Monoteist Meali
Yalanlanan kimseye bir ödül olarak, gözetimimiz altında yüzüp gidiyordu.
Tecri bi a'yunina, cezaen li men kane kufir.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
İnkar edilmiş Nuh'a bir ödül olmak üzere, gemi gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Mehmet Okuyan
(O gemi) inkar edilmiş olana (Nuh'a) bir karşılık olarak gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Edip Yüksel
Reddedilmiş olan kişiye bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu.
Süleymaniye Vakfı
Gemi, gözetimimiz altında akıp gidiyordu. Bunu, görmezden gelinen kişiye (Nuh'a) bir ödül olsun diye yaptık[1].
Ali Rıza Safa
Nankörlük edilene bir ödül olarak, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Mustafa İslamoğlu
o (gemi) gözetimimiz altında yol aldı; (bu), nankörlüğe maruz kalan (Nuh'a) verilmiş bir ödüldü.
Yaşar Nuri Öztürk
Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.
Ali Bulaç
Gözlerimiz önünde akıp gitmekteydi. (Kendisi ve getirdikleri) İnkar edilmiş/nankörlük edilmiş olan (Nuh)a bir mükafaat olmak üzere.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
gözetimimiz altında yürüyüp yol alıyordu, inkar ve nankörlüğe uğramış kimseye mükafat olmak üzere.
Muhammed Esed
ve (gemi), gözlerimizin önünde akıp gitti. (Bu,) nankörce reddedilmiş olan o (Nuh) için bir ödüldü.
Diyanet İşleri
Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nezaretimizle giderdi o nankörlük edilen zata bir mükafat olarak
Süleyman Ateş
(Kendisine karşı) Nankörlük edilen (kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Gültekin Onan
Gözlerimiz önünde akıp gitmekteydi. (Kendisi ve getirdikleri) küfredilmiş olan (Nuh)'a bir mükafaat olmak üzere.
Hasan Basri Çantay
ki (o gemi; hakkında) nankörlük edilmiş bulunan (o zat) e bir mükafat olmak üzere, bizim gözlerimiz önünde akıb gidiyordu.
İbni Kesir
Küfredilmiş olana mükafat olmak üzere Bizim gözetimimizle yüzüyordu.
Şaban Piriş
Gözlerimizin önünde akıp gitti. İnkar edilen (Nuh'a) bir ödül olarak.
Ahmed Hulusi
(Tekne) gözetimimizde akıp gidiyordu. Nankörlük edilene (Nuh'a) bir ceza olmak üzere!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Reddedilmiş olan kişiye bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu.
Erhan Aktaş
Yalanlanan kimseye bir ödül olarak, gözetimimiz altında yüzüp gidiyordu.
Progressive Muslims
It ran under Our watchful eyes; a reward for one who was rejected.
Sam Gerrans
Sailing before Our eyes as reward for one denied.
Aisha Bewley
which ran before Our eyes – a reward for him who had been rejected.
Rashad Khalifa
It ran under our watchful eyes; a reward for one who was rejected.
Edip-Layth
It ran under Our watchful eyes; a reward for one who was rejected.
Monoteist Meali
Yalanlanan kimseye bir ödül olarak, gözetimimiz altında yüzüp gidiyordu.
Bayraktar Bayraklı
İnkar edilmiş Nuh'a bir ödül olmak üzere, gemi gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Mehmet Okuyan
(O gemi) inkar edilmiş olana (Nuh'a) bir karşılık olarak gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Edip Yüksel
Reddedilmiş olan kişiye bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu.
Süleymaniye Vakfı
Gemi, gözetimimiz altında akıp gidiyordu. Bunu, görmezden gelinen kişiye (Nuh'a) bir ödül olsun diye yaptık[1].
Ali Rıza Safa
Nankörlük edilene bir ödül olarak, gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Mustafa İslamoğlu
o (gemi) gözetimimiz altında yol aldı; (bu), nankörlüğe maruz kalan (Nuh'a) verilmiş bir ödüldü.
Yaşar Nuri Öztürk
Akıp gidiyordu gözlerimizin önünde, bir ödül olarak nankörlüğe uğratılan kişi için.
Ali Bulaç
Gözlerimiz önünde akıp gitmekteydi. (Kendisi ve getirdikleri) İnkar edilmiş/nankörlük edilmiş olan (Nuh)a bir mükafaat olmak üzere.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
gözetimimiz altında yürüyüp yol alıyordu, inkar ve nankörlüğe uğramış kimseye mükafat olmak üzere.
Muhammed Esed
ve (gemi), gözlerimizin önünde akıp gitti. (Bu,) nankörce reddedilmiş olan o (Nuh) için bir ödüldü.
Diyanet İşleri
Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.
Elmalılı Hamdi Yazır
Nezaretimizle giderdi o nankörlük edilen zata bir mükafat olarak
Süleyman Ateş
(Kendisine karşı) Nankörlük edilen (kulumuz)a (bizden) bir mükafat olmak üzere (gemi), gözlerimizin önünde akıp gidiyordu.
Gültekin Onan
Gözlerimiz önünde akıp gitmekteydi. (Kendisi ve getirdikleri) küfredilmiş olan (Nuh)'a bir mükafaat olmak üzere.
Hasan Basri Çantay
ki (o gemi; hakkında) nankörlük edilmiş bulunan (o zat) e bir mükafat olmak üzere, bizim gözlerimiz önünde akıb gidiyordu.
İbni Kesir
Küfredilmiş olana mükafat olmak üzere Bizim gözetimimizle yüzüyordu.
Şaban Piriş
Gözlerimizin önünde akıp gitti. İnkar edilen (Nuh'a) bir ödül olarak.
Ahmed Hulusi
(Tekne) gözetimimizde akıp gidiyordu. Nankörlük edilene (Nuh'a) bir ceza olmak üzere!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Reddedilmiş olan kişiye bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu.
Erhan Aktaş
Yalanlanan kimseye bir ödül olarak, gözetimimiz altında yüzüp gidiyordu.
Progressive Muslims
It ran under Our watchful eyes; a reward for one who was rejected.
Sam Gerrans
Sailing before Our eyes as reward for one denied.
Aisha Bewley
which ran before Our eyes – a reward for him who had been rejected.
Rashad Khalifa
It ran under our watchful eyes; a reward for one who was rejected.
Edip-Layth
It ran under Our watchful eyes; a reward for one who was rejected.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.