Monoteist Meali
Sonra ona fucurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.[4]
Dipnotlar
[1]
Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir. Bozguncu, samimiyetsiz, yalancı, hak-hukuk tanımaz, düzenbaz, zalim; kısacası din diyanet tanımayan, dinin sınırlarını çiğneyerek onun dışına çıkmak demektir. İman'ın dışa yansıması nasıl ki birr, takva, salihatı yapmak ise, Küfr'ün dışa yansıması da "fucur"dur. Facir kelimesi, "birr" kelimesinin karşıtıdır.
[2]
Fucurdan, kötülükten korunmasını. Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28).
[3]
İlham, kelime olarak "yutmak" demektir. Allah'ın kullarının kalbine attığı, ona ulaştırdığı şeyler için kullanılmaktadır. Bu ulaştırma içe yerleştirme anlamında "yutturma" gibidir.
[4]
İnsna; doğru ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü, faydalı ve zararlıyı, hakkı ve zulmü, salihatı ve fesadı vs. ayırt edebilme, yapabilme, seçebilme, bilebilme özelliğini verdik.
Fe elhemeha fucureha ve takvaha.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Mehmet Okuyan
Sonra da ona (nefse), kötülük ve takvâ (duyarlılık) kabiliyetini verene ki[1]
Edip Yüksel
Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene ant olsun ki;
Süleymaniye Vakfı
sonra ona, günah işlemekte olduğunu da yanlıştan sakınmasını da ilham edene yemin olsun ki[1]
Ali Rıza Safa
Ardından, hem kötülüğü hem de sorumluluk bilincine erişmeyi ona bildirene!
Mustafa İslamoğlu
ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:
Yaşar Nuri Öztürk
Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,
Ali Bulaç
Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene ki,
Muhammed Esed
ve nasıl ahlaki zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!
Diyanet İşleri
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki
Süleyman Ateş
Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:
Gültekin Onan
Sonra ona fücurunu ve takvasını ilham edene (andolsun).
Hasan Basri Çantay
sonra da ona hem kötülüğü, hem (ondan) sakınmayı ilham edene ki,
İbni Kesir
Sonra da ona, hem kötülüğü hem de takvayı ilham edene,
Şaban Piriş
Sonra da ona kötülüğü ve korunmayı ilham edene..
Ahmed Hulusi
Sonra da ona (bilince) hem fücurunu (Hak'tan ve Sistemden sapmayı) ve hem de takvasını (korunmasını) ilham edene ki. . .
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene andolsun ki;
Erhan Aktaş
Sonra ona fucurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.[4]
Progressive Muslims
So He gave it its evil and good.
Sam Gerrans
And inspired it with its immorality and its prudent fear!
Aisha Bewley
and inspired it with depravity or taqwa,
Rashad Khalifa
Then showed it what is evil and what is good.
Edip-Layth
So He gave it its evil and good.
Monoteist Meali
Dipnotlar
[1] Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir. Bozguncu, samimiyetsiz, yalancı, hak-hukuk tanımaz, düzenbaz, zalim; kısacası din diyanet tanımayan, dinin sınırlarını çiğneyerek onun dışına çıkmak demektir. İman'ın dışa yansıması nasıl ki birr, takva, salihatı yapmak ise, Küfr'ün dışa yansıması da "fucur"dur. Facir kelimesi, "birr" kelimesinin karşıtıdır.
[2] Fucurdan, kötülükten korunmasını. Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28).
[3] İlham, kelime olarak "yutmak" demektir. Allah'ın kullarının kalbine attığı, ona ulaştırdığı şeyler için kullanılmaktadır. Bu ulaştırma içe yerleştirme anlamında "yutturma" gibidir.
[4] İnsna; doğru ve yanlışı, iyiyi ve kötüyü, faydalı ve zararlıyı, hakkı ve zulmü, salihatı ve fesadı vs. ayırt edebilme, yapabilme, seçebilme, bilebilme özelliğini verdik.
Bayraktar Bayraklı
- Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,
Mehmet Okuyan
Sonra da ona (nefse), kötülük ve takvâ (duyarlılık) kabiliyetini verene ki[1]
Edip Yüksel
Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene ant olsun ki;
Süleymaniye Vakfı
sonra ona, günah işlemekte olduğunu da yanlıştan sakınmasını da ilham edene yemin olsun ki[1]
Ali Rıza Safa
Ardından, hem kötülüğü hem de sorumluluk bilincine erişmeyi ona bildirene!
Mustafa İslamoğlu
ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:
Yaşar Nuri Öztürk
Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,
Ali Bulaç
Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham edene ki,
Muhammed Esed
ve nasıl ahlaki zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!
Diyanet İşleri
(7-9) Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirip ona kötülük duygusunu ve takvasını (kötülükten sakınma yeteneğini) ilham edene andolsun ki, nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki
Süleyman Ateş
Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyanını ve ita'atini) ilham edene andolsun ki:
Gültekin Onan
Sonra ona fücurunu ve takvasını ilham edene (andolsun).
Hasan Basri Çantay
sonra da ona hem kötülüğü, hem (ondan) sakınmayı ilham edene ki,
İbni Kesir
Sonra da ona, hem kötülüğü hem de takvayı ilham edene,
Şaban Piriş
Sonra da ona kötülüğü ve korunmayı ilham edene..
Ahmed Hulusi
Sonra da ona (bilince) hem fücurunu (Hak'tan ve Sistemden sapmayı) ve hem de takvasını (korunmasını) ilham edene ki. . .
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene andolsun ki;
Erhan Aktaş
Sonra ona fucurunu[1] ve takvasını[2] ilham[3] etti.[4]
Progressive Muslims
So He gave it its evil and good.
Sam Gerrans
And inspired it with its immorality and its prudent fear!
Aisha Bewley
and inspired it with depravity or taqwa,
Rashad Khalifa
Then showed it what is evil and what is good.
Edip-Layth
So He gave it its evil and good.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.