54. Kamer suresi, 12. ayet

Ve feccernel arda uyunen feltekalmau ala emrin kad kudir.
Monoteist Meali
Yeryüzünde de kaynakları fışkırttık. Böylece sular kararlaştırılan amaç için birleşti.
# Kelime Anlam Kök
1 ve feccerna ve fışkırttık فجر
2 l-erde yeri ارض
3 uyunen kaynaklar halinde عين
4 felteka sonra birleşti لقي
5 l-mau su(ları) موه
6 ala için -
7 emrin bir iş امر
8 kad -
9 kudira takdir edilmiş قدر
Bayraktar Bayraklı
Yerden kaynaklar fışkırttık. Her iki su, karar verilmiş bir işin gerçekleşmesi için birleşmişti.
Mehmet Okuyan
Yerden de (su) kaynakları fışkırtmıştık. Böylece (bu iki) su, belirlenmiş bir iş (tufan) için birleşmişti.
Edip Yüksel
Yerden de pınarlar fışkırttık. Nihayet sular, daha önce belirlenmiş seviyeye ulaştılar.
Süleymaniye Vakfı
Yerden de kaynaklar fışkırttık[1]. Böylece kararlaştırılmış bir iş (tufan) için sular birbirine kavuştu[2].
Ali Rıza Safa
Ve yeryüzünü kaynaklar biçiminde fışkırttık. Ardından, belirlenmiş bir olgu için sular birleşti.
Mustafa İslamoğlu
ve toprağı fışkıran pınarlara çevirdik; ve kararlaştırılmış bir görevi gerçekleştirmek üzere su(lar) birleşti.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve yardık/fışkırttık yeryüzünü pınar pınar. Sonunda kesin ölçülere bağlanmış bir oluş üzere birleşti sular.
Ali Bulaç
Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık. Derken su, takdir edilmiş bir işe karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Yeri de kaynaklar halinde fışkırttık, derken sular önceden takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Muhammed Esed
ve toprağın pınarlar halinde fışkırmasını sağladık ki sular önceden belirlenmiş bir amaca hizmet etsin
Diyanet İşleri
Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
Elmalılı Hamdi Yazır
Yeri de fışkırtık kaynaklar halinde, derken su birleşti bir emr üzerine ki olmuştu öyle mukadder
Süleyman Ateş
Yeri kaynaklar halinde fışkırttık, (göğün ve yerin) su(ları) takdir edilmiş bir işin olması için birleşti.
Gültekin Onan
Yeri de 'coşkun kaynaklar' halinde fışkırttık (feccerne). Derken su, takdir edilmiş bir buyruğa karşı (hükmümüzü gerçekleştirmek üzere) birleşti.
Hasan Basri Çantay
Yeri de kaynaklar haalinde (tamamen) fışkırtdık da (Her iki) su (ezelde) takdir edilmiş bir emr üzerinde birleşiverdi.
İbni Kesir
Yeryüzünde kaynaklar fışkırttık da su, takdir edilen bir ölçüye göre birleşiverdi.
Şaban Piriş
Yerden de pınarlar fışkırttık. Böylece sular takdir edilen bir iş için birleşti.
Ahmed Hulusi
Arzı da kaynaklarıyla fışkırttık da takdir edilmiş hükümle sular (birbirine) kavuştu!
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Yerden de pınarlar fışkırttık. Nihayet sular, daha önce belirlenmiş seviyeye ulaştılar.
Erhan Aktaş
Yeryüzünde de kaynakları fışkırttık. Böylece sular kararlaştırılan amaç için birleşti.
Progressive Muslims
And We caused springs to gush out of the Earth. Thus the waters met to a command which had been measured.
Sam Gerrans
And caused the earth to gush forth with springs; and the waters met for a predetermined purpose.
Aisha Bewley
and made the earth burst forth with gushing springs. And the waters met together in a way which was decreed.
Rashad Khalifa
And we caused springs to gush out of the earth. The waters met to effect a predetermined decision.
Edip-Layth
We caused springs to gush out of the earth. Thus the waters met to a command which had been measured.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.