Monoteist Meali
Elçiler: "Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;"
Kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik."
Mehmet Okuyan
(63, 64) (Melekler) "Doğrusu biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (helak haberini) getirdik. Sana gerçeği getirdik. Doğrusu biz doğru söyleyenleriz." demişlerdi.[1]
Edip Yüksel
Dediler ki: "Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."
Süleymaniye Vakfı
Onlar şöyle dediler: "Hayır! (endişelenme[1]) Biz, başlarına gelip gelmeyeceğini tartıştıkları şeyle /ceza ile[2] sana geldik.
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Hayır, onların kuşku duydukları şey için sana geldik!"
Mustafa İslamoğlu
Dediler ki: "Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Gerçek şu ki biz, günahkarların, hakkında kuşku edip durdukları şeyi sana getirdik."
Ali Bulaç
"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Hayır, biz sana onların şüphe edip durduklarını getirdik.
Muhammed Esed
Onlar da: "Evet, fakat biz sana, (kötülükten yana olanların) şüphe edip durdukları şey(i duyurmak) için geldik" diye cevap verdiler,
Diyanet İşleri
Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."
Elmalılı Hamdi Yazır
Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"
Gültekin Onan
"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."
Hasan Basri Çantay
Onlar da: "Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik".
İbni Kesir
Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.
Şaban Piriş
-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Bilakis, biz sana onların şüpheli oldukları bir konuda (yaptıklarının sonucu azap) getirdik. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Dediler ki: ' Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik.'
Erhan Aktaş
Elçiler: "Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;"
Progressive Muslims
They said: "Alas, we have come to you with that which they are doubting. "
Sam Gerrans
They said: “The truth is, we bring thee that concerning which they doubted.
Aisha Bewley
They said, ‘We have come to you with what they had doubts about.
Rashad Khalifa
They said, "We bring to you what they have been doubting.
Edip-Layth
They said, "Alas, we have come to you with what they are in doubt."
Monoteist Meali
Elçiler: "Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;"
Bayraktar Bayraklı
Dediler ki: "Bilakis, biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi getirdik."
Mehmet Okuyan
(63, 64) (Melekler) "Doğrusu biz sana, onların şüphe etmekte oldukları şeyi (helak haberini) getirdik. Sana gerçeği getirdik. Doğrusu biz doğru söyleyenleriz." demişlerdi.[1]
Edip Yüksel
Dediler ki: "Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."
Süleymaniye Vakfı
Onlar şöyle dediler: "Hayır! (endişelenme[1]) Biz, başlarına gelip gelmeyeceğini tartıştıkları şeyle /ceza ile[2] sana geldik.
Ali Rıza Safa
Dediler ki: "Hayır, onların kuşku duydukları şey için sana geldik!"
Mustafa İslamoğlu
Dediler ki: "Hayır, aksine biz sana onların kendisi hakkında kuşku içerisinde bocalayıp durdukları şeyi getirdik,
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Gerçek şu ki biz, günahkarların, hakkında kuşku edip durdukları şeyi sana getirdik."
Ali Bulaç
"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlar: "Hayır, biz sana onların şüphe edip durduklarını getirdik.
Muhammed Esed
Onlar da: "Evet, fakat biz sana, (kötülükten yana olanların) şüphe edip durdukları şey(i duyurmak) için geldik" diye cevap verdiler,
Diyanet İşleri
Dediler ki: "Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik."
Elmalılı Hamdi Yazır
Yok dediler biz sana onların şekkedip durduklarını getirdik
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Doğrusu, biz onların, hakkında şüphe ettikleri((tanrı azabı)nı sana getirdik,"
Gültekin Onan
"Hayır" dediler. "Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik."
Hasan Basri Çantay
Onlar da: "Hayır, dediler, biz sana onların, hakkında şek etmekde oldukları şey'i (azabı) getirdik".
İbni Kesir
Onlar da: Biz, sana sadece onların şüphe edip durdukları azabı getirdik.
Şaban Piriş
-Biz sana hakkında şüphe ettiklerini (azabı) getirdik.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Bilakis, biz sana onların şüpheli oldukları bir konuda (yaptıklarının sonucu azap) getirdik. "
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Dediler ki: ' Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik.'
Erhan Aktaş
Elçiler: "Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;"
Progressive Muslims
They said: "Alas, we have come to you with that which they are doubting. "
Sam Gerrans
They said: “The truth is, we bring thee that concerning which they doubted.
Aisha Bewley
They said, ‘We have come to you with what they had doubts about.
Rashad Khalifa
They said, "We bring to you what they have been doubting.
Edip-Layth
They said, "Alas, we have come to you with what they are in doubt."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.