Monoteist Meali
Ölümün sarhoşluğu kaçınılmaz bir gerçek olarak gelince, "İşte senin kaçtığın şey budur!"
Ve caet sekretul mevti bil hakk, zalike ma kunte minhu tehidu.
Kelimeler
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelecek, "İşte ey insan!Bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir" denecek.
Mehmet Okuyan
Ölüm sarhoşluğu gerçeği getirir; (insana) "İşte bu, senin kaçtığın şeydir!" (denir).
Edip Yüksel
Sonunda ölüm sarhoşluğu gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.
Süleymaniye Vakfı
Ölüm sarhoşluğu, bütün gerçekliği ile gelir; "işte bu, sürekli kaçındığın şeydir[1]".
Ali Rıza Safa
Ve ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelmiştir. Kaçtığın şey, işte budur.
Mustafa İslamoğlu
Derken ölüm kabusu tüm gerçekliğiyle çıkagelir; (ki) işte bu (ey insan), senin köşe bucak kaçtığın şeydir!
Yaşar Nuri Öztürk
Ölüm sarhoşluğu hak olarak geldi. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.
Ali Bulaç
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde: "İşte o senin kaçıp durduğun!" diye.
Muhammed Esed
Ve (sonra,) ölüm kabusu, kendisiyle beraber (asıl) gerçeği de ortaya koyacaktır -işte bu, (ey insan,) senin her zaman kaçtığın şeydir!-
Diyanet İşleri
Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve ölüm sekeratı hakk ile geldikte işte diye: o senin kaçıp durduğun
Süleyman Ateş
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir.
Gültekin Onan
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "işte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da).
Hasan Basri Çantay
(Bir gün bakarsın ki) ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelmiş. "İşte bu, senin kaçıb durduğun şey" (denilmiş) dir.
İbni Kesir
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte bu; senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir.
Şaban Piriş
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, ona denir ki: -İşte senin kaçıp durduğun şey!
Ahmed Hulusi
Hak olarak Sekrat'ül Mevt (ölüm sarhoşluğu) yaşanmaya başlanmıştır! İşte bu senin kendisinden kaçıp durduğun şeydir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonunda ölüm sarhoşluğu gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.
Erhan Aktaş
Ölümün sarhoşluğu kaçınılmaz bir gerçek olarak gelince, "İşte senin kaçtığın şey budur!"
Progressive Muslims
And the moment of death came in truth: "This is what you have been trying to avoid!"
Sam Gerrans
And the intoxication of death will bring the truth: — “That is what thou wast avoiding!” —
Aisha Bewley
The throes of death come revealing the truth. That is what you were trying to evade!
Rashad Khalifa
Finally, the inevitable coma of death comes; this is what you tried to evade.
Edip-Layth
The moment of death came in truth: "This is what you have been trying to avoid!"
Monoteist Meali
Ölümün sarhoşluğu kaçınılmaz bir gerçek olarak gelince, "İşte senin kaçtığın şey budur!"
Bayraktar Bayraklı
Ölüm sarhoşluğu gerçekten gelecek, "İşte ey insan!Bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir" denecek.
Mehmet Okuyan
Ölüm sarhoşluğu gerçeği getirir; (insana) "İşte bu, senin kaçtığın şeydir!" (denir).
Edip Yüksel
Sonunda ölüm sarhoşluğu gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.
Süleymaniye Vakfı
Ölüm sarhoşluğu, bütün gerçekliği ile gelir; "işte bu, sürekli kaçındığın şeydir[1]".
Ali Rıza Safa
Ve ölüm sarhoşluğu gerçek olarak gelmiştir. Kaçtığın şey, işte budur.
Mustafa İslamoğlu
Derken ölüm kabusu tüm gerçekliğiyle çıkagelir; (ki) işte bu (ey insan), senin köşe bucak kaçtığın şeydir!
Yaşar Nuri Öztürk
Ölüm sarhoşluğu hak olarak geldi. İşte bu, senin kaçıp durduğun şeydir.
Ali Bulaç
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "İşte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da).
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde: "İşte o senin kaçıp durduğun!" diye.
Muhammed Esed
Ve (sonra,) ölüm kabusu, kendisiyle beraber (asıl) gerçeği de ortaya koyacaktır -işte bu, (ey insan,) senin her zaman kaçtığın şeydir!-
Diyanet İşleri
Ölüm sarhoşluğu bir hakikat olarak insana gelir de ona, "İşte bu, senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir" denir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve ölüm sekeratı hakk ile geldikte işte diye: o senin kaçıp durduğun
Süleyman Ateş
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte (ey insan) bu, senin öteden beri kaçtığın şeydir.
Gültekin Onan
O, ölüm sarhoşluğu, bir gerçek olarak gelip de, (insana) "işte bu, senin yan çizip kaçmakta olduğun şeydir" (denildiği zaman da).
Hasan Basri Çantay
(Bir gün bakarsın ki) ölüm baygınlığı, gerçek olarak gelmiş. "İşte bu, senin kaçıb durduğun şey" (denilmiş) dir.
İbni Kesir
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldi. İşte bu; senin öteden beri kaçıp durduğun şeydir.
Şaban Piriş
Ölüm sarhoşluğu gerçekten geldiğinde, ona denir ki: -İşte senin kaçıp durduğun şey!
Ahmed Hulusi
Hak olarak Sekrat'ül Mevt (ölüm sarhoşluğu) yaşanmaya başlanmıştır! İşte bu senin kendisinden kaçıp durduğun şeydir.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Sonunda ölüm sarhoşluğu gerçekten gelmiştir; işte senin kendisinden kaçıp durduğun şey budur.
Erhan Aktaş
Ölümün sarhoşluğu kaçınılmaz bir gerçek olarak gelince, "İşte senin kaçtığın şey budur!"
Progressive Muslims
And the moment of death came in truth: "This is what you have been trying to avoid!"
Sam Gerrans
And the intoxication of death will bring the truth: — “That is what thou wast avoiding!” —
Aisha Bewley
The throes of death come revealing the truth. That is what you were trying to evade!
Rashad Khalifa
Finally, the inevitable coma of death comes; this is what you tried to evade.
Edip-Layth
The moment of death came in truth: "This is what you have been trying to avoid!"
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.