6. En'âm suresi, 105. ayet

Ve kezalike nusarriful ayati ve li yekulu dereste ve li nubeyyinehu li kavmin ya'lemun.
Monoteist Meali
İşte böylece Biz, ayetleri döne döne açıklıyoruz. Varsın "Sen ders almışsın." desinler.[1] Oysa bilen[2] bir halk için onu[3] ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Dipnotlar
[1] İman etmeyenler, varsın "Sen bunları birilerinden öğrenmişsin." desinler.
[2] Gerçeği kavrayan, akleden, kendi aklı ile düşünen.
[3] Ayetlerimizi.
# Kelime Anlam Kök
1 ve kezalike ve işte böylece -
2 nusarrifu döne döne açıklıyoruz سرف
3 l-ayati ayetleri ايي
4 veliyekulu desinler diye قول
5 deraste sen ders almışsın درس
6 velinubeyyinehu ve onu iyice açıklayalım diye بين
7 likavmin bir toplum için قوم
8 yea'lemune bilen علم
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz ayetleri derinlemesine açıklıyoruz ki, "Sen ders almışsın" demesinler; onu kavrayan topluma izah ediyoruz.
Mehmet Okuyan
Böylece biz ayetleri geniş geniş açıklıyoruz ki "Sen ders almışsın." desinler de biz de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) iyice açıklayalım.
Edip Yüksel
"Sen ders almışsın" demeleri için ve bilen bir topluma açıklamak için ayetleri böyle sergiliyoruz.
Süleymaniye Vakfı
İşte ayetlerimizi böyle değişik açılardan anlatırız. Sonuçta "Sen birinden öğrenmişsin!" diyeceklerdir; ama böyle yapmamızın sebebi, sana öğrettiğimizi, bilen bir topluluk için de ortaya koymaktır.
Ali Rıza Safa
Ayetlerimizi, işte böyle değişik biçimlerde açıklıyoruz ki, "Dersini iyi almışsın!" desinler ve bilen bir topluma ayetleri açıklayalım.
Mustafa İslamoğlu
İşte böylece Biz, mesajlarımızı çok boyutlu olarak dile getiriyoruz ki "Sen dersini almışsın!" desinler; dahası öğrenmeye gönüllü bir topluluğa onu açıklayabilelim.
Yaşar Nuri Öztürk
Ayetleri bu şekilde, çeşitli başlıklarla veriyoruz ki, "Sen ders aldın!" desinler, biz de ilimden nasiplenen bir toplum için onu iyice açıklayalım.
Ali Bulaç
İşte biz, ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz. Öyle ki sana: "Sen ders almışsın" desinler ve biz de bilebilen bir topluluğa onu açıkça göstermiş olalım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte ayetleri böyle çeşitli şekillerde sunuyoruz ki, o körlük edenler sana: "Bunları bir yerlerden okuyup öğrenmişsin." desinler, hem de onu bilen bir toplum için iyice açıklayalım.
Muhammed Esed
Böylece Biz mesajlarımızı çok yönlü olarak dile getiriyoruz ki "Sen (bütün bunlardan) iyi ders almışsın!" diyebilsinler ve mesajları, onları kavrama yeteneğine sahip insanlara açıklayabilelim.
Diyanet İşleri
Onlar, "Sen iyi ders almışsın" desinler diye ve bir de bilen bir toplum için onu (Kur'an'ı) açıklayalım diye ayetleri değişik biçimlerde işte böylece açıklıyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
yine ayetleri böyle şekilden şekle koyuyoruz ki hem o körlük edenler sana ders almışsın desinler, hem onu ilmi şanından olanlar için tebyin edelim
Süleyman Ateş
İşte böylece ayetleri döne döne açıklıyoruz ki (onlar sana): "Sen ders almışsın (bunları bir yerden okumuş, öğrenmişsin)" desinler ve bilen bir toplum için de onu iyice açıklayalım.
Gültekin Onan
İşte biz ayetleri çeşitli biçimlerde böyle açıklıyoruz. Öyle ki sana: "Sen ders almışsın" desinler ve biz de bilebilen bir topluluğa onu açıkça göstermiş olalım.
Hasan Basri Çantay
İşte biz ayetleri böylece türlü türlü beyan ederiz. Taki onlar: "Sen okumuşsun" desinler ve biz onu (Kur'anı) bilecek zümrelere besbelli edelim.
İbni Kesir
İşte Biz, ayetleri sana böylece türlü türlü açıklarız. Ta ki onlar; sen okumuşsun, desinler ve Biz onu bilen bir kavme besbelli edelim.
Şaban Piriş
İşte "sen ders almışsın" desinler diye ve bilen bir topluma da iyice açıklayalım diye ayetleri ayrıntılı olarak ortaya koyuyoruz.
Ahmed Hulusi
İşte biz, işaretleri çeşitli şekillerde evirip çevirip açıklıyoruz. "Sen gerekeni öğrenmişsin" desinler ve bilen bir toplum için de, onu iyice açıklayalım diye.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Sen ders almışsın,' demeleri için ve bilen bir topluma açıklamak için ayetleri böyle sergiliyoruz.
Erhan Aktaş
İşte böylece Biz, ayetleri döne döne açıklıyoruz. Varsın "Sen ders almışsın." desinler.[1] Oysa bilen[2] bir halk için onu[3] ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Progressive Muslims
It is thus that We cite the revelations and that they may Say: "You have studied, " and We will make it clear for a people who know.
Sam Gerrans
And thus We expound the proofs: both that they might say: “Thou hast studied,” and that We might make it plain for people who know.
Aisha Bewley
That is how We vary the Signs, so that they say, ‘You have been studying,’ and so We can make it clear to people who know.
Rashad Khalifa
We thus explain the revelations, to prove that you have received knowledge, and to clarify them for people who know.
Edip-Layth
It is thus that We cite the signs and that they may say, "You have studied," and We will make it clear for a people who know.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.