2. Bakara suresi, 35. ayet

Ve kulna ya ademuskun ente ve zevcukel cennete ve kula minha ragaden haysu şi'tuma ve la takraba hazihiş şecerete fe tekuna minez zalimin.
Monoteist Meali
Dedik ki: "Ey Adem! Eşinle birlikte cennette[1] oturun. Orada dilediğiniz her şeyden bol bol yiyin. Fakat şu şecereye[2] yaklaşmayın; yoksa haksızlık yapmış olursunuz."
Dipnotlar
[1] Cennetin anlamlarından biri de bağlık, bahçelik, yeşillikli yer anlamında "bahçe" demektir.
[2] "Eş'şecere" kelimesi, kelime olarak ağaç, yön değiştirme ve kargaşa çıkarma anlamına gelmektedir. Ayette, ağaç kelimesi, dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, mal biriktirme, mülk edinme tutkusu ve kargaşa çıkarma anlamında alegorik bir anlatımdır (4:65, 17:60). Ağaç, Sümerler'de gücün ve çokluğun simgesiydi.
# Kelime Anlam Kök
1 ve kulna ve dedik ki قول
2 ya ademu Adem -
3 skun oturun سكن
4 ente sen -
5 ve zevcuke ve eşin زوج
6 l-cennete cennette جنن
7 ve kula ve yeyin اكل
8 minha ondan -
9 ragaden bol bol رغد
10 haysu yerde حيث
11 şi'tuma dilediğiniz شيا
12 vela -mayın -
13 tekraba yaklaş- قرب
14 hazihi şu -
15 ş-şecerate ağaca شجر
16 fetekuna olursunuz كون
17 mine -den -
18 z-zalimine zalimler- ظلم
Bayraktar Bayraklı
Adem'e şöyle dedik: "Sen ve eşin birlikte cennete yerleşiniz, ikiniz de oradaki nimetlerden istediğinizi bol bol yiyiniz, ancak şu ağaca yaklaşmayınız, yoksa zalim/büyük hata yapanlardan olursunuz."
Mehmet Okuyan
Şöyle demiştik: "Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye[1] yerleşip, dilediğiniz yerden bolca yiyin! Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz."
Edip Yüksel
"Adem! Eşinle birlikte bahçede kal. Dilediğiniz yerde ondan bolca yiyin; ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!" dedik.
Süleymaniye Vakfı
Dedik ki: "Adem! Sen ve eşin şu bahçeye[1] yerleşin. İstediğiniz yerden bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa yanlış yapanlardan[2] olursunuz."[3]
Ali Rıza Safa
Ve şöyle dedik: "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin ve istediğiniz yerden bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın; kendinize yazık edersiniz!"[14]
Mustafa İslamoğlu
Ve dedik ki: "Adem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşin, orada canınızın çektiği her şeyden serbestçe yiyin, şu ağaca da yaklaşayım demeyin, sonra zalimlerden olursunuz."
Yaşar Nuri Öztürk
Ve Adem'e şöyle buyurmuştuk: "Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin ve ondan dilediğiniz yerde, bol bol yiyin. Ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zulme sapanlardan olursunuz."
Ali Bulaç
Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleş. İkiniz de ondan, neresinden dilerseniz, bol bol yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin, ikiniz de orada dilediğiniz yerde bol bol yiyin, ancak şu ağaca yaklaşmayın ki, haddini aşan zalimlerden olmayasınız."
Muhammed Esed
Ve (sonra) "Ey Adem" dedik: "Sen ve eşin bu bahçeye yerleşin ve orada dilediğinizden serbestçe yiyin; ancak bir tek şu ağaca yaklaşmayın ki zalimlerden olmayasınız."
Diyanet İşleri
Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
ve dedik ki "ya Adem sen ve zevcen Cenneti mesken edin, ikiniz de ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, fakat şu ağaca yaklaşmayın ki haddi aşan zalimlerden olmayasınız
Süleyman Ateş
Dedik ki: "Ey Adem, sen ve eşin cennette oturun, ondan dilediğiniz yerde bol bol yeyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!"
Gültekin Onan
Ve dedik ki: "Ey Adem! Eşinle birlikte cennette kal / yerleş / otur (üskün). Dilediğiniz yerden bolca yiyin ancak şu ağaca (hazihişşecerete) yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!"
Hasan Basri Çantay
Ve demişdik ki: "Ey Adem, sen eşinle beraber Cennetde yerleş, Ondan (Cennetin yiyeceklerinden), neresinden isterseniz, ikiniz de bol bol yeyin. (Fakat) şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de (nefsine) zulmedenlerden olursunuz".
İbni Kesir
Ve demiştik ki: Ey Adem, sen, eşinle birlikte cennette otur. Dilediğiniz O'na döndürüleceksiniz.
Şaban Piriş
-Ey Adem! Sen ve eşin cennette oturun dilediğiniz yerden bol bol yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz, dedik.
Ahmed Hulusi
Bundan sonra dedik ki: "Ey Adem, sen ve senin halini, yaşamını paylaştığın (eşin - bedenin), cennet boyutunu mesken edinin. Dilediğinizce bu boyutun nimetleriyle yaşayın ve şu ağaca da yaklaşmayın, (yaklaşırsanız) zalimlerden olursunuz. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Adem! Eşinle birlikte cennette kal. Dilediğiniz yerde ondan bolca yeyin; ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!,' dedik.
Erhan Aktaş
Dedik ki: "Ey Adem! Eşinle birlikte cennette[1] oturun. Orada dilediğiniz her şeyden bol bol yiyin. Fakat şu şecereye[2] yaklaşmayın; yoksa haksızlık yapmış olursunuz."
Progressive Muslims
And We said: "O Adam, reside you and your mate in the paradise, and eat from it bountifully as you both wish, and do not approach this tree, else you will be of those who did wrong. "
Sam Gerrans
And We said: “O Adam: dwell thou and thy wife in the garden, and eat thereof freely wheresoever you will; but approach not this tree lest you be of the wrongdoers.”
Aisha Bewley
We said, ‘Adam, live in the Garden, you and your wife, and eat freely from it wherever you will. But do not approach this tree and so become wrongdoers.’
Rashad Khalifa
We said, "O Adam, live with your wife in Paradise, and eat therefrom generously, as you please, but do not approach this tree, lest you sin."
Edip-Layth
We said, "O Adam, reside you and your mate in the paradise, and eat from it bountifully as you both wish, and do not approach this tree, else you will be of those who did wrong."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.