18. Kehf suresi, 65. ayet

Fe veceda abden min ibadina ateynahu rahmeten min indina ve allemnahu min ledunna ilma.
Monoteist Meali
Derken katımızdan, kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan bir ilim[1] öğrettiğimiz Bizim kullarımızdan bir kul[2] buldular.
Dipnotlar
[1] Kelimesi kelimesine, "ilm-i ledun." "Ledun" kelimesi, kimi dünya dinlerinde gnosis (gizli, özel bilgi, sır) olarak tanımlanan biçimiyle "tasavvuf dininde" de bilgi türü olarak, "ilm-i ledun" olarak yer almaktadır. Tasavvuf dinini, ilm-i ledunu "hiçbir çaba olmaksızın, Allah'ın, kimilerinin kalbine doğrudan bilgi yüklemesi" olarak tanımlamaktadır. Oysaki "ledun" kelimesi Kur'an'ın onlarca ayetinde (Örn.18:76) olduğu gibi, "mekan zarfı" olarak; tarafında, yanında, katında anlamlarına gelmektedir.
[2] Çeşitli kaynaklara dayanılarak "Hızır" olarak adlandırılan "bir kul"un kim olduğu bilgisi Kur'an'da yer almamaktadır. Hızır kelimesi Kur'an'da yer almadığı halde, Kur'an'da "kullarımızdan bir kul" olarak geçen kulu, Kur'an dışı geleneksel anlayış, Kur'an dışı inançların etkisinde kalarak "Hızır" olarak anmaktadır.
# Kelime Anlam Kök
1 feveceda ve buldular وجد
2 abden bir kul عبد
3 min -dan -
4 ibadina kullarımız- عبد
5 ateynahu biz ona vermiştik اتي
6 rahmeten bir rahmet رحم
7 min -
8 indina katımızdan عند
9 ve allemnahu ve ona öğretmiştik علم
10 min -
11 ledunna katımızdan لدن
12 ilmen bir ilim علم
Bayraktar Bayraklı
Orada katımızdan kendisine rahmet verdiğimiz ve yine katımızdan kendisine ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular.
Mehmet Okuyan
(Derken), kendisine katımızdan bir rahmet verdiğimiz ve ona tarafımızdan bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul bulmuşlardı.[1]
Edip Yüksel
Katımızdan kendisine rahmet verdiğimiz ve bilgimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.
Süleymaniye Vakfı
Derken (orada) katımızdan ikramda bulunduğumuz ve tarafımızdan ilim öğrettiğimiz bir kul buldular.
Ali Rıza Safa
Sonunda, Kendi katımızdan Ona bir rahmet verdiğimiz ve bilgimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul buldular.[231]
Mustafa İslamoğlu
Sonunda orada, kendisine katımızdan bir rahmete nail kılarak (ilmimizden) bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan birini buldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Orada, kullarımızdan öyle bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, lütfumuzdan bir ilim öğretmiştik.
Ali Bulaç
Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
derken kullarımızdan bir kul buldular ki, Biz ona katımızdan bir rahmet vermiş ve tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.
Muhammed Esed
Ve orada kendisine katımızdan üstün bir bağışta bulunarak (özel) bir bilgiyle donattığımız kullarımızdan birine rastladılar.
Diyanet İşleri
Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiş, kendisine tarafımızdan bir ilim öğretmiştik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken kullarımızdan bir kul buldular ki biz ona nezdimizden bir rahmet vermiş ve ledünnimizden bir ılim öğretmiştik
Süleyman Ateş
(Orada) Kullarımızdan bir kul buldular ki, biz ona katımızdan bir rahmet vermiştik ve ona katımızdan bir ilim öğretmiştik.
Gültekin Onan
Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.
Hasan Basri Çantay
Derken kullarımızdan (öyle) bir kul buldular ki biz ona tarafımızdan bir rahmet vermiş, kendisine nezdimizden (haas) bir ilim öğretmişdik.
İbni Kesir
Derken kullarımızdan bir kul buldular ki Biz, ona; katımızdan bir rahmet vermiş ve kendisine nezdimizden bir ilim öğretmiştik.
Şaban Piriş
Orada, kendisine esenlik verip, katımızdan bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kul buldular.
Ahmed Hulusi
Derken kullarımızdan bir kul buldular ki, biz Ona indimizden (Hakikatini yaşatan) bir rahmet vermiş ve yine Onda ledünnümüzden (Tecelli-i sıfat olarak tahakkuk etme {mardiye} şuuru) ilim açığa çıkarmıştık.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Katımızdan kendisine rahmet verdiğimiz ve bilgimizden öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.
Erhan Aktaş
Derken katımızdan, kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan bir ilim[1] öğrettiğimiz Bizim kullarımızdan bir kul[2] buldular.
Progressive Muslims
So they came upon a servant of Ours whom We had given him mercy from Us and We taught him knowledge from Us.
Sam Gerrans
And they found a servant from among Our servants to whom We had given mercy from Us, and taught knowledge from Us.
Aisha Bewley
They found a slave of Ours whom We had granted mercy from Us and whom We had also given knowledge direct from Us.
Rashad Khalifa
They found one of our servants, whom we blessed with mercy, and bestowed upon him from our own knowledge.
Edip-Layth
So they came upon a servant of Ours whom We had given him compassion from Us and We taught him knowledge from Us.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.