Monoteist Meali
Fakat şeytan[1] onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin[2]. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Dipnotlar
[1]
Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsünün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
[2]
"İhbitu", kelimesi "inin" anlamına gelmektedir. Ancak bu inme, yüksek bir yerden alçak bir yere inmek anlamında değil, iyi bir konumdan, kötü bir konuma inmektir. Değerde azalmayı ifade etmektedir. Ayette, "köyden şehre inmek" deyimindeki "inme" anlamındaki inmeden, yani "yer değişikliğinden" söz edilmektedir. Dolayısıyla "Cennet'ten Dünya'ya inmek" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. "İhbitu/inin kelimesi bu surenin 61. ayetinde de bir yerden başka bir yere gitmek anlamda geçmektedir. Kelime, söz konusu ayette, "Mısır'a inin." şeklinde yer almaktadır.
فَأَزَلَّهُمَا
ٱلشَّيْطَـٰنُ
عَنْهَا
فَأَخْرَجَهُمَا
مِمَّا
كَانَا
فِيهِ ۖ
وَقُلْنَا
ٱهْبِطُوا۟
بَعْضُكُمْ
لِبَعْضٍ
عَدُوٌّۭ ۖ
وَلَكُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
مُسْتَقَرٌّۭ
وَمَتَـٰعٌ
إِلَىٰ
حِينٍۢ
Fe ezellehumaş şeytanu anha fe ahrecehuma mimma kana fih, ve kulnahbitu ba'dukum li ba'din aduvv, ve lekum fil ardı mustekarrun ve metaun ila hin.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | feezellehuma | onlar(ın ayağın)ı kaydırdı | ظلل |
| 2 | ş-şeytanu | şeytan | شطن |
| 3 | anha | oradan | - |
| 4 | fe ehracehuma | çıkardı | خرج |
| 5 | mimma | yerden | - |
| 6 | kana | bulundukları | كون |
| 7 | fihi | içinde | - |
| 8 | ve kulna | ve dedik ki | قول |
| 9 | hbitu | inin | حبط |
| 10 | bea'dukum | kiminiz | بعد |
| 11 | libea'din | kiminize | بعد |
| 12 | aduvvun | düşman olarak | عدو |
| 13 | velekum | sizin için vardır | - |
| 14 | fi | -nde | - |
| 15 | l-erdi | yeryüzü- | ارض |
| 16 | mustekarrun | kalmak | قرر |
| 17 | ve metaun | ve nimet | متع |
| 18 | ila | - | |
| 19 | hinin | bir süre | حين |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine şeytan, onları bulundukları yerden kaydırıp çıkardı. Biz de, "Birbirinize düşman olarak oradan ininiz ve yeryüzünde belli bir zamana kadar ikamet edip yaşayacaksınız" dedik.
Mehmet Okuyan
(Ağaçtan yiyince) Şeytan onları(n ayaklarını) kaydırıp bulundukları yerden onları çıkarmıştı (çıkarılmalarına sebep olmuştu). (Bunun üzerine) "Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin![1] Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır." demiştik.
Edip Yüksel
Sapkın, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, "Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız" dedik.[1]
Süleymaniye Vakfı
Sonra o şeytan,[1] o ağaç yüzünden ikisinin de ayaklarını kaydırdı ve onları bulundukları yerden çıkardı.[2] (Üçüne birden) şöyle dedik: "Biriniz diğerine düşman olarak oradan inin![3] Sizin için bu topraklarda yerleşecek yer ve bir süreye kadar geçiminizi sağlayacak şeyler de bulunacaktır."[4]
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, şeytan ayaklarını kaydırarak, bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle dedik: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat Şeytan onların ayaklarını kaydırdı, böylece sahip oldukları müstesna konumdan uzaklaştırdı. Ve Biz dedik ki: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor!"
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli bir süreye kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet / bir yararlanma imkanı olacaktır.
Ali Bulaç
Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (durum)dan çıkardı. Biz de: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır" dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları o bolluk içindeki yerden çıkardı. Biz de: "Haydi kiminiz kiminize düşman olarak inin ve yerde bir zamana kadar kalıp nasibinizi alacaksınız." dedik.
Muhammed Esed
Ama Şeytan orada ikisini de yoldan çıkardı ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu. Bu yüzden Biz: "İnin, (bundan böyle) kiminiz kiminize düşman olarak yaşayın ve yeryüzünü bir müddet için mesken edinip orada geçiminizi sağlayın!" dedik.
Diyanet İşleri
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları naz-ü naimden çıkardı, biz de haydi dedik bazınız bazınıza düşman olarak inin ve size yerde bir zamana kadar bir karar ve bir nasip alma var
Süleyman Ateş
Derken şeytan onlar(ın ayağın)ı oradan kaydırdı, içinde bulundukları (ni'met yurdu)ndan çıkardı. (Biz de) dedik ki: "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin, yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lazımdır."
Gültekin Onan
Şeytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, "Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız" dedik.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine Şeytan onları (n ayağını) oradan kaydırıp içinde bulunduklarından (onun ni'metlerinden) onları çıkarıvermiş (mahrum edivermiş) di. Biz de: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer yüzünde sizin için bir vakta (ömrünüzün sonuna) kadar durak ve faidelenecek şey vardır" demişdik.
İbni Kesir
Nihayet şeytan onları cennetten kaydırdı. Onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de: Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde sizin için bir zamana kadar yerleşim ve faydalanma vardır, dedik.
Şaban Piriş
Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırdı, onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de onlara: -Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz, dedik.
Ahmed Hulusi
Bundan sonra şeytan onları içinde yaşadıkları (boyuttan) kaydırttı. Biz de dedik ki: "Bir kısmınız diğerine (ruh ve beden) düşman olarak inin. Sizin (ve nesliniz) için bir süre arzda (beden boyutu şartlarında) yaşam ve belli bir süre oradan yararlanma söz konusudur. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Şeytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, 'Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız,' dedik.
Erhan Aktaş
Fakat şeytan[1] onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin[2]. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Progressive Muslims
So, the devil tricked them from it, and he brought them out from what they were in, and We said: "Descend, you are enemies of one another. And in the land shall be stability for you and luxury for a while."
Sam Gerrans
But the satan caused them to fall therefrom, and turned them out of what they were in; and We said: “Get you all down, an enemy to one another; and for you in the earth are a dwelling-place and provision for a time.”
Aisha Bewley
But Shaytan made them slip up by means of it, expelling them from where they were. We said, ‘Go down from here as enemies to each other! You will have residence on the earth and enjoyment for a time.’
Rashad Khalifa
But the devil duped them, and caused their eviction therefrom. We said, "Go down as enemies of one another. On Earth shall be your habitation and provision for awhile."
Edip-Layth
So, the devil tricked both and he brought both of them out from what they were in, and We said, "Descend, you are all enemies of one another. In the land shall be stability for you and luxury for a while."
Monoteist Meali
Fakat şeytan[1] onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin[2]. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Dipnotlar
[1] Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsünün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
[2] "İhbitu", kelimesi "inin" anlamına gelmektedir. Ancak bu inme, yüksek bir yerden alçak bir yere inmek anlamında değil, iyi bir konumdan, kötü bir konuma inmektir. Değerde azalmayı ifade etmektedir. Ayette, "köyden şehre inmek" deyimindeki "inme" anlamındaki inmeden, yani "yer değişikliğinden" söz edilmektedir. Dolayısıyla "Cennet'ten Dünya'ya inmek" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. "İhbitu/inin kelimesi bu surenin 61. ayetinde de bir yerden başka bir yere gitmek anlamda geçmektedir. Kelime, söz konusu ayette, "Mısır'a inin." şeklinde yer almaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | feezellehuma | onlar(ın ayağın)ı kaydırdı | ظلل |
| 2 | ş-şeytanu | şeytan | شطن |
| 3 | anha | oradan | - |
| 4 | fe ehracehuma | çıkardı | خرج |
| 5 | mimma | yerden | - |
| 6 | kana | bulundukları | كون |
| 7 | fihi | içinde | - |
| 8 | ve kulna | ve dedik ki | قول |
| 9 | hbitu | inin | حبط |
| 10 | bea'dukum | kiminiz | بعد |
| 11 | libea'din | kiminize | بعد |
| 12 | aduvvun | düşman olarak | عدو |
| 13 | velekum | sizin için vardır | - |
| 14 | fi | -nde | - |
| 15 | l-erdi | yeryüzü- | ارض |
| 16 | mustekarrun | kalmak | قرر |
| 17 | ve metaun | ve nimet | متع |
| 18 | ila | - | |
| 19 | hinin | bir süre | حين |
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine şeytan, onları bulundukları yerden kaydırıp çıkardı. Biz de, "Birbirinize düşman olarak oradan ininiz ve yeryüzünde belli bir zamana kadar ikamet edip yaşayacaksınız" dedik.
Mehmet Okuyan
(Ağaçtan yiyince) Şeytan onları(n ayaklarını) kaydırıp bulundukları yerden onları çıkarmıştı (çıkarılmalarına sebep olmuştu). (Bunun üzerine) "Bir kısmınız diğerine düşman olarak inin![1] Sizin için yeryüzünde (bahçe dışında) belirli bir süre kalma ve geçim imkânları vardır." demiştik.
Edip Yüksel
Sapkın, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, "Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız" dedik.[1]
Süleymaniye Vakfı
Sonra o şeytan,[1] o ağaç yüzünden ikisinin de ayaklarını kaydırdı ve onları bulundukları yerden çıkardı.[2] (Üçüne birden) şöyle dedik: "Biriniz diğerine düşman olarak oradan inin![3] Sizin için bu topraklarda yerleşecek yer ve bir süreye kadar geçiminizi sağlayacak şeyler de bulunacaktır."[4]
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, şeytan ayaklarını kaydırarak, bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle dedik: "Birbirinize düşman olarak inin! Belirli bir zamana dek, yeryüzünde sizin için bir yerleşim ve geçinme vardır!"
Mustafa İslamoğlu
Fakat Şeytan onların ayaklarını kaydırdı, böylece sahip oldukları müstesna konumdan uzaklaştırdı. Ve Biz dedik ki: "Birbirinize düşman olarak çıkıp gidin! Zira yeryüzünde, geçici bir hayat alanı ve tadımlık bir haz sizi bekliyor!"
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine şeytan onların ayaklarını kaydırdı da onları içinde bulundukları yerden çıkardı. Biz de şöyle buyurduk: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak aşağıya inin. Belli bir süreye kadar yeryüzünde sizin için bir bekleme yeri, bir nimet / bir yararlanma imkanı olacaktır.
Ali Bulaç
Fakat Şeytan, oradan ikisinin ayağını kaydırdı ve böylece onları içinde bulundukları (durum)dan çıkardı. Biz de: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin, sizin için yeryüzünde belli bir vakte kadar bir yerleşim ve meta vardır" dedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları o bolluk içindeki yerden çıkardı. Biz de: "Haydi kiminiz kiminize düşman olarak inin ve yerde bir zamana kadar kalıp nasibinizi alacaksınız." dedik.
Muhammed Esed
Ama Şeytan orada ikisini de yoldan çıkardı ve böylece sahip oldukları konumu yitirmelerine sebep oldu. Bu yüzden Biz: "İnin, (bundan böyle) kiminiz kiminize düşman olarak yaşayın ve yeryüzünü bir müddet için mesken edinip orada geçiminizi sağlayın!" dedik.
Diyanet İşleri
Derken, şeytan ayaklarını oradan kaydırdı. Onları içinde bulundukları konumdan çıkardı. Bunun üzerine biz de, "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde belli bir süre barınak ve yararlanma vardır" dedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine Şeytan onları oradan kaydırdı, ikisini de bulundukları naz-ü naimden çıkardı, biz de haydi dedik bazınız bazınıza düşman olarak inin ve size yerde bir zamana kadar bir karar ve bir nasip alma var
Süleyman Ateş
Derken şeytan onlar(ın ayağın)ı oradan kaydırdı, içinde bulundukları (ni'met yurdu)ndan çıkardı. (Biz de) dedik ki: "Birbirinize düşman olarak inin. Sizin, yeryüzünde kalıp bir süre yaşamanız lazımdır."
Gültekin Onan
Şeytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, "Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız" dedik.
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine Şeytan onları (n ayağını) oradan kaydırıp içinde bulunduklarından (onun ni'metlerinden) onları çıkarıvermiş (mahrum edivermiş) di. Biz de: "Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yer yüzünde sizin için bir vakta (ömrünüzün sonuna) kadar durak ve faidelenecek şey vardır" demişdik.
İbni Kesir
Nihayet şeytan onları cennetten kaydırdı. Onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de: Kiminiz kiminize düşman olarak inin. Yeryüzünde sizin için bir zamana kadar yerleşim ve faydalanma vardır, dedik.
Şaban Piriş
Şeytan oradan ikisinin de ayağını kaydırdı, onları bulundukları yerden çıkardı. Biz de onlara: -Birbirinize düşman olarak inin, yeryüzünde bir müddet için yerleşip geçineceksiniz, dedik.
Ahmed Hulusi
Bundan sonra şeytan onları içinde yaşadıkları (boyuttan) kaydırttı. Biz de dedik ki: "Bir kısmınız diğerine (ruh ve beden) düşman olarak inin. Sizin (ve nesliniz) için bir süre arzda (beden boyutu şartlarında) yaşam ve belli bir süre oradan yararlanma söz konusudur. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Şeytan, onları oradan kaydırıp bulundukları yerden çıkarttı. Nihayet, 'Birbirinize düşman olarak aşağı inin. Yeryüzünde belli bir süre kalıp yaşayacaksınız,' dedik.
Erhan Aktaş
Fakat şeytan[1] onları, oradan kaydırdı. Böylece ikisini de içinde bulundukları durumdan çıkardı. Biz de: "Bir kısmınız bir kısmınıza düşman olarak inin[2]. Yeryüzü, belli bir süreye kadar size barınak ve geçinme yeri olacak." dedik.
Progressive Muslims
So, the devil tricked them from it, and he brought them out from what they were in, and We said: "Descend, you are enemies of one another. And in the land shall be stability for you and luxury for a while."
Sam Gerrans
But the satan caused them to fall therefrom, and turned them out of what they were in; and We said: “Get you all down, an enemy to one another; and for you in the earth are a dwelling-place and provision for a time.”
Aisha Bewley
But Shaytan made them slip up by means of it, expelling them from where they were. We said, ‘Go down from here as enemies to each other! You will have residence on the earth and enjoyment for a time.’
Rashad Khalifa
But the devil duped them, and caused their eviction therefrom. We said, "Go down as enemies of one another. On Earth shall be your habitation and provision for awhile."
Edip-Layth
So, the devil tricked both and he brought both of them out from what they were in, and We said, "Descend, you are all enemies of one another. In the land shall be stability for you and luxury for a while."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.