود |
| 35 | sena | parıltısı | سنو |
| 36 | berkihi | şimşeğinin | برق |
| 37 | yezhebu | alır | ذهب |
| 38 | bil-ebsari | gözleri | بصر |
Bayraktar Bayraklı
Görmez misiniz ki Allah, bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip sonra üst üste yığıyor. Sen de onların arasından yağmur yağdığını görüyorsun. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir. Dilediğine onu uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözlerini kör edecektir!
Mehmet Okuyan
Görmüyor musun ki Allah birtakım bulutları (çıkarıp) sürüyor; sonra onları bir araya getiriyor, sonra üst üste yığıyor. (Sonunda bulutların) arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. (Allah) gökteki dağlar (gibi büyük bulutlar)dan dolu indirir de onu dilediğine (layık olana) isabet ettirir; dilediğinden de onu öteye çevirir (uzak tutar). (Bu bulutların) şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır![1]
Edip Yüksel
Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
Süleymaniye Vakfı
Şunu da görmedin mi! Allah bulutları hareket ettirir, sonra birbirleriyle birleştirir, sonra onları yığın haline getirir. Aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, gökteki dağ gibi bulutlardan, dolu indirir de dilediğinin üzerine onu isabet ettirir, dilediğinden de uzak tutar[1]. Şimşeğinin parıltısı da gözleri kör edecek gibi olur[2].
Ali Rıza Safa
Aslında, Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra onları kaynaştırıp, birbirlerinin üstüne yığdığını görmüyor musun? Sonunda, onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Ve gökyüzündeki yüklü dağlardan dolu indirerek, dilediği kimseye onu isabet ettirir; dilediği kimseden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı, neredeyse görmeyi yok eder.[286]
Mustafa İslamoğlu
(Yine) sen fark etmez misin ki bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine istif edip kümeler haline getiren, derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Gökten dolu yüklenmiş (bulut) dağları indiren, peşinden -dilediği kimseye onu isabet ettirip, dilediğinden onu uzak tutan da Allah'tır. (Düşün ki), neredeyse o (bulut)lardan çakan şimşeğin parıltısı gözleri almaktadır:
Yaşar Nuri Öztürk
Görmedin mi, Allah, bulutları sürüyor, sonra onları kaynaştırıp iç içe sokuyor, sonra onları birbiri üstüne yığıyor. Nihayet, onların arasından yağmurun çıktığını görüyorsun. Gökten, ondaki dağlardan bir dolu indiriyor da onunla dilediğini çarpıyor, dilediğinden de onu yan geçiriyor. Onun şimşeğinin parıltısı, neredeyse gözleri alıp götürecek.
Ali Bulaç
Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Baksana şu gerçeğe, Allah bir bulut sevk ediyor, sonra onun açıklığını birleştiriyor, sonra onu yoğunlaştırıyor da sen onun içinden yağmurun çıktığını görüyorsun. Bir de gökten, ondaki dağlardan bir dolu yağdırıyor ve onu dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden uzaklaştırıyor. Şimşeğinin parıltısı da neredeyse gözleri alıverecek.
Muhammed Esed
Görmüyor musun, bulutları sürükleyen, sonra onları birbiri üzerine yığan ve derken senin onların bağrından boşaldığını gördüğün yağmuru yağdıran Allah'tır. Ve gökten doluyla yüklü (bulut) dağları indiriveren ve onların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırır(ken) dilediği kimseyi doluya uğratan, dilediği kimseden de onu uzak tutan Allah'tır!
Diyanet İşleri
Görmez misin ki Allah, bulutları sevk eder. Sonra, onları kaynaştırıp üst üste yığar. Nihayet yağmurun, onların arasından yağdığını görürsün. O, gökten, oradaki dağ (gibi bulut)lardan dolu indirir de onu dilediğine isabet ettirir, dilediğinden de geri çevirir. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alacak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Baksan a şu hakıykate: Allah, bir bulut sevk ediyor sonra onun açıklığını te'lif eyliyor, sonra onu teraküm ettiriyor da yağmuru görüyorsun hılalından çıkıyor, bir de o Semadan, ondaki dağlardan bir tolu indiriyor da dilediğini onunla musab kılıyor ve dilediğinden onu bertaraf ediyor, Şimşeğinin parıltısı hemen hemen gözleri alıverecek
Süleyman Ateş
Görmedin mi Allah bulutları sürer, sonra onları birbirine geçirir, sonra onları birbiri üstüne yığar (sıkıştırır), arasından yağmurun çıktığını görürsün. Gökteki dağlar (gibi büyük bulut parçaların)dan bir dolu indirir de onunla dilediğini vurur, dilediğinden de onu öteye çevirir. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
Gültekin Onan
Görmedin mi ki, Tanrı bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece, yağmurun bunların arasından akıp çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar (gibi bulutlar) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de, dilediğinden onu çevirir; şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.
Hasan Basri Çantay
Görmedin mi şu hakıykatı ki Allah bulutları (dilediği yere) sürüyor, sonra aralarında bir imtizac haasıl ediyor, sonra da onu (bir biri üstüne binmiş) bir yığın haaline getiriyor. İşte görüyorsun ki yağmur bunların arasından çıkıyor. (Allah), içinde dolu bulunan gökden (yukarıdan) ba'zı dağlar indiriyor da bununla kimi dilerse ona musiybet veriyor, kimi de dilerse ondan bunu bertaraf ediyor. Onun şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri çalıb kamaşdırır.
İbni Kesir
Görmedin mi ki; Allah, bulutları sürer, sonra onları bir araya getirip üst üste yığar. Ve sen, onların arasından yağmurun yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de dilediğini ona uğratır ve dilediğinden onu uzak tutar. Onun şimşeğinin pırıltısı, neredeyse gözleri alıverecek.
Şaban Piriş
Görmüyor musun ki Allah, bulutları sürüyor, sonra bir araya getirip, üst üste yığıyor. İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir. Dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri kamaştırır.
Ahmed Hulusi
Görmedin mi ki Allah bulutları (fikirler) sürüyor, sonra aralarını birleştiriyor (onları hikmetle bütünleştirip), sonra üst üste yığıyor (sistem ve düzen)! Böylece yağmurun (rahmetin) onların aralarından çıktığını görürsün. . . Semadan, dağlar misali bulutlardan (rahmet kaynağından) dolu (hakikat ilmi sağanağı) boşanır. . . Onu dilediği kimseye isabet ettirir, dilediği kimseden de çevirir! Onun şimşeğinin (tecelli-i zat'ı berki = anlık şuurda parlayan zata dönük hakikat müşahedesi) şiddetli parıltısı neredeyse görülesileri görülmez eder!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Bilmez misin ki ALLAH bulutları sürer, sonra onları birleştirir, sonra onları birbiri üstüne yığar ve sen de yağmurun onların arasından çıktığını görürsün? Gökten büyük kütlelerden dolu yağdırır, dilediği kimseyi ona uğratır ve dilediğinden de onu uzak tutar. Şimşeğinin parıltısı neredeyse gözleri alır.
Erhan Aktaş
Allah'ın, bulutları sürüklediğini, sonra aralarını birleştirdiğini, sonra da onları küme haline getirdiğini görmüyor musun? Böylece aralarından yağmur çıktığını görürsün. Ve gökten içinde dolu bulunan dağ gibi kümeleri getiriyor. Neredeyse parıltısı gözlerinizi alan şimşeği dilediğine isabet ettiriyor, dilediğinden de onu uzak tutuyor.
Progressive Muslims
Do you not see that God drives the clouds, then He gathers them together, then He piles them upon each other, then you see the soft rain coming out of them And He sends down hail from the sky from the mountains to afflict whomever He wills, and He diverts it from whomever He wills, the brightness of the snow almost blinds the eyes.
Sam Gerrans
Dost thou not see that God drives the clouds? Then He brings them together; then He makes them a mass, and thou seest the rain come forth from the midst of it. And He sends down from the sky, from mountains therein of hail, and He strikes therewith whom He wills, and turns away therefrom whom He wills. The brilliance of His lightning almost takes away the sight.
Aisha Bewley
Do you not see that Allah propels the clouds then makes them coalesce then heaps them up, and then you see the rain come pouring out of the middle of them? And He sends down mountains from the sky with hail inside them, striking with it anyone He wills and averting it from anyone He wills. The brightness of His lightning almost blinds the sight.
Rashad Khalifa
Do you not realize that GOD drives the clouds, then gathers them together, then piles them on each other, then you see the rain coming out of them? He sends down from the sky loads of snow to cover whomever He wills, while diverting it from whomever He wills. The brightness of the snow almost blinds the eyes.
Edip-Layth
Do you not see that God drives the clouds, then He gathers them together, then He piles them upon each other, then you see the soft rain coming out of them? He sends down hail from the sky from the mountains to afflict whomever He wills, and He diverts it from whomever He wills; the brightness of the snow almost blinds the eyes.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.