21. Enbiyâ suresi, 40. ayet

Bel te'tihim bagteten fe tebhetuhum fe la yesteti'une reddeha ve la hum yunzarun.
Monoteist Meali
Aslında, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecek. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara süre de verilmeyecek.
# Kelime Anlam Kök
1 bel doğrusu -
2 te'tihim o onlara gelecek اتي
3 begteten ansızın بغت
4 fe tebhetuhum onları şaşırtacak بهت
5 fela -
6 yestetiune güçleri yetmeyecek طوع
7 raddeha onu reddetmeye ردد
8 ve la ve ne de -
9 hum kendilerine -
10 yunzerune süre verilecek نظر
Bayraktar Bayraklı
Bilakis, kendilerine o öyle ani gelir ki, onları şaşırtır. Artık ne reddedebilirler onu, ne de kendilerine mühlet verilir.
Mehmet Okuyan
Doğrusu o (Son Saat) kendilerine öyle ani gelir ki onları şaşırtır. Artık onu reddetmeye (geri çevirmeye) güçleri yetmez ve kendilerine bakılmaz da.[1]
Edip Yüksel
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir. Ne onu geri çevirmeye güçleri yeter, ne de kendilerine süre verilir.
Süleymaniye Vakfı
Aslında o, hiç beklemedikleri bir anda[1] gelecek ve onları şaşırtacaktır. Onu ne geri çevirebilecekler ne de kendilerine süre verilecektir[2].
Ali Rıza Safa
Hayır! Ansızın gelecek; onları şaşkına çevirecektir. Artık, ne onu geri çevirmeye güçleri yeter ne de onlara göz açtırılır.
Mustafa İslamoğlu
Ama hayır, o (an) birdenbire gelecek ve onları şaşkına çevirecektir; artık ne onu geri çevirebilecekler, ne de kendilerine zaman tanınacaktır!
Yaşar Nuri Öztürk
Doğrusu şu ki, o onlara ansızın gelecek de onları şaşkınlıktan donduracak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ne de yüzlerine bakılacak.
Ali Bulaç
Hayır, onlara apansız gelecek de, böylece onları şaşkına çevirecek; artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ve ne onlara süre tanınacak.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Doğrusu o azap onlara ansızın gelecek de kendilerini dondurakalacaktır; artık ne geri çevrilmesine göçleri yetecek, ne de kendilerine mühlet verilecektir.
Muhammed Esed
Yoo, (o Son Saat) apansız gelip çatacak ve onları şaşkına çevirecek; öyle ki, ne onu geri çevirmeye güçleri yeter, ne de kendilerine soluk alacak zaman verilir.
Diyanet İşleri
Şüphesiz o (tehdit edildikleri azap) onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşkınlıktan dondurup bırakacak. Artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek, ne de kendilerine göz açtırılacak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Doğrusu o onları bağdeten gelecek de kendilerini dondura kalacak, artık ne reddini güçleri yetecek ne de kendilerine mühlet verilecek
Süleyman Ateş
Doğrusu o, onlara ansızın gelecek, onları şaşırtacak, ne onu reddedebilecekler, ne de kendilerine süre verilecek.
Gültekin Onan
Hayır, onlara apansız gelecek de, böylece onları şaşkına çevirecek; artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ve ne onlara süre tanınacak.
Hasan Basri Çantay
Belki (bu), onlara ansızın gelecek de kendilerini şaşırtacakdır. Artık onu redde muktedir olamayacaklar (ı gibi), onlara mühlet de verilmeyecekdir.
İbni Kesir
Doğrusu o aniden gelecek ve onları şaşırtacaktır. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecektir. Ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Şaban Piriş
(Azap) onlara aniden gelecek ve onları dehşete düşürecektir. Onu geri çevirmeye asla güçleri yetmeyecek ve onlara mühlet de verilmeyecektir.
Ahmed Hulusi
Bilakis (vadolunanı yaşatacak vefat {bedenin hayatiyetini yitirmesiyle meydana gelen kopuş}) onlara ansızın gelir de, kendilerini şaşkına çevirir! Artık onu ne geri çevirmeye güçleri yeter ve ne de kendilerine mühlet verilir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Nitekim, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecektir. Ne onu geri çevirmeye güçleri yeter, ne de kendilerine süre verilir.
Erhan Aktaş
Aslında, onlara ansızın gelecek ve onları şaşkına çevirecek. Artık onu geri çevirmeye güçleri yetmeyecek ve onlara süre de verilmeyecek.
Progressive Muslims
No, it will come to them suddenly. And they will not be able to turn it away, nor will they be delayed.
Sam Gerrans
But it will come upon them unexpectedly, and render them speechless, and they will be unable to repel it, nor will they be granted respite.
Aisha Bewley
No, it will come upon them suddenly, confounding them, taking them completely by surprise, and they will not be able to ward it off. They will be granted no reprieve.
Rashad Khalifa
Indeed, it will come to them suddenly, and they will be utterly stunned. They can neither avoid it, nor can they receive any respite.
Edip-Layth
No, it will come to them suddenly. They will not be able to turn it away, nor will they be delayed.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.