Monoteist Meali
Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan[1]" Mü'minlerdir.
Dipnotlar
[1]
Bu cümleye, kimi çevirilerde, "namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde verilen anlam doğru değildir. Ayette, kelime anlamı itibariyle "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" demek olan bu terkip; şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.
إِنَّمَا
وَلِيُّكُمُ
ٱللَّهُ
وَرَسُولُهُۥ
وَٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
ٱلَّذِينَ
يُقِيمُونَ
ٱلصَّلَوٰةَ
وَيُؤْتُونَ
ٱلزَّكَوٰةَ
وَهُمْ
رَٰكِعُونَ
İnnema veliyyukumullahu ve resuluhu vellezine amenullezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum rakıun.
Kelimeler
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | innema | ancak | - |
| 2 | veliyyukumu | sizin veliniz | ولي |
| 3 | llahu | Allah(tır) | - |
| 4 | ve rasuluhu | ve Elçisi(dir) | رسل |
| 5 | vellezine | - | |
| 6 | amenu | ve mü'minlerdir | امن |
| 7 | ellezine | öyle ki | - |
| 8 | yukimune | ayakta tutan | قوم |
| 9 | s-salate | salatı | صلو |
| 10 | ve yu'tune | ve veren | اتي |
| 11 | z-zekate | zekatlarını | زكو |
| 12 | ve hum | ve onlar | - |
| 13 | rakiune | rüku'a varan | ركع |
Diğer Mealler
Bayraktar Bayraklı
Sizin dostunuz, ancak Allah'tır, peygamberdir ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılıp zekatı veren, iman edenlerdir.
Mehmet Okuyan
Sizin dostunuz yalnızca Allah, Elçisi ve boyun eğerek namazı kılan ve zekâtı veren müminlerdir.[1]
Edip Yüksel
Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve salatı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.
Süleymaniye Vakfı
Sizin veliniz /en yakınınız sadece Allah, resulü, namazını özenle ve sürekli kılan, Allah'a boyun eğerek zekatını veren müminlerdir.
Ali Rıza Safa
Sizin dostunuz, yalnızca Allah, O'nun elçisi ve inananlardır. Onlar, namazlarında sürekli olanlar, zekatı verenler ve eğilenlerdir.
Mustafa İslamoğlu
Yalnızca Allah, O'nun Elçi'si ve inananlardır sizin müttefikiniz. O inananlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, zekatı gönülden gelerek verirler; çünkü onlar Allah'a boyun eğerler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin gönül dostunuz Allah'tır, O'nun resulüdür, bir de rüku eder bir halde namazı kılıp zekatı vererek iman edenlerdir.
Ali Bulaç
Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sizin dostunuz önce Allah, sonra peygamberi, sonra namaza devam eden ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü'minlerdir,
Muhammed Esed
Unutmayın ki sizin yardımcılarınız sadece Allah ve Elçisi ve imana erenler olacaktır; (yani) namazlarında devamlı ve dikkatli olanlar, arındırıcı (mali) yükümlülüklerini yerine getirenler ve (Allahın karşısında) boyun eğenler:
Diyanet İşleri
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iyman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rüku' halinde zekat verirler
Süleyman Ateş
Sizin veliniz, ancak Allah, Elçisi ve namazlarını kılan, zekatlarını veren, rüku'a varan mü'minlerdir.
Gültekin Onan
Sizin dostunuz (veliniz) ancak Tanrı, O'nun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren inananlardır.
Hasan Basri Çantay
Sizin yariniz ancak Allahdır, Onun peygamberidir, Allahın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan, zekatı veren o mü minlerdir.
İbni Kesir
Sizin dostunuz yalnız Allah, O'nun Rasulü ve namaz kılan, zekat veren, rüku edenlerdir.
Şaban Piriş
Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.
Ahmed Hulusi
Sizin Veliyy'niz sadece Allah'tır, "HU"nun Rasulüdür ve (şu) iman edenlerdir ki, onlar salatı ikame ederler ve rüku halinde zekatı verirler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve namazı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.
Erhan Aktaş
Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan[1]" Mü'minlerdir.
Progressive Muslims
For your supporter is God and His messenger and those who believe, who hold the contact-method, and contribute towards betterment, and they are kneeling.
Sam Gerrans
Your ally is but God and His messenger, and those who heed warning — those who uphold the duty, and render the purity; and they are lowly —
Aisha Bewley
Your friend is only Allah and His Messenger and those who have iman: those who establish salat and pay zakat, and bow.
Rashad Khalifa
Your real allies are GOD and His messenger, and the believers who observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they bow down.
Edip-Layth
Your ally is God, His messenger and those who acknowledge, who hold the contact prayer, and contribute towards betterment, and they are kneeling.
Monoteist Meali
Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan[1]" Mü'minlerdir.
Dipnotlar
[1] Bu cümleye, kimi çevirilerde, "namaz kılan, zekat veren ve ruku eden" şeklinde verilen anlam doğru değildir. Ayette, kelime anlamı itibariyle "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan" demek olan bu terkip; şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmek, O'na kulluk etmek ve bunu, Allah'a bağlılığı ortaya koyarak, buyruklarına içtenlikle teslim olarak; arınmış, temizlenmiş bir benlikle yapmak demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 | innema | ancak | - |
| 2 | veliyyukumu | sizin veliniz | ولي |
| 3 | llahu | Allah(tır) | - |
| 4 | ve rasuluhu | ve Elçisi(dir) | رسل |
| 5 | vellezine | - | |
| 6 | amenu | ve mü'minlerdir | امن |
| 7 | ellezine | öyle ki | - |
| 8 | yukimune | ayakta tutan | قوم |
| 9 | s-salate | salatı | صلو |
| 10 | ve yu'tune | ve veren | اتي |
| 11 | z-zekate | zekatlarını | زكو |
| 12 | ve hum | ve onlar | - |
| 13 | rakiune | rüku'a varan | ركع |
Bayraktar Bayraklı
Sizin dostunuz, ancak Allah'tır, peygamberdir ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılıp zekatı veren, iman edenlerdir.
Mehmet Okuyan
Sizin dostunuz yalnızca Allah, Elçisi ve boyun eğerek namazı kılan ve zekâtı veren müminlerdir.[1]
Edip Yüksel
Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve salatı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.
Süleymaniye Vakfı
Sizin veliniz /en yakınınız sadece Allah, resulü, namazını özenle ve sürekli kılan, Allah'a boyun eğerek zekatını veren müminlerdir.
Ali Rıza Safa
Sizin dostunuz, yalnızca Allah, O'nun elçisi ve inananlardır. Onlar, namazlarında sürekli olanlar, zekatı verenler ve eğilenlerdir.
Mustafa İslamoğlu
Yalnızca Allah, O'nun Elçi'si ve inananlardır sizin müttefikiniz. O inananlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, zekatı gönülden gelerek verirler; çünkü onlar Allah'a boyun eğerler.
Yaşar Nuri Öztürk
Sizin gönül dostunuz Allah'tır, O'nun resulüdür, bir de rüku eder bir halde namazı kılıp zekatı vererek iman edenlerdir.
Ali Bulaç
Sizin dostunuz (veliniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rüku' ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren mü'minlerdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sizin dostunuz önce Allah, sonra peygamberi, sonra namaza devam eden ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek zekat veren mü'minlerdir,
Muhammed Esed
Unutmayın ki sizin yardımcılarınız sadece Allah ve Elçisi ve imana erenler olacaktır; (yani) namazlarında devamlı ve dikkatli olanlar, arındırıcı (mali) yükümlülüklerini yerine getirenler ve (Allahın karşısında) boyun eğenler:
Diyanet İşleri
Sizin dostunuz ancak Allah'tır, Resulüdür ve Allah'ın emirlerine boyun eğerek namazı kılan, zekatı veren mü'minlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sizin veliniz evvel Allah, sonra Resulü, sonra o iyman etmiş olanlardır ki namaza devam ederler ve rüku' halinde zekat verirler
Süleyman Ateş
Sizin veliniz, ancak Allah, Elçisi ve namazlarını kılan, zekatlarını veren, rüku'a varan mü'minlerdir.
Gültekin Onan
Sizin dostunuz (veliniz) ancak Tanrı, O'nun elçisi, rüku ediciler olarak namaz kılan ve zekatı veren inananlardır.
Hasan Basri Çantay
Sizin yariniz ancak Allahdır, Onun peygamberidir, Allahın emirlerine boyun eğici olarak namazı dosdoğru kılan, zekatı veren o mü minlerdir.
İbni Kesir
Sizin dostunuz yalnız Allah, O'nun Rasulü ve namaz kılan, zekat veren, rüku edenlerdir.
Şaban Piriş
Sizin veliniz ancak Allah, O'nun Peygamberi, namaz kılan, boyun eğerek zekat veren müminlerdir.
Ahmed Hulusi
Sizin Veliyy'niz sadece Allah'tır, "HU"nun Rasulüdür ve (şu) iman edenlerdir ki, onlar salatı ikame ederler ve rüku halinde zekatı verirler.
Edip Yüksel (Eski Baskı)
Gerçek dostlarınız, ALLAH, elçisi ve namazı gözetip alçak gönüllü olarak zekatı veren müminlerdir.
Erhan Aktaş
Sizin veliniz; ancak Allah, O'nun Resul'ü ve "salatı ikame edip ruku halinde zekat yapan[1]" Mü'minlerdir.
Progressive Muslims
For your supporter is God and His messenger and those who believe, who hold the contact-method, and contribute towards betterment, and they are kneeling.
Sam Gerrans
Your ally is but God and His messenger, and those who heed warning — those who uphold the duty, and render the purity; and they are lowly —
Aisha Bewley
Your friend is only Allah and His Messenger and those who have iman: those who establish salat and pay zakat, and bow.
Rashad Khalifa
Your real allies are GOD and His messenger, and the believers who observe the Contact Prayers (Salat), and give the obligatory charity (Zakat), and they bow down.
Edip-Layth
Your ally is God, His messenger and those who acknowledge, who hold the contact prayer, and contribute towards betterment, and they are kneeling.
© 2026 oguzaslan.io tarafından yapılmıştır. Tüm hakları saklıdır.