Monoteist Meali
Bir de dediler ki: "Allah'ım! Eğer bu Senin tarafından gelen bir gerçekse,[1] gökten üzerimize taş yağdır veya bize can yakıcı bir azap ver."
Dipnotlar
[1]
Mademki Senden geldiği iddia ediliyor.
وَإِذْ
قَالُوا۟
ٱللَّهُمَّ
إِن
كَانَ
هَـٰذَا
هُوَ
ٱلْحَقَّ
مِنْ
عِندِكَ
فَأَمْطِرْ
عَلَيْنَا
حِجَارَةًۭ
مِّنَ
ٱلسَّمَآءِ
أَوِ
ٱئْتِنَا
بِعَذَابٍ
أَلِيمٍۢ
Ve iz kalullahumme in kane haza huvel hakka min indike fe emtir aleyna hıcareten mines semai evi'tina bi azabin elim.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve hani | - |
| 2 | kalu | demişlerdi | قول |
| 3 | llahumme | Allah'ım | - |
| 4 | in | eğer | - |
| 5 | kane | ise | كون |
| 6 | haza | bu | - |
| 7 | huve | (kişi) | - |
| 8 | l-hakka | bir gerçek | حقق |
| 9 | min | - | |
| 10 | indike | senin yanından gelmiş | عند |
| 11 | feemtir | yağdır | مطر |
| 12 | aleyna | başımıza | - |
| 13 | hicaraten | taş | حجر |
| 14 | mine | - | |
| 15 | s-semai | gökten | سمو |
| 16 | evi | yahut | - |
| 17 | 'tina | bize getir | اتي |
| 18 | biazabin | bir azab | عذب |
| 19 | elimin | acıklı | الم |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Hani yine onlar, "Allahımız! Eğer bu kitap senin katından gelen gerçek ise, gökten üzerimize taş yağdır veya bize elem verici bir azap ver!" demişlerdi.
Mehmet Okuyan
Hani (o kâfirler) bir zaman da şöyle demişlerdi: "Ey Allah'ım! Bu (Kur'an) senin katından ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem verici bir azap getir!"
Edip Yüksel
Hatta, "Efendimiz, bu senden gelen bir gerçek ise, üstümüze gökten taşlar yağdır veya başımıza acıklı bir azap getir" diyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Bir keresinde de şöyle demişlerdi: "Allahım! Eğer bu Kur'an senin katından bir gerçekse gökten üstümüze taş yağdır ya da bizi acıklı bir azaba çarptır."
Ali Rıza Safa
Bir de şöyle dediler: "Allahım! Eğer O, Senin katından gelen bir gerçek ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize acı dolu bir ceza getir!"
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da tuttular şöyle dediler: "Allah'ım! Bu eğer senin katından gelen bir hakikatse, o zaman gökten üzerimize taş yağdır; ya da bize can yakıcı bir azap gönder!"
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu da söylemişlerdi: "Allahımız! Eğer bu, senin katından gelmiş gerçeğin kendisiyse, gökten üstümüze taş yağdır. Yahut bize korkunç bir azap musallat et."
Ali Bulaç
Bir de: "Ey Allah'ımız, eğer bu (Kur'an) bir gerçek olarak Senin katından ise, gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acı bir azab getir (bakalım)." demişlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir zaman da onlar: "Ey Allah, eğer senin tarafından gelmiş bir hak kitap ise, durma üzerimize gökten taşlar yağdır veya bize daha acı bir azap ver!" demişlerdi.
Muhammed Esed
Ve bir de şöyle derlerdi: "Ey Allahımız, eğer bu gerçekten Senin katından (indirilen) hakkın kendisi ise, o zaman gökten taş yağdır başımıza, yahut (daha) can yakıcı bir azap çıkar karşımıza!"
Diyanet İşleri
Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir vakıt da ey Allah, eğer bu, senin tarafından gelmiş hak kitab ise durma üzerimize gökten taşlar yağdır veya bize daha elim bir azab ver demişlerdi
Süleyman Ateş
Ve: "Allah'ım, eğer bu, senin yanından gelmiş gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azab getir!" demişlerdi.
Gültekin Onan
Bir de: "Ey Tanrı'mız, eğer bu (Kuran) bir gerçek olarak Senin katından ise, gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acı bir azab getir (bakalım)" demişlerdi.
Hasan Basri Çantay
Hani bir zaman da: "Ey Allah, eğer bu, Senin katından (gelmiş) hak (kitab) ın kendisi ise durma bizim üstümüze gökden taş yağdır, yahud bize (daha) acıklı bir azab getir" demişlerdi.
İbni Kesir
Hani demişlerdi ki: Ey Allah'ımız; eğer bu, gerçekten Senin katından ise; bize gökten taş yağdır, yahut acıklı bir azab getir.
Şaban Piriş
"Ve Allah'ım, eğer bu senin yanından gelmiş gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azap ver!"
Ahmed Hulusi
Hani, "Ey Allahım. . . Eğer bu senin indinden Hakk'ın kendisi ise, (o takdirde) gökten üstümüze taşlar yağdır! Yahut bize acı bir azap ver" demişlerdi.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Hatta, 'Rabbimiz, bu senden gelen bir gerçek ise, üstümüze gökten taşlar yağdır, veya başımıza acıklı bir azap getir,' diyorlardı.
Erhan Aktaş
Bir de dediler ki: "Allah'ım! Eğer bu Senin tarafından gelen bir gerçekse,[1] gökten üzerimize taş yağdır veya bize can yakıcı bir azap ver."
Progressive Muslims
And they said: "O God, if this is the truth from You, then send down upon us a rain of stones from the sky or bring on us a painful retribution. "
Sam Gerrans
And when they say: “O God: if this be the truth from Thee, then rain Thou down upon us stones from the sky, or bring Thou us a painful punishment!”
Aisha Bewley
And they say, ‘Allah, if this is really the truth from You, rain down stones on us out of heaven or send a painful punishment down on us. ’
Rashad Khalifa
They also said, "Our god, if this is really the truth from You, then shower us with rocks from the sky, or pour upon us a painful punishment."
Edip-Layth
They said, "Our god, if this is the truth from You, then send down upon us a rain of stones from the sky or bring on us a painful retribution."
Monoteist Meali
Bir de dediler ki: "Allah'ım! Eğer bu Senin tarafından gelen bir gerçekse,[1] gökten üzerimize taş yağdır veya bize can yakıcı bir azap ver."
Dipnotlar
[1] Mademki Senden geldiği iddia ediliyor.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | ve iz | ve hani | - |
| 2 | kalu | demişlerdi | قول |
| 3 | llahumme | Allah'ım | - |
| 4 | in | eğer | - |
| 5 | kane | ise | كون |
| 6 | haza | bu | - |
| 7 | huve | (kişi) | - |
| 8 | l-hakka | bir gerçek | حقق |
| 9 | min | - | |
| 10 | indike | senin yanından gelmiş | عند |
| 11 | feemtir | yağdır | مطر |
| 12 | aleyna | başımıza | - |
| 13 | hicaraten | taş | حجر |
| 14 | mine | - | |
| 15 | s-semai | gökten | سمو |
| 16 | evi | yahut | - |
| 17 | 'tina | bize getir | اتي |
| 18 | biazabin | bir azab | عذب |
| 19 | elimin | acıklı | الم |
Bayraktar Bayraklı
Hani yine onlar, "Allahımız! Eğer bu kitap senin katından gelen gerçek ise, gökten üzerimize taş yağdır veya bize elem verici bir azap ver!" demişlerdi.
Mehmet Okuyan
Hani (o kâfirler) bir zaman da şöyle demişlerdi: "Ey Allah'ım! Bu (Kur'an) senin katından ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem verici bir azap getir!"
Edip Yüksel
Hatta, "Efendimiz, bu senden gelen bir gerçek ise, üstümüze gökten taşlar yağdır veya başımıza acıklı bir azap getir" diyorlardı.
Süleymaniye Vakfı
Bir keresinde de şöyle demişlerdi: "Allahım! Eğer bu Kur'an senin katından bir gerçekse gökten üstümüze taş yağdır ya da bizi acıklı bir azaba çarptır."
Ali Rıza Safa
Bir de şöyle dediler: "Allahım! Eğer O, Senin katından gelen bir gerçek ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize acı dolu bir ceza getir!"
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da tuttular şöyle dediler: "Allah'ım! Bu eğer senin katından gelen bir hakikatse, o zaman gökten üzerimize taş yağdır; ya da bize can yakıcı bir azap gönder!"
Yaşar Nuri Öztürk
Şunu da söylemişlerdi: "Allahımız! Eğer bu, senin katından gelmiş gerçeğin kendisiyse, gökten üstümüze taş yağdır. Yahut bize korkunç bir azap musallat et."
Ali Bulaç
Bir de: "Ey Allah'ımız, eğer bu (Kur'an) bir gerçek olarak Senin katından ise, gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acı bir azab getir (bakalım)." demişlerdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bir zaman da onlar: "Ey Allah, eğer senin tarafından gelmiş bir hak kitap ise, durma üzerimize gökten taşlar yağdır veya bize daha acı bir azap ver!" demişlerdi.
Muhammed Esed
Ve bir de şöyle derlerdi: "Ey Allahımız, eğer bu gerçekten Senin katından (indirilen) hakkın kendisi ise, o zaman gökten taş yağdır başımıza, yahut (daha) can yakıcı bir azap çıkar karşımıza!"
Diyanet İşleri
Hani onlar, "Ey Allah'ım, eğer şu (Kur'an) senin katından inmiş hak (kitap) ise hemen üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem dolu bir azap getir" demişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir vakıt da ey Allah, eğer bu, senin tarafından gelmiş hak kitab ise durma üzerimize gökten taşlar yağdır veya bize daha elim bir azab ver demişlerdi
Süleyman Ateş
Ve: "Allah'ım, eğer bu, senin yanından gelmiş gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azab getir!" demişlerdi.
Gültekin Onan
Bir de: "Ey Tanrı'mız, eğer bu (Kuran) bir gerçek olarak Senin katından ise, gökyüzünden üstümüze taş yağdır veya acı bir azab getir (bakalım)" demişlerdi.
Hasan Basri Çantay
Hani bir zaman da: "Ey Allah, eğer bu, Senin katından (gelmiş) hak (kitab) ın kendisi ise durma bizim üstümüze gökden taş yağdır, yahud bize (daha) acıklı bir azab getir" demişlerdi.
İbni Kesir
Hani demişlerdi ki: Ey Allah'ımız; eğer bu, gerçekten Senin katından ise; bize gökten taş yağdır, yahut acıklı bir azab getir.
Şaban Piriş
"Ve Allah'ım, eğer bu senin yanından gelmiş gerçekse başımıza gökten taş yağdır, yahut bize acı bir azap ver!"
Ahmed Hulusi
Hani, "Ey Allahım. . . Eğer bu senin indinden Hakk'ın kendisi ise, (o takdirde) gökten üstümüze taşlar yağdır! Yahut bize acı bir azap ver" demişlerdi.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Hatta, 'Rabbimiz, bu senden gelen bir gerçek ise, üstümüze gökten taşlar yağdır, veya başımıza acıklı bir azap getir,' diyorlardı.
Erhan Aktaş
Bir de dediler ki: "Allah'ım! Eğer bu Senin tarafından gelen bir gerçekse,[1] gökten üzerimize taş yağdır veya bize can yakıcı bir azap ver."
Progressive Muslims
And they said: "O God, if this is the truth from You, then send down upon us a rain of stones from the sky or bring on us a painful retribution. "
Sam Gerrans
And when they say: “O God: if this be the truth from Thee, then rain Thou down upon us stones from the sky, or bring Thou us a painful punishment!”
Aisha Bewley
And they say, ‘Allah, if this is really the truth from You, rain down stones on us out of heaven or send a painful punishment down on us. ’
Rashad Khalifa
They also said, "Our god, if this is really the truth from You, then shower us with rocks from the sky, or pour upon us a painful punishment."
Edip-Layth
They said, "Our god, if this is the truth from You, then send down upon us a rain of stones from the sky or bring on us a painful retribution."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.