Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Öyleyse onlardan yüz çevir. Çağrıcının hoşlanılmayan bir şeye çağıracağı günü bekle!
Mehmet Okuyan
Sen de onlardan yüz çevir! Bir çağrıcının hoş görülmeyecek bir şeye çağıracağı gün,
Edip Yüksel
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Süleymaniye Vakfı
Artık onlardan yüz çevir[1]. Çağırıcının, görülmedik bir şeye çağıracağı gün[2],
Ali Rıza Safa
Artık, onlardan uzaklaş. O gün, çağıran, görülmemiş bir şeye çağırır.
Mustafa İslamoğlu
Artık sen de onlardan yüz çevir! Bir davetçinin, asla (kimsenin) tasavvur edemeyeceği o şeye çağıracağı gün,
Yaşar Nuri Öztürk
O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,
Ali Bulaç
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün...
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı görülmedik korkunç bir şeye çağırır.
Muhammed Esed
sen (yine) onlardan uzak dur. Çağrı Sesinin, (insanı) aklın tasavvur edemeyeceği bir şeye çağıracağı Gün,
Diyanet İşleri
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır
Süleyman Ateş
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Gültekin Onan
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının benzeri görülmedik (nükür) bir şeye çağıracağı gün...
Hasan Basri Çantay
O halde (habibim) onlardan yüz çevir. O da'vet edici nin (misli) görülmemiş, tanıtmamış bir şey'e da'vet edeceği gün.
İbni Kesir
Öyleyse yüz çevir onlardan. O çağıranın, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün.
Şaban Piriş
Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hoşlanmadıkları bir şeye çağırır.
Ahmed Hulusi
O halde onlardan yüz çevir! O çağırıcının çok dehşetli, korkunç olaya çağırdığı süreçte. . .
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Erhan Aktaş
O halde onlardan yüz çevir. O Gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Progressive Muslims
So turn away from them; the Day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Sam Gerrans
So turn thou from them. The day the Caller calls to a thing beyond experience: —
Aisha Bewley
Turn away from them then. On the Day the Summoner summons them to something unspeakably terrible,
Rashad Khalifa
Ignore them; the day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Edip-Layth
So turn away from them; the day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Monoteist Meali
O halde onlardan yüz çevir. O Gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Bayraktar Bayraklı
Öyleyse onlardan yüz çevir. Çağrıcının hoşlanılmayan bir şeye çağıracağı günü bekle!
Mehmet Okuyan
Sen de onlardan yüz çevir! Bir çağrıcının hoş görülmeyecek bir şeye çağıracağı gün,
Edip Yüksel
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Süleymaniye Vakfı
Artık onlardan yüz çevir[1]. Çağırıcının, görülmedik bir şeye çağıracağı gün[2],
Ali Rıza Safa
Artık, onlardan uzaklaş. O gün, çağıran, görülmemiş bir şeye çağırır.
Mustafa İslamoğlu
Artık sen de onlardan yüz çevir! Bir davetçinin, asla (kimsenin) tasavvur edemeyeceği o şeye çağıracağı gün,
Yaşar Nuri Öztürk
O halde yüz çevir onlardan sen de; o çağırıcının alışılmadık/ürpertirci şeye çağırdığı günde,
Ali Bulaç
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının 'ne tanınmış, ne görülmüş' bir şeye çağıracağı gün...
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı görülmedik korkunç bir şeye çağırır.
Muhammed Esed
sen (yine) onlardan uzak dur. Çağrı Sesinin, (insanı) aklın tasavvur edemeyeceği bir şeye çağıracağı Gün,
Diyanet İşleri
(6-7) O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen de onlardan yüz çevir, o gün ki çağırıcı görülmedik müdhiş bir şey'e çağırır
Süleyman Ateş
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir; o çağırıcının görülmemiş, tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Gültekin Onan
Öyleyse sen onlardan yüz çevir. O çağırıcının benzeri görülmedik (nükür) bir şeye çağıracağı gün...
Hasan Basri Çantay
O halde (habibim) onlardan yüz çevir. O da'vet edici nin (misli) görülmemiş, tanıtmamış bir şey'e da'vet edeceği gün.
İbni Kesir
Öyleyse yüz çevir onlardan. O çağıranın, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün.
Şaban Piriş
Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları hoşlanmadıkları bir şeye çağırır.
Ahmed Hulusi
O halde onlardan yüz çevir! O çağırıcının çok dehşetli, korkunç olaya çağırdığı süreçte. . .
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Onlara aldırma; çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağıracağı gün,
Erhan Aktaş
O halde onlardan yüz çevir. O Gün çağırıcı onları hiç hoşlanmayacakları şeye çağıracak.
Progressive Muslims
So turn away from them; the Day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Sam Gerrans
So turn thou from them. The day the Caller calls to a thing beyond experience: —
Aisha Bewley
Turn away from them then. On the Day the Summoner summons them to something unspeakably terrible,
Rashad Khalifa
Ignore them; the day will come when the caller will announce a terrible disaster.
Edip-Layth
So turn away from them; the day will come when the caller will announce a terrible disaster.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.