57. Hadîd suresi, 14. ayet

Yunadunehum e lem nekun meakum, kalu bela ve lakinnekum fe tentum enfusekum ve terebbastum vertebtum ve garret kumul emaniyyu hatta cae emrullahi ve garrekum billahil garur.
Monoteist Meali
İman Edenlere, "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. İman Edenler, "Evet, ama siz kendinizi fitneye düşürdünüz,[1] bekleyip, kuşku duydunuz.[2] Allah'ın emri gelinceye kadar[3] tutku ve kuruntularınız sizi aldattı. Ve o ğarur[4] da sizi Allah ile aldattı.[5]" dediler.
Dipnotlar
[1] Kendi kendinizi aldattınız.
[2] Hep şüphe ile yaşadınız.
[3] Ölüm gelip çatıncaya dek.
[4] İns ve cinnden şeytanlar, her türlü aldatıcı.
[5] Sizi, "Nasıl olsa Allah, merhametli ve bağışlayıcıdır, sizi affeder." diyerek aldattı.
# Kelime Anlam Kök
1 yunadunehum onlara seslenirler ندو
2 elem -
3 nekun değil miydik? كون
4 meakum sizinle beraber -
5 kalu derler ki قول
6 bela evet -
7 velakinnekum ama siz -
8 fetentum kötülük ettiniz فتن
9 enfusekum kendi canlarınıza نفس
10 ve terabbestum ve beklediniz ربص
11 vertebtum ve kuşkulandınız ريب
12 ve garratkumu ve sizi aldattı غرر
13 l-emaniyyu kuruntular مني
14 hatta kadar -
15 ca'e gelinceye جيا
16 emru emri (ölüm) امر
17 llahi Allah'ın -
18 ve garrakum ve sizi aldattı غرر
19 billahi Allah(ın affı) ile -
20 l-garuru çok aldatıcı (şeytan) غرر
Bayraktar Bayraklı
Münafıklar müminlere, "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. Müminler derler ki: "Evet, ama siz kendi başınızı belaya soktunuz, gözlediniz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. Şeytan, Allah ile sizi aldattı. Nihayet Allah'ın emri geldi çattı."
Mehmet Okuyan
(Münafıklar) onlara (müminlere) "Biz sizinle birlikte değil miydik?" diye sesleneceklerdir. (Müminler de) şöyle diyeceklerdir: "Evet ancak siz kendinizi fitneye soktunuz, beklediniz, şüpheye düştünüz ve Allah'ın emri (ölüm) gelip çatıncaya kadar kuruntular sizi aldattı; o çok aldatan (şeytan) sizi Allah ile aldattı."[1]
Edip Yüksel
"Biz sizinle birlikte değil miydik?" diye onlara seslenirler. "Evet" derler, "Ancak siz kendinizi kandırdınız, beklediniz, kuşkular beslediniz ve ALLAH'ın kararı gelinceye kadar kuruntularla oyalandınız. Kandırıcı, sizi ALLAH ile kandırdı."
Süleymaniye Vakfı
Münafıklar: "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye haykırırlar[1]. Müminler: "Evet ama siz (ikiyüzlülük ederek) kendi başınızı yaktınız. (Bize bela gelmesini) beklediniz, kuşku duydunuz; kurgularınız Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar sizi aldattı; çok aldatıcı (insan ve cin şeytanları) da sizi Allah ile aldattı[2].
Ali Rıza Safa
Onlara seslenirler: "Sizinle birlikte değil miydik?" Yanıt verirler: "Evet, öyle! Fakat siz, kendinizi ayarttınız; beklediniz ve kuşkulara düştünüz. Allah'ın buyruğu gelinceye değin, kuruntunuz sizi aldattı. Ve aldatıcı, sizi, Allah ile aldattı!"
Mustafa İslamoğlu
(Münafıklar) seslenecekler: "Biz sizinle beraber değil miydik? (Mü'minler) şöyle cevap verecekler: "Elbette! Ama siz kendi kendinizi tuzağa düşürdünüz; böylece (güya) kendinizi gözettiniz; kuşkuya kapıldınız, Allah'ın emri gelinceye kadar malum kuruntularla avundunuz; dahası, o (kafa) sizi Allah ile aldatarak gurura sürükledi."
Yaşar Nuri Öztürk
Onlara seslenirler: "Biz sizinle değil miydik?" Derler ki: "Evet, bizimleydiniz. Ancak siz kendinizi yaktınız, bekleyip durdunuz, şüphe ettiniz, hayal ve kuruntular/hurafeler/anlamını bilmeden okuyuşlar sizi aldattı; nihayet Allah'ın emri geldi. O yaman aldatıcı, sizi Allah ile aldattı."
Ali Bulaç
(Münafıklar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte değil miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip beklediniz, (Allah'a ve İslam'a karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Allah'ın emri (olan ölüm) geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Allah ile (Allah'ın adını kullanarak, hatta masumca sizden görünerek) aldatmış oldu."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Münafıklar) onlara şöyle bağrışırlar: "Bizler sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler): "Evet, ama siz kendilerinizi fitneye soktunuz, gözettiniz, şüpheye düştünüz ve Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O aldatıcı şeytan sizi (günahın zararı yoktur diye) Allah'a güvendirdi.
Muhammed Esed
O(nun dışında kala)nlar, şu (içindeki)lere, "Sizinle değil miydik?" diye seslenecekler. Berikiler, "Evet öyleydi!" diye cevap verecekler, "Ama siz kendi kendinizi ayarttınız, (inancınızda) tereddüt gösterdiniz; (yeniden dirilme konusunda) şüpheye kapıldınız ve Allah'ın buyruğu ulaşıncaya kadar kuruntunuz sizi yoldan çıkardı çünkü, Allah hakkındaki ayartıcı düşünceler(iniz) sizi yanılgıya sürükledi!
Diyanet İşleri
(Münafıklar) mü'minlere şöyle seslenirler: "Biz de (dünyada) sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler de) derler ki: "Evet, fakat siz kendinizi yaktınız. Başımıza musibetler gelmesini gözlediniz, şüphe ettiniz. Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. O çok aldatıcı (şeytan) Allah hakkında da sizi aldattı."
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlara şöyle bağırışırlar: Bizler sizinle beraber değil miydik? Evet, derler: Ve lakin sizler kendilerinize fitne yaptınız, gözettiniz, işkillendiniz, o kuruntular sizi aldattı, ta Allahın emri gelinciye kadar, hem sizi Allaha mağrurlandırdı o aldatıcı mağrur.
Süleyman Ateş
(Münafıklar) onlara seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik?" (Mü'minler) derler ki: "Evet ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz, beklediniz (hemen tevbe etmediniz) kuşkulandınız, kuruntular sizi aldattı. Allah'ın emri (ölüm) gelinceye kadar (böyle hareket ettiniz,) o çok aldatıcı (şeytan,) sizi Allah(ın affı) ile aldattı."
Gültekin Onan
(Münafıklar) Onlara seslenirler: "Biz sizlerle birlikte değil miydik?" Derler ki: "Evet, ancak siz kendinizi fitneye düşürdünüz, (müslümanları acıların ve yıkımların sarmasını) gözetip beklediniz, (Tanrı'ya ve İslama karşı) kuşkulara kapıldınız. Sizleri kuruntular yanıltıp aldattı. Sonunda Tanrı'nın buyruğu geliverdi; ve o aldaltıcı da sizi Tanrı ile aldatmış oldu."
Hasan Basri Çantay
(Münafıklar) onlara bağrışırlar: "Biz sizinle beraber değil miydik"? "Evet, dediler (derler, beraberdik). Fakat kendinizi siz kendiniz yakdınız. (Hep mü'minlerin felaketini) gözetdiniz. (İslam dini hakkında) şübhe etdiniz. Sizi kuruntular aldatdı. Sizi o çok aldatan, Allaha karşı bile aldatdı". Nihayet (işte) Allahın emri gelib çatdı.
İbni Kesir
Onlara: Biz sizinle beraber değil miydik? diye seslenirler. Onlar da: Evet, ama siz kendinizi aldattınız, pusu kurdunuz, şüpheye düştünüz ve kuruntular sizi aldattı. O çok aldatan, sizi Allah'a karşı bile aldattı. Nihayet Allah'ın emri gelip çattı.
Şaban Piriş
Münafıklar, müminlere: -Sizinle beraber değil miydik? diye seslenecekler. -Evet, ama, siz kendinizi aldattınız. Çekinceli davrandınız, şüphe ettiniz ve Allah'ın emri gelinceye kadar kuruntular sizi aldattı. Aldatıcı da sizi Allah ile aldattı, derler.
Ahmed Hulusi
(İkiyüzlüler) onlara (iman edenlere): "Sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. "Evet ama siz, Allah'ın emri (ölüm) gelesiye kadarki süreçte, nefslerinizi fitneye düşürdünüz (imanı yaşamadınız), gözetleyip durdunuz, şüphe ettiniz, kuruntular da sizi aldattı ve o çok aldatıcı da (bilincinizdeki şartlanmışlık fikirleri) Allah'la (siz O'ndan var oldunuz ne yapsanız bir şey olmaz size, kuruntusuyla) sizi aldattı!"
Edip Yüksel (Eski Baskı)
'Biz sizinle birlikte değil miydik?' diye onlara seslenirler. 'Evet,' derler, 'Ancak siz kendinizi kandırdınız, beklediniz, kuşkular beslediniz ve ALLAH'ın kararı gelinceye kadar kuruntularla oyalandınız. Kandırıcı, sizi ALLAH hakkında yanılttı.
Erhan Aktaş
İman Edenlere, "Biz sizinle beraber değil miydik?" diye seslenirler. İman Edenler, "Evet, ama siz kendinizi fitneye düşürdünüz,[1] bekleyip, kuşku duydunuz.[2] Allah'ın emri gelinceye kadar[3] tutku ve kuruntularınız sizi aldattı. Ve o ğarur[4] da sizi Allah ile aldattı.[5]" dediler.
Progressive Muslims
They will call upon them: "Were we not with you" They will reply: "Yes, but you led yourselves into temptation, and you hesitated, and doubted, and became misled by wishful thinking, until God's judgment came. You were diverted from God by arrogance."
Sam Gerrans
They will cry to them: “Were we not with you?” They will say: “Verily, but you subjected your souls to means of denial, and you waited, and you doubted, and vain desires deluded you, until the command of God came; and the Deluder deluded you concerning God,
Aisha Bewley
They will call out to them, ‘Were we not with you?’ They will reply, ‘Indeed you were. But you made trouble for yourselves and hung back and and doubted and false hopes deluded you until Allah’s command arrived. The Deluder deluded you about Allah.
Rashad Khalifa
They will call upon them, "Were we not with you?" They will answer, "Yes, but you cheated your souls, hesitated, doubted, and became misled by wishful thinking, until GOD's judgment came. You were diverted from GOD by illusions.
Edip-Layth
They will call upon them: "Were we not with you?" They will reply: "Yes, but you led yourselves into temptation, and you hesitated, and doubted, and became misled by wishful thinking, until God's judgment came. You were diverted from God by arrogance."
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.